Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 58. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bir vakit şu şehre girin, nimetlerinden, nerede dilerseniz orada bolbol yiyin, kapısından secde ederek girin, burası yurttur deyin, yarlıganma dileyin de suçlarınızı örtelim; iyilikte bulunanların sevabını daha da arttıracağız demiştik.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve yine hatırlayın o günleri, biz şöyle demiştik: “Girin şu beldeye, yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin, fakat kapısından saygı göstererek, boyun eğerek girin ve günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır deyin ki, günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik yapanlara daha fazlasını verelim” demiştik.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ve hatırlayın,) Bir zaman size: "Şu şehre (Kudüs’e ve bereketli Filistin ülkesine) girin ve orada istediğiniz yerde (yerleşip ziraat, hayvancılık ve ticaretle kazandıklarınızı) bol bol yiyin, (buna karşılık) sadece; secde ederek (hürmetle) kapısından girerken: (Rabbimizden) ‘Dileğimiz bağışlanmadır’ deyin, (ki Biz de) hatalarınızı bağışlayalım; üstelik iyilik yapanların (ecirlerini daha da) arttıracağız" demiştik.
A

Ahmet Tekin Meali

Hani biz:
"Bu şehre girip yerleşin. Buradaki nimetlerden Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz şekilde bol bol yeyin. Kapılardan, şehrin giriş noktalarından birlikte, saygıyla secde ederek girin, girerken, kelime-i tevhidi ikrar edin, doğruları söyleyin, ya Rabbi, bizi affet deyin ki, sizin hatalarınızı affedelim. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman kullarımıza nimetlerimizi daha da artıracağız." demiştik.
A

Ahmet Varol Meali

Hani, "Şu kasabaya girin, orada istediğiniz yerden bolca yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'bizi bağışla' deyin ki, biz de sizin yanlışlıklarınızı bağışlayalım. İyilere olan lütuflarımızı ise artıracağız" demiştik.
A

Ali Bulaç Meali

Ve hatırlayın, demiştik ki: 'Şu şehre girin, orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bir vakit de (Tîh sahrasından çıktıktan sonra): “- Şu Kudüs şehrine girin de nimetlerinden dilediğinizi, bol bol yeyin; kapısından secde ederek girin ve “Hıtta” deyin (günahınızdan istiğfar edin) ki, günahlarınızı afvedelim. Biz, ihsan (iyilik ve itâat) edenlere, sevabı daha artıracağız.” demiştik.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Yine bir vakit: “Bu şehre girin, istediğiniz yerden rahatça yiyin, kapıdan secde etmek üzere girin, günahlarınızın affı için ricada bulunun, Biz hatalarınızı affederiz. Ve iyilikte bulunanların iyiliğini arttırırız” dedik.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İsrâiloğulları'na, “bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz; ‘Hıtta/hatalıyız' deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz” demiştik.[21]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Hani, biz de onlara: «Şu kente giresiniz, dilediğiniz şeylerden bol bol dahi yiyesiniz, kapıdan da, secde ile giresiniz; «Dileğimiz bağışlanmak» deyiniz; günahlarınızı bağışlarız sizlerin, iyileri ödülleriz» dediğimizde
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Xatırlayın ki, (Tih səhrasından çıxandan sonra ) sizə: “Bu kəndə girin, bəyəndiyiniz yerdə, istədiyiniz şeyləri rahatlıqla yeyin və buranın qapısından (Allaha) səcdə edən halda “hittə!” (“bizi bağışla!”) söyləyərək daxil olun, Biz də günahlarınızı bağışlarıq. Biz yaxşı əməl edənlərin savabını (mükafatını) artıracağıq”, -demişdik.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra), “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha’ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır. 
C

Cemil Said (1924)

Biz (Ehl-i İsrail’e) didik ki: "Bu şehre giriniz, orada bulunan emvâlden arzunuz vechile istifâde idiniz, lâkin şehre girer iken secde idiniz ’Merhamet Ya Rabbi’ diyiniz. Allâh sizin hatâlarınızı afv ider, şübhesiz biz ’âdillere lutuf ideriz."
D

Diyanet Vakfı Meali

(İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) «Hıtta!» (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, "bağışla!" deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız" demiştik.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani, “Şu memlekete[18] girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve bir vakit «şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve «hıtta» deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız» dedik
E

Emrah Demiryent Meali

Hani, “Şu memlekete girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. (Şükür secdesi yaparak) kapısından tevazu ile girin ve ‘hıtta!’ (Yâ Rabbi bizi affet), deyin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz!” buyurmuştuk.
E

Erhan Aktaş Meali

Hani: “Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde¹ ederek girin. Ve bizi bağışla deyin ki Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz.” demiştik.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim eyittük “girüñ uşbu köye pes yiñ andan ne yirde kim dilersiz dirlik dirligi. daħı girüñ ķapuya egilmişlerken daħı eyidüñ bıraķmaķlıķdur yarlıġayavuz size yazuķlaruñuzı; daħı arturavuz eyü işleyicilere.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hani: («Tîh» den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız» demişdik.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Hani: “Bu şehre girin ve orada dilediğinizden bol bol yiyin, secde ederek kapısından girerken: ’Bizi affet.’ deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını vereceğiz.” demiştik.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Yine bir zaman (size) şöyle demiştik: “Şu şehre (Kudüs'e) girin de ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyin; (ama) kapıdan secde eden kimseler olarak girin ve 'حِطَّةٌ (Yâ Rab! Bizi affet!)' deyin ki, size hatâlarınızı bağışlayalım!” Çünki (biz,) iyilik edenle re (mükâfâtla rı nı daha da)artıracağız.
K

Kadri Çelik Meali

Hani, “Şu kasabaya girin, orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, kapısından secde ederek girin, “Günahlarımızı bağışla” deyin ki böylece biz de hatalarınızı bağışlayalım, (şüphesiz biz) ihsan sahiplerine daha da artırırız” demiştik.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Demiştik ki: “Şu şehre girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yiyip için, kapıdan eğilerek girin ve af dileyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Biz iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz.”
M

M. Pickthall (English)

And when We said: Go into this township and eat freely of that which is therein, and enter the gate prostrate, and say: "Repentance." We will forgive you your sins and increase (reward) for the right-doers.
M

Mahmut Kısa Meali

Hani bir zamanlar İsrail Oğulları’na demiştik ki:
Halkı zâlim olan şu şehre girip orayı fethedin ve orada bulunan nîmetlerden dilediğiniz gibi, serbestçe yiyin için fakat şehri ele geçirdiğiniz zaman, kapısından kibir ve çalımla değil, “Hıtta!” yani, “Bağışla bizi, ey Rabb’imiz!” diyerek alçakgönüllülükle, saygıyla eğilerek girin ve insanlara karşı affedici, bağışlayıcı olun ki, biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım. Unutmayın, doğru ve yararlı davranış gösterenleri, hak ettiklerinden çok daha fazlasıyla ödüllendireceğiz.”
M

Mahmut Özdemir Meali

Hani, dedik ki:
-"Şu Şehir’e girin, bolca, oradan dilediğiniz şekilde yiyin! Kapı’dan secdeler ederek girin! ’Hıtta / Affet / Bağışla!’ deyin; hatalarınızı bağışlayalım!
Muhsinler’e / İyilik-Güzellik Edenler’e artıracağız".
M

Mehmet Okuyan Meali

Hani (İsrailoğulları’na) şöyle demiştik: “Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)! [*] Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve “[Hıttah]! (Bizi bağışla!)” [*] deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız.”
M

Mehmet Türk Meali

(Ey İsrâil oğulları!) Bir zamanlar da size: “Şu şehre¹ girin ve oranın (yiyeceklerinden) istediğinizi dilediğiniz gibi yiyin, kapıdan da secde ederek girin² ve ‘günâhlarımızı bağışla!’ deyin ki (Biz de) sizin günâhlarınızı affedelim. Unutmayın ki Biz, iyilik edenlere nîmetlerimizi daha da artıracağız.” dedik.³
M

Mehmet Çakır Meali

Bir gün onlara: " şu şehre / Kudüs'e gidin, orada istediğiniz gibi bol bol yiyip içip yaşayın, Ancak, şehrin kapısından girerken saygılı olun ve: 'hıtta / bağışla ya Rab!' deyin ki biz de sizi bağışlayalım, nitekim davranışları güzel olanlara fazlasıyla veririz" demiştik.
M

Mehmet Çoban Meali

Sonra dağlarda yaşamaktan bıktınız. Bunun üzerine: "Şu memlekete girin! Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin! Şehrin yöneticilerine saygı duyarak, tevazu göstererek, şehrin kapısından girin! İşlediğiniz hatalardan dolayı: "Ya Rabbi nankörlüğümüzden dolayı, yaptığımız hatalardan bizi affet!" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım! Biz iyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz!" demiştik!
M

Muhammed Esed Meali

Ve yine [hatırlayın o günleri,] Biz, “Bu beldeye ⁴² girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde,) boyun eğerek girin ve ‘Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!’ ⁴³ deyin ki günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim” demiştik.
M

Mustafa Çavdar Meali

Hani demiştik ki “Şu kasabaya girin, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından alçak gönüllü olarak girin ve “Bağışla” deyin ki bizde sizin hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların mükâfatını da artırırız.” 7/161-162
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, istediklerinizden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve “Bizi affet!”[¹¹¹] deyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, iyilikle muamele edenlerin[¹¹²] ecrine ecir katacağız.
O

Orhan Kuntman Meali

(Mısır’dan kurtulduktan sonra atalarınıza) "Şu kasabaya girin; dilediğiniz, yerde canınızın çektiği herşeyden bol bol yeyin, ancak; kapısından secde ederek (saygı göstererek) girin ve girerken "Hıtta" (Ey Rabbimiz bizi bağışla) deyin ki, sizin kusurlarınızı bağışlayalım; biz itaat edenlerin mükafatını artıracağız" dedik.
O

Osman Fırat Meali

Ve “Şu kente girin” dediğimizde: “Ondan dilediğiniz yerden bol bol yeyin, secde ederek oranın kapılarından girin ve ’Hitta (bizi affet)’ deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Ve muhsinlere (güzel davranmışta bulunanlara) da nimetimizi fazlalaştıracağız.”
S

Sardorxon Jahongir

O‘‎shanda Biz: “Bayt ul-Maqdisdagi shu qishloqqa kirib boringlar va u yerdagi xohlagan narsalardan bemalol tanovul qilaveringlar. Darvozadan esa sajda qilgan holda kiringlar va kirib borishda “Hitta – Robbim bizni afv et”, – deb aytinglar, shunda xatolaringizni kechiramiz va yaxshilik qiluvchi muhsin kimsalarga ne’matlarimizni ziyoda qilib beramiz”, – deganimizni ham eslanglar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ol vaḳt kim eyitdük: Girüñüz bu Ḳudüs şehrine. Pes yiñüz anda neyirden dileseñüz ‘āfiyet‐ile. Daḫı girüñüz ḳapudan secde eyleyüp, daḫıeyidüñüz yazuḳlarumuz baġışla. Yarlıġayavuz siz yazuḳlaruñuzı. Daḫı ar‐tuḳçı ni‘met virür‐biz yaḫşı kişilere.
S

Suat Yıldırım Meali

Bir zaman da şöyle dedik: “Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve “Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)” deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız. [4, 154; 7, 161]
S

Süleyman Ateş Meali

Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Şu karyeye (Eriha'ya) [¹] giriniz ve orada istediğiniz şeyleri bol bol yiyiniz ve kapudan secde ider vaz'iyetde (yere kapanır gibi) girüb Yâ rabbî! günâhımızı bağışla diyiniz. Ta ki günâhlarınızı mağfiret ideyim ve biz iyi işler işleyen muhsinlere in'âmımızı ziyâde ideriz didiğimizde
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bir gün şöyle demiştik: “Şu şehre girin de beğendiğiniz yerden, çekinmeden[*] yiyin. Secde edip kapıdan girin ve ‘hıtta!’ (günah yükümüzü kaldır!) deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara ikramımız olacaktır.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "Affet bizi!" deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Y

Yusuf Ali (English)

And remember We said: "Enter this town(72), and eat of the plenty therein as ye wish; but enter the gate with humility, in posture and in words, and We shall forgive you your faults and increase (the portion of) those who do good."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve hani demiştik ki: «Şu kasabaya girin, ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyiniz. Kapısından secde ederek giriniz ve 'hıtta' deyiniz, sizin için hatalarınızı setredelim. Ve iyilik edenlere mükâfaatı daha artıracağız.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Yine hatırlayın ki, “Şu beldeye girin ve dilediğiniz yerden bol bol yiyin,” demiştik. “Ama şehrin kapısından secde ederek girin ve 'Hıtta' deyin ki, Biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları Biz ziyadesiyle ödüllendireceğiz.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve bir zaman (İsrailoğullarına) şu kasabaya girin, ondan (oranın nimetlerinden ve rızıklarından) dilediğiniz şekilde bol bol yiyin. Kapısından eğilerek (emrimize uygun tevazu göstererek) girin ve ’’Hittatun’’(ya Rabbi hatalarımızı bağışla) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayayım: zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

(Hatırlayın) Size şu kasabaya girin, dilediğiniz yiyeceklerden bol bol yiyin, kapısından içeri secde ederek (kibirlenmeden) girin ve “Bizi bağışla” deyin ki, bizde sizin kusurlarınızı bağışlayalım” demiştik. Güzel davrananların iyiliklerini elbette ki artıracağız.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Hani bu kasabaya girin, dilediğiniz yerde onun yiyeceklerinden bol bol yiyin. Kapısından secde [¹] ederek girin, «hıtta» [²] deyin ki biz de suçlarınızı yarlıgayalım, iyilik edenlerin ecirlerini de artıracağız, demiştik. [³]
İ

İsmail Yakıt

Hani onlara: “Şu beldeye giriniz, dilediğiniz kadar bol bol yiyiniz. Kapısından secde ederek geçiniz ve ‘günah yükünü sırtımızdan indir [hıtta]’ deyiniz ki, Biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. Biz elbette iyi ve güzel davrananlara [muhsin] fazlasıyla karşılık vereceğiz” demiştik.⁴⁸
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün buyurmuştuk: « Şu kente girin de dilediğiniz yerden dilediğiniz kadar yiyin, kapısından girerken de secde edin. Hem « bağışla bizi» deyin ki Biz de sizin yanıltılarınızı bağışlıyalım. İyilik işleyenlerin karşılığını artıracağız.»
Ş

Şaban Piriş Meali

Hani:-Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve “bağışla” deyinde sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.

Bakara Suresi 58. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 58. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 58. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 58. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 58. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim