De ki: Kur'an'ın Allah katından geldiğini görmüşseniz, sonra da ona kafir olmuşsanız haber verin bana, gerçeğe tamamıyla aykırı kalandan daha sapık kimdir ki?
A
Abdullah Parlıyan Meali
De ki, düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân, Allah katından ise, sonra siz de O'nu gerçekleri örtbas etmek suretiyle inkâr etmişseniz, artık hak ve hakikatten büyük çapta uzaklaşmış olandan daha sapık kim olabilir?
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey Resulüm!) De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer O (Kur’an) Allah katından ise, sonra siz Onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık (ve İslam’a aykırılık) içinde olandan daha sapkın ve şaşkın kimdir?"
A
Ahmet Tekin Meali
“Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân Allah katından gelmişse, sonra, siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman büsbütün haktan uzak bir muhâlefet ve düşmanlık içinde olanlardan daha başına buyruk, hak yoldan daha uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki daha çok tercih eden kim olabilir?" de.
A
Ahmet Varol Meali
De ki: "Ne düşünürsünüz; eğer o (Kur'an) Allah katından ise sonra siz onu inkar etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim olabilir?"
A
Ali Bulaç Meali
De ki: 'Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Söyleyin bakayım, (ey kâfirler), eğer o Kur'an, Allah tarafından olub da sonra siz onu inkâr etmişseniz, hakdan çok uzak bir ayrılığa düşenden daha şaşkın kim olur?”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
De ki: “Gördünüz mü? Eğer bu Kur’an Allah katından ise, sonra siz de onu inkâr etmişseniz, artık (haktan, doğruluktan) büyük çapta uzaklaşmış olandan daha sapık kim olabilir?
B
Bayraktar Bayraklı Meali
De ki: “İnkâr ettiğiniz Kur'ân, gerçekten Allah'tan ise, halinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü? Doğrudan ayrılıp uzaklaşandan daha sapık kim olabilir?”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Diyesin ki: «Kur'an Allah katından gelmiş olduğu halde, onu tanımazsınız, ayrışmaya düşen kimseden daha sapık kim olur?»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Peyğəmbər! O kafirlərə) de: “Bir söyləyin görək, əgər (bu Qur’an) Allah dərgahındandırsa və sonra siz də onu inkar edibsinizsə, (sizin kimi haqdan) uzaq bir nifaq (ədavət) içində olan kəsdən (haqq yolu) daha çox azmış kim ola bilər?!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
De ki: “Söyleyin bana, eğer o (Kur an), Allah’tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”
C
Cemil Said (1924)
Ânlara di ki: "Ne zan idiyorsunuz? Kur’ân Allâh’dan gelüb de siz âna îmân itmez iseniz böyle ayrılandan daha ziyâde dalâlete sapmış bir insân var mıdır? "
D
Diyanet Vakfı Meali
De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur'an), Allah tarafından ise siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim vardır?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
De ki: "Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?"
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ey Muhammed! De ki: "Ne dersiniz? O Kur'ân Allah tarafından gelmiş olup da sonra siz onu inkâr etmişseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
De ki söyleyin bakayım, eğer o Kur'an Allah tarafından da sonra siz ona küfretmiş iseniz o uzak şikaka düşenden daha şaşkın kim olur?
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm o müşriklere) de ki: “(Akl-ı selîm) bir (şekilde) düşünsenize! Ya bu (Kur an), Allah tarafından (bana vahyedilmiş) olup da (ki bunda zerre kadar şüphe yoktur), siz de onu (inatla) inkâr etmişseniz, (işte bu durumda, haktan/hakikatten yana) çok uzak bir ayrılık içerisinde olandan daha sapkın kim olabilir?”
E
Erhan Aktaş Meali
De ki: “Gördünüz mü?¹ Eğer Kur'an Allah katından olduğu halde, siz onu inkâr ediyor ve tanımıyorsanız; bu durumda, haktan uzak kalandan daha sapkın kim olabilir?”
E
Eski Anadolu Türkçesi
eyit: “ħaber virüñ eger olursa ya'nį ķur’ān Tañrı ķatından andan kāfir olursañuz aña kimdür azġunıraķ andan kim ol muħalefet içindedür ıraķ?”
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Habîbim) de ki: «Eğer o (Kur'an) Allah nezdinden (gelmiş) de sonra siz ona küfr etmişseniz, bana haber verin, (hakdan) uzak bir muhaalefetde bulunanın ta kendisi olan (siz) den daha sapkın kimdir»?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
De ki: “Ne dersiniz, eğer Kur’ân Allah katından olup siz de onu inkâr etmişseniz, (bu durumda haktan) uzak kalandan daha sapkın kimdir?”
H
Hayrat Neşriyat Meali
De ki: “Söyleyin bana! Ya (Kur'ân) Allah tarafından (gelmiş) de sonra (siz) onu inkâr etmişseniz? (O zaman haktan) uzak bir ayrılık içinde olan o kimseden daha sapık kim olabilir?”
K
Kadri Çelik Meali
De ki: “Söyleyin bakayım; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra da siz ona (karşı) küfretmişseniz, (bu durumda) derin bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
De ki: “Hiç düşündünüz mü, ya bu (Kur’an) Allah katından gelmiş, siz de onu inkâr etmişseniz? Bu durumda böylesine kesin bir çatışma içine düşenden daha sapkın kim olabilir!”
M
M. Pickthall (English)
Bethink you: If it is from Allah and ye reject it Who is further astray than one who is at open feud (with Allah)?
M
Mahmut Kısa Meali
O hâlde, ey Müslüman! İnkârcılara seslenerek de ki: “Bir düşünün; eğer bu kitap Allah tarafından gönderilmiş ise ve siz de aptalca bir inat uğruna onuinkâr ediyorsanız, o takdirde, apaçık gerçeklere sırt çevirerek derin bir çıkmaza saplanan sizin gibi inkârcılardan daha bedbaht ve daha sapık kim olabilir?” İşte bunun içindir ki;
M
Mahmut Özdemir Meali
De ki:
-"Söyleyin bakalım, eğer Allah katından olduysa, yine onu inkâr ettiyseniz, uzaklaştıran bir ayrılık içindeki kimseden daha sapkın kimdir?".
M
Mehmet Okuyan Meali
De ki: “Bir düşünsenize, [*] o (Kur’an) Allah katından ise siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılıkta olandan daha sapkın kim olabilir ki!” [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Ey Muhammed! Onlara): “Siz Kur’an’ın gerçekten Allah tarafından gönderildiğini, sonra da sizin onu inkâr ettiğinizi hiç düşündünüz mü? (Haktan) çok uzak bir ayrılık içerisinde olandan daha sapkın kim olabilir?” de.
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm de ki: " Nimeti inkar etmeden önce, bari Allah'tan olup olmadığına baksaydınız! " Çünkü hiçkimse, telafisi imkansız bir yanılgıya düşenden daha çaresiz olamaz!?
M
Mehmet Çoban Meali
De ki: "Ne dersiniz? Bir düşünün bakalım! İnkâr ettiğiniz Kur’an Allah tarafından gönderilen kitap olarak hesap günü karşınıza çıkarılırsa ki çıkarılacak, o zaman sapık olarak hesaba çekilmeyecek misiniz? Üstelik Kur’an’ı inkâr ettiğiniz için Allah’ın yasalarına karşı çıkarak, Allah’ın yasalarına aykırı yaşadığınız için hesaba çekilmeyecek misiniz? Böyle bir durumda Allah’ın cezasından kurtulabilir misiniz?"
M
Muhammed Esed Meali
DEKİ: Ya inkar ettiğiniz bu [vahiy], gerçekten Allah’tan ise [halinizin ne olacağını] hiç düşündünüz mü? Kendisini kötülüğe ve eğriliğe [bu kadar] çok kaptırandan daha sapık kim olabilir?” ⁴⁸
M
Mustafa Çavdar Meali
De ki: – Ya bu Kuran Allah katından gelmiş ise; buna rağmen siz de buna inanmamışsanız, bu durumda haktan/Kuran’dan bu kadar uzaklaşan kimseden daha sapkın biri olabilir mi? 10/37, 11/13-14
M
Mustafa İslamoğlu Meali
DE Kİ: “Ya bu vahiy Allah katından gelmiş de, buna rağmen siz onu inkâr etmişseniz, (neler olacağını) hiç düşündünüz mü? Kim derin bir cepheleşme içine düşen birinden daha sapık olabilir?”[⁴²⁹²]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed, o kâfirlere) De ki: "Bana haber veriniz. Eğer Kur'an, Allah katından olduğu halde, siz onu inkâr etmişseniz, (haliniz nice olur) Böyle hakk'a karşı gelen, doğru yoldan uzak düşen bir kimseden daha sapık kim olabilir?
O
Osman Fırat Meali
De ki: “Eğer o (Kur’an) Allah katındansa ve sonra da onu inkâr etmiş iseniz, haktan uzak bir ayrılığın içinde olandan daha sapık kim vardır?”
S
Sardorxon Jahongir
Ey Muhammad, mushriklarga: “Qani, aytinglar-chi, agar bu Qur’on Allohning huzuridan bo‘lsa-yu, siz uni inkor qilib yurgan bo‘lsangiz, u holda sizlardek chuqur ixtilofda bo‘lganlardan ham adashganroq kim bor?!” – deb ayting.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eyit yā Muḥammed: Eger ol Tañrı ḳatından olsa‐y‐dı, andan ṣoñra kāfirolsa‐y‐duñuz, kim azġunraḳdur ol kimseden, raḥmetden ıraḳdur?
S
Suat Yıldırım Meali
Artık söyleyin bakalım: Eğer bu Kur'ân Allah tarafından gönderilmiş de, siz bunu red ve inkâr etmişseniz, o takdirde haktan iyice uzaklaşmış olan sizlerden daha sapık kim olabilir?
S
Süleyman Ateş Meali
De ki: "Gördünüz mü, ya o (Kur'an) Allah tarafından ise ve siz de onu inkar etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yâ Muhammed! Onlara di ki: "Eğer Kur'ân benim didiğim gibi Allâh tarafından ise ve siz de ona bilâ teemmül ve tefekkür küfür idiyor iseniz o zamân ne yapacaksınız? Bana haber viriniz. Dâimâ hidâyetden uzak şekâvetde bulunanlardan daha ziyâde dalâlete düşmüş kim vardır?"
S
Süleymaniye Vakfı Meali
De ki “Düşünsenize, o (Kur’an) Allah katındansa, siz de onu görmezlikten geliyorsanız; böyle derin bir ayrılık içinde olandan daha şaşkını kim olabilir.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
De ki: "Söyleyin bakalım, o Kur'an Allah katından ise, siz de onu inkâr ettinizse/onun üstünü örttünüzse, dönüşü olmayan kopukluğa düşenden daha sapık kim vardır?"
Y
Yusuf Ali (English)
Say: "See ye if(4524-A) the (Revelation) is (really) from Allah, and yet do ye reject it? Who is more astray than one who is in a schism(4524-B) far (from any purpose)?"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
De ki: «Bana haber veriniz! Eğer o, (Kur'an) Allah tarafından olmuş ise, sonra onu inkar etmiş iseniz, uzak bir muhalefette bulunan kimseden daha sapık kim vardır?»
Ü
Ümit Şimşek Meali
De ki: Söyleyin bana, eğer bu Kur'ân Allah katından ise ve siz de onu yalanlamış iseniz, haktan böylesine uzak düşmüş kimseden daha şaşkın kim olabilir?
İ
İhsan Aktaş Meali
(Resulüm!) De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur’an) Allah tarafından ise, siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (sizin gibi haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapkın kim vardır?
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlara deki “Başınıza gelenler Allah’ın katından ise, sonra siz Allah’dan geleni hep inkâr etmişseniz, Allah’ın indirdiği vahiyden ayrılarak uzak kalmış birisinden, daha zalim kim olabilir ki.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
De ki eğer Kur/an Allah tarafından gönderilmişken siz onu tanımıyorsanız sizin gibi hak/tan uzak bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir? Söyleyiniz.
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) De ki: “Anlamıyor musunuz²³ ki, eğer bu (Kur’an) Allah katından ise ve²⁴ siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde olan kimseden daha sapık kim olabilir?”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Kur’an Allah katından bildirilmiştir, böyleyken siz ona karşı tanımazlık ediyorsanız, şimdi söyleyin bana, doğrudan bu kerte ayrı kalan bir kimseden daha sapkın kim olabilir?"
Ş
Şaban Piriş Meali
De ki:-Eğer bu (Kur'an) Allah katından gelmiş; sonra da siz onu inkar etmişseniz, gördünüz mü uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim vardır?
Fussilet Suresi 52. Ayet Meali ve Tefsiri
Fussilet Suresi 52. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fussilet Suresi 52. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fussilet Suresi 52. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fussilet Suresi 52. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?