Sureye Dön

Hac Suresi Suresi, 45. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Nice şehirler var ki halkı zalim olduğundan helak ettik onları ve o şehirlerin tavanları, duvarlarına çökmüş, yerle bir olmuş, ıpıssız kalmış ve nice kuyular kuruttuk, nice yüce köşkler yıktık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Yaratılış gayesine aykırı davranan nice şehir sakinlerini biz yok ettik. Şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor. O şehirlerin tavanları, duvarlarına çökmüş, yerle bir olmuş, kuyuları kendi haline terkedilmiş, bir zamanlar göğe doğru yükselen sarayları şimdi yerle bir olmuş!
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki; şimdi onların altları üstlerine gelmiş çardakları (ve konakları) ıpıssız durmaktadır, kullanılamaz (atıl) vaziyetteki kuyuları (terk edilmiş bulunmaktadır), yüksek ve muhteşem sarayları (yıkılıp viran olmuş durumdadır).
A

Ahmet Tekin Meali

Nice memleketleri, baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellerken yok ettik. Geride, damları çökmüş, duvarları yıkılmış harabeler, terkedilmiş susuz kuyular, ıssız kalmış ulu saraylar bıraktılar.
A

Ahmet Varol Meali

(Halkı) zalim olduğu için helak ettiğimiz nice kentler vardır ki şimdi oraların damları duvarlarının üstüne çökmüş haldedir. (Oralarda) nice kullanılmaz halde kuyu ve (bomboş bırakılmış) sağlam köşk vardır.
A

Ali Bulaç Meali

(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki, şimdi onların altları üstlerine gelmiş ıpıssız durmakta, kullanılamaz durumdaki kuyuları (terkedilmiş bulunmakta), yüksek sarayları (çın çın ötmektedir).
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Nice memleketler vardı ki, zulüm yapıyorlarken biz onları helâk ettik de damları çökmüş, duvarları üzerlerine yıkılmıştır (ıssız harabeye dönmüştür). Nice kuyularla yüksek saraylar (sahibsiz) bomboş bırakılmıştır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ahalisi zulmederken helak ettiğimiz nice şehirler var ki, duvarları tavanları üzerine çökmüştür. Ve onda nice kuyuları çalışmaz hale getirdik ve sağlam süslü sarayları boş bıraktık.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Nice zulme dalmış ülke halkını yok ettik. Artık duvarları çatıları üzerine çökmüş, kuyuları kullanılmaz olmuş, yüce sarayları terkedilmiştir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yok eyledik nice nice zalim olan kentleri biz, çökmüştür çatıları, kuyuları körleşmiş, yüce köşkler bomboştur!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Neçə-neçə məmləkəti (əhalisini) zülm edərkən məhv etdik; onlar alt-üst olmuşdu (evlərin tavanları çökmüş, divarları onların üstünə yıxılmışdı). Neçə-neçə quyular, neçə-neçə möhtəşəm qəsrlər bomboş qalmışdı.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Halkı zalim olan nice şehirleri yok ettik. Öyle ki yapılarının duvarları, yere inen tavan yıkıntılarının üzerine çökmüştü. Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş kalmıştı.
C

Cemil Said (1924)

Ahâlîsi zâlim olan ne kadar karyeler helâk itdik. Elyevm oraları hâlî ve harâbdır. Kuyuları dolmuş ve kasırları hâk ile yeksân olmuşdur.
D

Diyanet Vakfı Meali

Nitekim, birçok memleket vardı ki, o memleket (halkı) zulmetmekte iken, biz onları helâk ettik. Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Nice kasabaların halkını haksızlık yaparken yok ettik. Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Halkı zulmetmekteyken helâk ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Nice memleketler vardı ki, zulüm yaparlarken biz onları yok ettik. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. (Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Evet, nice memleketler vardı ki biz onları zulm etmektelerken helâk ettik de şimdi onlar damlarının üzerine çökmüş ıp ıssız, hem nice muattal kuyu ve müşeyyed köşk
E

Emrah Demiryent Meali

(Halkı) zâlim/kâfir olduğu için helâk ettiğimiz nice kentler vardır ki, şimdi oralarda, (bir ibret vesikası olarak) duvarları yıkılmış, çatıları çökmüş, nice kullanılmaz hâlde kuyu ve (sahipsiz, bomboş bırakılmış) yüksek saraylar vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve saraylar vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes niçe köy helāk eyledük anı daħı ol žulm eyleyici-y-idi pes ol düşübdür örtüleri üzere. daħı niçe ķuyu işsüz ķalmış daħı yüksek köşk yā kireçlenmiş
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Evet) nice memleket (ler vardı) ki (halkı) zulümde devam edib dururlarken biz onları (mahv-ü) helak etdik. Şimdi dıvarlar tavanlarının üstüne çökmüş (ıpıssız kalmış) dır (o yerler). Ve (biz nice) kuyu (lar) ı muattal, (nice) yüksek saray (ları bomboş bırakdık).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Zulmederlerken helak ettiğimiz nice şehirler vardır ki şimdi onların altları üstlerine gelmiştir. Âtıl kuyular, yüksek saraylar…
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nitekim o (halkı) zâlim olan nice şehirler vardır ki, onları helâk etmişizdir. Şimdi o, duvarları çatıları üzerine çökmüş (harâb olmuş) bir hâldedir; kullanılmaz hâle gelmiş nice kuyular ve (bomboş) kalmış nice yüksek saraylar (hep sâhibsiz kaldılar)!
K

Kadri Çelik Meali

(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki, şimdi içi boş binaları öylece ayakta durmakta; terkedilmiş kuyuları ve yüksek sarayları (da sahipsiz bulunmaktadır).
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Nitekim zulme dalmışken helâk ettiğimiz nice beldeler var ki evlerinin duvarları çatıları üzerine yıkılmış, ıpıssız kalmıştır. Şimdi oralarda kullanılamaz hale gelmiş nice kuyular, (harap olmuş) nice görkemli köşk var!
M

M. Pickthall (English)

How many a township have We destroyed while it was sinful, so that it lieth (to this day) in, and (how many) a deserted well and lofty tower!
M

Mahmut Kısa Meali

Evet, zulüm ve haksızlıklarından dolayı nice şehirleri işte böyle helâk ettik! Vaktiyle görkemli birer saltanat merkezi olan bu şehirlerin bugünkü hâline bir bakın; çatıları çökmüş, yerle bir olmuş; kuyuları kurumuş, bir zamanlar göklere yükselen görkemli sarayları şimdi harabeye dönmüş!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlar zâlim iken helâk ettiğimiz nice şehir var ki, duvarları tavanlarının üstüne yıkılmış ıpıssızdır; nice sağlam köşkler ve terk edilmiş boş kuyular!
M

Mehmet Okuyan Meali

(Nitekim), nice şehirler vardı ki o şehir(lerin halkı) haksızlık etmekteyken biz onları helak etmiştik. (O şehirlerde) duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. [*]Kullanılmaz hâle gelmiş bir kuyu ve (ıssız kalmış) heybetli bir köşk vardır.
M

Mehmet Türk Meali

Biz, (halkı) zâlim olan nice ülkeleri helâk ettik. Şimdi o (ülkeler) duvarları tavanlarının üzerine çökmüş binalar, terkedilmiş kuyular, bomboş saraylar (halindedir).
M

Mehmet Çakır Meali

Biz, nice kent halkını haksızlık ettikleri için helâk ettik. Şimdi geride kalanlar: damı çökmüş duvarlar, çalışmaz kuyular, dökme saraylar.
M

Mehmet Çoban Meali

Görmediler mi? Yasalarımıza karşı çıkan zalim toplulukları nasıl yıkıp geçtik? Onların sağlam binalarının duvarları çökmüş, çatıları yıkılmış, kuyuları kullanılmaz, saraylarına girilmez olmuştu. Hâlbuki yıkılanların hepsi muhteşem eserlerdi. Muhteşem eserlerine güvenerek zulüm yapıyorlardı. Hepsini yok ettik! Geriye taş yığınlarından oluşan harabeleri ve araç gereçleri kaldı.
M

Muhammed Esed Meali

Ve zulüm ve haksızlıkta onmaz düzeylere vardıkları için nice şehirleri yok ettik, öyle ki, şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor; çatıları çökmüş, kuyuları kurumuş, [bir zamanlar göğe doğru] yükselen sarayları (şimdi yerle bir olmuş)!
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz vaktiyle çığırından çıkmış nice memleketleri helak ettik. Sonunda o şehirlerin altını üstüne getirdik böylece kuyuları kurumuş ve heybetli sarayları yerle bir olmuştur. 10/13, 30/9- 47, 47/10
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte bu yüzden çığırdan çıkmış nice kentleri helâk ettik. Nihayet hepsi de tepe taklak gitti, şimdi yerlerinde yeller esiyor. (Geriye) terkedilmiş kuyular (kaldı); o heybetli saraylar(dan şimdi eser yok).
O

Orhan Kuntman Meali

Biz nice belde halkını zulüm ederken yakalayıp helak ettik. Şimdi o beldeler yerle bir edilmiş halde -onların gözleri önünde- durmaktadır. Kuyuları körelmiş, sarayları yıkılıp harap olmuştur.
O

Osman Fırat Meali

Kentlerden nice örneklerini helâk ettik; onlar zalim idiler. Tavanları üzerlerine çökerek ıssız kaldılar; yağmalanmış kuyular ve nice muhteşem saraylar...
S

Sardorxon Jahongir

Qanchadan-qancha shahar va qishloqlarni zolim bo‘‎lgan hollarida halok qildik. Bas, ular hozirda tomlari qulab huvullab qolgan, tashlandiq quduqlari bo‘‎lgan va kimsasiz baland qasrlar holatida turibdi.
S

Satıraltı Meal (1534)

İy niçe şehrleri ve iḳlīmleri ben ḫarāb idüp ḫalḳını helāk itdüm, anlar ẓālim‐ler‐iken. Pes ol şehrler ḫarābdur imdi, düşüpdür dīvārları saḳfları üstine, daḫı niçe ḳuyuları isüz ḳalupdur, kimse ṣuların içmez ve niçe yüksekleri daḫıisüz ḳalupdur.
S

Suat Yıldırım Meali

Halkı zulümde artık onmaz derecede ileri gitmiş nice şehirleri yok ettik! Öyle ki şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor: Üstü altına gelmiş binalar, körelmiş kuyular, kurumuş çeşmeler, yerle bir olmuş muhteşem saraylar. . . [11, 102; 21, 11]
S

Süleyman Ateş Meali

(Halkı) zulmederken helak ettiğimiz nice kent vardırki duvarları (yıkılan) tavanlarının üstüne çökmüştür. Nice kullanılmaz olmuş kuyu ve nice (ıssız kalmış) sağlam köşk vardır!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ahâlîsi zâlim oldukları içün ne kadar memleketleri biz helâk itdik. Onların tavanları düşmüş ve divarları yıkılmışdır. Kuyuları mu'attal, yüksek ve metîn köşkleri hâlî kalmışdır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz nice kenti yanlış yaparlarken etkisiz hale getirmişizdir. Onlara, devrilmiş direkleri üzerine çökmüş, bir kör kuyu ve sağlam bir köşk kalmıştır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Zalim olduğu için helâk ettiğimiz nice kent/medeniyet var ki, duvarları, tavanları üzerine çökmüş halde. Nice kullanılmaz halde bırakılmış su kuyusu, nice görkemli/süslü/bakımlı köşk var.
Y

Yusuf Ali (English)

How many populations have We destroyed, which were given to wrong- doing? They tumbled down(2823) on their roofs. And how many wells are lying idle and neglected,(2824) and castles lofty and well-built?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Evet. Nice beldeyi, o zalim olduğu halde onu helâk ettik ki, onun duvarları, tavanları üzerine yıkılmış, ve nice muattal kuyu ve nice yüksek köşk (sahipsiz bırakılmıştır).
Ü

Ümit Şimşek Meali

Böylece Biz nice zalim beldeyi helâk ettik ki, şimdi onların yerinde altı üstüne gelmiş harabeler, kör kuyular, bomboş duran yüksek saraylar vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

Nice şehirleri (halkı) zulüm ederken (diğer insanlara haksızlık ve kötülük yaparken) yıkıma uğrattık. (Ayrıca vaktiyle görkemli birer saltanat merkezi olan bu şehirlerin bugünkü hâline bir bakın); çatıları çökmüş, (yerle bir olmuş); kuyuları terkedilmiş, görkemli sarayları da (harabeye dönmüş)!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Haksızlık yapmalarından sonra helak ettiğimiz kasabalardan, altı üstüne gelmiş, su kuyularının suları kurumuş ve sarayları yerle bir olmuş, niceleri var.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Zulümle geçinen nice kasabaları helâk ettik ki tavanları çöküp üstüne duvarları yıkılmış [⁴], kuyuları muattal ve yüksek köşkleri de bomboş kalmıştır.
İ

İsmail Yakıt

Halkı zalim oldukları için helak ettiğimiz, böylece duvarları, çöken çatılarının üzerine yıkılmış nice beldeler, kullanılmaz kuyular ve görkemli [meşîd] saraylar vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz nice illeri kıyıcılıkları yüzünden yok ettik. Şimdi onların çatıları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. Biz nice kuyuları kuruttuk, nice köşkleri bomboş bıraktık.
Ş

Şaban Piriş Meali

Nice ülkeleri zalimlik ederken helak ettik. Şimdi, onlar tepetakla edilmiş, su kuyuları terkedilmiş ve sağlam sarayları bomboş kalmıştır.

Hac Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri

Hac Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hac Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hac Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hac Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim