Andolsun ki onlar, uğramışlardır kötü bir yağmur yağdırılan o şehre, onu olsun görmüyorlar mı? Görüyorlar, fakat onlar, ölümden sonra dirileceklerini ummuyorlar.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Andolsun ki, onlar afet yağmuruna tutulan, üzerlerine taş yağdırılan, Lût toplumunun memleketlerine varmışlardır. Peki orada olup biteni farketmediler mi? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi asla beklemiyorlar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Andolsun onlar, (müşrikler ve münafıklar) üstüne felaket yağmuru yağdırılmış (azgınlıkları yüzünden belalara çarptırılıp yıkılmış) bulunan o belde(lere ve bölgelere seyahatlerinde) uğramışlardır; yine de hâlâ onu görmüyorlar (ve belgesellerini de izleyip ibret almıyorlar) mıydı? Hayır, onlar (aslında) dirilmeyi (ve hesap vermeyi) ummuyorlar (ve istemiyorlar diye böyle davranıyorlar)dı.
A
Ahmet Tekin Meali
Andolsun ki, bu Kur'ân'ı inkâr edenler, belâ ve felâket yağmuruna, taş yağmuruna tutulmuş olan beldeye, Sodom ve Gomore'ye uğramışlardır. Orada olanları görmüyorlar mı? Aksine görüyorlar da, onlar öldükten sonra, ölümden önceki vasıflarla diriltilmeyi ummuyorlar, cezalandırılma endişesi duymuyorlar.
A
Ahmet Varol Meali
Andolsun onlar üzerine felaket yağmuru yağdırılan kasabaya uğramışlardı. Yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır onlar yeniden dirilişi ummuyorlardı.
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun, onlar, üstüne felaket yağmuru yağdırılmış bulunan o ülkeye uğramışlardır; yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilmeyi ummuyorlardı.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Yemin olsun ki, (Kureyş kâfirleri ticaret için Şam'a giderken) fenalık (taş) yağmuruna tutulmuş olan o beldeye (Lut kavminin Sedûm şehrine) defalarca uğradılar; onu görüyor değiller miydi? (düşünüb te ibret almazlar, imana gelmezler mi?) Doğrusu onlar, öldükten sonra dirileceklerini ummazlar.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Andolsun! Onlar, o kötülük yağmuruna maruz kalan o şehirden geçtiler. Yoksa onu göremediler mi? Hayır, onlar dirilmeyi ummayan, (dolayısıyla hiçbir şeyden ibret almayan) bir toplumdurlar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun müşrikler, felâket yağmurunun helâk ettiği o ülkeye uğradılar. Orayı görmediler mi? Doğrusu onlar, öldükten sonra dirileceklerini beklemiyorlardı.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Üzerlerine belâ yağmuru yağmakta olan bir kente geldiler onlar; onu görmezler mi ki? Hayır onlar ummazlardı yeniden dirilmeyi
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Qüreyş müşrikləri ticarət üçün Şama gedərkən) fəlakət yağışı yağmış şəhərə (vaxtilə Lut tayfasının yaşadığı Sədum şəhərinə) gəlib çatmışdılar. Məgər onu (o şəhərin başına nələr gəldiyini) görmədilərmi? Xeyr, onlar öldükdən sonra yenidən dirilməyə inanmırlar. (Özlərindən əvvəlki kafirlərin başlarına gətirdiyimiz müsibətlərdən ibrət almayan Məkkə müşrikləri hələ də qiyamət barəsində şəkk-şübhə içindədirlər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki, (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki, orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.
C
Cemil Said (1924)
Kâfirlerin üzerine müdhîş bir taş yağmurı yağdırdığımız şehrin civârından çok def’a geçdiler. Ânı görmediler mi? Evet gördiler fakat bir gün dirileceklerini zan itmiyorlar
D
Diyanet Vakfı Meali
(Resûlüm!) Andolsun (bu Mekkeli putperestler), belâ ve felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı. Onu görmediler mi? Hayır; tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, senin kavmin, belâ yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
(Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalık yağmuruna tutulmuş olan beldeye uğramışlardır. Peki onu da görmüyorlar mıydı? Hayır! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Celâlim hakkı için o fenalık yağmuruna tutulan karyeye de vardılar, artık onu görüyor değiller miydi? Doğrusu nüşur arzu etmiyorlar, uyanmak istemiyorlardı
E
Emrah Demiryent Meali
Kasem olsun ki, (Mekkeli müşrikler, ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan o beldeye uğramışlardı. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! Onlar (görüyorlardı, fakat ibret almıyorlardı, çünkü o müşrikler) tekrar diriltilmeyi ummuyorlardı.
E
Erhan Aktaş Meali
Ve ant olsun ki onlar, felaket yağmuru yağdırılmış olan beldeye vardılar. Peki, onu da mı görmediler? Aksine onlar, öldükten sonra dirilmeyi beklemiyorlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ geldiler köye kim yaġnıldı yavuzlıķ yaġmurı degül mi-di anlar gördiler anı belki oldılar ümid dutmazlar yā ķorķmazlar girü ķopmaġı.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun ki onlar (Mekkeliler) belâ (ve felâket) yağmuruna tutulan o beldeye uğramışlardır. (Peki) onu da görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar (öldükden sonra tekrar) dirilmeyi ummazlar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Gerçekten onlar, üstüne bela yağmuru yağdırılmış bulunan o şehre uğramışlardır; orayı hiç görmediler mi? Doğrusu onlar dirilmeyi ummuyorlar.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Ey Resûlüm!) And olsun ki (bu müşrikler), belâ yağmuruna (taşa) tutulan o şehreuğradılar. Peki onu (oradaki helâk alâmetlerini) görmüyorlar mıydı? Hayır! (Onlar) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
K
Kadri Çelik Meali
Şüphesiz onlar, üstüne felâket yağmuru yağdırılmış bulunan o kasabaya (Lut'un kasabasına) uğradılar. Peki onu görüyor değiller mi? Hayır, onlar (aslında) dirilmeyi ummaz olmuşlardır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bunlar, felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye gitmişlerdi; peki oraları görmüyorlar mıydı? Hayır hayır! Bunlar öldükten sonra yeniden dirilmek diye bir şeyi beklemiyorlar.
M
M. Pickthall (English)
And indeed they have passed by the township whereon was rained the fatal rain. Can it be that they have not seen it? Nay, but they hope for no resurrection.
M
Mahmut Kısa Meali
Oysa onlar, kendilerinden önce azap yağmuruna tutulan şehirlerinharâbeleri yanından kervanlarla bir çok defalar geçmişlerdi;pekionların ibret verici halini görmüyorlar mıydı? Hayır hayır; aslında onlar, ölümden sonra dirilişe inanmıyorlardı. İşte bütün kötülüklerin, ahlâksızlıkların asıl sebebi budur.
M
Mahmut Özdemir Meali
And olsun ki üzerine Kötülük (Belâ) sağanağı yağdırılmış Şehir’e uğradılar!
Orayı görüyor olmadılar mı?
Ne var ki nüşûr’u (yeniden diriltip yaymaları) ummuyorlardı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Yemin olsun ki (müşrikler) bela yağmuruna tutulmuş olan o şehre (Sodom’a) elbette uğramışlardır. Orayı (orada olup biteni) hiç mi görmediler? Hayır! Onlar diriltilmeyi ummuyorlar.
M
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun (Mekkeliler, sürekli) yakınından geçtikleri, felâket yağmuruna tutulmuş olan¹ o beldeyi² hiç görmüyorlar mı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummuyorlar.
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! sel felaketine maruz kalan kent Kureyşlilerin uğrak yeri. Olup bitenleri farketmediler mi sanki? aslında onlar, tekrar dirilme olayına inanmıyorlar.
M
Mehmet Çoban Meali
İnkâr edenler görmüyorlar mı? Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Bize karşı geldikleri, ayetlerimize inanmadıkları, yasalarımıza göre yaşamadıkları için yok ettiğimiz toplulukların kalıntıları var. İbret almıyorlar mı? Onlar ticaret ve diğer sebeplerle yola çıktıklarında yok edilen toplulukların kalıntılarını seyrederek içlerinden geçiyorlar. Hayır! Onlar ibret almayı düşünmüyorlar. Onlar yok edilen toplumlar gibi bir gün diriltilip hesap için huzurumuza getirileceklerine inanmıyorlar. İnkârlarından dolayı tüm gerçeklere karşı gözlerini kapatıyor, kulaklarını tıkıyorlar.
M
Muhammed Esed Meali
Bu [Bizim mesajlarımızı inkar edenler] o cezalandırıcı yağmura tutulan şehri görmüş olmalılar; ³⁵ peki orada olup biteni fark etmediler mi? Hayır, bunlar ölümden sonra kalkışı beklemiyorlar! ³⁶
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlar bela yağmuruna tutulmuş o şehre uğramış olmalılar. Şimdi onların başına geleni düşünmüyorlar öyle mi? Hayır, onlar aslında yeniden dirilip hesap vermekten hoşlanmıyorlar! 6/29, 11/7, 17/49...52-98, 32/10-11
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Doğrusu bu (vahyin muhatapları), bela sağanağına yakalanan kente uğramış olmalılar.[³¹²⁷] Şimdi orada olup biteni(n iç yüzünü) görmediler, öyle mi? Yoo! Onlar asıl öldükten sonra yeniden dirilerek (hesap vermeyi) arzu etmiyorlar.[³¹²⁸]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Andolsun ki müşrikler, bela yağmuruna tutulmuş olan o beldeye, (Lut kavminin yaşadığı yöreye, gelip geçerken) uğramışlardır. - O kavimden arta kalan harabeleri görmüyorlar mı? (Elbette görüyorlar; fakat yine de peygamberlerini yalanlayan o kavimlerin feci sonlarından ibret alıp imana gelmezler) Çünkü onlar öldükten sonra dirileceklerini (Rablerinin huzurunda işledikleri günahların hesabını vereceklerini) ummazlar.
O
Osman Fırat Meali
Ve elbette üstüne bela yağmurunun yağdırıldığı kente uğradılar. (Ne hale geldiklerini) görmediler mi? Aksine onlar, tekrar dirileceklerini ummuyorlar.
S
Sardorxon Jahongir
Aniqki, ular safar chog‘larida yomon toshli yomg‘ir yog‘dirilgan shahardan o‘tgandirlar. Axir, uni ko‘rib ibrat olmaganmilar?! Yo‘q, ular qayta tirilishga umid qilmaydigan kimsalardir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ geçdiler ol köy üstine, yaġdı ḳavmi üstine yaman yaġmur ki ṭaşdur.Eyā anı görmediler mi? Bel ki anlar ḳıyāmeti inkār iderlerdi.
S
Suat Yıldırım Meali
Şu Kureyş müşrikleri, belâ yağmuruna tutulan, üstüne taş yağdırılan şehire de vardılar. Peki, orada olup biteni fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler. [26, 174; 37, 137-138; 15, 76-79]
S
Süleyman Ateş Meali
(Şu Kureyş müşrikleri) bela yağmuruna tutulan, (üstüne taş yağdırılan) kente vardılar. Onun durumunu görmüyorlar mıydı (ki ibret alsınlar)? Hayır, onlar (öldükten sonra) tekrar dirilip kalkmayı ummuyorlar.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Müşrikin-i Kureyş (Şam'a gidüb gelirken) üzerlerine taş yağub helâk olan karyeden geçerler. (Lût kavminin yerleri). Onı görmüyorlar mı? Yâhûd onların tekrâr ba's olunacaklarını ümîd mi itmiyorlar?
S
Süleymaniye Vakfı Meali
(Mekkeliler,)[1] Felâket yağdırılmış o yerlere elbette uğramışlardır. Şimdiye kadar oraları hiç mi görmediler[2]? Aslında bunlar, tekrar dirilmeyi beklemiyorlar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun, onlar o kötülük yağmuruna tutulan kente vardılar. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilip hesap vermeyi ummuyorlardı.
Y
Yusuf Ali (English)
And the (Unbelievers) must indeed have passed by the town on which was rained(3095) a shower of evil: did they not then see it (with their own eyes)? But they fear not the Resurrection.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve andolsun ki, felaket yağmuruna tutulmuş olan karyeye varmışlardı. Artık onu görür olmamışlar mı idi? Hayır, öldükten sonra dirilip kalkmayı ummaz olmuşlardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Doğrusu, onlar azap yağmuruna tutulmuş beldeye de uğramışlardı. Onun halini görmediler mi? Aslında onlar tekrar diriltileceklerine ihtimal vermiyorlar.
İ
İhsan Aktaş Meali
Muhakkak ki onlar (o müşrikler, bizim mesajlarımızı inkâr edip iğrenç ve sapkın ilişkilerde bulunmaları sebebiyle) felaket yağmuruna (volkanik taşlara) tutulmuş bulunan (Lût halkının Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki, onu (o şehirdeki helâk alâmetlerini) görmüş olmadılar mı? Bilakis, onlar (ahirette) yeniden dirilmeyi ümit etmiyorlardı.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Gökten boşaltılarak her tarafı kaplayan yağmurla helak olmuş bir kasabaya uğradıklarında, o kasabanın durumunu görmediler mi? Aksine onlar yeniden diriltilmeyi beklemiyorlardı.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
* Onlar kötü yağmur yağan kasaba harabelerine uğramışlardı, onları görmüyorlar mı? Hayır, onlar yeniden dirilmeyi ummuyorlar.
İ
İsmail Yakıt
Andolsun onlar/kavmin üzerine felaket yağmuru yağan beldeye uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı? Bilakis, (görüyorlar ama) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ant olsun ki onlar üzerlerine taş yağan o ile uğramışlardır. Onu görmüyor mı? Yok, onlar yeniden dirileceklerine inanmıyorlar.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar, üzerine bela yağmuru yağdırılmış bir beldeye de uğramışlardı, onu görmediler mi? Hayır, onlar yeniden dirilişi düşünmüyorlar!
Furkân Suresi 40. Ayet Meali ve Tefsiri
Furkân Suresi 40. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 40. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 40. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 40. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?