Sureye Dön

Enbiyâ Suresi Suresi, 45. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

De ki: Ben sizi vahiyle korkutup duruyorum ancak, fakat sağırlar, korkutuldukları zaman da kendilerini davet edenin sözünü duymazlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ey peygamber! De ki: “Ben yalnızca, vahye dayanarak sizi uyarıyorum!” Fakat sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman, kendilerini ikaz edenin sözünü duymazlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim, müşriklere) De ki: “Ben sizi ancak (Allah’ın Bana) vahy(ettikleri Kur’an-ı Kerim ayetleri) ile uyarıp-korkutuyorum. Ama sağır olanlar, korkutulup uyarıldıkları zaman da, bu çağrıya kulak vermemektedirler-işitmemektedirler.”
A

Ahmet Tekin Meali

“Ben, sizi kesinlikle vahy ile uyarı-yorum” de. Hak ve hakikate, çevresindeki olup bitenlere karşı sağır kesilenler, uyarıl-maya devam edilirken de hakka daveti duymazlıktan gelirler.
A

Ahmet Varol Meali

De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum. Ama sağırlar uyarıldıklarında çağrıyı duymazlar."
A

Ali Bulaç Meali

De ki: 'Ben sizi yalnızca vahy ile uyarıp-korkutuyorum. Ancak sağır olanlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Ben sizi ancak vahy ile (Kur'an'la) korkutuyorum.” Amma onlar ne kadar korkutulsalar (faydası yok, çünkü) sağırlar daveti işitmezler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

De ki: Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Fakat sağırlar, uyarıldıkları zaman çağrıyı işitmezler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

De ki: “Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum.” Fakat manen sağır olanlar, uyarıldıkları zaman, bu çağrıyı duymazlar.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyesin ki: «Ben ancak, sizleri vahiy ile kocundururum, koçun durma yapılınca, sağır duymaz çağırmayı»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) De: “Mən sizi ancaq vəhy ilə qorxuduram”. Karlar qorxudulduğu zaman çağırışı eşitməzlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

De ki: “Ben sizi (kendi düşüncelerimle değil) ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ama (ne var ki gerçeklere kulaklarını tıkayan) sağırlar ne kadar uyarılsalar da çağrıyı işitmezler.
C

Cemil Said (1924)

Ânlara di ki: "Ben sana vahy olanı söylüyorum. Lâkin sağırlar idilen va’azları işitmezler."
D

Diyanet Vakfı Meali

De ki: Ben, sadece, vahiy ile sizi ikaz ediyorum. Fakat, sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duymazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

De ki: "Ben ancak sizi vahy ile uyarıyorum" Uyarıldıkları zaman, sağırlar çağrıyı duymazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum.” Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyarıyorum," uyarıldıkları zaman sağırlar çağrıyı duymazlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

De ki ben sizi ancak vahyile inzar ediyorum, amma ne kadar inzar edilseler sağırlar da'veti işitmezler
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm, kâfirlere) de ki: “Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum. Fakat (manen) sağır olanlar, (azap ile) uyarıldıkları zaman, (ısrarla hakkı inkâr ettikleri için) bu çağrıyı duymazlar.”
E

Erhan Aktaş Meali

De ki: “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ne var ki sağırlar uyarılsalar da çağrıyı duymazlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “bayıķ ķorķıdurın sizi ķur’ān-ıla.” işitmezler śaġırlar ķıġırmaġı ol vaķt kim ķorķıdılsalar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

De ki: «Ben ancak vahy ile sizin başınıza gelecek tehlikeleri haber veriyorum». (Fakat) sağırlar inzâr (ve tehdîd) edilecekleri zaman duymazlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

De ki: “Ben sizi yalnızca vahiyle uyarıyorum. Ancak sağırlar uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

De ki: “Sizi ancak vahiy ile korkutuyorum. Fakat sağırlar, korkutulmakta oldukları zaman çağrıyı işitmez!”
K

Kadri Çelik Meali

De ki: “Ben sizi yalnızca vahiy ile uyarıp korkutmaktayım. Ancak sağır olanlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

De ki: “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Fakat (vicdanı) sağır olanlar, uyarılsalar da bu çağrıyı duymazlar.
M

M. Pickthall (English)

Say (O Muhammad, unto mankind): I warn you only by the Inspiration. But the deaf hear not the call when they are warned.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Peygamber! Uyarılara devam ederek de ki: “Ey insanlar! Ben sizi kendi görüşlerimle, şahsi düşüncelerimle değil, ancak Allah katından gelen Kur’an gibi bir vahiyle uyarıyorum.” Ne var ki, gerçeklere kulak tıkayan sağırlar ne kadar uyarılsalar da, kendilerini felâketten kurtaracak bu çağrıyı işitmezler. Bununla birlikte:
M

Mahmut Özdemir Meali

De ki:
-"Doğrusu sizi Vahiy ile uyarıyorum.
Ne kadar uyarılsalar da Sağırlar Çağrı’yı işitmez".
M

Mehmet Okuyan Meali

De ki: “Ben sizi sadece vahiy ile uyarıyorum.” [*] Sağır(lar), uyarıldıkları zaman bu çağrıyı duymaz.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed! Kâfirlere): “Ben sizi sadece, vahiyle uyarıyorum.” de. (Ama) o sağırlar, ne kadar uyarılsalar da (hak yola) çağrıyı asla işitmeyecekler!¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! sen: " ben sizi sadece vahiy ile uyarabilirim " de. Ama sağırlar, kendilerine yapılan uyarıları duyamazlar ki.
M

Mehmet Çoban Meali

De ki: "Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum!" Bil ki, ön yargılarıyla kulaklarını sağırlaştıranlar çağrımızı işitmezler.
M

Muhammed Esed Meali

DE Kİ: “Ben yalnızca vahye dayanarak sizi uyarıyorum!” Ne var ki, [kalbi] sağır olan kimseler bu çağrıyı işitmeyecek(ler)dir, defalarca uyarılsalar da. ⁵⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

De ki: – Ben sizi sadece vahiy/Kuran ile uyarıyorum. Oysa uyarıldıkları zaman bu çağrıyı sadece duymak istemeyen sağırlar işitmez. 6/19, 13/40, 16/35, 50/45, 26/36, 7/179, 8/22, 10/42, 27/80, 46/26
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Ey Muhammed!) “Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum!” de. Ama, ne kadar uyarılsalar da (kalbi) sağır olanlar bu çağrıyı işitmeyecekler.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) De ki: "Ben sadece sizi vahiy ile, (başınıza gelecek tehlikeleri haber vererek) uyarıyorum. Bu uyarıları ise ancak sağırlar (sizin gibi manevi işitme yeteneğini kaybetmiş gafiller) duymazlar!
O

Osman Fırat Meali

De ki: “Sizi onunla uyardığım kesinlikle bana vahyedilendir.” Sağırlar ise, kendilerine uyarıldıkları şeyle seslenildiğinde işitmezler.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, ularga: “Men sizlarni faqat vahiy bilan ogohlantiraman. Lekin qulog‘‎i ma’nan karlar ogohlantirilayotgan vaqtlarida da’vatni eshitmaydilar”, – deb ayting.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyit: Ben sizi ḳorḳutmazın illā Tañrı Ta‘ālānuñ vaḥyi bile. Daḫı ṣaġırlar āvāzı işitmezler, ḳaçan inẕār olsa özlerine.
S

Suat Yıldırım Meali

De ki: “Ben Sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Fakat belli ki sağırlar ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duyamazlar. ”
S

Süleyman Ateş Meali

De ki: "Ben ancak sizi vahiyle uyarıyorum. Ama sağır(lar) uyarıldıkları zaman çağırıyı işitmez(ler)."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: "Ben, sizi bana vahy olunan şeyle Allâh'ın 'azâbından korkudırım. Sağırlar da'veti işitmezler ve ondan dolayı inzâr olunmazlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

De ki “Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Ama sağırlar uyarıldıkları sırada yapılan çağrıyı işitmezler.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki!
Y

Yusuf Ali (English)

Say, "I do but warn you according to revelation": But the deaf will not hear the call, (even) when they are warned!(2706)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

De ki: «Ben sizi ancak vahy ile korkutuyorum. Sağır olanlar ise korkutuldukları zaman dâveti işitmezler.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

De ki: Ben sizi vahye dayanarak uyarıyorum. Fakat sağırlar, bir uyarıya muhatap olduklarında çağrıyı işitmiyorlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) De ki: ‘’Ben yalnızca, vahye dayanarak sizi uyarıyorum!” Fakat (hakka karşı adeta) sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman, kendilerini ikaz edenin sözünü duymazlar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Deki “Ben sizi bu vahy ile uyarıyorum. Ancak sağır olanlar, uyarıldıkları zaman bu çağrıyı işitmezler.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki ben sizi yalnız vahiyle korkutuyorum, sağırlar korkutuldukları vakitte dâveti işitmezler.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki: “Ben ancak sizi vahiyle uyarıyorum. Ama kalbi gerçeklere kapalı olanlar/sağırlar [summ] uyarılsalar bile çağrıyı işitmezler.”¹⁵
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Ben sizi ancak gönüle bildirilenle uyarıyorum. Sağırlar ise uyarıldıkları sırada çağrıyı işitmezler."
Ş

Şaban Piriş Meali

De ki:-Sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Uyarıldıkları zaman ancak sağırlar çağrıyı işitmez.

Enbiyâ Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri

Enbiyâ Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Enbiyâ Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Enbiyâ Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Enbiyâ Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim