Onlara, secde edin rahmana dendi mi, rahman da nedir ki derler, bize emrettiğine mi secde edeceğiz? Ve bu, ancak uzaklaşmalarını arttırır.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Hal böyleyken onlara: “Rahman önünde secdeye varın” denildiğinde, “Rahman da kimmiş? Bize emrettiğin şeye secde mi ederiz?” derler. Secde emri, onların imandan ürküp uzaklaşmalarını artırdı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Cahil ve gafil takımına) Onlara: “Rahman (olan Allah)a secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz Senin bize emrettiğine (âlemlerin Rabbine) mi secde edecekmişiz?” derler ve (bu davetin) onların (sadece) nefretini arttırıverir.
A
Ahmet Tekin Meali
Onlara:
“Rahmet sahibi Rahman'a secde ederek kulluğunuzu gösterin.” denildiği zaman:
“Rahman da ne? Şimdi, biz tanımadığımız, senin buyurduğun şeye kulluk için mi secdeye varalım yani?” derler. Bu davet onların nefretlerini artırır.
A
Ahmet Varol Meali
Onlara: "Rahman'a secde edin" dendiğinde: "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz?" derler. (Bu) onların nefretlerini artırır.
A
Ali Bulaç Meali
Onlara: 'Rahmana secde edin' denildiği zaman, 'Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?' derler ve (bu,) onların nefretini arttırır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kâfirlere: “- Rahmân'a secde edin.” denildiği zaman, derler ki: “- Rahman ne imiş, bize emrettiğin şeye secde mi ederiz?” (*) Rahmân'a secde emri de, büsbütün imandan uzaklaşmalarını artırdı.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlara: “Rahman olan Allah’a secde edin!” denildiği zaman: “Rahman da nedir? Bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler. Ve bu emir, onların nefretini arttırır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlara, “Rahmân'a secde ediniz!” denildiğinde, “Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?” derler ve bu emir onların nefretini arttırır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar için: «Secde edin, esirgeyen Tanrıya!» denildiğinde; «Esirgeyen Tanrı kimdir, buyurduğun bir şeye secde mi ederiz biz?» demektedirler; bu onların ürkmesini artırır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlara (müşriklərə): “Rəhmana (rəhmli olan Allaha) səcdə edin!” – deyildiyi zaman, onlar: “Rəhman nədir? Bizə əmr etdiyin şeyə səcdəmi edəcəyik?” – deyə cavab verərlər. Bu (səcdə əmri) onların (imana olan) nifrətini daha da artırar.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.
Onlara: Rahmân'a secde edin! denildiği zaman: «Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç!» derler ve bu emir onların nefretini arttırır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlara: "Rahman'a secdeye varın" dendiği zaman "Rahman da nedir? Emrettiğine mi secdeye varacağız?" derler. Bu, onların nefretini artırır.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlara, “Rahmân’a secdeye kapanın denildiğinde “Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlara "Rahmân'a secde edin" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini artırır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Maamafih «Rahmâna secde edin» denildiği vkıt onlara «Rahmân ne imiş? Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?» dediler ve daha ziyade vahşetlerini artırdı
E
Emrah Demiryent Meali
Onlara (müşriklere), “Rahmân’a secde edin!” denildiği zaman, “Rahmân da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?” derler ve (bu emir) onların (hakka karşı) nefretini (daha da) arttırır.
E
Erhan Aktaş Meali
Ve onlara, “Rahman'a secde edin.” dendiği zaman, “Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?” dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.
Onlara: «Rahmana secde edin» denildiği zaman «Rahman da neymiş? Senin bize emr edegeldiğine mi secde edeceğiz?» dediler ve (bu secde emri) onların (büsbütün îmandan) ürküb uzaklaşmalarını artırdı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlara: "Rahmân’a secde edin." denildiğinde: "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" dediler ve bu onların kaçışlarını artırdı.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Onlara: “Rahmân'a secde edin!” denildiği zaman: “Rahmân da neymiş? Bize emrediyor olduğun şeye (sen dedin diye) secde mi edeceğiz?” dediler ve (bu da'vet) onların nefretini artırdı.(2)
K
Kadri Çelik Meali
Onlara: “Rahman'a secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?” derler ve (bu,) onların nefretini arttırıverir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlara, “Rahmân’a secde edin” denildiğinde, “Rahmân da neymiş! Biz, senin istediğin şeye secde eder miyiz?” derler ve bu istek onları haktan daha da uzaklaştırır.
M
M. Pickthall (English)
And when it is said unto them: Adore the Beneficent! they say: And what is the Beneficent? Are we to adore whatever thou (Muhammad) biddest us? And it increaseth aversion in them.
M
Mahmut Kısa Meali
Ne var ki, onlara “Sonsuz şefkat ve merhamet sahibine, O Rahmânolan Allah’a yürekten boyun eğin ve yalnızca O’na secde edin!” denildiği zaman, “Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğin şeye hiç secde eder miyiz?” derler ve bu davranışları, hak dinden iyice uzaklaşmalarına sebep olur. Hem de, Rahmanın mûcizelerini her an her yerde gördükleri hâlde:
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlara:
-"Rahmân’a secde edin!" denildiği zaman: -"Rahmân da nedir?
Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz?" dediler. * (S E C D E ) *
Onlara nefret (ürkerek kaçış) artırdı. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlara “Rahmân’a secde edin!” dendiği zaman, “Rahmân da neymiş! [*] Bize emrettiğine boyun mu eğecekmişiz!” demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin!” denilince; “Rahman da neymiş! Sen bize emrediyorsun diye, secde mi edeceğiz yani?” derler ve bu emir onların (sadece) nefretini arttırır.
M
Mehmet Çakır Meali
Onlara: " Bu Sevgi'ye saygı gösterin " denince: " Sevgi de ne imiş? senin emrettiklerine saygı falan göstermeyiz " derler, hattâ bu, onları daha da kızdırırdı.
M
Mehmet Çoban Meali
Ne zaman ki onlara Rahmân’ı yüceltin denildi: "Rahmân nedir? Bize emrettiğin şeyi hiç yüceltir miyiz?" derler. Yüceltin sözü onların nefretini artırır.
M
Muhammed Esed Meali
Hal böyleyken, onlara “Rahmân önünde secdeye varın” denildiğinde, “Rahmân da neymiş [ya da kimmiş?] Şimdi biz senin buyurduğun şeyin önünde mi secdeye varalım yani?” derler; ve böylece [senin çağrın] onların nefretini artırır.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlara: – Rahman’a secde edin, denildiğinde, onlar da “Rahman da neymiş” derler. “Sen neyi emredersen biz ona mı secde edeceğiz?” Derler. Bu onların sadece nefretini artırıyor. 68/42-43, 17/41...46-82, 35/42, 71/5- 6
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Bir de kendilerine “Yalnızca Rahmân olana secde edin!” denildiğinde, “Rahmân da neymiş?[³¹⁴⁹] Ne yani, şimdi sen bize neyi emredersen ona boyun mu eğeceğiz?” derler; üstelik bu onların kaçışını daha da artırır.
O
Orhan Kuntman Meali
(Nitekim) Onlara: "Rahman'a secde edin" denildiği zaman; "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler. Ve bu teklif, onların nefretini artırır.
O
Osman Fırat Meali
Onlara, Rahmana secde edin denildiği zaman, dediler ki: "Rahman nedir? Bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" Ve (bu davet) onların nefretlerini artırdı.
S
Sardorxon Jahongir
Agar mushriklarga: “Rahmonga sajda qilinglar!” – deyilsa, ular: “Rahmon u nima? Sen buyurgan narsaga sajda qilaveramizmi?” – deydilar. Bu so‘z ularni yanada iymondan yiroqlashtiradi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan eyidilse anlara ki secde eyleñüz Raḥmāna, eydürler ki: KimdürRaḥmān, secde mi ider‐biz sen bize buyurduġuñ nesneye? Daḫı ol söz anlaruñküfrin arturdı.
S
Suat Yıldırım Meali
O müşriklere “Rahman'a secde edin! ” denildiğinde: “Rahman da ne imiş! Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz? ” dediler ve bu dâvet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı. [26, 23] {KM, Vahiy 3, 12; Resullerin işleri 17, 23}
S
Süleyman Ateş Meali
Onlara: "Rahman'a secde edin!" dendiği zaman: "Rahman nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler. Ve (bu söz), onların nefretini artırır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
O müşriklere "Rahmân'a secde idin" denildikde "Rahmân kimdir? Bize emr iylediğin şeye secde mi ideriz?" dirler. Bu emir onların nefretlerini artırdı.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlara: “Rahman’a secde edin” dense “Rahman da kim? Sen istedin diye secde mi ederiz?” derler. Bu söz onların sadece nefretini artırır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onlara, "Rahman'a secde edin!" dendiğinde şöyle derler: "Rahman da neymiş? Senin emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" Ve bu söz onların nefretini artırdı.
Y
Yusuf Ali (English)
When it is said to them, "Adore ye ((Allah)) Most Gracious!", they say, "And what is ((Allah)) Most Gracious? Shall we adore that which thou commandest us?" And it increases their flight (from the Truth).(3120)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve onlara «Rahman'a secde ediniz,» denildiği zaman, dediler ki: «Rahmân nedir? Bize emrettiğine biz secde eder miyiz?» Ve (bu emir) Onların daha ziyâde nefretlerini artırdı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlara “Rahmân'a secde edin” dendiğinde bu onların nefretlerini arttırır ve “Rahmân da neymiş? Senin emrettiğin şeye mi secde edecekmişiz?” derler.(10)
İ
İhsan Aktaş Meali
Bir de kendilerine "Yalnızca Rahman (rahmeti sınırsız) olana secde edin!" denildiğinde, "Rahman da neymiş? Ne yani, şimdi sen bize neyi emredersen ona boyun mu eğeceğiz?" derler ve böylece (senin çağrın) onların nefretini artırır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
İnsanlara Rahmana secde edin denildiği zaman, nefretleri artarak, “Rahman da nedir? Emrettiğin şeye biz secde mi edeceğiz?” derler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Müşriklere esirgeyen Tanrı/ya secde edin denildiği zaman «— Esirgeyen nedir? Bize emrettiğin şeye secde mi edeceğiz» derler. Secde emri onların imandan nefretlerini artırmıştır.
İ
İsmail Yakıt
Hâl böyleyken onlara, Rahmân’a secdeye kapanın denildiğinde, “Rahmân da nedir? Senin emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler. Bu onların nefretlerini daha da artırıyor.²²
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlara: "Esirgeyici’ye secde edin" denilince dediler: " Esirgeyici de kim oluyormuş? Biz senin secde edin dediğine mi secde edeceğiz?" Secde sözü onları büsbütün tiksindirdi.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlara:-Rahman'a secde edin, denildiğinde, bu onların nefretini artırarak:-Rahman da nedir? Senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz? dediler.
Furkân Suresi 60. Ayet Meali ve Tefsiri
Furkân Suresi 60. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 60. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 60. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 60. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?