Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 162. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ebedi olarak lanette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Onlardan azap da hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kâfirler) Onda (lanette ve cehennemde) süresiz kalacak (kimselerdir); onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara (şefkat ve merhamet de) gösterilmeyecek (ve kendilerine yüz verilmeyecektir).
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar ebediyyen lânet içinde, cehennemde kalırlar. Onların cezaları hafifletilmez. Özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, onlara merhamet nazarıyla bakılmaz, göz açtırılmaz.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar (lanette) sürekli kalıcıdırlar. [32] Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz da.
A

Ali Bulaç Meali

Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, azapları hafifletilmez ve gözetilmezler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar, o lânet ve ateş içinde devamlı olarak kalanlardır. Onlardan ne azâb hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar o lanette (Cehennemde) ebedî kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilir ne de gözetilirler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

161,162. Küfredip de kâfir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Orada onlar sonsuz kalırlar, azapları yeğnilmez, bakılmazlar da
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar həmişəlik lə’nət içərisində qalarlar. (Qiyamətdə) onların əzabı əskilməz və üzlərinə də baxılmaz (üzrləri qəbul olunmaz).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.
C

Cemil Said (1924)

İlel-ebed bu halde kalacaklardır ’azâbları hafiflemiyecekdir ve Allâh ânlara atf-ı nazar itmeyecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onların azabı geciktirilmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar (kâfirler), ebedî olarak (lânet ve azap) içinde kalırlar. (Artık) onlardan azap hafifletilmez ve (azapları) tehir de edilmez.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, sürekli lanet içinde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.
E

Eski Anadolu Türkçesi

ebed ķalıcılarken anuñ içinde. yiynindilmeye anlardan 'aźāb; ne daħı anlar baķmalar yā mühlet virineler
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onun (o lâ'netin, yahud cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar onlar. Onlardan âzab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmeyecek ve onların (yüzlerine) bakılmayacaktır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar! Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlara (özür dilemeleri üzere) mühlet verilir!
K

Kadri Çelik Meali

Onda temelli kalıcılardır, onlardan azap hafifletilmez ve (özür dilesinler diye) kendilerine mühlet de verilmez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlar hep lânette kalacaklar; azapları hafifletilmeyecek ve yüzlerine bakılmayacak!
M

M. Pickthall (English)

They ever dwell therein. The doom will not be lightened for them, neither will they be reprieved.
M

Mahmut Kısa Meali

Sonsuza dek o lânetin içinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacak!
O hâlde, ey insanlar! Şu evrensel çağrıya kulak verin:
M

Mahmut Özdemir Meali

İçinde sürekli kalacaklardır.
Azâb onlardan hafifletilmez, onlara bakılmaz.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar orada (lanet içinde) [ebedî] kalıcıdır. Azapları hafifletilmez [*] ve onlara bakılmaz. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlar, bu (ceza) içerisinde sürekli olarak kalacaklardır. Onların bu azapları hafifletilmediği gibi, yüzlerine de bakılmayacaktır.
M

Mehmet Çakır Meali

Onlar, sonsuza kadar lanetlik kalacaklar, cezalarında asla indirim yapılmayacak, kimseden yüz bulamayacaklardır.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar ebedî olarak merhametsiz kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
M

Muhammed Esed Meali

Onlar bu halde kalacaklar; [ve] ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar o lanette kalıcıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine de bakılmaz. 35/37, 40/49
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar o lânetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.[³¹⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar orada (cehennemde o lanetin içinde) sonsuza dek kalacaklardır; artık onlardan ne azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır. (Ey inşanlar; Rabbinize ortak koşmaktan, ayetlerini inkar etmekten vazgeçin, hepiniz tevhid dairesine giriniz. Allah'ı bir tanıyan topluluk halinde birleşiniz, çünkü)
O

Osman Fırat Meali

Onlar orada (cehennemde) ebedî kalacaklardır; onlardan azap hafifletilmez ve onlara (rahmet nazarıyla) bakılmaz da.
S

Sardorxon Jahongir

Kofirlar la’nat va do‘‎zax ichida mangu qoladilar. Ulardan azob yengillatilmaydi va ularning yuzlariga nazar ham qilinmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Hemīşe ḳalurlar anda, yeynilmez anlar üstinden cehennem ‘aẕābı. Daḫıanlara mühlet virilmez ‘aẕābdan
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar bu lânet içinde ebedî olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, Kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.
S

Süleyman Ateş Meali

Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar bunda (bu la'netde) ebedî ve dâim kalırlar onlardan 'azâb azaldılmaz ve onlara rahmet nazarıyla bakılmaz (yâhud) mühlet virilüb i'tizâr itmelerine intizâr olunmaz.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar sürekli dışlanmış olarak kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de göz açtırılacaktır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
Y

Yusuf Ali (English)

They will abide therein(164): Their penalty will not be lightened, nor will respite be their (lot).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Orada ebedî bir halde kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmez ve kendilerine asla nazar olunmaz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar; ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakan olur.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar (Allah’ın dilediği vakte kadar) bu hâl içinde kalırlar; (ve) ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

(Azap içinde) Devamlı kalıcıdırlar. Asla onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar orada [¹¹] dâim kalırlar, onların üzerinden azap hafiflemez, yüzlerine de bakılmaz [¹²].
İ

İsmail Yakıt

Onlar ebediyen lanetli kalırlar. Azapları da hafifletilmez ve yüzlerine de bakılmaz.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar hep orada kalacaklardır. Onların azabı ne azaltılacak, ne de geciktirilecektir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.

Bakara Suresi 162. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 162. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 162. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 162. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 162. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim