Onları Nerede yakalarsanız öldürün. Sizi yurdunuzdan çıkardıkları gibi siz de onları yurtlarından çıkarın. Fitne, adam öldürmeden beterdir. Yalnız onlar, Mescidi Haram yanında sizinle savaşa kalkışmazlarsa siz de onlarla Mescidi Haram yanında savaşmayın. Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları. Budur kafirlerin cezası işte.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Size karşı savaşanları, karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden, siz de onları sürüp çıkarın. Mü'minleri dinlerinden döndürmek için yapılan baskı, kavga, zulüm ve bozgunculuk yani şirk düzeni öldürmekten daha kötüdür. Onlar size karşı savaş açmadıkça, Mescidi Haram civarında onlarla savaşmayın, ama sizinle savaşırlarsa onları öldürün. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin cezası böyledir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Size düşmanlık yapanları, birlik ve dirliğinizi bozmaya çalışanları, saldırıya ve isyana kalkışanları) Onları bulduğunuz yerde öldürün ve sizi (yurdunuzdan, huzur ve hürriyet ortamınızdan) çıkardıkları gibi siz de onları (etkili ve yetkili konumdan ve işgal ettikleri makam ve topraklardan) çıkarın! (Çünkü;) Fitne, katl’den eşeddir! (Yani zalimlere ve hainlere fitne ve fesatlık imkânı ve iktidarı vermek, hayırlı bir hizmet ve hareketi bölmek ve engellemek “Katl”den-öldürmek için savaşmaktan daha şiddetli-tehlikelisonuçlar doğuracaktır!..) Ancak, hatta ki onlar, size karşı savaş açmadıkça, siz Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. (Ama) Onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onlarla savaşın. Kâfirlerin cezası işte böyledir.
A
Ahmet Tekin Meali
Onları, size savaş açanları, size düşmanca davrananları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi hicrete mecbur ettikleri yerden, Mekke'den siz de onları çıkarıp sürün. Temel hak ve hürriyetlere yapılan tecavüz, baskı, zulüm ve işkence, fitne, cinayetten ve savaştan daha ağır sorumluluğu gerektirir.
Mescid-i Haram civarında, onlar size saldırmadıkça, düşmanca davranmadıkça siz onlarla savaşmayın. Onlar sizinle savaşırlar, düşmanca davranırlar, sizi öldürmeye kastederlerse, onları öldürün. İşte kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin cezası böyledir.
A
Ahmet Varol Meali
Onları bulduğunuz yerde öldürün ve kendilerini sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Orada sizinle savaşmadıkları sürece onlarla Mescidi Haram etrafında savaşmayın. Eğer savaşırlarsa o zaman onları öldürün. Kâfirlerin cezası işte böyledir.
A
Ali Bulaç Meali
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O kâfirleri nerede bulursanız öldürün, onlar sizi Mekke'den çıkardıkları gibi, siz de onları oradan çıkarın. Onların şirk (Allah'a ortak koşma) fitneleri, katilden daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Harâm'da sizinle döğüşmedikçe, siz de orada kendileriyle savaşmayın. Fakat, orada sizi öldürürlerse, siz de onları öldürün; kâfirlerin cezası böyledir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
(Sizi öldürenleri) nerde yakalarsanız öldürün. Onlar sizi memleketlerinizden çıkardıkları gibi, siz de onları çıkartın. Çünkü bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-ül Haram’da (Kâbe’de) onlarla dövüşmeyin ki, onlar da sizinle dövüşmesinler. Eğer orada sizinle dövüşürlerse, siz de onlarla dövüşün. Kâfirlerin cezası böyle olur.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sizi öldürmeye teşebbüs edenleri karşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Harâm civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kâfirlerin cezası budur.[34]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onları nerede yakalarsanız, öldüresiniz, sizleri nereden çıkardılarsa, siz de çıkarın, fitne öldürmekten daha kötüdür, onlar sizinle çarpışmadıkça, Kâbede onlarla çarpışmayınız, sizi öldürürlerse, siz de öldürün, işte budur kâfirlerin cezası
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onları (Məkkə müşriklərini) harada görsəniz öldürün. Sizi çıxartdıqları yerdən (Məkkədən) siz də onları çıxardın. Fitnə (müşriklərin fitnəsi) qətldən daha şiddətlidir. Onlar sizinlə Məscidülhəram yanında vuruşmayınca, siz də onlarla orada vuruşmayın! Əgər (orada) sizinlə vuruşsalar, siz də onları öldürün. Kafirlərin cəzası ancaq budur!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
O (size savaş açarak öldürmeye kalka)nları yakaladığınız yerde katledin. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, öldürmekten daha ağırdır. Ama onlar size savaş açmadıkça, Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın. (Eğer) sizi öldürmeye kalkarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin (yaptığının) cezası budur.
C
Cemil Said (1924)
Nerede bulunur iseniz ânları (kâfirleri) öldürünüz. Sizi nereden çıkarırlar ise siz de ânları oradan tard idiniz. Fitne ve fesâd katlden daha fenâdır. Ânlar size hücûm itmedikce Mescid-i Harâm civârında muhârebe itmeyiniz, fakat size hücûm iderler ise ânları katl idiniz. Kâfirlerin cezâsı budur.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescidi Haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İnkar edenlerin cezası böyledir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescidi Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın, o fitne katilden eşeddır, yalnız Mescidi haram yanında onlar size kıtal etmedikçe siz de onlara kıtal etmeyin, fakat sizi öldürmeğe kalkışırlarsa hemen onları öldürün kâfirlerin cezası böyledir
E
Emrah Demiryent Meali
Onları (size karşı savaşan müşrikleri) yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) onları çıkarın, *fitne, (adam) öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm’da onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa onları hemen öldürün. (İşte) kâfirlerin cezası budur.
E
Erhan Aktaş Meali
Onları yakaladığınız yerde öldürün.¹ Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne² öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte gerçeği yalanlayan nankörlere verilecek karşılık böyledir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı depeleñ anları, anda kim duttuñuz anları. daħı çıkaruñ anları, ol yirden kim çıkardılar sizi ya'nį mekke’den. daħı fitne ya'nį Tañrı’ya iki dimek, ķatıraķdur depelemekden. daħı çalışmañ anlaruñ-ile mescidi’l-ḥarām ķatında; tā çalışalar sizüñ-ile anda. pes eger çalışurlar-ise sizüñ-ile, depeleñ anları. ancılayın cezāsı kāfirlerüñ.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onları (size harb açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) çıkarın. Fitne katilden beterdir. Onlar Mescid-i haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (yâ'ni döğüşmedikce) siz de orada kendileriyle döğüşmeyin. Fakat (Orada) sizi. öldürürlerse siz de onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne (:inanca yönelik baskı ve engelleme), öldürmekten daha beterdir. Onlar orada size karşı savaşmadıkça Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onları öldürün. Kâfirlerin cezası işte böyledir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ama onları yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den, siz de) onları çıkarın! Çünki fitne (onların sizi küfre zorlamaları), öldürmekten daha kötüdür. Hem (onlar) orada sizinle savaşmadıkça, (siz de) onlarla Mescid-i Harâm yanında savaşmayın! Fakat sizinle savaşırlarsa, o takdirde onları öldürün! Kâfirlerin cezâsı işte böyledir.
K
Kadri Çelik Meali
Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. Kâfirlerin cezası işte böyledir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onları yakaladığınız yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm civarında onlar sizinle savaşmadıkça siz de orada onlarla savaşmayın. Şayet sizinle savaşmaya kalkışırlarsa o zaman onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir!
M
M. Pickthall (English)
And slay them wherever ye find them, and drive them out of the places whence they drove you out, for persecution is worse than slaughter. And fight not with them at the Inviolable Place of Worship until they first attack you there, but if they attack you (there) then slay them. Such is the reward of disbelievers.
M
Mahmut Kısa Meali
Size saldıran düşmanlarla harp meydanında çarpışırken, onları gördüğünüz yerde öldürün. Anayurdunuz Mekke’den sizi sürgün ettikleri için, onlara hak ettikleri cezayı verin ve sizi zorla çıkardıkları yerden, siz de onları sürüp çıkarın. Gerçi savaşmak, ağır ve zor bir iştir ve aslında hoş olmayan bir davranıştır, fakat zalimlerin zulmünü engellemenin başka yolu kalmamışsa, savaşmak en asil, en erdemlice davranıştır. Çünkü, küfür ve şirk temeline dayanan ve yeryüzünde inkârcılığın, zulmün, bozgunculuğun yaygınlaşmasına sebep olan güçlerin dünyaya egemen olması, yani fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Bu arada, düşmanlarınız, Allah’ın kutsal ve güvenli bölge ilan ettiği Mescid-i Haram civarında size saldırmadıkları sürece, onlarla orada savaşmayın; ama eğer saldırırlarsa, onları yakaladığınız yerde öldürün! İşte yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kâfirlerincezası budur!
M
Mahmut Özdemir Meali
Onları nerede yakaladıysanız, öldürün! Sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın! Fitne, Öldürmek’den daha şiddetlidir.
Orada sizinle savaşmadıkça, onlarla Mescid ül-Harâm’da savaşmayın!
Eğer sizi öldürdülerse, onları öldürün! İşte böyledir Kâfirler’in cezası!
M
Mehmet Okuyan Meali
Onları (size karşı savaşmakta olanları) yakaladığınız yerde öldürün! Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın! [Fitne] (zulüm ve işkence), (insan) öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. Mescid-i Haram’da onlar sizinle savaşıncaya kadar siz de onlarla savaşmayın! Onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün! İşte kâfirlerin cezası böyledir.
M
Mehmet Türk Meali
(Ey îman edenler!) O (kâfirleri) yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın.¹ Zîrâ fitne² adam öldürmekten daha kötüdür.³ Onlar, Mescid-i Haram yanında size karşı savaş açmadıkça siz, onlarla savaşmayın. Yok, eğer onlar sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. İşte o kâfirlerin cezâsı, böyledir.
M
Mehmet Çakır Meali
Size fitne ilesaldıranları bulduğunuz yerde haklayın. Sizi sürdükleri gibi siz de onları, sürün. Çünkü fitne, öldürmekten beterdir. Düşmanla Kabe avlusunda vuruşmayın. Tabi size sataşmadıkları sürece. Size sataşırlarsa onları öldürün. Nankörlerin cezası böyle verilir.
M
Mehmet Çoban Meali
İnsanlara zulmederek haksızca yurtlarından çıkaranları, insanların mallarına, mülklerine, evlerine, kadınlarına, kızlarına, çocuklarına el koyanları, üzerinize gelip saldıranları, sizleri köleleştirmeye çalışanları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları gibi siz de onları sürüp çıkarın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram’da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın! Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün! İşte kâfirlerin cezası böyledir.
M
Muhammed Esed Meali
Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. ¹⁶⁸ Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Harâm civarında onlarla savaşmayın; ¹⁶⁹ ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir.
M
Mustafa Çavdar Meali
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. İnanca yapılan baskı ve zulüm, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur. 2/217, 60/8-9
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Onları, (savaşta) gözünüze kestirdiğiniz[³⁷⁷] her yerde öldürün. Sizi sürgün ettikleri yerden siz de onları sürgün edin. İnanca yönelik baskı ve anarşi ölümden beterdir.[³⁷⁸] Mescid-i Haram civarında onlar size savaş açmadıkça siz de orada savaş açmayın. Eğer onlar size savaş açarsa, onları öldürün![³⁷⁹] İşte kâfirler böyle cezalandırılır.[³⁸⁰]
O
Orhan Kuntman Meali
Onları (size savaş açanları) yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden sizde onları çıkarın! (onlar fitnede bulunmuş, şirke düşmüş kimselerdir. Böyle bir) Fitne (yi temizlemek) ise; (onların bir kısmını) öldürmekten daha şiddetlidir, (daha önemli bir tedbirdir, zira orda kalırlarsa fitneyi devam ettirirler, yalnız) Mescid-i Haram'da size saldırmadıkça sizde ilkin onlara saldırmayın (Mescid’in kudsiyetine riayet edin.) Fakat size saldırmaya kalkışırlarsa (suç onların olur) o zaman siz de onları öldürün, (işte Harem-i Şerif’in hürmetini ihlal eden) Kafirlerin cezası böyledir.
O
Osman Fırat Meali
Onları (size savaş açanları, sizi öldürmeye kalkışan kâfirleri) nerede yakalarsanız öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Çünkü fitne, öldürmekten daha şiddetlidir. Mescid-i Haram’da onlarla savaşmayın; ta ki onlar sizinle savaşana kadar. Şayet sizinle savaşırlarsa, onları öldürün. Bu, böylece kâfirlerin cezasıdır.
S
Sardorxon Jahongir
Mushriklarni qayerda tutsangiz ham o‘ldiringlar. Sizlarni haydab chiqargan joylari Makkadan ularni ham quvib chiqaringlar. Fitna-fasod chiqarish o‘ldirishdan ham yomonroqdir. Dushmanlaringiz sizlarga qarshi urush ochmagunlaricha Masjid ul-Harom yonida ular bilan urishmanglar. Bordi-yu agar sizlarga urush boshlasalar, u holda sizlar ham ular bilan urishinglar. Kofirlarning jazosi ana shunday bo‘ladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
daḫı öldürüñüz anları her ḳanda ṭapsañuz. Daḫı çıḳaruñuz anları illerindennice çıḳardılar‐ısa sizi. Fitne eylemek, öldürmekden ḳatıdur. Daḫı ṣavaş‐mañuz anlar bile Tañrı evi ḳatında anlar ṣavaşmayınca sizüñle anuñ içinde.Pes eger ṣavaşsalar sizüñle siz anları öldürüñüz. Anuñ gibidür kāfirlercezāsı.
S
Suat Yıldırım Meali
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne (dinden döndürmek için işkence yapmak), adam öldürmekten beterdir. Yalnız, onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın, Fakat onlar size savaş açarlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası böyledir. [48, 24]
S
Süleyman Ateş Meali
Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den size de onları çıkarın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onları nerede bulur iseniz (Harem'in dâhil ve hâricinde) katl idiniz. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarınız, fitne katlden eşeddir. Orada sizinle mukâtele itmedikce Mescid-i Harâm'da onlarla mukâtele itmeyiniz. Orada sizinle katle tasaddî iyledikleri takdîrde siz de onlarla mukâtele idiniz. İşte kâfirlerin cezâsı böyledir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bu fitne (savaş ateşi)[1] adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haram[2] yanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka. Eğer savaşırlarsa, onları öldürün. O kâfirlerin[3] cezası işte böyledir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. İşte böyle verilir küfre sapanların cezası!
Y
Yusuf Ali (English)
And slay them wherever ye catch them, and turn them out from where they have Turned you out; for tumult and oppression are worse than slaughter; but fight them not(205) at the Sacred Mosque, unless they (first) fight you there; but if they fight you, slay them. Such is the reward of those who suppress faith(206).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve onları her nerede bulursanız öldürünüz. Ve sizi çıkarmış oldukları yerden siz de onları çıkarın. Fitne ise katilden daha şedîttir. Ve onlar sizinle savaşta bulunmadıkça siz de Mekke hareminde onlar ile savaşta bulunmayınız. Fakat onlar sizinle savaşta bulunurlarsa onları öldürünüz. Kâfirlerin cezası böyledir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onları(92) bulduğunuz yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden,(93) siz de onları çıkarın. Fitne(94) ise, adam öldürmekten daha kötüdür. Onlar sizinle orada savaşmadıkça, siz de onlarla Mescid-i Haram yanında savaşmayın. Ama savaşırlarsa siz de savaşın. Kâfirlerin cezası işte budur.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onları (o size karşı savaş açıp saldırıya geçenleri çatışma anında) nerede yakalarsanız siz de öldürün. Ve sizi (yurdunuzdan, huzur ve hürriyet ortamınızdan) çıkardıkları gibi siz de onları (etkili ve yetkili konumdan ve işgal ettikleri makam ve topraklardan) çıkarın! Ve fitne (insanları din, inanç ve düşüncelerinden döndürmek için yapılan saldırı, baskı, işkence, zulüm vs.) öldürmekten de beterdir. Mescidi-i Haram civarında da onlar size savaş açmadıkça (saldırmadıkça) siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar (Mescidi-i Haram civarında) size savaş açarlar (sizi öldürmek için saldırıya geçerler)se, siz de (meşru müdafaa hakkınızı kullanarak kendinizi korumak amacıyla) onları öldürün! İşte (sizinle yapmış oldukları barış antlaşmasını bozan, ihanet edip saldıran) inkârcıların cezası böyledir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerlerden sizde onları çıkartın. Fitne insan öldürmekten daha ağır bir suçtur. Onlar sizinle, Mescidi Haram da savaşmadığı sürece, sizde orada onlarla savaşmayın. Eğer sizinle Mescidi Haram da savaşırlarsa, onları öldürün. Zira hakikati inkâr edenlerin cezası budur.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onları [¹] yakaladığınız yerde öldürün. Sizi diyarınızdan çıkardıkları gibi siz de onları diyarlarından çıkarın. Fitne [²] katilden daha şiddetlidir. Mescid-i Haram yanında sizinle kıtal edinceye kadar onlarla kıtal etmeyin. Sizinle kıtal ederler ise siz de onları katledin [³]. Kâfirlerin cezası böyledir.
İ
İsmail Yakıt
Onları karşılaştığınız her yerde öldürünüz.¹²⁵ Sizleri sürüp çıkardıkları yerden siz de onları sürüp çıkarınız. Zulüm ve baskı [fitne], insan öldürmekten daha şiddetlidir. Onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla Mescid-i Harâm civarında savaşmayınız. Fakat sizinle savaşacak olurlarsa siz de onlarla savaşınız. İşte kâfirlerin cezası budur.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onları bulduğunuz yerde öldürün. Onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Ortalığı karıştırmak, cana kıymaktan daha kötüdür. Mescid-i Haram yanında onlar sizinle vuruşmadıkça siz de onlarla orada vuruşmayın. Yok eğer onlar sizi öldürecek olurlarsa, siz de onları öldürün. İşte Allah’ı tanımayanların cezası böyle olur.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne; öldürmekten, daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası budur.
Bakara Suresi 191. Ayet Meali ve Tefsiri
Bakara Suresi 191. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 191. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 191. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 191. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?