Sureye Dön

Furkân Suresi Suresi, 36. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Derken delillerimizi yalanlayan topluluğa gidin dedik, sonucu, onları tamamıyla helak ettik.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve onlara: “Siz ikiniz, mesajlarımızı yalan sayan şu toplumu uyarmaya gidin” dedik. Onlar da mesajlarımızı kabul etmeyince, o günahkar toplumun insanlarını kırıp geçirdik.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin (ve Hak Dini tebliğ edin)" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın edip (zulüm saltanatını yıktık).
A

Ahmet Tekin Meali

Onlara:
“Âyetlerimizi, mucizelerimizi yalanlayan kavme gidin.” dedik. Sonunda, yola gelmedikleri için onları yerle bir ettik.
A

Ahmet Varol Meali

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Sonuçta onları temelli bir yıkıma uğrattık.
A

Ali Bulaç Meali

Böylece onlara: 'Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin' dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

“-Haydi âyetlerimizi yalanlıyan o kavme (Firavun'a ve kavmine) gidin.” dedik, (onlarda gittiler, tebliğ ettiler; fakat tekzip edildiler) nihayet onları, (Firavun ve kavmini) tamamen (boğarak) helâk ettik.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlara: Ayetlerimizi yalanlayan o kâfir topluma gidin!” dedik. (Gittiler, tebliğ ettiler. Yola gelmeyince,) Biz onları yerle bir ettik.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Demiştik ki: “Âyetlerimizi yalanlayan o topluma gidiniz!” Sonunda biz onları yerle bir ettik.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dedik ki: «Gidin, âyetlerimizi yalanlayan ulusa, biz onları bir iyice yok ettik
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Və (onlara) dedik: “Ayələrimizi yalan hesab etmiş bir tayfanın (Fir’on əhlinin) yanına gedin!” Sonra Biz onları (suda batırmaqla) büsbütün məhv etdik.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun’un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.
C

Cemil Said (1924)

Ânlara "Bizim âyetlerimizi tekzîb iden kavme gidiniz" didik bu kavmi kâmilen tedmîr iyledik.
D

Diyanet Vakfı Meali

«Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin" dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Haydi âyetlerimizi tekzib eden o kavme gidiniz, dedik, binnetice o kavmi tedmir ederek helâk ettik
E

Emrah Demiryent Meali

(Ve onlara,) “Âyetlerimizi yalanlayan (Firavun ve) kavm (in) e gidin” buyurduk. Nihâyet (inkâr ve isyanlarında ısrar ettikleri için) o kavmi helâk ederek yok ettik.
E

Erhan Aktaş Meali

Sonra da “Ayetlerimizi yalanlayan o halka gidin.” dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes eyittük; “varuñ ķavumdın yaña anlar kim yalan duttılar āyetlerümüzi.” helāk eyledük anları helāk eylemek.
H

Hasan Basri Çantay Meali

«(Haydi) âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin» dedik, neticede onları tam bir helak ile imhaa etdik (edeceğiz).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin." dedik. Sonunda o kavmi yerle bir ettik.
H

Hayrat Neşriyat Meali

“Haydi! Âyetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” dedik. (Fakat onlar elçilerimizi yalanladılar.) Bunun üzerine onları tamâmen helâk ettik.
K

Kadri Çelik Meali

Böylece onlara, “Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin” dedik. Sonunda onları (düşmanları) kökünden darmadağın ettik.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlara, “Âyetlerimizi yalan sayan topluluğun yanına gidin” dedik. Ama sonunda o (söz dinlemeyen) topluluğu yıkıp yok ettik.
M

M. Pickthall (English)

Then We said: Go together unto the folk who have denied Our revelations. Then We destroyed them, a complete destruction.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve onlara, “Âyetlerimizi inkâr eden Firavunun önderlik ettiği şu topluma gidin ve onları hakka dâvet edin!” dedik. Fakat Firavun ve halkı, inatla karşı koydular ve sonunda, onları tamamen kırıp geçirdik!
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Âyetlerimizi yalanlamış olan Kavm’e gidin!" dedik. Onları yerle bir helâk ettik.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Onlara) “Ayetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” demiştik. Sonunda (inkârcıları) yerle bir etmiştik.
M

Mehmet Türk Meali

(Ve o ikisine): “Âyetlerimizi yalanlayan topluma gidin.” dedik. Sonunda, onları da (inkârları sebebiyle) toptan yok ettik.
M

Mehmet Çakır Meali

" bizim harikalarımızı inkar eden Fıravunlara gidin " dedik. Ardından hepsini kökten yok ettik.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan topluma gidin!" dedik! Onlar iki kişi olup birbirine kuvvet vermişken bile yalanlandılar. Biz de yalanlayanları yok ettik!
M

Muhammed Esed Meali

ve onlara: “Siz ikiniz mesajlarımızı yalanlayan (şu toplumu uyarmay)a gidin!” dedik. Ama sonunda, o [günahkar toplumun] insanlarını kırıp geçirdik.
M

Mustafa Çavdar Meali

Ve onlara: “Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan o malum topluma gidin, demiş,” sonra da o toplumu yerle bir etmiştik. 7/104...110, 10/88...93, 23/45…47, 26/29...35
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve “Siz ikiniz, âyetlerimizi yalanlayan malum topluluğa gidiniz!” dedik. Ancak bundan sonra(dır ki) onları yerle bir ettik.[³¹²²]
O

Orhan Kuntman Meali

"Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik. (Firavun ile hanedanı, gönderdiğimiz Elçileri yalanladıkları için) Sonunda o kavmi yerle bir ettik.
O

Osman Fırat Meali

"İkiniz ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin," dedik; ve (onlar inkar edince) ardından da onları (Firavun topluluğunu) bir yok edişle yok ettik.
S

Sardorxon Jahongir

So‘‎ngra ularga: “Bizning oyatlarimizni yolg‘‎onga chiqargan fir’avn qavmiga boringlar”, – dedik. Ular kufrlaridan qaytmagach ularni dengizga g‘‎arq qilib qirib yubordik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdük: Varuñuz, gidüñüz ol ḳavme ki yalanladılar bizüm āyetlerümüzi. Pesanları helāk itdük, ṭaġıtduḳ, birisi ḳalmadı.
S

Suat Yıldırım Meali

“Haydi âyetlerimizi yalan sayan o halka gidiniz! ” dedik. Sonunda o toplumu yerle bir ettik.
S

Süleyman Ateş Meali

Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, dedik. (Onlara gittiler. Onlar, kendilerine gelen bu elçilerimizi kabul etmeyince biz) de onları yıkıp yok ettik.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve "Âyetlerimizi tekzîb iden kavme gidin" didik. Sonra o kavmi (küfürde ısrârlarından) müdhîş sûretde helâk ve mahv itdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

“Ayetlerimiz karşısında yalan söyleyen şu topluma gidin” dedik. İşin sonunda o toplumu yerle bir ettik.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ardından şöyle dedik: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin." Biraz sonra da o topluluğu yerle bir ettik.
Y

Yusuf Ali (English)

And We command: "Go ye both, to the people who have rejected our Signs:" And those (people) We destroyed with utter destruction.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O vakit dedik ki: «Bizim âyetlerimizi tekzîp etmiş olan kavme gidin.» Sonra o kavmi tam bir helâk ile helâk ediverdik.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlara “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Sonra da o topluluğu yerle bir ettik.
İ

İhsan Aktaş Meali

Siz ikiniz, “Ayetlerimizi yalanlamış olan o topluma gidin”dedik. (Onlar da gittiler, tebliğ ettiler; fakat onların hakka karşı inadına direndikleri, inkâr, zulüm, zorba ve kölelik sistemini sürdürdükleri için) nihayet onları, (o zalim Firavun ve kavmini suda boğarak) helâk ettik.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ayetlerimizi yalanlayan bir topluluğa ikiniz beraber mucizelerimizle gidin demiştik. Sonra o kavmi yerle bir etmiştik.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» demiştik. Bunlar tezkiplerinde ısrar ettiler. Biz de onları yaman bir tarzda yok ettik.
İ

İsmail Yakıt

Onlara, “İkiniz ayetlerimizi yalanlayan topluluğa [kavm] gidin” dedik. Sonunda onları yerle bir ettik.¹²
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunu üzerine onlara: " Bizim ayetlerimizi yalan sayan o ulusa gidin" dedik. Sonunda da onları ortadan kaldırdık.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, demiştik; sonra da o kavmi yerle bir etmiştik.

Furkân Suresi 36. Ayet Meali ve Tefsiri

Furkân Suresi 36. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 36. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 36. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 36. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim