Köre vebal yok ve topala vebal yok ve hastaya vebal yok ve kim, Allah'a ve Peygamberine itaat ederse onu, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar ve kim, yüz çevirirse onu elemli bir azapla azaplandırır.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Gözleri kör, topal ve hasta olanın Allah yolunda savaşa çıkmaktan uzak kalmalarında, bir sorumlulukları yoktur. Ama her kim, Allah ve elçisinin çağrısına uyarsa, Allah onu içinden ırmakların aktığı cennetlere sokacaktır. Kim de itaatten yüz çevirirse, acıklı bir azapla azaplandırılacaktır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Haksızlığın ve ahlâksızlığın hâkim olduğu bir dönemde ve ülkede, yeniden adaleti hâkim kılmak, ilmi ve insani bir düzene kavuşmak üzere gayret etmek herkese farz-ı ayındır. Ancak hizmet yapamayacak ve işe yaramayacak kadar) Kör, topal ve hasta olanlara vebal yoktur. (Böyle ciddi mazeret ve mecburiyetleri olanların dışında) Her kim Allah’a ve Resulüne itaat eder de (gayret gösterirse), Allah onu altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokacaktır. Kim de (cihadla ve milli savunmayla ilgili hizmet ve hazırlıklardan) geri kalır (ve kaytarırsa) onu da çok acı bir azapla cezalandıracaktır.
A
Ahmet Tekin Meali
Savaşa katılmayan köre vebal yoktur, topala vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Allah'a ve Rasulüne itaat edeni, Kur'ân'ı ve sünneti uygulayanı Allah, altından ırmaklar akan Cennet konaklarına koyacaktır. Kim de savaştan geri kalır, halkı istediği istikamette yönlendirirse, onu can yakıp inleten müthiş bir azap ile cezalandırır.
A
Ahmet Varol Meali
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu acıklı bir azapla azaplandırır.
A
Ali Bulaç Meali
Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim sırt çevirirse, onu acı bir azab ile azablandırır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Savaşa çıkmamak hususunda) amaya günah yok, aksağa günah yok, hastaya günah yok. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse, Allah, onu (ağaçları) altından ırmaklar akar cennetlere koyar. Kim de (Allah'a ve Peygambere itaat etmekten) yüz çevirirse, onu acıklı bir azab ile azablandırır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Gözlerinden sakat olanın (savaşa gelmemesinde) sakınca yoktur. Topal ve hastanın da, (savaşa katılmamalarında) sakınca yoktur. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse, onu altlarında nehirler akan Cennetlere sokacaktır. Kim de savaştan geri dönerse, ona elim bir azap tattırır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Gözleri görmeyene, sakat olana veya hasta olana, savaşa katılmamakta bir vebal yoktur. Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, Allah onu içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kim de yüz çevirirse, onu da acıklı bir ceza ile cezalandıracaktır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Köre, topala, hastaya zorluk yoktur, hem Allaha, hem de peygamberine başeğen kimseyi, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, yüzünüzü dönerseniz, size acı bir azapla, azap edecek!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Cihada getməməyə görə) kora günah gəlməz, topala-şilə günah gəlməz, bir də xəstəyə günah gəlməz. Kim Allaha və Peyğəmbərinə itaət etsə, (Allah) onu (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərə daxil edər. Kim (onlardan) üz döndərsə, (Allah) onu şiddətli bir əzaba düçar edər!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Ancak savaşa katılmak konusunda) köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur (bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse, (Allah) onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.
C
Cemil Said (1924)
A’mâ, topal ve ’alîl olanlar muhârebeye gitmezler ise günâh olmaz. Allâh’a ve rasûlüne itâ’at idenler nehirler ile sulanmış cennet bağçelerine idhâl olunacakdır lâkin emirlerine karşu yüz çevirenleri Allâh elîm bir ’azâba dûçâr iyleyecekdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildirler.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ama, gözleri görmeyen kimse savaşa gelmezse ona bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya da sorumluluk yoktur. Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse, onu can yakıcı azaba uğratır.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
A'maya harec yok, aksağa da harec yok, hastaya da harec yok bununla beraber her kim Allaha ve Resulüne itaat eylerse onu altından ırmaklar akan Cennetlere kor, ve her kim aksine giderse onu da elîm bir azâb ile ta'zib eyler
E
Emrah Demiryent Meali
(Mazeretlerinden dolayı, cihada katılamayan) köre günah yoktur, topala günah yoktur, hastaya günah yoktur. (Bunlar cihada katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse, (Allah) onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de (itaatten) yüz çevirirse, (Allah) onu elem dolu bir azaba uğratır.
E
Erhan Aktaş Meali
Kör, topal ve hasta olanların savaşa katılma sorumlulukları yoktur. Kim Allah'a ve Resûl'üne itaat ederse¹, Allah, onları içinden ırmaklar akan Cennetlere koyar. Kim de yan çizerse, ona acıklı bir azapla azap eder.
E
Eski Anadolu Türkçesi
yoķdur gözsüz üzere [273b] ŧarlıķ ya'nį ġażaya varmaz-ise daħı yoķdur aķsaķ üzere ŧarlıķ yā yazuķ daħı yoķdur śayru üzere ŧarlıķ yā yazuķ. daħı her kim muŧį' olursa Tañrı’ya daħı yalavacına givüre anı uçmaķlara aķar altından anlaruñ ırmaķlar. daħı her kim yüz döndürürse 'aźāb eyleye aña aġrıdıcı 'aźāb .
H
Hasan Basri Çantay Meali
A'maaya (muhaarebeden geri kalmak hususunda) vebal yok. Topala vebal yok. Hastaya vebal yok. Kim Allaha ve resulüne itaat ederse (Allah) onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim geri kalırsa onu da elem verici bir azâb ile azâblandırır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
(Savaşa katılmamakta) köre zorluk yoktur, sakat olana ve hastaya da zorluk yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse Allah onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim yüz çevirirse onu da elim bir azapla azaplandırır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Savaşa gitmemekte) köre bir günah yoktur; topala bir günah yoktur; hastaya da bir günah yoktur. Ve kim Allah'a ve Resûlüne itâat ederse, (Allah) onu altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu (pek) elemli bir azâb ile cezâlandırır.
K
Kadri Çelik Meali
Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur ve hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, (Allah) onu acıklı bir azap ile azaplandırır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Gözü görmeyene zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya zorlama yoktur. Kim Allah ve resulünün sözlerini dinlerse onları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar; kim de yüz çevirirse onu acı bir şekilde cezalandırır.
M
M. Pickthall (English)
There is no blame for the blind, nor is there blame for the lame, nor is there blame for the sick (that they go not forth to war). And whoso obeyeth Allah and His messenger, He will make him enter Gardens underneath which rivers flow; and whoso turneth back, him will He punish with a painful doom.
M
Mahmut Kısa Meali
Gözleri görmeyen, eli ayağı tutmayan veya ağır bir hastalığa yakalanmış olan kimselere, Allah yolunda savaşa katılmamalarından dolayı herhangi bir sorumluluk yoktur. Bu konuda genel kaide şudur: Kim gücü ve imkânları ölçüsünde Allah’a ve Elçisine itaat ederse, Allah onu, içerisinde ırmaklar çağıldayan cennet bahçelerine koyacaktır; kim de bilerek ve isteyerek itaatten yüz çevirirse, onu da can yakıcı bir cezaya çarptıracaktır!
M
Mahmut Özdemir Meali
Körler’e harec / sıkıntı yoktur. Topallar’a da sıkıntı yoktur. Hastalar’a da sıkıntı yoktur.
Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne itaat ederse, onu, altından Irmaklar akan cennetlere girdirir.
Kim yüz çevirirse, onu da acıveren bir azâp ile cezalandırır.
M
Mehmet Okuyan Meali
Görme engelliye zorluk yoktur; topala zorluk yoktur; hastaya da zorluk yoktur. [*] Kim Allah’a ve Elçisine gönülden itaat ederse (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de yüz çevirirse ona elem verici bir şekilde azap eder.
M
Mehmet Türk Meali
Körlerin, topalların ve hastaların¹ (savaşa katılmamalarından dolayı) bir günâh yoktur.² (Şunu iyi bilin ki) kim, Allah’a ve Elçisine itaat ederse (Allah) onu, zemîninden ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim (itaatten) yüz çevirirse, onu da acı bir azapla cezâlandırır.
M
Mehmet Çakır Meali
Görme engelliler, yürüme engelliler seferden muaftır. Hastalar da aynı şekilde muaftır. Allah ve resulüne itaat edenler, çağlayanlı bahçelerde ağırlanacaktır. Emre uymayanlar ise fena cezalandırılacaktır.
M
Mehmet Çoban Meali
Savaşa hazırlanıldığı veya savaşmak üzere ordu kurulduğunda gözleri görmeyenler, ayakları sakatlar ve hastalar orduya çağrılmazlar. Onlara herhangi bir güçlük yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder, Allah’ın yasalarına uyarak yaşarsa, Allah onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yolundan yüz çevirirse, Allah onu elem dolu bir azaba uğratır.
M
Muhammed Esed Meali
Körün, topalın ve hastanın [Allah yolunda savaşmaktan uzak kalmalarından dolayı] bir sorumlulukları yoktur; ¹⁹ ama her kim [fiilen veya kalben ²⁰ ] Allah’ın ve Elçisi[nin çağrısı]na uyarsa Allah onu içinden ırmakların geçtiği cennetlere sokacaktır; kim de yüz çevirirse onu büyük bir azaba çarptıracaktır.
M
Mustafa Çavdar Meali
Buna karşı kör, topal ve hasta olanlara savaşa katılmamalarından dolayı herhangi bir sorumluluk yoktur. Ama her kim de Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat ederse onu da tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecek, buna karşılık yüz çevirenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracaktır. 4/98
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Gözleri görmeyene, ayağı sakat olana ve hastaya (Allah yolunda savaşamadığı için) bir sorumluluk yoktur; ama kim Allah’a ve Rasulü’ne itaat ederse, onu zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacak, kim de yüz çevirirse elem verici bir azap ile cezalandıracaktır.[⁴⁶⁰⁹]
O
Orhan Kuntman Meali
(Bedevilerin sandığı gibi mal ve çoluk çocuk savaşa katılmamak için mazeret sayılamaz) A’mâ'ya, topala ve hasta olanlara vebal yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildir) Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, Allah onu, ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de (savaştan) geri kalırsa onu, çok şiddetli bir azaba uğratır.
O
Osman Fırat Meali
Âma’nın üzerine bir zorluk, topalın üzerine bir zorluk ve hastanın üzerine zorluk yoktur. Her kim Allah ve Resulüne itaat ederse altından ırmaklar akan cennetlere dahil olur. Kimde yüz çevirirse ona acıklı bir azapla azap edilir.
S
Sardorxon Jahongir
Jangda qatnashmaslikda ko‘zi ojiz kishiga tanglik yo‘q. Oyog‘i cho‘loq odamga ham tanglik yo‘q. Bemorga ham tanglik yo‘q. Kimki Alloh va uning payg‘ambariga itoat qilsa, uni ostidan anhorlar oqib turadigan jannatlarga kiritadi. Kimki yuz o‘girib ketsa, Alloh uni alamli azob bilan azoblaydi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Kör üstine yazuḳ yoḳdur, aḳsaḳ üstine daḫı yazuḳ yoḳdur, ḫasta üstine daḫıyazuḳ yoḳdur müteḫallif olmaḳda. Daḫı kim ki Tañrıya muṭī‘ olsa, peyġambe‐rine daḫı muṭī‘ olsa, givürür anı Tañrı Ta‘ālā cennetler[e] ki ) aḳar altındanırmaḳlar. Daḫı kim i‘rāż itse Tañrı Ta‘ālā aña ulu ‘aẕāb ider.
S
Suat Yıldırım Meali
Gazaya katılmama konusunda âmaya sorumluluk yok, topala sorumluluk yok, hastaya sorumluluk yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de itaatten yüz çevirirse onu gayet acı şekilde cezalandırır.
S
Süleyman Ateş Meali
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azaba uğratır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Gazâ ve cihâddan geri kalmakda a'mâ, topal ve hasta içün günâh yokdur. Allâh ve rasûlüne itâ'at iden kimseyi Cenâb-ı Hak ağaçları altından nehirler akan cennetlere idhâl ider ve emrinden i'râz idüb yüz çevireni de şiddetli 'azâb ile 'azâb iyler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Köre sıkıntı yok, topala sıkıntı yok, hastaya da sıkıntı yoktur. Kim Allah’a ve elçisine boyun eğerse onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acıklı bir azaba sokar.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Köre zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya da zorlama yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, Allah onu acıklı bir azapla cezalandırır.
Y
Yusuf Ali (English)
No blame is there on the blind, nor is there blame on the lame, nor on one ill (if he joins not the war): But he that obeys Allah(4890) and his Messenger,- (Allah) will admit him to Gardens beneath which rivers flow; and he who turns back, ((Allah)) will punish him with a grievous Penalty.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Âmâ'ya güçlük yoktur ve topala güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Ve her kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse onu altından ırmaklar akar cennetlere girdirir, ve her kim de yüz çevirirse onu da bir elîm azab ile azablandırır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Savaşa katılmamakta köre vebal yoktur, sakata vebal yoktur, hastaya vebal yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kim yüz çevirirse, onu da acı bir azapla cezalandırır.
İ
İhsan Aktaş Meali
Gözleri görmeyene, sakat olana veya hasta olana, (hiçbir zaman savunma amaçlı) savaşa katılmamakta bir vebal yoktur. Ve her kim Allah’a ve (vahiy yoluyla Allah’tan alıp, tebliğ ettiği Allah’ın mesajları hususunda) elçisine itaat ederse (tebliğ ettiği vahye uyarsa), Allah onu altlarından (zeminlerinden) ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Her kim de yüz çevirirse, onu da acıklı bir ceza ile cezalandıracaktır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Gözleri görmeyen, ayakları sakat olan ve hasta olan için savaşa gitmemelerinde bir sorumluluk yoktur. Kim Allah’a ve O nun elçisine itaat ederse, Allah o’nu altlarından ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. Kimde savaşmaktan kaçarsa, ona da acıklı bir azapla azap edecektir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Köre, topala, hastaya harbten geri kalmak hususunda bir vebal yoktur. Her kim Allah/a ve peygamberine itaat ederse Allah onları ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklara sokacak; her kim ona itaattan yüz çevirirse onlara acıklı bir azapla azap edecek.
İ
İsmail Yakıt
(Savaşa katılamaması hâlinde) köre bir sorumluluk yoktur, topala bir sorumluluk yoktur, hastaya da bir sorumluluk yoktur. Kim Allah ve elçisine itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse onu da can yakıcı bir azaba uğratır.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Savaştan geri kalan körler, topallar, hastalar için söz yoktur. Herkim Allah’a, elçisine boyun eğerse içinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaktır. Herkim de yüz çevirecek olursa acıklı bir azaba çarpılacaktır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Köre bir günah yoktur. Topala da bir günah yoktur. Hastaya da bir günah yoktur. Kim, Allah'a ve Resûlüne itaat ederse onu alt taraflarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.
Fetih Suresi 17. Ayet Meali ve Tefsiri
Fetih Suresi 17. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Fetih Suresi 17. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Fetih Suresi 17. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Fetih Suresi 17. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?