Sureye Dön

Hicr Suresi Suresi, 54. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İhtiyarlık çağımda mı demişti, bana müjde veriyorsunuz? Neye istinaden müjde vermektesiniz bana?
A

Abdullah Parlıyan Meali

“İhtiyarlık çağımda mı, bana müjde veriyorsunuz? Peki hangi şeyle müjdeliyorsunuz beni?”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Dedi ki: “Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi (böyle hayret verici şekilde) beni müjdeleyip (bu haberi vermektesiniz?) Beni ne (acayip bir şey) ile müjdelemektesiniz?”
A

Ahmet Tekin Meali

İbrâhim:
“İhtiyarlık üzerime çökmesine rağmen, bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

"Bana ihtiyarlık çökmüşken mi beni (bununla) müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz?" dedi.
A

Ali Bulaç Meali

Dedi ki: 'Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz?'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İbrahîm dedi ki: “-Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdelediniz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İbrahim: “İhtiyarlığın beni yakalamasına rağmen de mi müjde getirdiniz? Bu nasıl müjde?” dedi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İbrâhim, “Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz?” dedi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dedi ki : «Kocaldığım halde beni mi müjdeliyorsunuz? Neyle müjdelersiniz?»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(İbrahim: ) “Qocalıq məni basdığı vaxtdamı mənə müjdə verirsiniz? Məni nə ilə muştuluqlayırsınız?” – deyə soruşdu.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İbrahîm: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? O halde neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.
C

Cemil Said (1924)

İbrâhîm: "Ben müsin bir âdemim bana nasıl böyle bir tebşîrde bulunabilirsiniz." didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

(İbrahim:) Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz? dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim, “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?” dedi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Benimi, dedi: tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelib çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?
E

Emrah Demiryent Meali

(İbrâhîm, sevinçle ve hayret ederek şöyle dedi: “Benim) üzerime ihtiyarlık çökmüşken mi beni müjdeliyorsunuz? Siz beni neyle müjdeliyorsunuz?”
E

Erhan Aktaş Meali

İbrahim: “Ben yaşlı bir beşer olduğum halde mi, beni müjdeliyorsunuz? Neye dayanarak bu müjdeyi veriyorsunuz?”
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti: “muştılar misiz baña anuñ üzere kim yoķandı baña ķocalıķ? pes ne nesene-y-ile muştılarsız baña?”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«Bana, dedi, ihtiyarlık çökmüşken (nasıl olub da) müjde verdiniz? Bu tebşiri neye istinaden yapıyorsunuz»?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dedi ki: “Bana ihtiyarlık gelmişken beni mi müjdelediniz? Beni neyle müjdeliyorsunuz?”
H

Hayrat Neşriyat Meali

(İbrâhîm de:) “Beni mi müjdelediniz, bana ihtiyarlık gelip çatmışken? O hâlde(beni) ne ile müjdeliyorsunuz?” dedi.
K

Kadri Çelik Meali

Dedi ki: “Bana ihtiyarlık gelip çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İbrâhim, “Üzerime yaşlılık çökmüş olmasına rağmen bana böyle bir müjde getiriyorsunuz öyle mi? Peki (çocuğum olamayacağına göre) bana neyi müjdelemiş oluyorsunuz?” dedi.
M

M. Pickthall (English)

He said: Bring ye me good tidings (of a son) when old age hath overtaken me? Of what then can ye bring good tidings?
M

Mahmut Kısa Meali

İbrahim, “Üzerime ihtiyarlık çökmüşken mi beni müjdeliyorsunuz? Ben kocamış bir ihtiyar, eşim de kısır olduğu hâlde, nasıl çocuğumuz olabilir ki? Siz beni neyle müjdeliyorsunuz, farkındasınız değil mi?” dedi.
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Bana İhtiyarlık gelip çatmasına rağmen beni müjdelediniz, öyle mi? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" dedi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(İbrahim:) “Yaşlılık bana dokunmasına (gelmesine) rağmen beni müjdeliyor musunuz? (Beni) ne ile müjdeliyorsunuz?” diye sormuştu. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(İbrahim): “Beni ihtiyarlığımda (bir oğulla) mı müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelediğinizin (farkında mısınız?)” dedi.
M

Mehmet Çakır Meali

İbrahim: " Hadi canım, bu yaşlıya ne müjdesi veriyorsunuz! Söyleyin ne istiyorsunuz? "
M

Mehmet Çoban Meali

İbrahim: "Bana ihtiyarlık dokunmuşken, beni çocukla mı müjdeliyorsunuz? Beni ne tuhaf şeyle müjdeliyorsunuz?" dedi.
M

Muhammed Esed Meali

“Üzerime yaşlılık çökmüş olduğu halde, bana böyle bir müjde veriyorsunuz, öyle mi?” diye sordu [İbrahim], “Peki, hangi [beklenmedik] şeyle müjdeliyorsunuz beni?”
M

Mustafa Çavdar Meali

“İhtiyarlık gelip çatmış benim gibi birine mi bu müjdeyi veriyorsunuz? Peki, neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi. 6/84, 11/71, 29/27
M

Mustafa İslamoğlu Meali

“Ne! Yaşlılık gelip başıma çökmüşken bana bu müjdeyi veriyorsunuz, öyle mi?” dedi; “Peki neye dayanarak bana müjde veriyorsunuz?”
O

Orhan Kuntman Meali

(İbrahim hayret etti ve) "Bana böyle ihtiyarlık çökmüş iken, siz neye dayanarak böyle bir müjde veriyorsunuz? deyince onlar:
O

Osman Fırat Meali

Dedi ki: “Bana bu ihtiyarlık hâlimle mi (çocuk) müjdeliyorsunuz? (Öyle iken) neyle müjdeliyorsunuz?”
S

Sardorxon Jahongir

Ibrohim ularga: “Menga keksalik yetgan paytda farzandli bo‘‎lishim haqida xushxabar beryapsizmi? Menga qanday g‘‎alati narsa bilan xushxabar bermoqdasiz o‘‎zi?” – dedi
S

Satıraltı Meal (1534)

İbrāhīm eyitdi: Muştılar mısız baña ben ḳoça olġandan ṣoñra? Pes ney‐i‐lemuştılarsız beni? didi.
S

Suat Yıldırım Meali

“Beni mi müjdeliyorsunuz? ” dedi. “Bana ihtiyarlık gelip çatmışken, artık beni nasıl tebşir edersiniz? ”
S

Süleyman Ateş Meali

Bana ihtiyarlık dokunduktan sonra mı beni müjdelediniz? Ne tuhaf bir şey ile müjdeliyorsunuz beni? dedi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

İbrâhîm: "Beni ihtiyârlık istilâ itmiş oldığı halde bana evlâd tebşîr mi idersiniz? Bu tebşîr nedir?" didi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

“Yaşlılık üzerime iyice çökmüşken mi müjde getiriyorsunuz? Neyin müjdesini veriyorsunuz?”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dedi: "İhtiyarlık yakama yapıştıktan sonra mı bana müjde veriyorsunuz! Neye dayanarak müjde veriyorsunuz?"
Y

Yusuf Ali (English)

He said: "Do ye give me glad tidings that old age has seized me? Of what, then, is your good news?"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dedi ki: «Bana müjde verir misiniz ki, üzerime ihtiyarlık çökmüştür. Artık beni ne ile müjdeliyorsunuz?»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Beni mi müjdeliyorsunuz?” dedi. “Bu yaşlı halimle bana neyin müjdesini veriyorsunuz?”
İ

İhsan Aktaş Meali

(İbrahim de:)“Beni mi müjdelediniz, bana ihtiyarlık gelip çatmışken? O hâlde (beni) ne ile müjdeliyorsunuz?” dedi.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İbrahim “Bana yaşlılık gelip çatmışken, siz ne ile müjdelediğinizin farkında mısınız?” dedi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İbrahim: Bana ihtiyarlık çökmüşken müjde mi veriyorsunuz? Neyi müjdeliyorsunuz dedi.
İ

İsmail Yakıt

İbrahim, “Bana yaşlılık gelip çatmışken mi beni müjdeliyorsunuz? Bana neyin müjdesini veriyorsunuz?” dedi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İbrahim dedi: "Bana iyice kocalık çöktükten sonra mı müjdeliyorsunuz bunu? Ne biçim müjde bu böyle?"
Ş

Şaban Piriş Meali

-bana ihtiyarlık gelmiş olduğu halde mi müjde veriyorsunuz? Neye dayanarak müjde veriyorsunuz? dedi

Hicr Suresi 54. Ayet Meali ve Tefsiri

Hicr Suresi 54. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hicr Suresi 54. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hicr Suresi 54. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hicr Suresi 54. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim