Sureye Dön

Fussilet Suresi Suresi, 28. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İşte bu ateş, Allah düşmanlarının cezasıdır, onlara, ebedilik var orada; bu da delillerimizi bilebile inkar etmelerinin karşılığı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İşte bu Allah düşmanlarının cezası ateştir, onlar ebedi olarak kalacaklardır orada. Bu da ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinden dolayıdır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte bu, Allah’ın düşmanları (olan inkârcı ve münafıkların ve İslam’la savaşanların) cezası olan ateştir (ki oraya atılacaklardır). Bizim ayetlerimizi inkâr etmelerine karşılık bir ceza olarak, orada onlar için sonsuz kalacakları azap diyarı (cehennem zindanı) vardır.
A

Ahmet Tekin Meali

İşte, Allah düşmanlarının cezası ateştir, Cehennemdir. Onlara, orada ebedî yurt olarak Cehennem vardır. Âyetlerimizi bile bile inkâra devam etmeleri sebebiyle bu cezayı hak ettiler.
A

Ahmet Varol Meali

İşte bu, Allah'ın düşmanlarına olan cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmelerine karşılık onlara orada sonsuza kadar kalacakları yurt vardır.
A

Ali Bulaç Meali

Bu, Allah'ın düşmanlarının cezası olan ateştir. Bizim ayetlerimizi inkar etmeleri dolayısıyla bir ceza olarak, orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte bu, Allah düşmanlarının cezasıdır, ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak onlara, orada ebedîlik yurdu vardır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Çünkü Allah düşmanlarının cezası, ateştir. Onlar için onda ebedî bir yurt vardır. Onlar ayetlerimizi bile bile inkâr ettikleri için bu, onlara ceza olarak verilecektir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İşte, Allah düşmanlarının cezası budur. Âyetlerimizi inkâr etmiş olmalarının cezası olarak, onlar süreli olarak ateşte kalacaklardır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte bu, Allahın düşmanlarına ceza olan ateştir, bizim âyetlerimize inanmamış olmaları yüzünden ceza olarak onlar için orda sonsuzluk yurdu vardır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Budur Allahın düşmənlərinin cəzası – Cəhənnəm (cəhənnəm odu)! Ayələrimizi inkar etmələrinin cəzası olaraq onların əbədi məskəni oradadır!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak, onlar için orada ebedî kalacakları cehennem yurdu vardır.
C

Cemil Said (1924)

Allâh’ın düşmanlarının cezâsı ateşdir. Âyâtımızı inkâr itdikleri içün ilelebed orada kalacaklar.
D

Diyanet Vakfı Meali

İşte bu, Allah düşmanlarının cezası, ateştir. Âyetlerimizi inkâr etmelerinden dolayı, orada onlara ceza olarak ebedî kalacakları yurt (cehennem) vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İşte böyle; Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmeleri karşılığı orası onların temelli kalacakları yerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi inkâr etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedîlik yurdu vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İşte Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak, onlar için orada ebedî olarak kalacakları cehennem yurdu vardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O işte cezâsı Allah düşmanlarının, o ateş, onlara ondadır ancak ebediyyet evi, âyetlerimize yaptıkları cehudluğun cezası
E

Emrah Demiryent Meali

İşte bu ateş, (âyetlerimizi inkâr etmek sûretiyle) Allah’a, düşman olanların cezasıdır. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerine karşılık olarak, onlara orada (ahirette), ebedî kalacakları bir yurt vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

İşte böyle! Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bilerek reddetmeleri nedeniyle ceza olarak, onlar için orada ebedilik yurdu vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

şol, cezāsıdur Tañrı düşmānlarınuñ od anlaruñdur anuñ içinde ebed ķalmaķ sarāyı cezā virmek aña kim oldılar āyetlerümüze inkār eylerler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bu, Allahın, düşmanlarına olan cezasıdır ki, ateşdir. Bizim âyetlerimizi bilerek inkâr etdiklerinin cezası olarak orada (cehennemde) onlara ebedîlik yurdu vardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İşte Allah’ın düşmanlarının karşılığı bu ateştir. Ayetlerimizi tanımamalarının cezası olarak onlar için orası sürekli kalınacak yurttur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte bu, Allah'ın düşmanlarının cezâsı ki, ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmekte olmalarının cezâsı olarak orada onlara ebedîlik yurdu (olan Cehennem) vardır!
K

Kadri Çelik Meali

Bu, Allah'ın düşmanlarının cezası olan ateştir. Bizim ayetlerimizi inkâr etmeleri dolayısıyla bir ceza olarak, orada onlar için temelli kalma yurdu vardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İşte Allah düşmanlarının cezası: Ateş! Âyetlerimizi inatla inkâr etmelerinin cezası olarak orası onların sonsuza kadar kalacakları yer olacaktır.
M

M. Pickthall (English)

That is the reward of Allah's enemies: the Fire. Therein is their immortal home; payment forasmuch as they denied Our revelations.
M

Mahmut Kısa Meali

İşte, Allah düşmanlarının cezası budur: Ateş! Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin en âdil karşılığı olarak, onları orada sonsuz acı ve ıstıraplarla dolu bir yurt beklemektedir!
M

Mahmut Özdemir Meali

İşte Ateş, Allah’ın düşmanlarının cezasıdır.
Âyetlerimizi bile bile inkâr ediyor oldukları şeyler sebebiyle onlar için bir ceza olmak üzere orada Huld’ün (Sürekli Kalıcılık’ın) yurdu vardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

İşte o Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinin karşılığı olarak orada onlara [ebedî] kalacakları yurt (cehennem) vardır.
M

Mehmet Türk Meali

O Allah’ın düşmanlarının cezâsı da cehennemdir. Onlar, Bizim âyetlerimizi inkâr etmelerinin cezâsı olarak, orada sürekli kalacaklardır.
M

Mehmet Çakır Meali

Evet, Allah düşmanlarının görüp göreceği, ilelebed kalacakları ateştir, sözlerimizi inkar etmelerine misilleme olarak.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’a, Allah’ın yasalarına düşman olanların cezası ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinin cezası olarak ahiret hayatında cehennem ebedi bir yurt olacaktır.
M

Muhammed Esed Meali

O Allah düşmanlarının cezası, [öteki dünyadaki] ateş olacaktır: Onlar, mesajlarımızı bilerek reddetmelerinin karşılığı olarak içinde sonsuza kadar kalacakları bir yere mahkum olacaklardır. ²⁸
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte böyle Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir! Ayetlerimize bile bile inanmak istemedikleri için cehennem onlar için kalacakları yurt olacaktır. 29/49
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte budur Allah düşmanlarının cezası: ateş. Tarifsiz bir ceza olarak onların sürekli kalacakları yer, âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerine karşılık olmak üzere orası olacaktır.
O

Orhan Kuntman Meali

Ki bu ceza; Allah’ın, düşmanlarına karşı takdir ettiği bir cezadır, ateştir. Onlar ayetlerimizi, bilerek inkâr ettikleri için, onlara ahirette -sonsuza dek kalacakları- bir yurt cehennem ateşi vardır.
O

Osman Fırat Meali

İşte bu, Allah düşmanlarına verilen cezadır. O ateş onlar içindir; orası onlar için ebedî kalma yeridir, çünkü onlar ayetlerimize karşı mücadele ettiler.
S

Sardorxon Jahongir

Bu azob Alloh dushmanlarining jazosi bo‘‎lgan do‘‎zaxdir. Oyatlarimizni inkor qilganlarining jazosi sifatida ularga u yerda mangulik diyori bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol cezāsıdur Tañrı düşmanlarınuñ, cehennem odı. Anlar anuñ içinde ebedīḳalurlar. Bizüm āyetlerümüze inkār itmegüñ cezāsı uludur.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte Allah düşmanlarının cezası da: O ateş! Âyetlerimizi bile bile red ve inkâr ettiklerinden ötürü onlara orada ebedî kalmak vardır.
S

Süleyman Ateş Meali

O Allah düşmanlarının cezası: Ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak onlara, orada sürekli kalma yurdu vardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

İşte Allâh'ın düşmanlarının cezâsı cehennemdir ki orada, âyetlerimizi 'inâden inkâr iylediklerinin cezâsı olarak onlara dâimî bir mesken vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bu, onların dünyadaki cezalarıdır[*]. Allah’a karşı düşmanlık edenlerin asıl cezası Cehennem ateşidir; içinde sürekli kalacak yurtları olacaktır. O ceza, ayetlerimiz karşısında bile bile yalana sarılmalarına karşılıktır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İşte bu, Allah düşmanlarının cezası olan ateştir. Ayetlerimize karşı çıkmalarından ötürü, orada kendileri için uzun süreli kalış yeri vardır.
Y

Yusuf Ali (English)

Such is the requital of the enemies of Allah,- the Fire: therein will be for them the Eternal Home: a (fit) requital, for that they were wont to reject Our Sings.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Bu, Allah'ın düşmanlarının cezasıdır ki, ateştir. Onlar için orada Bizim âyetlerimizi inkâr eder olmalarının bir cezası olarak bir ebedî ikametgâh vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İşte Allah düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerine karşılık, orası onların ebediyen kalacakları yurtlarıdır.
İ

İhsan Aktaş Meali

İşte bu, (zatım olan) Allah’ın (hak dininin) düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinden (ve insanları Kur’an’ı dinlemekten alıkoymalarından) dolayı, orada onlara ceza olarak (Allah’ın dilediği vakte kadar) içinde kalacakları yurt/cehennem vardır. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bu, Allah’ın düşmanlarının cezasıdır. Ayetlerimizi inkâr etmelerinden dolayı ateş, ceza olarak onların sürekli kalacakları mekândır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İşte bu, Allah/ın düşmanlarına olan cezasıdır. Yani ateştir. Bu da âyetlerimizi inatlarından inkârlarının cezası olarak onların orada ikametgâhları devamlı olacak.
İ

İsmail Yakıt

İşte böyle. Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile/inadına inkâr etmelerinden ötürü ceza olarak içinde sürekli kalınacak yurt vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte Allah’a karşı düşmanlık edenlerin cezası budur, ateştir. Bizim belgelerimize karşı direnmelerinin cezası olarak orada onlara sonsuz bir yurt vardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah'ın düşmanlarının cezası işte bu ateştir. Orası, ayetlerimizi bile bile inkar etmiş olmaları sebebiyle, onlar için ebedi kalınacak bir yurttur.

Fussilet Suresi 28. Ayet Meali ve Tefsiri

Fussilet Suresi 28. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fussilet Suresi 28. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fussilet Suresi 28. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fussilet Suresi 28. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim