Sureye Dön

Câsiye Suresi Suresi, 23. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gördün mü dileğini mabud edineni ve halini bildiği halde Allah tarafından sapıklığa terkedileni ve onun kulağını ve kalbini mühürlemiştir ve gözüne de perde çekmiştir; artık Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterebilir ona? Hala mı öğüt ve ibret almazsınız?
A

Abdullah Parlıyan Meali

Kendi arzu ve hevesini ilah edinen ve Allah'ın bir bilgi sebebiyle saptırdığı, kulak  ve kalbini mühürlediği, gözüne perde çektiği kişiyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra, kim onu doğru yola iletebilir. O halde hiç düşünüp ders çıkarmaz mısınız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şimdi Sen, kendi (nefsi) hevâsını ilah edinip (bencil tutkularına, boş gurur ve kuruntularına tapınmaya başlamış) kimseyi görmez misin? Ki Allah da onu bir ilim üzere saptırmış, (yani bazı bilgi ve becerilerine kibirlenerek, onları yanlış tefsir ve tatbik ederek ve kendisini herkesten üstün görerek azıtmış olduğundan Cenab-ı Hakk) kulağına ve kalbine mühür basmış, (böylece nasihat dinlemez ve İlahi hükümleri kabullenmez şekilde hidayeti kararmış) ve gözleri üstüne bir perde asılmış, (bu yüzden gerçekleri göremez şekilde feraseti alınmış kimselerin sapkınlığını ve azgınlığını fark edip sakınmanız gereken kişileri artık bilmelisiniz!) Şimdi Allah’tan sonra, kim ona hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?
A

Ahmet Tekin Meali

Şahsî arzu ve ihtiraslarını, kendisine ilâh haline getireni; hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmeyeceğini bildiği için, Allah'ın hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanıdığı, kulaklarını duyarsız, kalbini, kafasını anlayışsız hale getirdiği, gözlerine perde çektiği, basiretini bağladığı kimseyi görmüyor musun? Allah'ın dışında kim onu doğru yola iletebilir? Hâlâ öğüt almayacak mısınız?
A

Ahmet Varol Meali

Arzularını kendine ilah edinmiş ve Allah'ın kendisini bir bilgi üzere saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah'tan sonra kim doğru yola iletebilir? Yine de düşünmüyor musunuz?
A

Ali Bulaç Meali

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm), şimdi o kimseyi gördün ya: (Hidayeti bırakıb keyfine taparcasına) zevkini kendisine ilah edinmiş, Allah'da (sapıklığını bildiği) bir ilim üzerine onu şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyib gözüne de bir perde çekmiştir. Artık onu Allah'dan başka kim yola getirir? Hâlâ düşünmez misiniz?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Heva ve hevesini kendine ilah edinip de Allah’ın, (ondaki) bilgi ve serbest seçim üzere saptırdığı, kulak ve kalbini (iç ve dış duyularını) mühürlediği, gözüne perde çektiği kişiyi gördün mü? Artık Allah’tan sonra kim onu doğru yola iletebilir? Neden düşünüp idrak etmiyorsunuz?
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Arzusunu tanrısı edineni; Allah'ın bir bilgiye dayanarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği insanı, hiç düşündün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola iletebilir? O halde, hiç düşünüp ders almaz mısınız?[548]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kendi istediğin, Tanrı edinen kimseyi görmedin mi sen? Bilerek, Allah onu doğru yoldan çıkardı, damga vurdu kulağına, gönlüne; gözüne de örtü koydu, Allahtan başka, doğru yola, onu kim iletecek? Öğüt almaz mısınız?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Nəfsini özünə tanrı edən və Allahın bilərəkdən (onu hələ yaratmamışdan gələcəkdə kafir olacağını bildiyi üçün) yoldan çıxartdığı, qulağını və qəlbini möhürlədiyi, gözünə də pərdə çəkdiyi kimsəni gördünmü? Allahdan başqa kim onu doğru yola sala bilər?! Məgər düşünüb ibrət almırsınız? (Haqqı bildiyi halda küfr edənin cəzası, haqqı bilmədən, cahilliyi üzündən küfr edənin cəzasından daha ağırdır. Çünki alimlə cahilin məs’uliyyəti eyni ola bilməz!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Resul!) Kendi arzu ve isteklerini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah’ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde, hiç düşünüp ders almaz mısınız?
C

Cemil Said (1924)

Göriyor mısın? Hırs ve hevâsını kendine bir Allâh yapan âdemi, Allâh ’âkıbetini bilerek dalâlete sevk ider, ânın kalbini ve sâmi’asını mühürlemişdir. Gözlerine perde çekilmişdir. Allâh dalâlete sevk itdikden sonra böyle bir âdemi kim tarîk-i hidâyete rücû’ itdirebilür? Bunı düşünmeyecek misiniz?
D

Diyanet Vakfı Meali

Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde Allah'ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar! Anlamaz mısınız?
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah'tan başka kim hidâyete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ya şimdi baksan a o kimseye ki ilâhını hevası ittihaz etmiş, Allah da onu bir ılm üzerine şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir, artık onu Allahdan sonra kim yola getirir? Hâlâ da düşünmezmisiniz?
E

Emrah Demiryent Meali

Hevâsını ilâh edineni ve Allah’ın (dünyada kâfir olarak yaşayıp sonunda âhirete de kâfir olarak intikal edeceğini ezelî ve ebedî) ilmiyle bilmesi üzere (kişinin kendi cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bıraktığı, kulağını ve kalbini (manen) mühürleyip, gözlerinin üzerine de (manen) perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah’tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
E

Erhan Aktaş Meali

Hevasını¹, ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak,² onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?
E

Eski Anadolu Türkçesi

iy gördüñ mi anı kim duttı Tañrısın nefs dilegin? daħı azdurdı anı Tañrı bilmek üzere daħı mühr urdı ķulaġı üzere daħı göñli üzere daħı ķıldı gözi üzere örtü. pes kim ŧoġru yol göstere aña Tañrı’dan śoñra? iy ögütlenmez misiz?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Şimdi bana haber ver: Hevaa (ve heves) ini Tanrısı edinmiş, kendini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş, gözüne de bir perde germiş bir adama Allahdan başka kim hidâyet edebilir? Haalâ iyi düşünmeyecek misiniz?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Hevasını ilah edinen ve Allah’ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, işitmesini ve zihnini mühürlediği ve gözüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah’tan başka ona kim yol gösterebilir? Hâlâ düşünmez misiniz?
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte (nefsinin) arzusunu kendisine ilâh edinen ve Allah'ın (ezelî olan) bir ilim üzere(küfürlerindeki inadları yüzünden) dalâlete attığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Peki onu, Allah'dan sonra kim hidâyete erdirebilir? Hiç ibret almıyor musunuz?
K

Kadri Çelik Meali

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Hala hatırlayıp kendinize gelmez misiniz?
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Arzularını tanrı yerine koyan, Allah’ın -bilgisine rağmen (sapmayı tercih ettiği için)- kendini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi bir tasavvur et! Allah’tan sonra onu kim yola getirecek? Düşünmüyor musunuz?
M

M. Pickthall (English)

Hast thou seen him who maketh his desire his god, and Allah sendeth him astray purposely, and sealeth up his hearing and his heart, and setteth on his sight a covering? Then who will lead him after Allah (hath condemned him)? Will ye not then heed?
M

Mahmut Kısa Meali

Kendi arzu ve heveslerini hayatın biricik gayesi hâline getirerek ihtirâslarını tanrı edinen ve Allah’ın da,sapıklığı hak ettiğini bildiği için kulağını ve kalbini mühürleyip gözlerinin üzerine perde çekerek hidâyetten mahrum bıraktığı insanın acıklı hâlini bir düşünsene! Söyler misiniz; Allah böyle birini saptırdıktan sonra, artık kim onu doğru yola iletebilir? Öyleyse, ey insanlar, bunları düşünüp öğüt almayacak mısınız?
M

Mahmut Özdemir Meali

Gördün mü, kendi hevâsını kendi ilahı edinmiş kimseyi? Allah onu bilgi üzere / bilgiye göre şaşırttı.
Kulağına ve kalbine mühür vurdu. Gözüne perde çekti.
Kim onu Allah’ın sonrasından hidayete eriştirebilir? Öğüt alıp düşünmez misiniz?
M

Mehmet Okuyan Meali

Arzusunu ilahı edineni [*] ve Allah’ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, işitme (duyu)sunu ve kalbini mühürlediği ve gözünün üstüne de perde çektiği kişiyi gördün mü? [*] Şimdi onu, Allah’a rağmen kim doğru yola ulaştırabilir ki! [*] (Gerçeği) hatırlamayacak mısınız?
M

Mehmet Türk Meali

Şimdi sen, o ilâhını keyfine¹ göre tanımlayan,² Allah’ın (inanmayacağını) bildiği için saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve (gönül) gözüne de perde çektiği adamı görüyor musun?³ Şimdi Allah’ın dışında kim, ona hak yolu gösterebilir? (Ey kâfirler!) Siz hâlâ bunu idrak etmeyecek misiniz?
M

Mehmet Çakır Meali

Kendi düşüncelerini putlaştırana bakın! onca ilmine rağmen Allah'ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği şu adama bakın! Şimdi Allah'tan başka kim onu yola getirebilir düşünsenize bir!?
M

Mehmet Çoban Meali

Arzu ve heveslerini ilah edinip; Allah’ın bildirdiklerinden sapanı, kulağını, gözünü, kalbini Allah’a kapatanı gördün mü? Şimdi ona Allah’tan başka kim doğru yolu gösterecek? Düşünmüyor musunuz?
M

Muhammed Esed Meali

KENDİ arzu ve özlemlerini tanrı edinen ve [bunun üzerine] Allah’ın, [zihninin hidayete kapalı olduğunu] bilerek ²⁴ saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde ²⁵ çektiği [insan]ı, hiç düşündün mü? Allah[ın onu terk etmesin]den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde, hiç düşünüp ders çıkarmaz mısınız?
M

Mustafa Çavdar Meali

Kendi heva ve hevesini ilah edinen ve hakikati bilmesine rağmen yüz çeviren böylece Allah’ın mesajlarına kulaklarını ve kalbini kapatan gözlerine de perde çeken ve sapıklığı tercih eden şu kimseyi görüyor musun? Böyle bir kimseyi Allah’tan başka kim doğru yola iletebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız? 25/43, 47/14
M

Mustafa İslamoğlu Meali

TANRISI olarak keyfî kanaatini benimseyen ve Allah’ın kişiyi, (fıtrî) bir bilgiye rağmen (sapmayı tercih ettiği için) saptırdığı,[⁴⁴⁸⁶] kulaklarını ve kalbini mühürlediği, gözlerinin üzerine de tarifsiz bir perde çektiği malum tipleri gözünde canlandırabilir misin?[⁴⁴⁸⁷] Artık onu Allah da ulaştırmazsa, kim doğru yola ulaştırabilir? Hâlâ düşünüp ders almayacak mısınız?
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Hevâ ve hevesini ilah edinen (nefsinin güzel gördüğü her- şeyin peşinde koşan, çirkin gördüğü şeyi -hak daveti- ise reddeden) şu kimseye bak.. ki Allah onu (hak davete ulaştıktan sonra bile bile şirk ve küfürde direndiği için) doğru yoldan saptırmış kulağını, kalbini mühürlemiş ve gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Şimdi onu, Allah'tan başka kim hidayete erdirebilir? (Ey müşrikler bu uyarılardan da) hâlâ ibret almayacak mısınız? (Kalbleriniz mühürlenmeden tevbe edip imana gelmiyecek misiniz)?
O

Osman Fırat Meali

Arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu bir bilgiyle saptırmıştır; onun işitmesinin ve kalbinin üzerini mühürlemiştir ve görüşleri perdelenmiştir. Allah’tan sonra ona kim hidayet verebilir? Hatırlayıp düşünmez misiniz?
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, havoyi nafsini o‘‎ziga iloh qilib olgan va Alloh uni bilib turib adashtirgan, quloq va ko‘‎nglini muhrlab, ko‘‎ziga parda tortib qo‘‎ygan kimsani ko‘‎rdingizmi? Bas, uni Alloh yo‘‎ldan adashtirganidan keyin kim hidoyat qila oladi?! Axir, eslatma olmaysizlarmi?!
S

Satıraltı Meal (1534)

Görür misin ol kimseyi ki hevāsını ma‘būd idindi. Daḫı azdurdı anı Allāh‘ilmi‐y‐le ve mühr urdı ḳulaġı ve yüregi üstine. Daḫı gözi üstine perdevardur. Pes kim hidāyet virür aña Tañrıdan ṣoñra? Niçün fikr itmezsiz?
S

Suat Yıldırım Meali

Baksana kendi heva ve hevesini ilah edinen, ilmi olduğu halde Allah'ın kendisini şaşırtıp, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözlerine de perde çektiği kimsenin haline! Hakkı görmemekte ve azgınlıkta ısrar etmesi sebebiyle Allah'ın şaşırttığı bu kimseyi kim yola getirebilir? Düşünmüyor musunuz? [7, 186]
S

Süleyman Ateş Meali

Keyfini tanrı edinen ve Allah'ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi ona Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterecek? Düşünmüyor musunuz?
S

Süleyman Tevfik (1927)

Hevâsını kendisine ilâh ittihâz ideni görmez misin ki bu fi'ilinin 'âkıbeti ne oldığını bilir iken Allâh onı hizlâna düşürdi. Kulağına ve kalbine mühür urub gözine perde çekdi. Öyle birini hidâyete irsâl idecek Allâh'dan başka kim vardır? Bunı tezekkür itmez misiniz?
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Allah'tan sonra ona kim kılavuzluk edecektir. Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?
Y

Yusuf Ali (English)

Then seest thou such(4761) a one as takes as his god his own vain desire? Allah has, knowing (him as such), left him astray, and sealed(4762) his hearing and his heart (and understanding), and put a cover on his sight. Who, then, will guide him after Allah (has withdrawn Guidance)? Will ye not then receive admonition?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Gördün mü o kimseyi ki kendi hevâsını kendisine tanrı edinmiş ve onu Allah bir bilgi üzerine şaşırtmış ve kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış ve gözü üzerine bir perde kılmış? Artık ona Allah'tan sonra kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz?
Ü

Ümit Şimşek Meali

Gördün mü heveslerini tanrılaştıranı? Allah onu bilgiyle saptırmış,(2) kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözlerini de perdelemiştir. Allah'tan sonra artık ona kim yol gösterebilir? Hiç düşünmüyor musunuz?
İ

İhsan Aktaş Meali

Heva ve hevesini (bencil tutkularını, boş gurur ve kuruntularını) tanrı edinmiş bulunan, bilgisi olduğu hâlde (sapıklığı tercih etmesi yüzünden) Allah’ın sapık bulduğu, (gerçekleri de duymak istemediğinden) kulağını ve (gerçekleri anlamak istemediğinden melekler âleminde tanınması için) kalbini (akıl merkezi olan beynini manen) işaretlediği ve (gerçekleri görmek istemediğinden) gözünü de (manen) perdelediği (bu durumda olan) kimseyi hiç düşündün mü? Artık (buna devam ettiği sürece) onu Allah’tan başka kim doğru yola ulaştırabilir? O hâlde, hâlâ düşünmeyecek misiniz? *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sen, kendi nefsini ilah edineni gördün mü? Allah kendisinde olan bir bilgiden dolayı, o’nu sapıklık içerisinde bırakmış, kulaklarına ve kalbine mühür vurmuş ve gözlerinin önüne perde çekmiştir. Artık böyle birisini Allah’dan başka kim doğru yola getirebilir ki, düşünmüyor musunuz?
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Arzusu olan putu tutup da kendine mâbut edinen, Allah, halini bilerek kendisini sapık kılan, kulağına, kalbine mühür basan, gözüne de perde koyan bir kimseye ne dersin? Hidayete erecek mi? [¹] Allah böylesini yoldan çıkardıktan sonra onu kim doğru yola götürebilir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen, kendi heva ve hevesini/kötü arzularını tanrı edinen, Allah’ın (doğru yola girmeyi reddettiği için) kendisini saptırdığı, kulağının ve kalbinin üzerine mühür vurduğu, gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi böyle birini Allah’tan sonra kim doğru yola ulaştırabilir? Hâlâ düşünmüyor musunuz?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sen ne dersin o kimseye ki kendi tutkularını kendine tanrı edinmiş, Allah da onu bile bile doğru yoldan saptırmış, kulaklarını, gönlünü tıkamış, gözlerine de örtü çekmiştir. Böylesini Allah’tan başka kim doğru yola iletebilir? Yine de öğütlenmiyecek misiniz?
Ş

Şaban Piriş Meali

Şu heva ve hevesini ilah edineni gördün mü? Allah onu bir bilgi üzerinde sapıklıkta bırakmıştır. Kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözüne de perde çekmiştir. Allah'tan sonra kim onu doğru yola çıkarabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?

Câsiye Suresi 23. Ayet Meali ve Tefsiri

Câsiye Suresi 23. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Câsiye Suresi 23. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Câsiye Suresi 23. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Câsiye Suresi 23. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim