Sureye Dön

Duhân Suresi Suresi, 11. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Öyle bir duman ki, bütün insanlığı sarıp kuşatmıştır. Bu acı bir azaptır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bu duman) İnsanları kuşatır ve bu çok acı bir azap (ve psikolojik ızdırap vasıtası)dır.
A

Ahmet Tekin Meali

Gök insanları bürüyecek bir duman getirecek. İşte bu can yakıp, inleten müthiş bir azaptır.
A

Ahmet Varol Meali

(O duman) insanları bürür. İşte bu acıklı bir azaptır.
A

Ali Bulaç Meali

(Bu duman) insanları sarıp-kuşatır. İşte bu, acı bir azabtır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle bir duman ki, bütün insanları saracaktır. Bu acıklı bir azabdır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O duman, insanları sarar. Elem verici bir azaptır bu!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]
B

Besim Atalay Meali (1965)

10,11. Gözet imdi gökyüzünü, koyu bir dumanın sardığı günü; insanları saracaktır, bu bir acı azaptır!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Elə bir duman ki) insanları saracaqdır. Bu, şiddətli bir əzabdır! (Doğrudan da, Qüreyş müşriklərinə küfrləri üzündən belə bir aclıq üz vermiş, onlar çarəsizlikdən napak şeyləri belə yeməyə məcbur olmuşlar).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Öyle ki; insanları kuşatıp saran, o (duman tabakası) inletici bir azaptır.
C

Cemil Said (1924)

Bu duman bütün insânları gaşy idecek ve kâfirlere ’azâb-ı elîm olacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

10,11. Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

10,11. Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ki nâsı saracaktır, bu bir elîm azâbdır
E

Emrah Demiryent Meali

(Bu duman, bütün) insanları sarıp kuşatır. (Ancak) bu (duman, kâfirler için) elem dolu bir azaptır.
E

Erhan Aktaş Meali

İnsanları sarıp kuşatacak. İşte bu can yakıcı bir azaptır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

üzerine gelür-idi ādemįlerüñ uşbu 'aźābdur aġrıdıcı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Öyle bir duman ki bütün) insanları saracakdır o. «Bu, pek yaman bir azâb» (diyecekler).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

(O duman), insanları sarıp kuşatır. Bu, elim bir azaptır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

10,11. O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.(3)
K

Kadri Çelik Meali

(Bu duman) İnsanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acıklı bir azaptır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

10-11. Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
M

M. Pickthall (English)

That will envelop the people. This will be a painful torment.
M

Mahmut Kısa Meali

Çünkü bu belalar sadece zâlimleri değil, zulme seyirci kalan bütün insanları çepeçevre sarıp kuşatacaktır! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır!
M

Mahmut Özdemir Meali

İnsanlar’ı bürüyor. Bu acıveren bir azâptır.
M

Mehmet Okuyan Meali

(O duman) insanları kaplayacaktır. Bu, elem verici bir azaptır.
M

Mehmet Türk Meali

10,11. (Ey Muhammed!) Sen, göğün gözle görülecek ve insanları kuşatıverecek bir duman¹ çıkaracağı günü bekle. İşte bu, çok acıklı bir azaptır.
M

Mehmet Çakır Meali

Üzerilerine çökecek bu acılar, insanları inim inim inletecek:
M

Mehmet Çoban Meali

O gün duman bütün yaşamı örter. Arkasından elem dolu bir azap başlar. Yeryüzünde hiçbir canlının yaşama imkânı kalmaz.
M

Muhammed Esed Meali

bütün insanlığı sarıp kuşatan [ve günahkarları] “Bu azap ne acı!” [diye feryad ettiren ve]
M

Mustafa Çavdar Meali

Bütün halkı bürüyecek bir duman. İşte budur acıklı azap! 27/87, 39/68
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(O duman) bütün insanları bürüyecek (ve inkârcılar haykıracak): “Elem verici azap işte bu![⁴⁴³⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

10,11. (Ey Muhammed) O halde sen, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle, (ki o duman) onların tümünü sarıp kavrayacak çok çetin bir azaptır.
O

Osman Fırat Meali

İnsanları (bu duman) kaplar; işte bu, acıklı bir azaptır.
S

Sardorxon Jahongir

U tutun barcha odamlarni o‘‎rab oladi. Bu alamli azobdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḫalḳı örte ol tütün. Uşbu ulu ‘aẕābdur.
S

Suat Yıldırım Meali

10, 11. O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
S

Süleyman Ateş Meali

(Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azabdır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

O duman nâsı kaplar ve müşrikler: "Bu elemli bir 'azâbdır"
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Duman o insanların hepsini saracak “Bu ne acıklı bir azap!” (diyerek şöyle yalvaracaklardır):
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İnsanları kuşatıp sarar. İnletici bir azaptır bu.
Y

Yusuf Ali (English)

Enveloping the people: this will be a Penalty Grievous.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İnsanları saracaktır. Bu, bir acıklı azabtır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

O duman insanları kaplar. İşte bu acı bir azaptır.
İ

İhsan Aktaş Meali

10 , 11, 12.O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bu bütün insanları kuşatan ve bu aynı zamanda acıklı bir azaptır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O duman o halkı bürüyecek,
İ

İsmail Yakıt

O insanları sarıp kuşatır. Bu can yakıcı bir azaptır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu duman insanları bürüyecek, Onlar: "Ne acıklı azap bu!" diyecekler.
Ş

Şaban Piriş Meali

İnsanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

Duhân Suresi 11. Ayet Meali ve Tefsiri

Duhân Suresi 11. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Duhân Suresi 11. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Duhân Suresi 11. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Duhân Suresi 11. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim