Sureye Dön

Furkân Suresi Suresi, 9. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bak da gör, senin için ne çeşit örnekler getirdi onlar da saptılar doğru yoldan ve artık gerçeğe varmak için hiçbir yol bulamaz onlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ey Rasûl! Seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar, bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar ve bir daha da doğru yolu bulamayacaklar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim!) Hele bir bak; Senin için nasıl (bahaneler üretip geçersiz) örnekler getirdiler de böylece (Hakk’tan) sapıtıp gittiler. Artık onlar bir daha (hidayet ve Hakk) yolu bulamayacak haldedirler.
A

Ahmet Tekin Meali

Yâ Muhammed, seninle ilgili yaptıkları benzetmelere ibret nazarıyla bak. Bu yüzden onlar hak yoldan uzaklaşarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiler. Senin peygamberliğine dil uzatacak, eksik gedik bir tarafını da bulamıyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Bak senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Onlar artık hiçbir yol bulamazlar.
A

Ali Bulaç Meali

Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol bulamazlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm) bak, senin hakkında ne temsiller yaptılar da haktan saptılar; artık hiç bir yol bulamazlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte bak! Senin için nasıl benzetmeler yaptılar, sapıttılar, çıkış yolunu da bulamıyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ey Peygamber! Bak, nasıl böyle örnekler verip sapıttılar. Artık onlar hiçbir çıkış yolu bulamazlar.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bak senin hakkına neler diyorlar? Sapıtmışlardır, artık bir yol bulamazlar !
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Bir gör sənin barəndə necə məsəllər çəkdilər! (Səni divanəyə bənzətdilər, peyğəmbərliyinin həqiqi olduduğunu təsdiq etmək üçün göydən mələk endirilməsini tələb etdilər!) Artıq (doğru yoldan) azdılar və bir daha (haqqa) yol tapa bilməzlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar, (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar!
C

Cemil Said (1924)

Bak senin hakkında neler söylüyorlar, dalâlete sapmışlar hidâyete yol bulamazlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) Senin hakkında bak ne biçim temsiller getirdiler! Artık onlar sapmışlardır ve (hidayete) hiçbir yol da bulamazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bak senin hakkında ne kıyaslar, ne temsiller - yaptılar da çıkmaza saptılar, artık hiç bir yol bulamazlar
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm! O kâfirlerin) senin için ne türlü benzetmeler yaptıklarına (sana yakıştırdıkları kötü sıfatlara) bir bak. (Senin hakkında; “o bir sihirbazdır, kâhindir ya da mecnundur diyorlar.) Onlar (senin hakkında söyledikleri bu hadsiz sözler ile daha da) sapıttılar. Artık onlar (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe, doğru) yolu bulamazlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Senin için nasıl örnekler verdiklerine bir bak. Böylece saptılar, artık bir çıkış yolu bulamazlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

baķ nite urdılar senüñ içün meŝeller pes azdılar pes güçleri yitmez yola.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bak, senin için ne misâller (kıyaslar) getirip sapdılar. Artık onlar (hidâyete) hiçbir yol bulamazlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Senin için nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak! Artık bir yol bulmaya da güçleri yetmez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Bak, senin hakkında nasıl misâller getirdiler de dalâlete düştüler; artık (onlar, hidâyete) hiçbir yol bulamazlar.
K

Kadri Çelik Meali

Bir bakıver; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol da bulamazlar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gör işte, senin hakkında ne tür yakıştırmalarda bulundular! Bu şekilde yoldan çıkmış bulunuyorlar, artık bir daha da doğru yolu bulamayacaklar.
M

M. Pickthall (English)

See how they coin similitudes for thee, so that they are all astray and cannot find a road!
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Muhammed! Bak; zâlimler, gerçeği çarpıtmak için senin hakkında kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazan zeki bir düzenbaz, bazan deli, bazan da şâir diyerek nasıl saçma ve anlamsız örnekler getirdiler de doğru yoldan iyice saptılar; bu gidişle, bir daha da doğru yola gelemezler!
Demek inkârcılar, mûcizevî bir bahçen olmadığı için sana iman etmiyorlar, öyle mi?
M

Mahmut Özdemir Meali

Bir bak, nasıl sana Misâller verdiler? Derken sapıttılar.
Artık bir yol bulamazlar. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Senin için bak ne biçim örnekler verdiler! Onlar zaten sapmışlardı ve (artık) gerçeğe giden yolu da bulamazlar.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Bak seni, nelerle mukayese ederek nasıl da sapkınlığa düştüler, artık onlar, hak yolu asla bulamazlar.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Bak senin için neler söylüyorlar. Halbuki asıl yolunu şaşırıp da bir türlü çıkış bulamayan kendileri.
M

Mehmet Çoban Meali

Bak! Senin için nasıl örnekler veriyorlar. İnkârlarını kabul ettirmek için nasıl muhakemeler kuruyorlar. Onlar kurdukları bu muhakemelerle, verdikleri bu örneklerle, gerçeğe giden yolun önünü tıkıyorlar. İnsanları gerçeklerden saptırıyorlar. Onlar böyle davrandıkları müddetçe gerçekleri göremez, hak yolu bulamazlar.
M

Muhammed Esed Meali

[Ey Rasûl,] seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar, bir daha da [doğru] yolu bulamayacaklar!
M

Mustafa Çavdar Meali

Hele bir bak şunlara sana neler yakıştırıyorlar ve öyle bir sapıtıyorlar ki artık doğru yolu bulmalarına imkân yok. 7/101, 10/74, 12/103, 13/1
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Şunların, seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamıyorlar.[³⁰⁹¹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Bak, sana nasıl iftira ediyorlar. (En aşağı derecede bir akıl ve anlayış sahibi olan herkes, onların söylediklerinin yalan olduğunu elbette bilir. Onlar haktan sapmış kimselerdir.) Artık onlar (hidayet için) hiçbir yol bulamazlar!.
O

Osman Fırat Meali

Bak, senin için nasıl misaller getirdiler ve sapıttılar; ardından da yola gelecek güçleri kalmadı.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, sizga qanday misollar keltirishganiga nazar soling. Bas, ular haq yo‘‎ldan ozdilar. Endi, to‘‎g‘‎ri yo‘‎l topishga kuchlari yetmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Gör ki saña nice meẟeller urdılar. Pes doġru yoldan azışdılar. Pes hidāyeteirişmege yol bulmazlar.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte bak senin hakkında nasıl tutarsız misaller getiriyorlar. Doğrusu onlar saptılar, artık asla yol bulamazlar! .
S

Süleyman Ateş Meali

Bak, senin için nasıl benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Müşriklerin senin içün nasıl meseller darb iylediklerine ve dalâlete düşdüklerine nazar it. Onlar hidâyet yolunı bulamazlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Baksana senin için ne kurgular kuruyorlar da sapıtıyorlar. Bir çıkış yolu da bulamıyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bak da gör! Nasıl da örnekler sunuyorlar sana. Sapıttılar, artık bir daha yol bulamazlar.
Y

Yusuf Ali (English)

See what kinds of comparisons they make for thee! But they have gone astray, and never a way will they be able to find!(3063)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Bak senin için nasıl misaller irâd ettiler, dalâlete düştüler, hiçbir yol bulmaya da muktedir olamazlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Seni benzettikleri şeye bak! Onlar öyle bir saptılar ki, bir daha da yollarını bulamıyorlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) Bir bak! Onlar senin hakkında nasıl misaller getirdiler (sana ne kötü şeyler yakıştırdılar) de doğru yoldan saptılar. Artık onlar, (iftiraları, yalanları, inkârları ve inatları yüzünden doğru) yolu bulamazlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bak şimdi, sana neleri misal getiriyorlar, onlar doğru olandan tamamen sapmışlar ve asla doğru olana ulaşmaya da güçleri yetmez.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Baksana, sana nasıl misaller getirdiler [⁴] de sapıttılar. Artık yolu da bulamıyorlar [⁵].
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Bak! Sana nasıl örnekler getiriyorlar? Artık onlar sapıtmışlardır. Doğru yolu da bulamazlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bak, senin için ne örnekler gösterdiler de sapıtıverdiler. Artık doğru yolu bulmak onların elinden gelmez.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bak, sana nasıl örnekler veriyorlar, sapıttılar da yolu bulamıyorlar.

Furkân Suresi 9. Ayet Meali ve Tefsiri

Furkân Suresi 9. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 9. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 9. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 9. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim