Sureye Dön

Enbiyâ Suresi Suresi, 32. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gökyüzünü, korunmakta olan bir tavan yaptık, onlarsa hala delillerinden yüz çevirmedeler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve göğü de güvenli bir kubbe ve çatı olarak yükselttik, fakat onlar gökyüzünün işaret ve alametlerinden yüz çeviriyorlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Biz gökyüzünü (Atmosferi de,Uzay’dan Dünya’ya gelen zararlı ışınlara ve gök taşlarına karşı) koruyucu bir tavan yaptık. O (inkârcılar ise) hâlâ bu ayet ve alâmetlerden yüz çeviriyorlar.
A

Ahmet Tekin Meali

Göğü de dengesi, çekimi ve düzeni kudretimizle korunan bir tavan haline getirdik. Kâfirler, Allah'ın kudret ve azametine delâlet eden gökteki delilleri görmekten, düşünmekten yüz çeviriyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlarsa ondaki ayetlerden yüz çevirmektedirler.
A

Ali Bulaç Meali

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (güneş, ay ve yıldızlarından = Allah'ın kudret ve azametine delâlet edişlerinden) yüz çeviriyorlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve semayı (atmosferi) korunmuş bir dam yaptık. Fakat onlar, ondaki ayet ve delillerden yüz çevirmiş durumdadırlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Göğü bir korunmuş çatı yaptık, göğün belgelerinden yüzlerini dönerler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Göyü (yerdən ötrü və onun üstünə düşməsin deyə) qorunub saxlanılan bir tavan etdik. Halbuki (kafirlər) ayələrimizdən (vəhdaniyyətimizi, qüdrətimizi sübut edən bu dəlillərdən) üz döndərdilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar. 
C

Cemil Said (1924)

Semâyı mahfûz bir sakf hâlinde inşâ itdik, bununla berâber semânın muhtevî oldığı ’alâmetlerden yüz çeviriyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirirler.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Semayı da mahfuz bir sakıf yaptık, onlar ise onun âyetlerinden yüz çeviriyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

Gökyüzünü de (düşmekten) korunmuş bir tavan yaptık, onlar ise (ibret almak yerine, Allah’ın kudret ve azametine delâlet eden gökteki) delillerden, hâlâ yüz çevirmektedirler.
E

Erhan Aktaş Meali

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala âyetlerinden¹ yüz çeviriyorlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyledük gögi örtü śaķlanmış ya'nį şeyŧānlardan. anlar nişānlarından gögüñ yüz döndüricilerdür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz gök yüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yapdık. Onlar ise bunun âyetlerinden yüz çeviricidirler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık, onlar ise onun ayetlerine sırt dönüyorlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Göğü de (düşmekten) muhâfaza edilmiş bir tavan yaptık. Onlar ise, onun delillerinden yüz çeviren kimselerdir.
K

Kadri Çelik Meali

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, gökyüzünün işaretlerine sırt çevirmektedirler.
M

M. Pickthall (English)

And We have made the sky a roof withheld (from them). Yet they turn away from its portents.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve yine görmüyorlar mı ki; gökyüzünü, sapasağlam korunan bir kubbe hâline getirdik? Hal böyleyken, onlar gökyüzünde Allah’ın kudretini ve O’nun bilgisini gözler önüne seren bunca delillerden ve hayranlık verici mûcizelerden yüz çevirip geçiyorlar. Oysa ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar, onun âyetlerinden yüz çevirenlerdir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.
M

Mehmet Türk Meali

Biz gökyüzünü de (her türlü tehlikeden) korunmuş bir tavan (gibi) yaptık. Ama o kâfirler, (gökyüzünün Allah’ın kudretine işaret eden) âyetlerinden yüz çeviriyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Gökyüzüne çattığımız güvenli çatıya rağmen hâlâ işaretlerimizi göremediler ha?
M

Mehmet Çoban Meali

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık! Sürekli seyrettikleri gökyüzünün gerçeklerinden yüz çeviriyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? ⁴¹ Ve yine de onlar [yaratılışın] bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,
M

Mustafa Çavdar Meali

Göğü de korunaklı bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, gökyüzündeki bunca delilden yüz çeviriyorlar. 15/16, 37/6, 67/5
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Gökyüzünü de -kıyamete kadar bu düzeni- koruyacak bir tavan yaptık. Onlar, nasıl oluyor da bu gerçeklerden yüz çeviriyorlar? (Gökyüzünde Allah’ın eşsiz kudretini ve O'nun birliğini gösteren bunca delilleri görmezlikten gelebiliyorlar?)
O

Osman Fırat Meali

Ve göğü korunmuş/koruyan bir tavan yaptık; onlar ise onun ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
S

Sardorxon Jahongir

Osmonni qattiq muhofaza qilingan tom qilib qo‘‎ydik. Lekin ular Allohning oyatlaridan yuz o‘‎giruvchilardir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı gökleri üstlerine istirāḳ yapmaḳdan ṣaḳlanmış saḳf eyledük ve kāfir‐ler anuñ āyetlerinden ġāfillerdür, fikr eylemezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık. Onlarsa hâlâ gökteki delillerden yüz çevirmektedirler. [51, 47; 91, 5; 50, 6; 2, 22; 12, 105]
S

Süleyman Ateş Meali

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Göği mahfûz bir tavan kıldık. Halbuki onlar (müşrikler) O'nun âyetlerinden i'râz idicilerdir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hâlâ yüz çeviriyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

And We have made the heavens as a canopy well guarded:(2694) yet do they turn away from the Signs which these things (point to)!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve gökyüzünü de bir mahfuz tavan yaptık. Halbuki, onlar onun âyetlerinden yüz çeviricilerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Yine de onlar gökyüzünün âyetlerine aldırmıyorlar.(6)
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve biz semayı (yerküreyi saran atmosferi) korunmuş bir tavan (gibi koruyucu bir özelliğe sahip) yaptık. Hâlbuki onlar (inkâr etmiş olanlar), ondaki (sınırsız kudretimize dair) belge ve delillerden yüz çeviriyorlar. (*)
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Semayı da korunaklı (sağlam, çökmez) bir tavan olarak yaptığımız halde, yine onlar görünen (Allah’ı işaret eden) ayetlerden hala yüz çevirenlerdir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz, göğü yere nisbetle, bozulmadan salim bir tavan yaptık. Halbuki onlar göğün kudrete delâlet eden nişanlarından yine yüz çevirirler.
İ

İsmail Yakıt

Gökyüzünü de korunaklı bir tavan yaptık. Hâlbuki onlar oradaki delillerden [âyâtihâ] yüz çevirmektedirler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gökyüzünü korkusuz bir tavan yaptık. Onlar ise belgelerimizden yüz çeviriyorlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Enbiyâ Suresi 32. Ayet Meali ve Tefsiri

Enbiyâ Suresi 32. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Enbiyâ Suresi 32. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Enbiyâ Suresi 32. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Enbiyâ Suresi 32. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim