Sureye Dön

Furkân Suresi Suresi, 4. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve kafir olanlar, bu dediler, ancak kendi uydurması ve bu hususta ona bir topluluk da yardım etmiştir; gerçekten de zulmettiler onlar ve yalan söylediler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, “Bu Kur'ân Muhammed'in uydurduğu yalandan başkası değildir, bunu uydurmada başka bir topluluk da O'na yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar, büyük bir haksızlık ve iftiraya başvurmuşlardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Kâfirler: “Bu (Kur’an) olsa olsa ancak Onun (Hz. Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır, (kendisi kafadan düzüp sıralamıştır) ve bir başka topluluk (Ehl-i Kitaptan bazıları) da Ona yardımda bulunmuşlardır” demişlerdir (diyeceklerdir). Böylelikle onlar, hiç şüphesiz açıkça zulüm-haksızlık ve iftira edegelmektedirler.
A

Ahmet Tekin Meali

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar:
“Bu Kur'ân olsa olsa Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Başka kavimler de, kendisine yardım etmiştir.” dediler. Böylece onlar haksızlığa ve iftiraya başvurdular.
A

Ahmet Varol Meali

İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir düzmeceden başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir." Böylece onlar kesinlikle haksız ve yalan (bir söz) ortaya attılar.
A

Ali Bulaç Meali

İnkârcılar dediler ki: 'Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.' Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

O küfre varanlar dediler ki: “- Bu Kur'an, ancak bir iftiradır ki, onu, O (Muhammed (s.a.v.)) uydurdu ve bu hususta O'na başka bir kavim yardım etmiştir. (Kur'an'ı, yabancılardan, Yahudilerden öğrenmiştir!).” Muhakkak bir zulüm (şirk) ve yalan meydana getirdiler de;
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O kâfirler, Kur’an için: “Bu, ancak uydurduğu bir iftiradır, başka bir toplum, bu iftirayı uydurmakta ona yardım etmiştir” dediler, (böylece) büyük bir yalan ve haksızlık ile ortaya çıktılar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İnkâr edenler, “Bu Kur'ân, Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Bu uydurmada ona başka bir topluluk da yardım etmiştir” dediler. Kâfirler, bu sözleriyle haksızlık edip yalan söylemişlerdir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kâfirler: «Bu iş ancak, uydurduğu bir yalan, ona yardım etti başkaları da» demektedirler, imdi onlar zulmettiler, yalancılık ettiler!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Kafir olanlar: “Bu (Qur’an) onun (Muhəmmədin) uydurmasından başqa bir şey deyildir. Ona bu işdə başqa bir tayfa (yəhudilər) kömək etmişdir!” – deyərək (özləri bu batil iddiaları ilə) zülmə (küfrə) və böhtana yuvarlandılar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O inkârcılar: “Bu Kur’an onun (Muhammed’in) uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler. 
C

Cemil Said (1924)

4, 5. Küfr idenler "Bu kitâb Muhammed’in uydurdığı bir yalandır, başka kavimler de ânın te’lîfine yardım itmişler, bunlar evvel gelenlerin esâtîridir. Sabah akşam imlâ iderek yazdırmışdır." didiler. İşte ânların zâlimâne iftirâları budur.
D

Diyanet Vakfı Meali

İnkâr edenler: Bu (Kur'an), olsa olsa onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandır. Başka bir zümre de bu hususta kendisine yardım etmiştir, dediler. Böylece onlar hiç şüphesiz haksızlığa ve iftiraya başvurmuşlardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İnkar edenler: "Bu Kuran uydurmadır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İnkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve o küfredenler «bu sırf bir iftira onu o, uydurdu, diğer bir kavim de buna karşı ona muavenette bulundu» dediler, doğrusu zulm-ü tezvire gittiler
E

Emrah Demiryent Meali

Kâfirler, “Bu (Kur’ân), onun (Muhammed’in) uydurduğu yalandan başka bir şey değildir, başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar kesinlikle zulüm ve iftira ettiler.
E

Erhan Aktaş Meali

Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti.” dediler. Böylece haksızca iftira ettiler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar “uşbu ya'nį ķur’ān illā yalan baġladı anı daħı arķa virdi aña anuñ üzere daħı ayruķ ķavumlar.” pes bayıķ geldiler küfre daħı buḥtāna.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O kâfirler: «Bu (Kur'an) onun uydurduğu yalandan başka (bir şey) değildir. Bu hususda diğer bir zümre de ona yardım etmişdir.» dediler de muhakkak bir haksızlık ve tezvîr (meydana) getirdiler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İnkâr edenler: "Bu yalnızca bir iftira, onu kendisi uydurdu, başka bir topluluk da ona yardım etti." dediler. Böylelikle zulüm ve asılsız söze başvurdular.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İnkâr edenler dedi ki: “Bu (Kur'ân), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir; bu hususda ona başka bir topluluk da yardım etmiştir.”(1) Böylece(onlar), gerçekten zulüm ve yalanla geldiler.
K

Kadri Çelik Meali

Küfre sapanlar dediler ki: “Bu (Kur'an), olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, onu kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.” Böylelikle onlar, hiç şüphesiz zulüm ve iftira ile geldiler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İnkâr edenler, “Bu Kur’an, onun uydurduğu, birilerinin de bu konuda kendisine yardım ettiği bir düzmeceden ibarettir” dediler; böylece onlar açık bir haksızlık ve iftirada bulunmuş oldular.
M

M. Pickthall (English)

Those who disbelieve say: This is naught but a lie that he hath invented, and other folk have helped him with it, so that they have produced a slander and a lie.
M

Mahmut Kısa Meali

İşte bu yüzdendir ki, hakîkati inkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in kendi kafasından uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir ve başka bir topluluk da ona bu işte yardım etmiştir. Çünkü Muhammed’in, geçmiş kavimler, Peygamber kıssaları, kıyâmet, âhiret, evrenin ve insanın yaratılışı ve benzeri konularda bu kadar kapsamlı ve isabetli bilgiler verebileceğini, hayranlık verici hikmet ve öğütlerle dolu böyle mükemmel bir kitap hazırlayabileceğini akıl kabul etmez. Demek ki ona bu kitabı, hitâbet ve belâgat konusunda hiç kimsenin kendisiyle boy ölçüşemeyeceği ilim ve hikmet sahibi bir kudret öğretiyor ki, bu da olsa olsa, İncil ve Tevrat hakkında bir şeyler bilen bazı kölelerimiz yâhut kim olduklarını bilemediğimiz esrarengiz bir topluluktur.” diyorlar. Aslında bu sözleriyle, Kur’an’ın insanüstü bir kaynaktan geldiğini itiraf ediyor, ama kibir ve inatçılıkları yüzünden hakikati kabullenmek istemiyorlar. Böylece, açıkça zulüm ve haksızlık yapıyor, gerçeği çarpıtarak bile bile yalan söylüyorlar.
M

Mahmut Özdemir Meali

İnkâr etmiş olanlar:
-"Bu sadece uydurduğu bir iftira! Ona başka bir kavim yardım etti!" dediler.
Kesinlikle bir zulüm ve bir yalan-yanlış söz ortaya attılar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kâfir olanlar “Bu (vahiy) ancak o (Muhammed)’in uydurduğu [*] ve kendisine başka bir grubun [*] da yardım ettiği bir iftiradır.” diyerek, elbette bir haksızlığa ve yalana vardılar.
M

Mehmet Türk Meali

Kâfirler: “Bu (Kur’an,) o (Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır ve ona başka birileri bu hususta yardım etmiştir.”¹ diyerek, (esas kendileri) haksız ve asılsız bir söz uydurdular.²
M

Mehmet Çakır Meali

İnkarcılar daha da ileri gidip: " bu sözler, onun kendi uydurması, herhalde birileri ona yardım ediyor olmalı " diyerek kuru iftirada bulundular.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenler saçma sapan şeyler söylüyorlar. Resulümüz için diyorlar ki: "Sen ayet dediklerini uydurdun veya başka bir topluluk sana öğretti." Onlar düşünmüyorlar mı? Resulümüz önceden de aralarında yaşıyordu. Neden şimdi uydurmuş olsun? Niçin eskiden uydurmuyordu? Hayır! Onlar bu sözleriyle büyük bir iftira atıyorlar. Hem de hesabı zor bir iftira atıyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

Üstelik, hakkı inkara şartlanmış olanlar: “Bu [Kur’an] doğruyu çarpıtıp yalanı ve sahteyi ortaya çıkaran başka bir topluluğun yardımıyla ⁵ o’nun [kendisinden] uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir” deyip duruyorlar. ⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Gerçeği örtbas eden kâfirler: “Bu Kuran onun uydurduğu ve Allah’a isnat ettiği sözlerden başka bir şey değildir. Üstelik başka bir topluluk da ona yardım ediyor” dediler böylece iftira çarpıtma ve yalana başvurdular. 8/31, 16/103, 25/5
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bir de inkârda ısrar eden o kimseler, “Bu onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir; üstelik bu konuda başka bir topluluk da ona yardım etmiştir”[³⁰⁸²] dediler. İşte ileri sürdükleri bu iddiayla, hem haksızlık etmiş,[³⁰⁸³] hem de gerçeği çarpıtmış oldular.[³⁰⁸⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

(Kafirler bununla da kalmadılar) "Kur'an; Muhammed'in uydurmasıdır, ona muhakkak başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek bir yalan da uydurdular.
O

Osman Fırat Meali

O inkar edenler dediler ki: "Bunun dedikleri ancak uydurduğu bir iftiradır ve başka bir topluluktan da yardım alıyor." Böylece aslı olmayan bir zulümle geldiler.
S

Sardorxon Jahongir

Kufr keltirgan kimsalar: “Bu Qur’on faqat Muhammad uni to‘‎qib olgan bir uydirmadir. Bu ishda unga boshqa qavmlar yordam berganlar”, – dedilar. Darhaqiqat ular bu so‘‎zlari bilan zulm va yolg‘‎on keltirdilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı kāfirler eyitdi: Bu bir düzme yalandur, özi düzüpdür. Daḫı kendüyeözge ḳavm. Taḥḳīḳ anlar ẓulm idüp bāṭıl söz söylediler.
S

Suat Yıldırım Meali

Kâfirler: “Kur'ân onun uydurduğu bir yalan olup, bu hususta başkaları da kendisine yardımcı olmuşlardır” diye iddia ettiler. Onlar böylece, kesin bir yalan söyleyip zulmettiler.
S

Süleyman Ateş Meali

İnkar edenler: "Bu, yalandan başka bir şey değildir. (Muhammed) onu uydurdu, başka bir topluluk da kendisine yardım etti." dediler ve kesin bir haksızlığa ve iftiraya vardılar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kâfirler, "Bu Kur'ân'ı Muhammed Allâh'a iftirâ ider, onda Muhammed'e diğer adamlar mu'âvenet iyler" didiler. Muhakkak küfür ve kizb irtikâb iylediler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerini doğrulara kapatanlar, “Bu (Kur’ân) sadece, Muhammed’in uydurup Allah’a mal ettiği şeydir. Başka bir ekip de ona yardım ediyor” dediler. Böylece yanlışa ve yalana saptılar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Küfre batanlar dediler ki: "Bu, onun uydurduğu bir düzmeceden başka şey değildir. Ve bu düzmecede ona, başka bir topluluk da yardım etmiştir." Yemin olsun ki, bunu söyleyenler bir zulüm, günah ve iftira sergilemişlerdir.
Y

Yusuf Ali (English)

But the misbelievers say: "Naught is this but a lie(3057) which he has forged, and others have helped him at it." In truth it is they who have put forward an iniquity and a falsehood.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve kâfir olanlar dediler ki: «Bu bir yalandan başka değil, onu kendisi uydurdu ve ona, başka bir kavim de yardım etti.» Muhakkak ki, (o kâfirler) bir zulüm ve bir bühtan ile geldiler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İnkâr edenler “Bu Kur'ân onun uydurduğu şeydir; bunun için ona yardım edenler var” dediler. Böylece bir zulüm ve iftira ettiler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve inkâr etmiş olanlar, “Onu (Kur’an’ı), onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir”dediler. Böylelikle onlar, gerçekten haksızlık ve iftira ile geldiler (haksız ve asılsız bir söz uydurdular).
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Gerçekleri inkâr edenler dediler ki “Bu (okuyup söyledikleri) bir uydurmadır. Onları kendisi uyduruyor ve başka bir topluluk da ona uydurması için yardım ediyor.” İnkârcılar, asılsız, hiçbir delile uymayan bir iddia ile gerçeklere uymayan haksızlığı ortaya attılar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfir olanlar «— Bu Kur/an, onun uydurduğu yalandan başka bir şey değildir, bu hususta ona başkaları yardımda bulunmuşlardır» demişlerdi. Onlar bu iddia ile hakikaten haksızlığa ve yalancılığa sapmışlardır.
İ

İsmail Yakıt

İnkâr edenler, “Bu Kur’an, onun uydurduğu iftiradan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk [kavm] ona yardım etmektedir” dediler. Böylece asıl kendileri zulm/ haksızlık ve iftirada bulunmuş/gerçeği çarpıtmış [zûr] oldular.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki tanımazlık ederler, dediler: " Bu olsa olsa onun uydurduğu bir yalandır. Bu işte başkaları ona yardım etmişlerdir." Böylece gerçekten kıyıcılık ettiler, yalancılığa saptılar.
Ş

Şaban Piriş Meali

İnkar edenler:-Bu, uydurduğu bir iftiradan başka bir şey değildir. Bu hususta bir topluluk da ona yardım etmiştir. dediler de zulüm ve yalanı seçtiler.

Furkân Suresi 4. Ayet Meali ve Tefsiri

Furkân Suresi 4. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 4. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 4. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 4. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim