Sureye Dön

Enbiyâ Suresi Suresi, 28. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O bilir, onların önlerinde ve artlarında ne varsa ve Tanrı rızasına mazhar olandan başkasına şefaat de edemezler ve onlar, onun korkusundan ürkerler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah onların yaptıklarını da, yapacaklarını da bilir ve onlar Allah'ın hoşnut olacağı kimselere, şefaat edebilirler ve hepsi de, Allah korkusundan dolayı titrerler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

O (Allah), önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir; onlar (melekler ve ruhaniler, nebiler ve şehitler, kendisinden) hoşnut olunandan (ve Allah’ın müsaade buyurduğundan) başkasına şefaatte bulunamazlar. Ve onlar, O’nun (haşmet ve) haşyetinden (Allah’ın ululuk ve korkusundan) içleri titremekte olanlardır.
A

Ahmet Tekin Meali

Allah onların aşikâre, saklı, gizli yaptıklarını, yapacaklarını bilir. Allah'ın rızasına mazhar olmuş kullarından başkasına şefaat etmezler. Onlar korku içinde, Allah'ın emirlerine itina göstererek, saygıdan titrerler.
A

Ahmet Varol Meali

O (Allah) onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. O'nun hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. O'nun korkusuyla titremektedirler.
A

Ali Bulaç Meali

O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar şefaat etmezler (kendisinden) hoşnut olunandan başka. Ve onlar, O'nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah, onların önlerindekinide, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir ve onlar, O'nun rıza verdiği kimselerden başkasına şefaat edemezler. Hepsi O'nun korkusundan titrerler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah onların geçmişlerini ve geleceklerini bilir. Allah’ın razı olduğundan başkasına şefaat yetkileri yoktur. Allah’ın verdiği dehşet ve haşyetten titriyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Allah'ın rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler.[324]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bilir önlerinde, artlarında olanı, onlar ancak Allahın hoşnutluğun kazanana şefaat ederler, onlar korkudan titrerler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Allah) onların öndəkilərini də, arxalarındakını da (nə etdiklərini və nə edəcəklərini) bilir. Onlar yalnız (Allahın) razı olduğu (izin verdiyi) kəslərdən ötrü şəfaət edə bilər və Onun heybətindən qorxarlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah, onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’na olan saygılarından titrerler. 
C

Cemil Said (1924)

Allâh ânların ne yapdıklarını ve yapacaklarını bilür. Ânlar izinsiz şefa’atde bulunamazlar. Meğer ki istediği içün şefa’ate müsâ’ade itsün. Huzûrunda korkudan titrerler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah, onların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını bilir. Onlar Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar, Allah'ın hoşnud olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O onların önlerindekini arkalarındakini bilir ve onlar onun rıza verdiği kimselerden başkasına şefaat etmezler, ve hepsi onun haşyetinden titrerler
E

Emrah Demiryent Meali

Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar (melekler), O’nun (Allah’ın) razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun haşyetinden/azametinden titrerler.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah, onların bütün yapıp ettiklerini bilir. Ve onlar, rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat¹ edemezler. Onlar, O'na duydukları derin saygıdan titrerler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bilür anı kim ileylerindedür daħı anı kim artlanıncadur. daħı şafa'at eylemeyeler illā anuñ-içün kim ħoşnūd oldı Tañrı daħı anlar anuñ ķorķusından ķorķucılardur.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Önlerindekini de, arkalarındakini de O bilir. Bunlar, Onun rızâsına ermiş olandan başka kimseye şefaat etmezler. Bunlar Onun korkusundan titreyenlerdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir, onlar (Allah’ın) razı olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Onlar O’na (duydukları) haşyetten (dolayı) kaygı içindedirler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Allah) onların önlerindekini ve arkalarındakini (yaptıklarını ve yapacaklarını)bilir; (O'nun) râzı olduğu kimseden başkasına şefâat etmezler ve onlar O'nun korkusundan titreyen kimselerdir.
K

Kadri Çelik Meali

O, önlerindekini de arkalarındakini de bilmektedir. Onlar (kendisinden) hoşnut olunandan başkasına şefaat de etmezler ve onlar, O'nun haşyetinden içleri titremekte olanlardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (bildiklerini de bilmediklerini de) bilir. Onlar Allah’ın razı olduklarından başkasına şefaat edemezler ve Allah korkusundan titrerler!
M

M. Pickthall (English)

He knoweth what is before them and what is behind them, and they cannot intercede except for him whom He accepteth, and they quake for awe of Him.
M

Mahmut Kısa Meali

Allah, onların geçmişte ve gelecekte, gördükleri ve göremedikleri, bildikleri ve bilmedikleri, açıkladıkları ve gizledikleri, kısacası önlerindeki ve arkalarındaki her şeyi tam olarak bilmektedir. Fakatonların bilgisi çok sınırlıdır. Bu yüzden, Allah izin vermedikçe ve O’nunzaten hoşnut olduğu kimselerden başkasına şefaat edemezler. Yani, azâbı hak eden kimseleri kayırıp cehennemden kurtarmak için Allah katında aracılık edemezler. Çünkü onlar, O’nun heybetinden tir tir titrerler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların ellerindeki şeyleri ve arkalarındaki şeyleri biliyor. Razı olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Onlar O’nun çekincesinden titrerler.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Allah) onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. [*] (Allah’ın) razı olduğundan başkasına şefaat edemezler. [*] Onlar (Allah’a) saygıları nedeniyle titrerler!
M

Mehmet Türk Meali

Allah, (meleklerin) yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Hatta onlar, kesinlikle Allah’ın râzı olduğu kimselerden başkasına şefâat da edemezler.¹ Ve onların hepsi, Allah korkusundan dolayı (içleri titreyerek) Ondan sakınırlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah meleklerin, hem geçmişlerini, hem geleceklerini bilir. Melekler, sadece Allah'ın onay verdiği kimselere şefaat edebilirler. Allah korkusu ile yürekleri hep kıpır kıpırdır.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah onların ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını bilir. Onlar sadece Allah’ın izin verdiği kişilere şahitlik yapar. Üstelik hükmümüze karşı gelmeye korkarlar.
M

Muhammed Esed Meali

O, onların gözünün önünde olanları da bilir, onlardan gizli tutulan şeyleri de bilir; ³⁶ bunun içindir ki, onlar, O’nun [zaten] hoşnut olduğu insanların dışında kimseye yan çıkıp kayıramazlar; ³⁷ çünkü (herkesten önce) onların kendileri O’nun korkusuyla titrerler.
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah, onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir ve onlar Allah’ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. Zira onlar Allah’a duydukları derin saygıdan dolayı tir tir titrerler. 10/3, 21/27, 34/23, 53/26, 78/38
M

Mustafa İslamoğlu Meali

O, onların bildiklerini de bilmediklerini de bilir.[²⁷⁰⁵] Ki zaten onlar, O’nun hoşnut ve razı olmadığı hiç kimseye şefaat edemezler:[²⁷⁰⁶] zira onlar O’nun yüceliği karşısında derin bir saygıyla titrerler.[²⁷⁰⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

Allah, onların önlerindekileri de bilir, arkalarındakileri de. (Onların yaptığı her işten haberdardır. Onlar, Allah'ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler, O'nun korkusundan titrerler.)
O

Osman Fırat Meali

(Allah) onların önündekilerini ve arkalarındakilerini biliyor. O’nun razı olduğundan başkasına da şefaat edemezler ve onlar, Allah’a olan saygıyla müşfiktirler.
S

Sardorxon Jahongir

Alloh bandalarining oldilaridagi va orqalaridagi barcha ishlarini biladi. Ular qiyomat kunida faqat Alloh O‘‎zi rozi bo‘‎lgan kishilarga shafoat qiladilar. Unday zotlar Uning qo‘‎rquvidan titrab turuvchilardir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Bilür Tañrı Ta‘ālā ileylerinde olanı, ardlarında olanı daḫı. Şefā‘at daḫı it‐mezler, illā Allāh rāżī olduġı kimseye. Daḫı anlar Allāh heybetinden ḳorḳarlar.
S

Suat Yıldırım Meali

O onların yaptıklarını da yapacaklarını da, açıkladıklarını da gizlediklerini de bilir. Onlar, sadece O'nun razı olduğu kimse hakkında şefaat ederler. O'na duydukları tazimden ötürü çekinir, titrerler. [2, 255; 34, 23]
S

Süleyman Ateş Meali

(Allah) Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. (Allah'ın) razı olduğundan başkasına şefa'at edemezler ve onlar, O'nun korkusundan titrerler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onların önünde ve ardında olanı Allâh bilir Ancak O'nun râzı oldığına şefâ'at iylerler. Ve Allâh'ın korkusundan titrerler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Yaptıklarını da geriye bıraktıklarını da O bilir. O’nun razı olduğu kişiden başkası lehine destek veremezler[*]. Onlar Allah korkusundan titrerler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler.
Y

Yusuf Ali (English)

He knows what is before them, and what is behind them, and they offer no intercession except for those who are acceptable,(2688) and they(2689) stand in awe and reverence of His (Glory).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onların ilerilerindekini de gerilerindekini de bilir ve razı olduğundan başkasına şefaat de edemezler ve onlar O'nun mehabetinden kemal-i itina ile korkar kimselerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah onların geçmişini de bilir, geleceğini de. Onlar, ancak Allah'ın rıza göstereceği kimseler için şefaat ederler; Onun korkusuyla da ürpermektedirler.
İ

İhsan Aktaş Meali

O, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar (melekler) ise (dünyadayken) ancak O’nun razı olduğu (mü’min) kimseler hakkında şefaatte (dua ve istiğfarda) bulunabilirler (dünyadayken mü’minler için bağışlanma diler ve dua ederler; yoksa Allah katında, kıyamette bir kimse için şefaatte bulunamazlar). Ve onlar, ona duydukları derin saygıdan titrerler.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah onların önlerinde olanı da, arkalarında olanı da bilir. O melekler yalnızca Allah’ın razı olduğundan başkasına yardım (şefaat) edemezler ve onlar Allah korkusundan dolayı saygı içerisindedirler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah onların yaptıklarını, yapacaklarını bilir, onlar yalnız Allah/ın hoşnut olacağı [¹] kimselere şefaat edebilirler, O/nun haşyet ve mehabetinden korku içinde bulunurlar.
İ

İsmail Yakıt

O, onların önlerinde olan şeyleri de arkalarında olan şeyleri de bilir. Onlar, Allah’ın razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler. Hepsi de O’nun haşmetinden saygıyla ürperirler/titrerler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yaptıklarını da yapacaklarını da O bilir. Onlar yalnız Allah’ın dileğini elde etmiş olanları kayırırlar. Kendileri de Onun ürküsünden titrerler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Allah'ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. O'nun korkusundan tir tir titrerler.

Enbiyâ Suresi 28. Ayet Meali ve Tefsiri

Enbiyâ Suresi 28. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Enbiyâ Suresi 28. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Enbiyâ Suresi 28. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Enbiyâ Suresi 28. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim