Gördün mü dileğini mabut yapanı? Sen mi koruyucu olacaksın ona?
A
Abdullah Parlıyan Meali
İstek ve arzularını kendisine ilah edinen kimseyi gördün mü? Yoksa onu kollayıp, koruyan sen mi olacaksın?
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey Nebim ve Hakk elçilerim!) Kendi istek ve tutkularını (nefsi hevâsını) ilah edinen(ler)i gördün mü? Şimdi ona karşı Sen mi vekil olacaksın? (Bırak, herkes hak ettiğine erişecektir.)
A
Ahmet Tekin Meali
Şahsîarzu ve ihtiraslarını kendisine tanrı haline getiren kimseyi görüyor musun? Şimdi sen, Allah'a karşı onun savunmasını mı üstüne alacaksın? Onun üzerinde Allah adına zor mu kullanacaksın?
A
Ahmet Varol Meali
Arzularını kendine ilah edinmiş olanı gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?
A
Ali Bulaç Meali
Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Ey Rasûlüm) gördün mü, o nefis arzusunu ilâh edineni? Artık ona, sen mi vekil olacaksın? (Onu şirkten sen mi koruyacaksın?)
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Heva ve hevesini kendisine ilah edineni görmedin mi? Yoksa onu kollayıp koruyan sen mi olacaksın?
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Nefsinin arzusunu tanrı edineni gördün mü? Sen ona koruyucu olabilir misin?
B
Besim Atalay Meali (1965)
Kendi havasını, Tanrı edinen birisini görmedin mi? İmdi sen buna vekil olur musun?
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum!) Nəfsini özünə tanrı edəni gördünmü? Onun vəkili (zamini) sənmi olacaqsan? (Onu bəd əməllərdən sənmi çəkindirib saxlayacaqsan? O özü haqqı axtarıb tapmalı, ona qail olmalıdır!)
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?
C
Cemil Said (1924)
Ne zan idiyorsın? Kendi heveslerini Allâh ittihâz idenlerin vekîli mi olacaksın?
D
Diyanet Vakfı Meali
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Sen (Resûlüm!) ona koruyucu olabilir misin?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Hevesini kendine tanrı edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Gördünmü o ilâhını hevâsı ittihaz edeni? Artık ona sen mi vekîl olacaksın
E
Emrah Demiryent Meali
(Habibim!) Hevâsını (nefsânî arzularını) ilâh edineni gördün mü? (Nefsânî arzularının peşinden koşmasın, bâtıla tâbi olmasın diye gece/gündüz) onun üstüne sen mi muhafız olacaksın? (Kendini, böylelerinin yaptıklarından sorumlu mu tutacaksın? Îmân etmiyorlar, diye üzülme. Senin vazifen, sadece hakkı tebliğ etmektir.)
E
Erhan Aktaş Meali
Hevasını¹ ilah edinen kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?
E
Eski Anadolu Türkçesi
iy gördüñ mi anı kim duttı Tañrı’sın nefsi dilegin? ay sen olmıśın anuñ üzere śaķlayıcı?
H
Hasan Basri Çantay Meali
Gördün mü o hevâ (ve heves) ini Tanrı edinen kimseyi? Şimdi onun üzerine (Habibim) sen mi bekci olacaksın?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hevasını ilahı edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hevâsını (nefsânî arzularını) kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? O hâlde(vazîfen sâdece tebliğ iken) onun üzerine sen mi vekîl olacaksın?(3)
K
Kadri Çelik Meali
Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bayağı arzularını tanrılaştıran kişiyi gördün mü? Şimdi sen, bu adamı da doğru yola getirmekle yükümlü olabilir misin?
M
M. Pickthall (English)
Hast thou seen him who chooseth for his god his own lust? Wouldst thou then be guardian over him?
M
Mahmut Kısa Meali
Arzu ve tutkularını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Zevklerini, çıkarlarını, ihtirâslarını hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek bunları kendisine tanrı edinen kimsenin ne kadar zavallı, ne kadar aşağılık hale geldiğini görüyorsun, değil mi? Şimdi, onun inkârından sen mi sorumlu olacaksın?
M
Mahmut Özdemir Meali
Gördün mü, kendi hevâsını kendi ilahı edinmiş kimseyi? Sen mi ona vekîl (koruyucu) oluyorsun?
M
Mehmet Okuyan Meali
Arzusunu ilahı edineni gördün mü? [*] Sen ona koruyucu olabilir misin!
M
Mehmet Türk Meali
O ilâhını, keyfine¹ göre tanımlayan adamı gördün mü?² (Ey Muhammed!) Şimdi sen, onun üzerine koruyucu mu olacaksın?
M
Mehmet Çakır Meali
Kendi duygu ve düşüncelerini tabulaştırana bak! Şimdi sen, böyle birine nasıl güvenirsin?
M
Mehmet Çoban Meali
Arzu ve heveslerini kendine ilah edineni gördün mü? Onlar ayetlerimize inanmazlar. Yasalarımıza uymazlar. Kendi yasalarına insanları uymaya çağırırlar. Böylece insanları kendilerine taptırırlar. Sen onları cezamızdan koruyabilir misin?
M
Muhammed Esed Meali
Sen hiç kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran [birin]i düşündün mü? İmdi, böyle birinden de sen mi sorumlu olacaksın?
M
Mustafa Çavdar Meali
Arzu ve heveslerini ilah edinen şu kimseyi görüyorsun değil mi? Şimdi sen böyle birine vekil olabilir misin? 18/32...42, 45/23...45, 6/107, 17/54, 39/41
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Tanrısı olarak hevâi arzularını benimseyen kimsenin durumunu göz önüne getirsene bir![³¹³⁰] Şimdi (söyle); böyle birinin sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?
O
Orhan Kuntman Meali
43. (Ey Muhammed) hevâ ve hevesini ilah edinen, o kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine bekçi sen mi olacaksın? (Sen o kalbi mühürlenmiş kişinin, doğru yola gelmesi için boşuna uğraşıyorsun)
O
Osman Fırat Meali
Kendi arzularını ilah edeni gördün mü? Sen mi onların üzerine vekil olacaksın?
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, ko‘rdingizmi, kim havoyi nafsini iloh qilib olgan bo‘lsa, endi siz uning ustida vakil bo‘larmidingiz?!
S
Satıraltı Meal (1534)
Gördüñ mi ol kimseyi ki hevāsını ma‘būd idindi? Pes sen anı ṣaḳla‐yubilür misin?
S
Suat Yıldırım Meali
Baksana şu kendi heva ve heveslerini tanrı edinen kimseye! Artık sen mi vekil olacaksın ona, işlerini sen mi yürüteceksin? [35, 8; 28, 56; 45, 23]
S
Süleyman Ateş Meali
Arzusunu tanrı edinen kimseyi gördün mü? Onun üstüne sen mi bekçi olacaksın?
S
Süleyman Tevfik (1927)
Hevâsını ma'bûd ittihâz iden kimseyi görmedin mi? Sen, onun üzerine vekîl ve muhâfız mı olmak istersin?
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Kendi arzusunu kendine ilah yapanı gördün mü? Ona karşı Allah’ı mı temsil edeceksin[*]? O’na vekil mi olacaksın?
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İğreti arzusunu ilah edinen kişiyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?
Y
Yusuf Ali (English)
Seest thou such a one as taketh for his god his own passion (or impulse)? Couldst thou be a disposer of affairs for him?(3097)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Gördün mü o hevâsını mabut ittihaz edeni? Artık sen mi onun üzerine bir vekil olacaksın?
Ü
Ümit Şimşek Meali
Heveslerini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Yoksa sen mi ondan sorumlu bir vekil olacaksın?
İ
İhsan Aktaş Meali
(Resulüm!) Sen hiç kendi ihtirâslarını (heva ve heveslerini, kendi egosunu) tanrılaştırmış olanı düşündün mü? O hâlde (vazifen sadece hakkıyla tebliğ iken) onun üzerine sen mi vekil (koruyucu ve sorumlu) olacaksın? *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Kendi arzularını ilah edineni gördün mü? Onun sorumluluğunu sen mi üzerine alacaksın.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Hevesini mâbut edinen kimseyi görüp bildin mi? Onu bundan men edecek bir muhafız olabilir misin?
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Arzu ve heveslerini [hevâ] kendine tanrı edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?¹⁴
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sen dürtüsünü kendine tanrı edinen kimseyi görmedin mi? Yoksa onun koruyucusu sen mi olacaksın?
Ş
Şaban Piriş Meali
Arzularını ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde sen mi koruyucu olacaksın?
Furkân Suresi 43. Ayet Meali ve Tefsiri
Furkân Suresi 43. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 43. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 43. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 43. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?