Sureye Dön

Hac Suresi Suresi, 9. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Halkı Allah yolundan saptırmak için kendi kendine ululanır durur. Ona, dünyada aşağılık bir durum var ve kıyamet günü de yakıp kavurucu azabı tattırırız ona.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'ın yolundan saptırmak amacıyla, gururla salınıp kasılarak tartışmasını sürdürür. Dünyada onun için aşağılık bir durum var, kıyamet günü de yakıcı azabı ona tattıracağız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Böyleleri insanları) Allah’ın yolundan saptırmak amacıyla; ’gururla salınıp-kasılarak’ yanını büküp çevirmekte (hainlik ve cahillikle hareket etmektedir). Dünyada (her türlü) rezillik onun içindir, kıyamet günü de yakıcı azabı ona tattırıvereceğiz.
A

Ahmet Tekin Meali

Bunlar sırf insanları başına buyruk hale getirerek, Allah yolundan, İslâm'dan uzaklaştırıp dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlamak için, yanını eğip bükerek, tavırdan tavıra girerek Allah hakkında tartışırlar. Onlar için dünyada rezillik vardır. Kıyamet gününde ise, onlara harlı ateş azâbını tattıracağız.
A

Ahmet Varol Meali

Allah'ın yolundan saptırmak için (kibirle) kasılarak (bunu yapar). Dünyada onun için rezillik vardır; kıyamet gününde de ona yakıcı ateşin azabını tattıracağız.
A

Ali Bulaç Meali

Allah'ın yolundan saptırmak amacıyla 'gururla salınıp-kasılarak' (bunu yapar); dünyada onun için aşağılanma vardır, kıyamet günü de yakıcı azabı ona taddıracağız.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah yolundan şaşırtmak için (azamet ve kibirle) boynunu bükerek de bunu yapar. Dünyada ona bir rüsvaylık vardır. Kıyamet günü ise, ona cehennem azabını taddıracağız.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Sırf Allah yolundan saptırmak için kibir ve gurur içinde gelir, tartışır. Dünyada ona alçaltıcı bir azap vardır. Kıyamette de yakıcı bir azabı ona tattıracağız.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

8,9. İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allahın yolundan azdırmakçin boyun kıvırırlar, onlar için horluk var dünyada da, ahret gününde de ona yandırıcı azap tattırırız
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O, boynunu (təkəbbürlə sağa-sola) əyərək (insanları) Allahın yolundan çıxarmaq məqsədilə bunu edər. Onu dünyada rüsvayçılıq gözləyir, qiyamət günü isə ona cəhənnəm odunun əzabını daddıracağıq!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için (Hakka sırt çevirerek) renkten renge girer. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattıracağız.
C

Cemil Said (1924)

Hakîkate göz yumarlar ve diğerlerini de Allâh yolundan çevirirler bu âdemlere dünyâda mezellet mukadder oldığı gibi kıyâmet güninde de âteş-i ’azâba dûçâr olacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

8, 9. İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir ve azamet içinde) Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

8,9. Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

8,9. İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı hâlde kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır). Dünyada ona bir rezillik vardır. Kıyamet gününde ise ona cehennem azabını tattıracağız
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Allah yolundan şaşırtmak için yanını bükerek ki: Dünyada ona bir rüsvalık vardır, Kıyamet günü de kendisine o yangın azâbını tattıracağızdır
E

Emrah Demiryent Meali

(O kâfir, bu tartışmayı) inatla/kibirle (insanları sırf) Allah’ın yolundan saptırmak için yapar. Dünyada onun için rezillik vardır, hesap gününde de ona yakıcı ateşin azabını tattıracağız!
E

Erhan Aktaş Meali

Allah'ın yolundan saptırmak için kıvırıp durur. Onun için dünyada rezillik vardır. Ve ona Kıyamet Günü yakıcı ateşin azabını tattıracağız.
E

Eski Anadolu Türkçesi

8-9. daħı ādemįlerüñ bir nicesi oldur kim ŧartışıķ eyler Tañrı’da 'ilmsüz daħı ŧoġru yolsuz daħı kitābśuz rūşan döndürici yanın daħı boynın tā azdura Tañrı yolından. ya'nį ŧā'utdan anuñdur dünyede rüsvāylıķ daħı daduravuz aña ķıyāmet güninde göyündürici 'aźābı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

8,9. İnsanlar içinde öyle kişi vardır ki ne bir bilgisi, ne istidlal edeceği bir senedi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın, (sırf insanları) Allah yolundan sapdırmak için, (kibir ve azametle) yanını eğib bükerek Allah hakkında kavga eder durur. Dünyâda rüsvaylık onundur. Biz ona kıyamet gününde de yangın (cehennem) azabını tatdıracağız.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah yolundan saptırmak için gururla salınıp kasılır. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı azabı tattırırız:
H

Hayrat Neşriyat Meali

8,9. İnsanlardan bazısı ne bir bilgi, ne bir yol gösteren, ne de aydınlatıcı bir kitab olmadan, Allah yolundan saptırmak için (kibirinden) yanını büküp çevirerek, Allah hakkında mücâdele eder. Ona dünyada bir rezillik vardır; kıyâmet günü ise ona o yakıcı azâbı tattıracağız!
K

Kadri Çelik Meali

Allah'ın yolundan saptırmak amacıyla yanını bükerek (büyüklük taslayarak bunu yapar); dünyada onun için aşağılanma vardır, kıyamet günü de ona yakıcı azabı tattıracağız.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

8-9. İnsanlar içinde öyleleri vardır ki bilgisi, kılavuzu ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, büyüklük taslayarak, başkalarını Allah yolundan saptırmak için Allah hakkında tartışır durur. Onun dünyadaki payı rezil rüsvâ olmaktır; kıyamet gününde ise ona yakıcı ateşin azabını tattıracağız.
M

M. Pickthall (English)

Turning away in pride to beguile (men) from the way of Allah. For him in this world is ignominy, and on the Day of Resurrection We make him taste the doom of burning.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, koltuklarını kabarta kabarta tartışmasını sürdürür. İşte onun hakkı, bu dünyada yenilgiye uğrayıp aşağılanmaktır ve Diriliş Gününde ona, o yakıp kavurucu azâbı tattıracağız!
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah’ın yolundan sapmak / saptırmak için boynunu kıvırdı / yan çizdi.
Ona, Dünya’da utanç / rezalet vardır.
Kıyâmet günü ona Harîk’ın (Yakıcı Ateş’in) azâbını tattırırız.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah yolundan (insanları) saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir içinde tartışmaya kalkar). Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
M

Mehmet Türk Meali

(İnsanları) Allah’ın yolundan saptırmak amacıyla (bu işi) yalpalayarak yapar.¹ Ona dünyada rezillik vardır ve kıyamet günü de ona yakıcı (cehennem) azabı(nı) tattıracağız.
M

Mehmet Çakır Meali

işi gücü Hak yolcusunu yolundan etmek. Bu adam dünyada iken çok perişan olacak. Kıyamet gününde ise kendisine yakma cezası tattırırken:
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edene dünyada bir rezillik vardır. Hesap gününde ise dayanılmaz yangın azabını tattıracağız.
M

Muhammed Esed Meali

[başkalarını] Allah yolundan saptırmak için [hakka] sırt çevirmektedir. Böyle birinin bu dünyadaki payı [manen] gözden düşmedir; ⁷ Kıyamet Günü’nde ise ona yakıcı azabı tattıracağız;
M

Mustafa Çavdar Meali

İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için her renge girer. Bu tipin dünyadaki payı rezil rüsva olmaktır, kıyamet günü de biz ona yakıcı azabı tattıracağız. 9/34, 11/18- 19, 14/3, 47/1
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bunların tek derdi, Allah yolundan çevirebilmek için (hakikati) eğip bükmektir.[²⁸⁰²] Bu tipin dünyadaki payı onursuzluktur;[²⁸⁰³] ama Kıyamet Günü’nde ona yakıp kavurucu bir azabı tattıracak (ve diyeceğiz ki):
O

Orhan Kuntman Meali

8,9. İnsanlardan öyleleri vardır ki, ne bir bilgisi, ne bir delili (olmadığı) ne de aydınlatıcı (makbul) bir kitaba dayanmadığı halde sırf insanları Allah yolundan saptırmak için (boynunu eğip büker) böbürlenerek, Allah hakkında tartışmaya girer. (Rabbine noksan sıfatlar isnad etmeye yeltenir) Böyle bir kimseye; dünyada aşağılanma ve kıyamet gününde ise yangın (cehennem) azabını tattırırız!
O

Osman Fırat Meali

Yanını yönünü eğip bükmesi, Allah yolundan saptırmak içindir. Ona dünyada bir aşağılık vardır ve dirilme gününde onu yakan bir azap vardır.
S

Sardorxon Jahongir

Haq yo‘‎ldan bo‘‎yin tovlab, boshqalarni ham Allohning yo‘‎lidan adashtirish uchun yuradiganlari ham bor. Undaylar uchun bu dunyoda sharmandalik bor, qiyomat kunida esa unga yonish azobini tottiramiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yüzin çevürür ululanmaġ‐ıla ḥattā ki azıdur ḫalḳı Tañrı yolından. Añadünyāda rüsvāylıḳ vardur. Daḫı daddurur‐biz özine ḳıyāmet güninde göyün‐dürici ‘aẕābı.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah yolundan saptırmak için kibirle kabararak tartışmasını sürdürür. Onun hakkı dünyada bir rüsvaylık olduğu gibi, kıyamet günü de ona can yakıcı azap tattıracağız.
S

Süleyman Ateş Meali

Allah'ın yolundan şaşırtmak için boynunu öteye döndürerek (kabara kabara tartışmasını sürdürür), dünyada onun için bir kepazelik vardır. Kıyamet günü de ona yangın azabını taddıracağız:
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve halkı Allâh'ın yolundan azdırmak içün iki tarafına sallanarak, etrâfına mağrurâne bakarak yürürler. Ona dünyâda rüsvâylık ve rezâlet vardır. Ve âhiretde ise yanmak 'azâbını tatdırırız.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’ın yolundan saptırmak için kendilerini büyük gösterirler. Onların hakkı bu dünyada alçalmaktır. (Mezardan) kalkış gününde de onlara yangın azabını tattıracağız.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yanını eğip bükerek uğraşır ki, Allah yolundan saptırıversin. Böyle kişiye dünyada bir yüz karası öngörülmüştür. Ve kıyamet günü biz ona, o kasıp kavuran yangının azabını tattıracağız.
Y

Yusuf Ali (English)

(Disdainfully) bending his side, in order to lead (men) astray from the Path of Allah. for him there is disgrace(2780) in this life, and on the Day of Judgment We shall make him taste the Penalty of burning (Fire).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Boynunu böbürlenip bükerek, Allah yolundan şaşırtmak için (öyle mücadelede bulunur). Onun için dünyada zillet vardır ve ona Kıyamet gününde yangın azabını tattırırız.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Halkı Allah yolundan saptırmak için de büyüklük taslar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattırırız.
İ

İhsan Aktaş Meali

(insanları) Allah yolundan saptırmak amacıyla ’gururla salınıp-kasılarak’ yanını büküp çevirmekte (hainlik ve cahillikle hareket edip kibir içinde tartışmaya kalkışmakta). Onun için dünyada bir rezillik vardır, kıyamet günü de yakıcı azabı ona tattırıvereceğiz.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Tartışan insanların (Allah’ı yanlış tanıtmalarından sonraki) ikinci amacı, insanları Allah’ın yolundan saptırmaktır. O’nun dünya hayatında küçük düşürülmesi var ve kıyamet gününde de o’na alevli ateşin azabını tattırırız.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

8, 9. Nâs içinde öyleleri vardır ki Allah hakkında bilgisiz, rehbersiz, nuranî bir Kitap [¹] bulunmaksızın mütekebbirane eğilerek bükülerek halkı Allah yolundan çıkartmak emeliyle cidâle girişirler. Onlar için dünyada rüsvaylık vardır. Kıyamette biz ona yakıcı ateş azabı tattıracağız.
İ

İsmail Yakıt

(Üstelik bunu) büyüklük taslayarak insanları Allah yolundan saptırmak için yapar. Böyle biri için dünyada rezillik vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı azabı tattırırız.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ın yolundan saptırmak için iki yanlarına sallanarak kurum satarlar. Onlar için bu dünyada alçalmak, kalkış gününde de yanma azabını tatmak vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah yolundan saptırmak için gururla salınıp, kasılır. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı azabı tattırırız.

Hac Suresi 9. Ayet Meali ve Tefsiri

Hac Suresi 9. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hac Suresi 9. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hac Suresi 9. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hac Suresi 9. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim