Kalpleri de oyuna dalmıştır da o zalimler, fısıltıyla konuşarak bu da sizin gibi bir insandan başka bir mahluk mu ki, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız derler.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde, yaratılış maksadına aykırı davrananlar, birbirleriyle gizlice konuştukları şu düşünceyi saklıyorlar: “Bu peygamber, ancak sizin gibi bir insan değil mi? O halde siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onların kalpleri (Hakk’tan ve sorumluluktan) ilgisizdir, (gözleri dünyalık) oyalanma ve eğlencededir. (Bu, hem nefislerine, hem yakın çevrelerine) Zulmedenler kendi aralarında, gizlice (şöyle) fısıldaşıvermektedirler: “Bu (elçi) benzeriniz olan (sizin gibi) bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre (aldanarak) büyüye mi (kapılıp) gideceksiniz?”
A
Ahmet Tekin Meali
Akılları, gönülleri, Kur'ân üzerinde düşünmekten, anlamaktan uzak, eğlencede. Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faliyetleri engelleyenler, İslâm aleyhinde propagandaya devam eden zâlimler, haksız tepki duyanlar, hakkı tanımayanlar gerçek düşüncelerini saklayarak kulaktan kulağa fısıltı yayıyorlar:
“ Bu Muhammed, sizin gibi bir insan olmaktan öte biri midir? Göz göre göre aklınızı etki altına alan büyüleyici bir söze mi kapılıyorsunuz?”
A
Ahmet Varol Meali
Kalpleri de eğlencededir. Zulmedenler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Şimdi siz gözünüz göre göre sihre mi gideceksiniz?" diye aralarında gizlice konuşurlar.
A
Ali Bulaç Meali
Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır. Zulmedenler, gizlice fısıldaştılar: 'Bu benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi geleceksiniz?'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kalbleri daima eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: “- Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre sihre mi gidiyorsunuz? (Sihir ve yalanı mı tasdik ediyorsunuz, sizin gibi bir insan hiç peygamber olur mu?)
B
Bahaeddin Sağlam Meali
2, 3. Rableri olan Allah’tan onlara ne zaman yeni bir mesaj gelse onlar mutlaka oynayarak, gönüllerini eğlendirerek o mesajı dinlerler. (Ciddi olarak dinlemezler.) O zalimler, gizlice aldıkları kararlarını açıkladılar(*): “Bu (Muhammed,) ancak sizin gibi bir insandır, göz göre göre büyüye mi katılacaksınız.”
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Kalpleri başka şeylerle oyalanarak haksızlık edenler, aralarında fısıldaşarak, “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Siz göre göre büyüyü mü kabul edip inanacaksınız?” derler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Yürekleri bozuk olarak zalimler gizli gizli: «Bu da sizin gibi, ancak bir insan; göz göre büyüye mi tutuldunuz?» demektedirler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Qəlbləri qəflət içində olaraq (ona qulaq asmasınlar). Zalımlar öz aralarında gizli pıçıldaşıb (bir-birinə): “Bu (Muhəmməd) sizin kimi ancaq adi bir insandır. (Onun gətirdiyi Qur’an sehrdən, cadudan başqa bir şey deyildir). Gözünüz görə-görə sehrəmi uyursunuz?” – dedilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Zulme sapanlar, kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed), sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”
C
Cemil Said (1924)
Kalblerinin arzularına tâbi’ oluyorlar beynlerinde gizlice "Muhammed bizim gibi bir âdemden başka birşey midir? Ânın sihirlerine iştirâk mi ideceksiniz, sihir oldığını göriyorsunuz" diyorlar.
D
Diyanet Vakfı Meali
2, 3. Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak, kalpleri oyuna, eğlenceye dalarak dinlemişlerdir. O zalimler şöyle fısıldaştılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
2,3. Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantılarında: "Bu zat, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsınız?" diye konuşurlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
2,3. Rab’lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: “Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kalbleri hep eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre göre sihre mi gidip uyarsınız?"
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kalbleri hep oyunda hem onlar o zalimler şu gizli fısıltıyı sirleştiler: bu sırf sizin gibi, bir beşer artık göre göre sihere mi gidiyorsunuz?
E
Emrah Demiryent Meali
(Küfürlerinde inat ettiklerinden ötürü) kalpleri (hakikate karşı) gaflette olan o zâlimler/kâfirler gizlice şöyle dediler: “Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandır. Şimdi siz, göz göre göre (söylediği bu) sihre mi (mu‘cize dediği Kur’ân’a mı) kapılacaksınız? (Onu tasdik mi edeceksiniz?)”
E
Erhan Aktaş Meali
O haksızlık yapanlar, akıllarınca önemsemeyerek ve kendi aralarında fısıldayarak: “Bu, sizin gibi bir beşerden¹ başka bir şey midir? Yoksa siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?” diyorlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
2-3. gelmez anlara [169b] bir ögüt çalabı’larından yiñi olmış illā işidürler anı şol ḥalde kim oynarlar ya'nį masħaraya dutarlar ġāfil iken göñülleri. gizlediler rāz-ıla söyleşmeġi anlar kim şirk eylediler “iy uşbudur mı illā bir ādemį sizcileyin. ay gelür misiz cādūlıġa sizler bilür iken?”
H
Hasan Basri Çantay Meali
2,3. Rablerinden kendilerine yeni bir ihtaar gelmeye dursun, onlar bunu ille istihza ederek ve kalbleri oyuna dalarak dinlemişlerdir. Zaalimler gizli fısıltı ile (şöyle) konuşdular: «Bu sizin gibi bir insandan başka mıdır? Kendiniz görüb (ve bilib) dururken şimdi sihre mi geleceksiniz»?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Zihinleri hep eğlencededir. Zulmedenler: “Bu, sizin gibi bir beşer değil mi? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye gizlice fısıldaştılar.
H
Hayrat Neşriyat Meali
2,3. Rablerinden kendilerine gelen her yeni nasîhati, ancak alaya alarak, onu kalbleri gaflet içinde dinlerler. Ve o zulmedenler, (aralarında) şu fısıldamaları gizli tuttular: “Bu(Muhammed), sâdece sizin gibi bir insan değil midir?(1) Şimdi siz, görüp dururken sihre mi geliyorsunuz?”
K
Kadri Çelik Meali
Kalpleri (ilahi hatırlatmayı, sadece dünyayla) oyalanırken (dinlemektedirler). Zulme sapanlar, gizlice fısıldaştılar (da şöyle dediler): “Bu sizin benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyken, siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi yönelirsiniz?”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
2-3. Ne zaman rablerinden kendilerine yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, akılları başka yerde, kendileri oyun ve eğlence içinde iken dinlemişlerdir. O zalimler, “Bu da sizin gibi sadece bir insan değil midir? Şimdi siz göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye gizlice fısıldaşmaktalar.
M
M. Pickthall (English)
With hearts preoccupied. And they confer in secret The wrong doers say: Is this other than a mortal like you? Will ye then succumb to magic when ye see (it)?
M
Mahmut Kısa Meali
Çünkü para, makam ve şöhret gibi dünyalıkların hırsıyla yanıp tutuşan ve bencillik, kibir, inat ve haset duygularıyla dolup taşan kalpleri, hiçbir ahlâkî sınır tanımaya yanaşmadığı için tamamen zevk ve eğlenceye dalmıştır.İşte bu yüzdendir ki, hakîkati kabullenmeye bir türlü yanaşmayan bu zâlimler, Kur’an’ın kitlelerce benimsenmesini engellemek için, kendi aralarında gizlice fısıldaşarak dediler ki: “Okuduğu o büyüleyici sözlerle vicdanları sarsıp tüm benliğinizi derinden etkileyen bu adam, sizin gibi ölümlü bir insandan başka nedir ki? Şimdi siz, onun sözlerini dinleyip de, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız? Bize göre bu Kur’an, mutlaka büyü ürünü bir sözdür. Yoksa okuma yazma bile bilmeyen bir insanın böyle harikulade sözler söylemesi başka türlü izah edilemez.”
M
Mahmut Özdemir Meali
Kalbleri kaymış olarak! Gizli Fısıldaşma’yı, zulmetmiş olanlar gizli- saklı yaptılar:
-"Bu sadece sizin gibi bir beşer midir?". -"Göz göre göre Sihr’e mi geliyorsunuz?".
M
Mehmet Okuyan Meali
2,3. Kendilerine, Rablerinden her yeni mesaj geldiğinde, onlar kalpleri eğlencede olduğu hâlde elbette bununla hep alay ederek dinlemişlerdi. [*] O zalimler şu gizli fısıltıyı yapmışlardı: “Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka nedir ki! [*]Siz şimdi göz göre göre büyüye mi geliyorsunuz?”
M
Mehmet Türk Meali
Onların kalpleri oyun ve eğlencededir. O zâlimler: “Bu (Muhammed de) sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse siz, göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye aralarında gizli gizli¹ konuştular.
M
Mehmet Çakır Meali
Bir taraftan eğleniyorlar, bir taraftan da zalim yandaşlarına açılıyorlar: " Yahu bu da sizin gibi bir insan değil mi ?Şimdi siz, göz göre göre büyülenmeye mi gidiyorsunuz ? " diyorlar.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlar gerçekleri inkâr ettiler. Yalanlarına sarılıp kendi kendilerine zulmettiler. Sonra aralarında toplanıp şöyle dediler: "Allah’ın elçisi olduğunu iddia eden kişi de ancak sizin gibi bir insan! Şimdi siz göz göre göre onun söylediği büyüleyici sözlere mi inanacaksınız?"
M
Muhammed Esed Meali
kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde; bununla birlikte, zulme [böylece] niyetli olanlar [birbirlerine şunu söylerken] gerçek düşüncelerini saklıyorlar: ³ “[Peygamber olduğunu söyleyen] bu kişi sizin gibi ölümlü biri değil mi? Peki öyleyse, böyle göz göre göre büyü ürünü bir söze mi kapılacaksınız?” ⁴
M
Mustafa Çavdar Meali
“Bu sizin gibi bir beşer değil mi, şimdi siz göz göre göre onun sihrine mi kapılacaksınız?” Diyerek kendi aralarında gizli gizli fısıldaşıyorlar. 11/27, 14/10- 11, 17/94, 23/33- 34, 41/6
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Onların aklı fikri oyunda oynaştadır; üstelik bilinci altüst olan bu kimseler[²⁶⁷⁵] el altından şöyle fiskos yapıyorlar:[²⁶⁷⁶] “Bu da sizin gibi ölümlü bir insan değil mi? Şu halde siz, göz göre göre büyüye kapılıp gidecek misiniz?”[²⁶⁷⁷]
O
Orhan Kuntman Meali
(Son Peygamberin kavmi, müşriklerin de) Kalpleri gaflet içerisinde!. O zalimler aralarında gizlice fısıldaştılar ve "Şu (Muhammed) sizin gibi bir beşerden başka bir şey değil! (O da sizin gibi yiyip içiyor, sizden bizden farkı yok. Söylediği sözler ancak bir sihir -büyü- olur o halde) Siz göre göre, büyüye mi aldanacaksınız?" dediler.
O
Osman Fırat Meali
Kalpleri eğlencededir. O zalimler ise aralarındaki konuşmaları gizlediler: “Bu (Muhammed a.s.) kesinlikle sizin gibi bir beşerdir. Siz göz göre göre sihre mi kapılıyorsunuz?” dediler.
S
Sardorxon Jahongir
Ularning qalblari esa g‘ofildir. Zolimlar: “Axir bu Muhammad o‘zingizga o‘xshagan bir odam-ku! Ko‘rib turib, aldanish uchun bu sehrga quloq tutib kelaverasizlarmi?!” – deya pinhona pichirlashadilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Anlaruñ yürekleri Ḥaḳdan ġāfildür, gizlü söyleşürler kāfirler ki: Budaḫı sizüñ gibi ādem oġlanı, dirler. Cāẕūluġa uyar mısız siz görürken? dir‐ler.
S
Suat Yıldırım Meali
2, 3. Rab'leri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı, alaya alıp kalpleri eğlenceye dalarak dinlerler. Hem o zalimler aralarında kulis yapıp, şu fısıltıyı, gizlice yayarlar: “O da sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılacaksınız yani? ” [17, 48; 25, 9]
S
Süleyman Ateş Meali
Kalbleri eğlencededir. O zulmedenler, aralarında şu konuşmayı gizlediler: "Bu (Muhammed) de sizin gibi bir insan değil mi? Şimdi siz, göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Kalbleri gâfil ve teemmülden 'ârî oldığı halde nefislerine zulüm idenler (kâfirler) aralarında gizli meşveretle birbirlerine: "Bu Muhammed sizin gibi bir insân değil midir? Göz göre göre onun sihrine nasıl aldanıyorsunuz?" dirler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Eğlenmeyi içten içe yaparlar. Yanlışa dalan bu kimseler aralarında gizlice fısıldaşarak derler ki “Bu da sizin gibi bir insandan başka nedir ki? Göz göre göre sihire mi[*] geliyorsunuz?”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kalpleri hep oyun ve oyalanmada. O zulüm sergileyenler, şu yolda bir fısıldaşmayı iyice koyulaştırdılar: "Bu adam, sizin gibi bir insandan başkası değil. Gözünüz baka baka büyüye mi gidiyorsunuz!"
Y
Yusuf Ali (English)
Their hearts toying as with trifles. The wrong-doers conceal(2664) their private counsels, (saying), "Is this (one) more than a man like yourselves? Will ye go to witchcraft with your eyes open?"(2665)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Kalpleri gaflet içinde olarak (dinlemiş olurlar) ve zulmetmiş olanlar, pek gizlice fısıltıda bulunurlar da (derler ki) «Bu, sizin gibi bir beşerden başka değil, artık siz görür kimseler olduğunuz halde sihre mi geleceksiniz?»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Kalpleri hep oyundadır. O zalimler gizlice fısıldaşarak dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşer değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?”
İ
İhsan Aktaş Meali
Kalbleri (akıl, zihin, duygu ve düşüncekeri) de geçici zevklere dalıp gitmiş. Ayrıca, zulmetmiş olanlar, aralarında gizliden gizliye fısıldaşıp “O da (Muhammed) sizin gibi bir beşer, şimdi göz göre göre bir büyüye mi kapılacaksınız?” demektedirler.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Kalpleri, anlamsız şeylerle oyalanmakta ve zulmedenler kendi aralarında yaptıkları gizli toplantılarda “Bu da yalnızca sizin gibi bir insan, gözlerinizle gördüğünüz halde, onun yaptığı sihire mi gideceksiniz / kabul edeceksiniz?”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kalpleri başka bir şeyle meşgul olarak dinlemesinler. Zalimler aralarında gizli konuşarak «— Bu, sizin gibi insan değil midir? Siz göz göre göre büyüye aldanıp nasıl kabul ediyorsunuz» dediler.
İ
İsmail Yakıt
Kalpleri hep eğlencededir. O zulmedenler gizlice konuşuyorlar, “Bu sizin gibi bir beşer/insan değil mi? Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılıyorsunuz?” (dediler).¹
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Akılları hep oyundadır. Kıyıcılar aralarında gizlice sözleşerek derler: "Bu da sizin gibi bir Ademoğlundan başka nedir ki? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?"
Ş
Şaban Piriş Meali
Zalimler kalpleri gaflet içerisinde gizlice fısıldaşıyorlar:-Bu, (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka bir şey mi? Göz göre göre büyülenecek misiniz?
Enbiyâ Suresi 3. Ayet Meali ve Tefsiri
Enbiyâ Suresi 3. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Enbiyâ Suresi 3. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Enbiyâ Suresi 3. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Enbiyâ Suresi 3. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?