Sureye Dön

Enfâl Suresi Suresi, 7. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Hani Allah, o iki bölükten birinin muhakkak sizin olacağını vaad ediyordu da siz, silahı bulunmayanların, elinize düşmesini istiyordunuz. Halbuki Allah, sözleriyle, gerçeği yerine getirmek ve kafirlerin kökünü kesmek istiyordu.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Hani Allah iki düşman topluluğundan birisinin, sizin elinize düşeceği konusunda size söz vermişti; sizlerse güçsüz, silahsız olan kervan topluluğunun, elinize düşmesini arzu ediyordunuz. Allah da, sözleriyle hakkın hak olduğunu göstermek ve kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenlerin, kökünü kazımak istiyordu.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bedir Savaşı öncesinde) Hani o vakit Allah, iki topluluktan (Ebu Süfyan’ın kervanından ve Ebu Cehil’in ordusundan) birinin sizin olacağını (ya GANİMET’e veya müşriklerle savaşıp ZAFER’e ulaşacağınızı) va’ad etmişti; siz ise şevketsiz (silahsız ve desteksiz) olanın (daha kolay ele geçirilip yararlı olacağına inanılan kervanın ve ganimet mallarının) sizin olmasını dilemiştiniz. Oysa Allah; Kelimeleri (Kur’ani hüküm ve haberleri) ile Hakkı(n hâkimiyetini) gerçekleştirmek ve inkârcıların (ve münafıkların) ardını-kökünü kesmek (böylece zulüm ve hıyanet saltanatlarını sizin elinizle devirmek) istiyordu.
A

Ahmet Tekin Meali

Hani Allah size iki gruptan, Kureyş Kervanı ve Kureyş ordusundan birinin sizin olacağını va'dediyordu. Siz kuvvetsiz olanın, kuvvet kullanılmadan elde edilecek olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah âyetleriyle, emirleriyle, icraatıyla, hakkı, İslâm'ı yüceltmek, toplumda hakça İslâmî bir düzen gerçekleştirmek ve Kureyş ordusunu yok ederek kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin kökünü kazımak istiyordu.
A

Ahmet Varol Meali

Allah size iki gruptan [2] birinin sizin olacağını vadetmişti. Sizse güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkı açığa çıkarmak ve kâfirlerin sonlarını getirmek istiyordu.
A

Ali Bulaç Meali

Hani Allah, iki topluluktan birinin muhakkak sizin olacağını vadetmişti; siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkın ve inkâr edenlerin arkasını kesmek (kökünü kurutmak) istiyordu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

O vakit Allah, yük kervanı ve silâhlı birlikten birini size vâd ediyordu, ki sizin olsun. Siz de, silâhı bulunmıyan kervanın size ait olmasını arzu ediyordunuz. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı ve İslâmı açığa vurmayı ve kâfirlerin arkasını kesmeyi diliyordu.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Hatırlayın ki; Allah, iki kervandan birini size va’detmiş idi. Siz silahsız olanı elde etmek istiyordunuz. Allah ise yasaları ile hakkı gerçekleştirmek istiyordu. (Savaş ve mübareze kanunu gereği, sizi o silahlı savaşçılar ile karşılaştırmak istiyordu ki;) o kâfirlerin ardını kessin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Hatırlayınız ki, Allah size iki gruptan/kervan veya Kureyş ordusundan birinin sizin olduğunu vaad ediyordu. Siz de kuvvetsiz olanın kervanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve Kureyş ordusunu yok ederek kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İki takım kimselerden birisi: «Sizin olacak» diye Allah size vadetmiş idi, sizlerse, gücü az olanı istemiştiniz, Allah ister sözleriyle hakkı hak etmek, kâfir olanların kökünü kesmek
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O zaman Allah sizə iki dəstədən birinin (Şamdan qayıdan karvanın və ya Məkkədən çıxıb onların köməyinə gələn Qüreyş əsgərlərinin) sizin olmasını və’d edirdi. Siz silahsız (qüvvətsiz) karvanın sizin olmasını arzu edirdiniz. Allah isə Öz sözləri (bu barədə nazil etdiyi ayə) ilə haqqı (islamı) bərqərar etmək və kafirlərin kökünü kəsmək istəyirdi.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah, iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ediyordu. Siz de silahsız olan grubun (ticaret kervanının) size düşmesini istemiştiniz. Oysa Allah’ın muradı, buyruklarıyla tam bir uyum içinde, hakkı ortaya koymak ve hakkı inkâr edenlerin kökünü kazımak yönündeydi
C

Cemil Said (1924)

Allâh size; düşmanın iki tâifesinden biri size teslîm olacak diyü va’d itdi. Siz bu ordunun en kuvvetlisi olmasını istemediniz ma’mâfîh Allâh size sözlerinin doğrılığını isbât itmek ve kâfirleri sonuncısına kadar mahv iylemek istedi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

7,8. Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va’dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.[242]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerinarkasını kesmek istiyordu.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve o vakıt Allah, size iki taifenin birini va'dediyordu ki sizin olsun, siz, ise arzu ediyordunuz ki şekvetsiz olan sizin olsun, halbuki Allah, kelimatiyle hakkı ihkak etmek ve kâfîrlerin arkasını kesmek dileyordu
E

Emrah Demiryent Meali

Hatırlayın, Allah size iki taifeden (Mekke’ye doğru yola çıkan müşriklerin kervanı veya kervanı korumak için Mekke’den yola çıkan Kureyş ordusundan) birinin (çıkacağınız sefer neticesinde) sizin olduğunu vadediyordu, fakat siz kuvvetsiz olanın (kervanın), sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, âyetleriyle hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin ardını/kökünü kesmeyi diliyordu.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle¹ Hakk'ı gerçekleştirmek ve gerçeği yalanlayan nankörlerin kökünün kesilmesini istiyordu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim va'de eyledi-di size Tañrı birisini iki bölügüñ bayıķ ol sizüñdür. daħı sever idüñüz kim bayıķ silāḥludan ayruġı ola sizüñ. daħı diler-idi Tañrı kim ŝābit eyleye ḥaķķı sözleri-y-ile daħı kese śoñını kāfirlerüñ
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hani Allah size iki taaifeden birinin muhakkak sizin olduğunu va'dediyordu, siz ise kuvvetli ve silâhı bulunmayanın kendinizin olmasını arzu ediyordunuz. Allah da emirleriyle hakkı açığa vurmayı, kâfirlerin arkasını kesmeyi irâde buyuruyordu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah iki topluluktan birinin sizin olacağını vadetmişti. Siz ise kuvvetsiz olanı istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkın gerçekleşmesini sağlamak ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

O vakit Allah size, iki tâifeden(4) (silâhsız kervan veya silâhlı düşmandan) birinin şübhesiz sizin olacağını va'd ediyordu; fakat (siz,) gerçekten zayıf (ve silahsız) olanın sizin olmasını istiyordunuz; hâlbuki Allah, sözleriyle o hakkı gerçekleştirmek (İslâm'ı üstün kılmak) ve kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu.
K

Kadri Çelik Meali

Hani Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vaat ettiğinde, siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

7-8. Hatırlayın, Allah size “iki topluluktan biri sizindir” diye vaad ediyordu, siz güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz, Allah ise iradesi ve sözleriyle hakkı hâkim kılmayı ve inkâr edenlerin kökünü kesmeyi murat ediyordu ki, böylece günah yolunu tutanların hoşlarına gitmese de hakkı hâkim, bâtılı geçersiz kılsın!
M

M. Pickthall (English)

And when Allah promised you one of the two bands (of the enemy) that it should be yours, and ye longed that other than the armed one might be yours. And Allah willed that He should cause the Truth to triumph by His words, and cut the root of the disbelievers;
M

Mahmut Kısa Meali

Hani Allah, bu iki topluluktan birinin —ya Kureyş ordusunun, ya da kervanın— elinize geçeceğini Peygambere müjdeleyerek size söz vermişti fakat siz,tehlikeye atılmaktan çekiniyordunuz. Güçlü Kureyş ordusunu bozguna uğratıp muhteşem bir zafer kazanmak yerine, kuvvetsiz olan kervanı ele geçirmek istiyordunuz. Oysa Allah, buyruklarıyla hakkı —yani hak ve adâlet prensiplerine dayanan ve hakîkatin ta kendisi olan bu dîni— yeryüzünde egemen kılmak ve hakkın karşısında duran zâlimleri bozguna uğratarak kâfirlerin kökünü kazımak istiyordu.
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah size İki Tâife’nin birisinin sizin olacağını vaad ediyordu.
Siz de Güçlü-Silahlı olmayanların sizin olmasını arzu ediyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle Hakk’ı gerçekleştirmeyi, Kâfirler’in kökünü kesmeyi istiyordu.
M

Mehmet Okuyan Meali

Hani Allah size, iki gruptan (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; [*] siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. (Oysa) Allah, sözleriyle [hakk]ı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.
M

Mehmet Türk Meali

7,8. İşte o zaman Allah size iki topluluktan birisinin¹ sizin olacağını vâdediyordu. Siz ise silâhsız olan (kervanın) sizin olmasını arzu ediyordunuz. Hâlbuki Allah, emriyle hakkı gerçekleştirmek, kâfirlerin kökünü kazımak, günâhkârlar hoşlanmasalar da mutlak doğruyu ortaya çıkarmak ve bâtılı yok etmek istiyordu.
M

Mehmet Çakır Meali

Hani Bedir günü Allah, iki düşman birliğinden birisinin kesinlikle sizin olacağını vadediyor, [4] sizler de, özellikle silahsız olan ticaret kervanına sahip olmak istiyordunuz. Allah ise, bu vesile ile, vaktiyle verdiği sözleri gerçekleştirmek, inkarın kökünü kazımak istiyordu.
M

Mehmet Çoban Meali

Hani size iki taifeden biri sizindir diye vahyetmiştik! Siz de güçsüz olan tarafın sizin olmasını istiyordunuz! Oysa gerçeği ortaya çıkarmak, inkâr edenlere sizin elinizle şiddetli bir ceza vermek istiyorduk!
M

Muhammed Esed Meali

İmdi, (hatırlayın) Allah, (bu) iki [düşman] topluluğundan birinin sizin elinize düşeceği konusunda size söz vermişti; sizlerse güçsüz olanın elinize düşmesini arzu ediyordunuz; ⁷ oysa Allah’ın muradı, sözleriyle tam bir uyum içinde, hakkın hak olduğunu göstermek ve hakkı inkar edenlerin son kalıntılarını da silip-atmak yönündeydi. ⁸
M

Mustafa Çavdar Meali

Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine dair size vaatte bulunuyordu. Siz ise zayıf ve korumasız olanı arzuluyordunuz. Oysa Allah, vaadi ve hükmü gereğince hakkın ortaya çıkmasını ve kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine ilişkin vaadde bulunmuştu; siz ise korumasız olanın elinize düşmesini istiyordunuz. Ne ki Allah’ın muradı, kelâmı aracılığıyla[¹³³⁰] hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin kökünü kurutmaktı;[¹³³¹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey iman edenler. Bedir savaşını) Hatırlayın ki, Allah size "İki galebeden biri, şüphe yok ki sizindir" diye vadediyordu. (Birisi Kureyş ordusuydu, diğeriyse -kırk süvari ile korunan- Şamdan gelen kervandı) Siz güçsüz olan kervanın sizin olmasını (şan ve şerefi olmayan küçük şeyler) arzu ediyordunuz. Allah ise, ayetleri ile (size yapacağı ilahi yardım ile) hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin kökünü kurutmayı murad ediyordu.
O

Osman Fırat Meali

Allah iki taifeden birini size vaad ettiğinde, siz güçsüz olanın sizin olmasını (onlarla karşılaşmayı) istiyordunuz; halbuki Allah sözüyle hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin arkasını kesmek istiyordu.
S

Sardorxon Jahongir

Ikki toifadan biri, albatta, sizlarniki bo‘‎ladi deb, Allohning qilgan va’dasini esga olinglar. Lekin sizlar qo‘‎lida quroli bo‘‎lmagan guruhni o‘‎zingizniki bo‘‎lishni xohlar edingiz. Alloh esa O‘‎z so‘‎zi bilan haqiqatni o‘‎rtaga chiqarishni va kofirlarning ketini uzib tashlashni xohlar edi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı va‘de eyledi size Tañrı Ta‘ālā iki ṭāyifenüñ birisi ki size nuṣret virüranlar üstine, ol vaḳtda siz seversiz şevketi olmayan size virile. Daḫı TañrıTa‘ālā diler ki ḥaḳḳı ẟābit eyleye kelimeleri bile, daḫı kese ardlarını kāfirle‐rüñ.
S

Suat Yıldırım Meali

7, 8. Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vâd ettiğinde siz silahsız olan topluluğun (kervanın) sizin olmasını arzu ediyordunuz. Halbuki Allah ise, emirleriyle hakkı üstün kılmak ve şirkin kuvvetini yok ederek kâfirlerin ardını kesmek istiyordu ki, o suçlu müşrik gürûhu hoşlanmasa da, hak olan İslâm'ı yüceltsin, batıl olan şirki de ortadan kaldırsın.
S

Süleyman Ateş Meali

Allah size, iki topluluktan birinin sizin olduğunu va'dediyordu; siz de kuvvetsiz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (kuvvetli olan takımı yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Cenâb-ı Hak iki tâifeden birinin [²] sizin olacağını va'd buyurmuşdur. Siz kuvvetsiz ve silâhsız olan tâifenin sizin olmasını istersiniz. Allâh Te'âlâ ise, va'd-i kerîmi mûcibince hakkı yerine getirmeği ve kâfirlerin köklerini kesmeği murâd iyler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah, o iki topluluktan[1] birinin sizin olacağına söz vermişti. Siz, güçsüz olanına hevesleniyordunuz. Allah ise verdiği sözler sebebiyle[2] gerçeği ortaya çıkarmak ve o kafirlerin[3] arkasını kesmek istiyordu.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını-arkasını kesmeyi istiyordu.
Y

Yusuf Ali (English)

Behold! Allah promised you one of the two (enemy) parties,(1183) that it should be yours: Ye wished that the one unarmed should be yours, but Allah willed to justify the Truth according to His words and to cut off the roots of the Unbelievers;-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve hani Allah Teâlâ size iki tâifeden birini, «Şüphesiz o sizindir!» diye vaadleşti. Siz ise arzu ediyordunuz ki, kuvvet sahibi olmayan sizin olsun. Halbuki, Allah Teâlâ emirleriyle hakkı izhar etmeyi ve kâfirlerin arkasını kesmeyi irâde buyuruyordu.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah iki topluluktan birini size vaad ettiğinde, siz güçsüz olan topluluk elinize geçsin istiyordunuz. Allah ise buyrukları ve müjdeleriyle hakkı ortaya çıkarmayı ve kâfirlerin kökünü kesmeyi murad etmişti.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey inananlar!) Vaktiyle Allah (saldırı hazırlığı yapan) iki (müşrik) taifesinden birisini (mağlup etmeyi) size va’ad etmişti; siz ise, güçsüz olanıyla karşılaşmayı istiyordunuz; oysa Allah, kelimeleriyle hakkın (vahiy ile vaat ettiği başarı ve zaferin) gerçekleşmesini ve (hakkı) inkâr edenlerin arkalarının (güçlerinin) kesilmesini istiyordu.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah size, düşman olan iki guruptan biri ile savaşacağınızı vaat edince, güçsüz olanlarla karşılaşmayı istediğiniz halde, diğer gurup ile sizi karşılaştırdı. Hâlbuki Allah, kelimeleri ile hakkın (vahiy ile vaat ettiği zaferin) gerçekleşmesini ve hakkı inkâr edenlerin güçlerinin kesilmesini istiyordu.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Hani Allah iki güruhtan [⁹] birinin sizin olacağını [¹⁰] vaadetmişti. Siz ise kuvvetsiz ve silâhsız olan kafileyi arzu etmiştiniz. Allah da sözleriyle [¹¹] hakkı yerine getirmek, kâfirlerin kökünü kırmak ister.
İ

İsmail Yakıt

Hani Allah size iki (düşman) gruptan [tâife] birini vaat ediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını arzuluyordunuz. Oysa Allah sözleriyle [bikelimâtihi] hakkı ortaya çıkarmak/gerçekleştirmek ve kâfirlerin de kökünü kesmek istiyordu.²
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün Allah iki takımdan birini sizin yeneceğinize söz vermişti. Siz ise silahsız olanı yenmeyi istiyordunuz. Allah da kendi sözleri gereğince doğruyu yerine getirmek, tanımazların kökünü kazımak istiyordu.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah, iki gruptan birinin sizin olacağını vaat  etmişti. Siz güçsüz ve silahsız olanın sizin olmasını arzu ediyordunuz. Oysa Allah, emirleriyle hakkın gerçekleşmesini ve kafirlerin gücünün arkasını kesmek istiyordu.

Enfâl Suresi 7. Ayet Meali ve Tefsiri

Enfâl Suresi 7. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Enfâl Suresi 7. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Enfâl Suresi 7. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Enfâl Suresi 7. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim