Sureye Dön

En’âm Suresi Suresi, 136. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allah'ın diyorlardı, bu da ortaklarımız olan putların. Putlara ait olanlar, Allah'a ulaşmıyordu ama Allah'a ait olanlar, ortaklarına, putlara kavuşuyordu, hükmettikleri şey ne de kötüydü.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'la birlikte başkalarına da ilahlık yakıştıranlar, Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan Allah'a pay ayırırlar ve “Bu Allah'ındır” derler. Ne iddia haksız  şekilde “Ve bu da Allah'a ortaklar koştuğumuz varlıklar içindir” diye iddia ederler. Kendi ortakları için olan pay, Allah tarafına aktarılmaz ama, Allah'a ait olan pay, kendi ortakları tarafına aktarılabilir. Yani, fonlar arası aktarmalarda Allah zengindir, ihtiyacı yoktur diye putlarına ayrılan tarafı artırmaya çalışırlardı.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Müşrikler) O’nun (Cenab-ı Hakkın) üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan, (güya) Allah için de bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah’ındır, bu da şirk koştuklarımızın (putlarımızın ve canlı tağutlarımızın hakkı)dır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmezdi, ama Allah’a ait olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçerdi. (Yani sözde Allah’a ayırdıkları hisseleri çalıp tağutlarına verirlerdi.) Ne kötü hüküm verip (küfre düşerlerdi).
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'ın üretip çoğalttığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırıyorlar ve kendi düşüncelerine göre:
“Bu Allah'ın, şu da ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığımız varlıkların" diyorlardı. Ortak saydıklarına ayrılan hisse Allah'ın rızasını gerektirecek yerlere dağıtılmadığı için Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisseden, rızasına uygun olmayan yere dağıtıldığı için ortak saydıklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.
A

Ahmet Varol Meali

Kendi zanlarıyla: "Bu Allah'ın, bu da ortak koştuklarımızındır" diyerek Allah'ın yarattığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Ortak koştukları için ayırdıkları Allah'a ulaşmaz. Allah'a ayırdıkları ise işte o ortak koştuklarına ulaşır. [14] Ne kadar da kötü hüküm veriyorlar!
A

Ali Bulaç Meali

O'nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: 'Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır' dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Tuttular Allah'ın yarattığı ekinden ve davardan, müşrikler, hisseler ayırdılar ve inançlarınca: “- Bu Allah'ın ve bu da Allah'a ortak koştuğumuz putların” dediler. Putlar için olan hisse çoğalsa, ondan Allah için harcamazlar. Fakat Allah için ayırdıkları hisse çoğalınca, Allah'ın ihtiyacı yoktur diye, putları yolunda harcarlar. Ne kötü hüküm vermektedirler!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah’ın yaratıklarından, ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar. İddialarınca “bu Allah’ındır, bu da Allah’a ortak koştuklarımız içindir” dediler. Fakat ortak koştukları için ayırdıkları pay Allah’a ulaşmazken, Allah’ın payı onların putlarına ulaşır… Ne kötü yargılıyorlar!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, Allah'ın yarattığı ekin ve davar gibi şeylerden bir pay ayırırlar. Kendi zanlarınca, “Bu, Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır” derler. Ortakları için olan Allah'a ulaşmıyor, Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu. Bunlar ne kadar kötü hükmediyorlar!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ekinden, yılkıdan Allah ne yaratmışsa, Allaha pay ayırırlar, kendi sanılarınca: «Bu Allahın, bu da putlarımızın payıdır» derler, putlarına ayrılandan, Allaha hiç vermeyip, Allaha ayrılandan putlarına verirler, ne kötü hükmederler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Müşriklər) Allah üçün Onun yaratdığı əkindən və davardan pay ayırıb öz (batil) inanclarına görə: “Bu, Allahın və bu da (Allaha) şərik qoşduğumuz bütlərin!” – dedilər. Onların bütləri üçün ayrılmış hissə Allaha çatmaz, Allah üçün ayrılmış hissə isə bütlərə çatardı. Onların verdikləri hökm necə də pisdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar, Allah’ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O’na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah’ındır, bu da (O’na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah’a geçmezken, Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar. 
C

Cemil Said (1924)

Allâh’ın virdiği hubûbât ve hayvânâtın bir kısmını Allâh’a tahsîs idiyorlar. Ve diyorlar ki: "Bu Allâh’ındır ve bu da şerîk koşdığımız putlarındır" Lâkin bunlara tahsîs itdikleri iyi olur ise [1] Allâh’a tahsîs itmezler Allâh’a tahsîs itdikleri iyi olur ise putlara tahsîs iderler, bu ne bâtıl hükümdür.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kendi zanlarına göre, "Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır" diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: "Bu, Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait" demektedirler. Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Tuttular Allâh için onun yarattıklarından: Hars ve en'amdan bir hıssa ayırdılar, zuumlarınca şu, dediler: Allâh için, şu da şeriklerimiz için, amma şerikleri için olan Allah tarafına geçmez, Allah için olana gelince o şerikleri tarafına geçer, ne fenâ hukûmet yapıyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

(Müşrikler) kendi zanlarına göre, “Bu Allah’ındır, bu da putlarımızındır” diyerek, Allah’ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden (putları için) pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!
E

Erhan Aktaş Meali

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: “Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır.” dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor.¹ Ne kötü hüküm veriyorlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eylediler Tañrı içün andan kim yarattı ekinden daħı yılķılardan ülü pes eyittiler “uşbu Tañrı’nuñdur” śanmaġı-y-ıla anlaruñ “daħı uşbu ortaķlarumuzuñdur.” pes ol kim oldı ortaķlarınuñ deġmez Tañrı’ya daħı ol kim oldı Tañrı’nuñ ol irer ortaķlarından yavuz oldı ol kim ḥüķm eylerler!
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar Allah için, onun yaratdığı ekin ve meyvelerle hayvanlardan, bir hisse ayırdılar da kendi boş zanlarınca «Şu Allahın, dediler, şu da ortaklarımız (olan putlar) ın. Ortaklarına âid olanlar Allaha ulaşmaz amma, Allaha âid olanlar, (evet) onlar ortaklarına gider! Hükm edegeldikleri bu şeyler ne kötüdür!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah’ın yayıp çoğalttığı ekin ve hayvanlardan Allah’a bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: “Bu Allah’ındır, bu da ortak koştuklarımızındır.” dediler. Ortak koştukları için ayırdıklarını Allah’ın payına katmazlar ama Allah için ayırdıklarını ortak koştuklarının payına katarlar. Ne kötü hüküm veriyorlar!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Allah'a, (kendi) yarattığı ekinler ve en'amdan (sağmal hayvanlardan, güyâ) bir hisse (ve putlarına da bir hisse) ayırdılar da, zanlarınca: “Bu Allah'ındır, bu da (O'na şirk koştuğumuz) ortaklarımızındır!” dediler. Hâlbuki ortaklarına âid olan, Allah'a hiç ulaşmaz; Allah'a âid olana gelince, o hemen ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
K

Kadri Çelik Meali

Kendi zanlarına göre, “Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır” diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor (öyle mi?)! Pek de kötü hüküm veriyorlar!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah’a pay ayırıp zanlarınca, “Bu Allah’a, bu da ortaklarımıza (putlara)” dediler. Ortakları için ayrılan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar!
M

M. Pickthall (English)

They assign unto Allah, of the crops and cattle which He created, a portion, and they say: "This is Allah's" in their make believe "and this is for (His) partners in regard to us." Thus that which (they assign) unto His partners in them reacheth not Allah and that which (they assign) unto Allah goeth to thee (so called) partners. Evil is their ordinance.
M

Mahmut Kısa Meali

Allah’ın yarattığı tarım ürünlerinden ve evcil hayvanlardan bir kısmını putlarının, bir kısmını da Allah’ın payı olarak ayırırlar ve kendi bâtıl iddialarına dayanarak, “Bunlar Allah’ın, bunlar da O’nun yetki ve tasarrufuna ortak olan diğer ilâhlarımızın payıdır!” derler. Üstelik, ilâhları ve bu ilâhların bakıcıları —yani kendileri— için ayırdıkları, Allah’ın payına —ki fakir fukaraya harcanmak üzere ayrılmıştır— asla karışmaz; kazara karışsa da “Allah’ın buna ihtiyacı yoktur!” diyerek hemen alıp yerine koyarlar, fakat Allah için ayırdıkları, ilâhlarının payına kolayca karışır. Bunu da ilâhlarının nasibi sayıp onların payına katarlar. Ayrıca Allah, putlar için ayrılanları kabul etmediği gibi böyle bir taksim ile güya ortakları yanında Allah’a ayrılan payı da asla kabul etmez. Ne kötü hüküm veriyorlar!
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah için, ürettiği Ekinler’den ve EN’ÂM / Ehil Hayvanlar’dan bir hisse ayırdılar.
Onların sanılarına göre (güya akıllarınca): -"Bu Allah’ındır; bu da ortaklarımızın!" dediler.
Ortakları için olan şey Allah’a ulaşmaz; Allah için olan şey ise ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
M

Mehmet Okuyan Meali

Yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah’a birer pay ayırıp, zanlarınca “Bu Allah için, bu da ortaklarımız (putlarımız) için.” dediler. [*] Ortakları için ayrılan (pay) Allah’a ulaşmıyor, Allah için ayrılan (pay ise) ortaklarına ulaşıyor! [*] Vermekte oldukları hüküm (ne) kötüdür!
M

Mehmet Türk Meali

(O müşrikler) Allah’ın yarattığı ekin ve hayvan gelirlerinden keyiflerine göre Allah’a bir pay ayırarak: “Şu Allah’a, şu da putlarımıza aittir.” dediler. Fakat putları için olan payı, Allah yolunda harcamayıp, Allah’a ayrılan payı, putları için harcadılar.¹ (Eğer böyle zannediyorlarsa) ne kadar yanlış hüküm veriyorlar.²
M

Mehmet Çakır Meali

Akıllarısıra, Allah'ın ektiği ekinlerden ve büyük baş hayvanlardan Allah'a pay ayırıp: " bu Allah'ın, şu da Tanrı’larımızın " derlerdi. Ne hikmet ise, Tanrı’larına adadıkları, Allah'a ulaşmaz, ama, Allah'a adadıkları, Tanrı’lara ulaşırdı. Hepsi, saçma sapan hükümlerdi.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’ın yarattığı ekinler ve hayvanlardan bir pay ayırdılar. Zanlarınca dediler ki: "Bu Allah’ındır. Bu da ortaklarımızındır!" Ortaklarına ayrılan paylar Allah’a ulaşmaz. Fakat Allah için ayrılan paylar ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar?
M

Muhammed Esed Meali

ONLAR, Allah’ın yarattığı tarlalar ile hayvanların mahsullerinden O’na bir pay ayırırlar ve “Bu Allah’a aittir!” derler; yahut [haksız şekilde], ¹¹⁹ “Ve bu [da], eminiz ki, Allah’ın uluhiyetinde pay sahibi olan varlıklar içindir!” ¹²⁰ diye iddia ederler. Ama zihinlerinde Allah’a ortak saydıkları varlıklar için ayırdıkları şey, [onları] Allah’a yakınlaştırmaz, Allah için ayırdıkları da [onları ancak] Allah’ın uluhiyetine ortak koştukları o varlıklara yakınlaştırır. ¹²¹ Gerçekten de ne kötüdür onların yargıları!
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah’ın yarattığı ekinden ve evcil hayvanlardan, Allah’a bir pay ayırıyorlar ve batıl inançlarına göre, “Bu, Allah’ındır, bu da ortaklarımızındır” diyorlar. Ortakları için ayırdıkları pay Allah’a ulaşmıyor ama Allah için ayırdıkları pay ortaklarına ulaşıyordu. Ne saçma hüküm veriyorlar öyle! 16/56, 10/35, 68/35-36
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ALLAH’IN yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan bir pay ayırıp, bâtıl inançlarına[¹¹²⁶] göre dediler ki: “Bu Allah’a aittir, bu da (Allah’a) koştuğumuz ortaklarımıza.”[¹¹²⁷] Oysa ortakları için olan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu: ne berbat muhakeme tarzları var!
O

Orhan Kuntman Meali

(Çünkü onlar) Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanları taksime kalkıştılar zanlarınca bir pay ayırarak "Bu, Allah için", "Şu da, putlarımız için" dediler. (Fakat bu taksime de riayet etmediler, zira) Ortakları için ayrılan pay Allah'a ulaşmadı. (Allah için sarfedilmezdi) Fakat, Allah'a ayırdıkları, putlarına ulaşırdı! (Putlarına ayırdıkları yetmeyince, Allah'a ait olandan alıp sarfederlerdi) Verdikleri hüküm ve kadar kötüdür! (Ki böylece putlarını Rablerinden üstün tutmuş oluyorlar!)
O

Osman Fırat Meali

Allah’a ekip ürettiklerinden ve hayvanlardan bir pay ihdas ettiler. Kendi umduklarınca: ’Bu Allah içindir, bu da ortaklarımız içindir’ dediler. Onların ortakları için ayrılmış olan Allah’a ulaşmadı; ancak Allah için ayrılmış bulunan pay, onların ortaklarına ulaştı. Ne kötü karar veriyorlar!
S

Sardorxon Jahongir

Mushriklar Alloh yaratgan ekin-tikin va hayvonlardan Allohga bir hissa ayirib, o‘‎zlaricha: “Bu Alloh uchun, bu esa sherik qilgan butlarimiz uchun”, – der edilar. Sheriklari uchun bo‘‎lgani Allohga yetib bormas ekan, lekin Alloh uchun ayirganlari butlariga yetib borar ekan. Naqadar yomon hukm chiqaryaptilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḳıldılar Tañrı Ta‘ālāya yaratduġı nesnelerden, ekinden ve davarlardan birülüş, şirklerine daḫı bir ülüş. Eyitdiler: Bu Allāh ülüşidür özleri sözleri‐y‐leve bu şerīklerümüzüñdür, didiler. Ammā şerīkleri naṣībi Tañrı Ta‘ālāya irişmez. Daḫı ola ki Allāh naṣībidür şerīklerine yitişür. Ne ḳatı yaman ḥükm eyledi müşrikler.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan kendilerince Allah'a bir hisse ayırdılar da kendi batıl iddialarınca: “Şu, Allah'ın” dediler, “Şu da uluhiyette ortakları olan putlarımızın. ”Ortakları için ayırdıkları, Allah'ın hissesine konulmaz, ama Allah'a ait olanlar ortaklarının hissesine aktarılır. Bunlar ne kötü hüküm veriyorlar! [16, 57; 43, 15]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah'ın yarattığı, ekin(ler)den ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımıza" dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh Te'âlâ'nın halk itdiği ekinlerden ve hayvânlardan hisse ayırarak zu'mlarınca "Bu Allâh içün ve bu da putlarımız içündür" didiler. Putların hissesine (noksan olsa) Allâh içün olan hisseden artırırlar ve Allâh hissesine (az olursa) putlar içün olan hisseden artırmazlar. Ne çirkin hüküm iderler. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar Allah'ın yetiştirdiği ekinden ve en’amdan O’na pay ayırır ve kendilerince “Bu Allah’ın, bu da O'na ortak saydıklarımızın" derlerdi. Ortak saydıklarının payından Allah'ın payına geçmez ama Allah’ın payından ortak saydıklarının payına geçer. Ne kötü karar veriyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendi döllendirip yaydığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a bir pay ayırdılar da kendi zanlarınca şöyle dediler: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için." Ortakları için olan Allah'a ulaşmaz. Ama Allah için olan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Y

Yusuf Ali (English)

Out of what Allah hath produced in abundance in tilth and in cattle, they assigned Him a share: they say, according to their fancies:(958) "This is for Allah, and this" - for our "partners"! but the share of their" partners "reacheth not Allah, whilst the share of Allah reacheth their "partners" ! evil (and unjust) is their assignment!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve (o müşrikler) Allah için O'nun yarattığından, ekinden ve hayvanlardan bir pay ayırdılar, sonra zûmlarınca, «Bu Allah içindir, bu da ortaklarımız (putlarımız) içindir,» dediler. Artık ortakları için olan Allah'a ulaşmaz, Allah için olan ise o ortaklarına ulaşır. Hükmeder oldukları şey ne fena!
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bir de, Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan, Allah'a da bir pay ayırdılar ve akıllarınca “Bu Allah'ın, bu da şeriklerimizin” dediler. Şeriklerinin payını Allah için ayırdıklarına katmazlar; ama Allah için ayırdıklarını şeriklerinin payına katarlar. Ne kötü birşeydir o hükmettikleri!(22)
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar, (putperestler) Allah’ın (yeryüzünde) üretip-türettiği ekinlerden ve hayvanlardan Allah’a bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allah’ın (yolunda, yoksullara harcanacak) diyorlardı, bu da ortak koştuklarımız putlar için. Kendi ortakları için olan pay, (sözde) Allah için ayrılan kısma aktarılmaz, ama Allah’a ait olan pay ise, kendi ortakları tarafına aktarılır. Uyguladıkları hüküm ne kadar da kötü idi!*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar tarlalara ektiklerinden ve sahip oldukları hayvanlardan Allah’a bir pay ayırdılar. Dediler ki “ Bunlar Allah için ayırdıklarımız (onların kendi kafalarına göre ayırdıkları) bunlarda bizim Allah’dan başka olan ilahlarımız için ayırdıklarımız.” Ayırdıkları paylar ortak koştuklarına ait değildir. Aynı zamanda Allah için ayırdıkları da Allah’a ait olduğu halde, o Allah için ayırdıkları paylar, onları Allah’a yaklaştıracak değillerdir. Ama ayırdıkları paylar, onları ortak koştuklarına daha çok yaklaştırır. Hüküm verdikleri şey ne kadar kötüdür.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Müşrikler Allah/ın ekinden, davarlardan yarattığı şeylerden birçok pay çıkarmışlar, zuumlarınca «— Bu, Allah içindir, bu da şeriklerimiz olan putlarımız içindir» demişlerdi. Şerikleri için olan, Allah/a ulaşmıyordu; Allah için olan ise şeriklerine ulaşıyordu [¹]. Bunlar ne kötü hükmediyorlar!
İ

İsmail Yakıt

Onlar, Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan, O’nun için bir nasip/pay ayırırlar ve kendi zanlarınca da “Bu Allah’a bu da ortaklarımız/putlarımız için” derlerdi. Ortakları için ayrılan (pay artarsa) Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları (pay artarsa) ortak koştuklarına verirlerdi.⁴⁴ Ne kötü hüküm veriyorlar!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar Allah’ın yarattığı ekinden, davardan pay ayırıp da kendi kuruntularınca derler: "Bu, Allah için, bu da eş koştuklarımız için." Ancak eş koştukları için olan Allah’a erişmez de Allah için olan eş koştuklarına erişir. Ne kötü yargılayıştır bu.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah'ın yarattığı ekin ve hayvandan Allah'a bir hisse ayırıyorlar, akıllarınca:-Bu, Allah'ındır, bu da ortak (koştuk)larımızındır, diyorlar. Ortakları için ayırdıkları Allah'a verilmez; ama Allah için ayırdıkları ise ortak (koştuk)larına verilirdi. Ne kötü hüküm veriyorlar!

En’âm Suresi 136. Ayet Meali ve Tefsiri

En’âm Suresi 136. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 136. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 136. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 136. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim