Sureye Dön

Fussilet Suresi Suresi, 5. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve derler ki: Bizi davet ettiğin şeye karşı gönüllerimizde perdeler var ve kulaklarımızda ağırlık var ve seninle bizim aramızda da bir perde var, artık sen, dinince çalış, biz de çalışmadayız.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve “Ey Muhammed!” derler. “Kalplerimiz, bizi çağırdığın şeye karşı örtüler, kılıflar içinde ve kulaklarımızda bir ağırlık ve sağırlık vardır. Seninle bizim aramızda bir engel var. Öyleyse sen ne istersen yap, unutma ki biz de, her zaman yaptığımızı yine yapacağız.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kur’an’ın hayat ve huzur veren davetine karşı müşrikler, Hz. Peygambere ve davetçilere) Dediler ki: "Bizi kendisine çağırdığın şeye (Kur’ani gerçeklere ve İslami gereklere) karşı kalplerimiz örtülü (kapalı) durumdadır, kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle Senin aranda da bir perde vardır. Artık Sen (yapabileceğini) yap, biz de gerçekten (Seni engellemek için her şeyi) yapıyoruz, yapacağız."
A

Ahmet Tekin Meali

"- Kalplerimiz örtü içinde. Bizi davet ettiğin, teşvik ettiğin şeylerle ilgisi yok. Kulaklarımızda ağırlık var, bizimle senin aranda bir de perde mevcut. Onun için, sen bilinçli olarak görevini yap, biz bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz." dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalplerimiz bir örtü içindedir, kulaklarımızda da bir ağırlık var. Bizimle senin aranda da bir perde var. Artık sen (bildiğini) yap, biz de (bildiğimizi) yapıyoruz."
A

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalblerimiz bir örtü içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle senin aranda bir perde vardır. Artık sen, (yapabileceğini) yap, biz de gerçekten yapıyoruz.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, sana) onlar şöyle dediler: “- Senin bizi dâvet ettiğin Kur'an'dan kalblerimiz örtüler içindedir (dediğini anlamıyoruz). Kulaklarımızda da bir ağırlık var ve bizimle senin aranda bir perde mevcuttur. O halde sen dinin üzere çalış, biz de dinimiz üzere çalışacağız.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve dediler ki: “Sizin bizi çağırdığınız mesaja karşı kalbimiz kapalıdır. Kulaklarımızda da ağırlık vardır, bizimle senin aranda da bir perde vardır. Sen çalış, biz de çalışacağız.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, “Bizi çağırdığın şeye karşılık kalplerimiz perdelenmiştir. Kulaklarımızda bir ağırlık ve bizimle senin aranda da bir perde vardır. Sen istediğini yap, biz de istediğimizi yapacağız” dediler.[508]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dediler ki: «Senin, bizi çağırdığın o şeye karşı, kapalıdır bizim gönüllerimiz, kulaklarımız da çok ağır duyar, seninle aramızda bir perde vardır, haydi, sen işine bak, bizler dahi işimize !»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Onlar deyərlər: “Sənin bizi də’vət etdiyinə (tövhid dininə) qarşı qəlblərimiz örtülü, qulaqlarımız da kardır və bizimlə sənin aranda pərdə vardır. Sən (öz dininə) əməl et, biz də (öz dinimizə) əməl etməkdəyik! (Sən öz istədiyini et, biz də öz istədiyimizi!)”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalbimizde (kavramamızı engelleyen) bir perde, kulaklarımızda (işitmemize mâni) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir engel vardır. Şu hâlde sen (elinden geleni) yap, unutma ki biz de (elimizden ne geliyorsa onu) yapacağız!”
C

Cemil Said (1924)

"Senin bizi da’vet itdiğin dîne kalblerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda bir ağırlık var işitmiyoruz sizi bizden bir perde ayırıyor sen bildiğin gibi hareket it biz de bildiğimiz gibi hareket idelim" diyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ve dediler ki: Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır. Onun için sen (istediğini) yap, biz de yapmaktayız!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

2,3,4,5. Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız" derler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O hâlde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız.”[476]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar: "Ey Muhammed! Senin bizi davet ettiğin şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda anlaşmamıza engel bir de perde vardır. Sen istediğini yap, çünkü biz yapıyoruz" dediler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve şöyle demektedirler: kalblerimiz senin bizi çağırdığın şeyden örtüler içinde, kulaklarımızda da bir ağırlık var, ve seninle bizim aramızdan bir gerki çekilmiştir, haydi yap yapacağını, çünkü biz yapıyoruz
E

Emrah Demiryent Meali

(Müşrikler) dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimizde bir örtü/kılıf, kulaklarımızda (işitmemize mani olan) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda (anlaşmamızı engelleyen kalın) bir perde bulunmaktadır. Artık sen (bize ve söylediklerimize karşı elinden geleni) yap! Biz de (sana ve söylediklerine karşı) kesinlikle (elimizden geleni) yapacağız”
E

Erhan Aktaş Meali

“Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı, kalplerimiz örtülü, kulaklarımızda bir ağırlık ve bizimle senin aranda bir perde vardır. Artık sen, bildiğini yap, biz de bildiğimizi yapacağız.” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyittiler “göñüllerümüz örtüler içindedür andan kim oķırsız bizi andın yaña daħı ķulaķlarumuz içinde aġırlıķdur. daħı bizüm aramuzda daħı senüñ arañda perdedür pes işle bayıķ biz işleyicivüz.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar «Bizi kendisine da'vet edegeldiğin şeyden kalblerimiz örtüler içindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle senin aranda bir perde vardır. O halde sen (dînince) amel (ve hareket) et. Biz de şübhesiz (dinimize göre) amel (ve hareket) ediciyiz» derler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Bizi çağırdığın şeye karşı zihinlerimiz kapalıdır, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda perdeler vardır. Sen istediğini yap, biz de istediğimizi yapıyoruz.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve dediler ki: “Bizi kendisine da'vet ettiğin şeyden (dolayı), kalblerimiz örtüler içindedir (ne yapsan inanmayacağız) ve kulaklarımızda bir ağırlık vardır (ne söylesen dinlemeyeceğiz) ve seninle bizim aramızda bir perde vardır (ne göstersen görmeyeceğiz). Artık(sen yapacağını) yap; muhakkak ki biz (öyle) yapanlarız!”
K

Kadri Çelik Meali

Ve dediler ki: “Bizi kendisine çağırmakta olduğun şeye karşı kalplerimiz bir örtü içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle senin aranda da bir perde vardır. Artık sen (yapabileceğini) yap, biz de gerçekten yapıyoruz.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Dediler ki: “Bizi çağırdığın şeylere karşı kalplerimiz kapalıdır, kulaklarımızda da sağırlık var; bir de seninle bizim aramızda perde bulunmaktadır. Sen yapacağını yap, biz de yapmaktayız!”
M

M. Pickthall (English)

And they say: Our hearts are protected from that unto which thou (O Muhammad) callest us, and in our ears there is a deafness, and between us and thee there is a veil. Act, then. Lo! we also shall be acting.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve tavır ve davranışlarıyla, âdetâ “Ey Müslüman!” diyorlar, “Bizi çağırdığın bu tevhid inancına karşı kalplerimiz kapalı, kulaklarımız sağırdır; dolayısıyla, seninle bizim aramızda aşılmaz bir engel vardır! Öyleyse sen bize öğüt vermeyi bırak da, şu savurduğun tehditleri gerçekleştirmek için yapacağını yap fakat şunu unutma ki, biz de sizi ezip yok etmek için elimizden geleni yapacağız!”
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Bizi çağırdığın şeylerden kalblerimiz korunaklar içindedir; kulaklarımızda ağırlık vardır.
Bizim ve senin aramızda bir örtü (perde) de vardır. Biz, çabalamaktayız; sen de çabala!" dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

(İnkârcılar) şöyle demişlerdi: “Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda da bir (s)ağırlık vardır. [*] Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır. (Sen istediğini) yap; biz de yapanlarız!”
M

Mehmet Türk Meali

Ve (kâfirler): “(Ey Muhammed!) Bizi kendisine davet ettiğin şeye karşı bizim kalplerimiz kapalı,¹ kulaklarımız sağırdır.² Bizimle senin aranda da bir perde vardır. Artık sen (ne yapacaksan) yap! Biz de (yapacağımızı) kesinlikle yapacağız” dediler.³
M

Mehmet Çakır Meali

Diyorlar ki: " senin davetine karşı bizim içimizde bir isteksizlik, kulaklarımızda bir ağırlık var, sanki aramızda dağlar var: hasılı sen bildiğini oku, biz de bildiğimizi yapalım. "
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenler dediler ki: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimizde örtüler vardır. Kulaklarımızda bir ağırlık, üstelik seninle aramızda koyu bir perde vardır. O halde sen istediğini yapabilirsin! Biz de kendi istediğimizi yapacağız. Sana karşı bütün gücümüzle mücadele edeceğiz."
M

Muhammed Esed Meali

ve “[Ey Muhammed!]” derler, “Kalplerimiz bizi çağırdığın her şeye kapalıdır, kulaklarımız sağırdır ve bizimle senin aranda bir engel vardır. ⁴ Öyleyse, sen [ne istersen] yap, unutma ki biz de [her zaman yaptığımızı] yine yapacağız!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Ve senin bizi çağırdığın şeye karşı bilgi ve idrakimiz kapalıdır, kulaklarımızda ise bir ağırlık var/seni dinleyecek halimiz yok. Çünkü seninle bizim aramızda da bir engel var. Öyleyse sen işine bak, biz de işimize bakalım, diyorlar. 4/155, 40/35
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bir de dönüp derler ki: “Kalplerimiz bizi çağırdığın şeye kapalıdır, kulaklarımızda manevi bir kurşun[⁴²³⁴] vardır; dahası seninle bizim aramızda aşılmaz bir engel vardır: Şu halde sen (elinden geleni) yap, unutma ki biz de (elimizden geleni) yapacağız!
O

Orhan Kuntman Meali

"Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır, kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. (Ayrıca) seninle bizim aramızda, bir perde de bulunmaktadır. Sen istediğini yap. (Kendi dinine göre amel et) Biz de, dilediğimizi yapacağız.” (Putlara tapmakta devam edeceğiz) dediler.
O

Osman Fırat Meali

Ve dediler ki: “Kalplerimiz bizi çağırdığına (Kur’ân’a) karşı perdeylidir ve kulaklarımızda da (işitmeye) karşı bir ağırlık var; seninle bizim aramızda da bir perde vardır. Sen dilediğini yap; elbette biz de yapacağımızı yaparız.”
S

Sardorxon Jahongir

Kofirlar: “Qalblarimiz sen bizlarni unga da’vat qilayotgan narsadan to‘‎silgan, quloqlarimizda esa og‘‎irlik bordir va sen bilan bizlarning o‘‎rtamizda bir parda bordir. Bas, sen ishingni qilaver, biz ham o‘‎z ishimizni qiluvchimiz”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Bizüm yüreklerümüz ḳaplar içindedür, siz bizi da‘vet itdügüñüz nesneden ve ḳulaḳlarımuzda ṣaġırlıḳ vardur ve bizümle sizüñ arañuzda per‐deler vardur. Sen ‘amel eyle, biz daḫı ‘amel eyler‐biz, didiler.
S

Suat Yıldırım Meali

Ve derler ki: “Senin bizi dâvet ettiğin inançlara karşı kalplerimiz kapalıdır, örtüler içindedir; kulaklarımızda da ağırlık bulunmaktadır. Hem aramızda bir perde çekilmiştir. Artık bu durumda yapacağın bir şey varsa yap, biz de bildiğimiz gibi yapmaya devam edeceğiz! ”
S

Süleyman Ateş Meali

Dediler ki: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kılıflar içinde, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir perde var. Sen (istediğini) yap, biz de (istediğimizi) yapıyoruz."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Müşrikler: "Kalblerimiz bizi ona da'vet iylediğin şeyden perdelidir. Kulaklarımızda ağırlık ve seninle bizim aramızda hicâb vardır. Sen kendi işinde ol, biz de kendi işimizde olalım" didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Şunu söylerler: “Senin çağrına gönlümüz kapalı, kulaklarımız tıkalıdır; aramızda da perde var. Bizim işimiz yolunda; sen kendi işine bak.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler ki: "Bizi çağırdığın o şeye karşı kalplerimiz kılıflar içinde; kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde var. O halde, sen işini yap, muhakkak biz de işimizi yapacağız."
Y

Yusuf Ali (English)

They say: "Our hearts are(4465) under veils, (concealed) from that to which thou dost invite us, and in our ears in a deafness, and between us and thee is a screen: so do(4466) thou (what thou wilt); for us, we shall do (what we will!)"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve dediler ki: «Kendisine bizi davet ettiğin şeyden bizim kalplerimiz örtüler içindedir. Ve bizim kulaklarımızda bir ağırlık vardır. Ve bizim aramızdan ve senin arandan bir perde vardır. Artık sen (kendi dinine göre) amel et. Şüphe yok ki, biz de (kendi dinimize göre) amel edicileriz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Dediler ki: “Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtülü, kulaklarımızda ağırlık, seninle bizim aramızda da perde var. Artık ne yapacaksan yap; biz de yapacağız.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (inkâra şartlanmış olanlar) dediler ki: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz (akıl merkezi olan beyinlerimiz) kılıflar içinde, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda (manevi) bir perde var. Sen (bildiğini) yap, biz de (bildiğimizi) yaparız." *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar “Kalplerimiz senin davetine karşı engellerle dolu, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir perde var. Sen yapacağını yap, bizde yapacağımızı yapacağız” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar «— Bizi dâvet ettiğin tevhide karşı kalplerimiz örtülüdür. Kulaklarımızda da ağırlık ve sağırlık vardır. Senin ve bizim aramızda bir perde vardır. Artık kendi işine bak, biz de kendi işimize bakalım [⁵]» dediler.
İ

İsmail Yakıt

Şöyle dediler: “Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır [ekinne], kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir perde vardır.² Sen (istediğini) yap, biz de yapıyoruz.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar derler: "Bizim gönlümüz senin bizi çağırdığına karşı kapalıdır. Kulaklarımız da tıkalıdır. Seninle bizim aramızda bir duvar vardır. Böyle olunca sen kendi işine bak, biz de artık kendi işimize bakalım."
Ş

Şaban Piriş Meali

-Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimizde örtüler, kulaklarımızda ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda da bir perde vardır. Sen çalış, biz de çalışacağız, dediler.

Fussilet Suresi 5. Ayet Meali ve Tefsiri

Fussilet Suresi 5. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fussilet Suresi 5. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fussilet Suresi 5. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fussilet Suresi 5. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim