Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 160. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ancak içlerinden tövbe edenler, hallerini düzeltenler ve doğruyu söyleyenler müstesna. Onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul eden rahimim.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler ve tebliğ edilen gerçekleri önce gizledikleri halde, pişman olup tekrar insanlara duyuranlar bunun dışındadırlar: Onların tevbesini kabul edeceğim, zira yalnızca benim, tevbeleri kabul eden ve çokça acıyan.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve çevrelerini) ıslah edip düzeltenler ve (indirilen Kur’an ayetlerini) açıklayıp (insanlara bildirenlere gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri çokça kabul edenim, Esirgeyenim.
A

Ahmet Tekin Meali

Ancak tevbe ederek, İslâmî hakikatleri ortaya koyarak Allah'a itaate yönelenlere, yaymaya devam ettikleri yanlış bilgileri düzeltenlere, Muhammed'in bütün insanlığın son hak peygamberi, Kur'ân'ın Allah'ın son mükemmel kutsal kitabı olduğunu, İslâmî hakikatleri bütün insanlığa açıklayanlara lânet edilmez. İşte onları ben bağışlarım. Ben insanları tevbeye, itaate sevkeder, tevbeleri kabul ederim. Çok merhametliyim.
A

Ahmet Varol Meali

Ancak tevbe edip durumlarını düzelten ve (gerçeği) açıklayanların tevbelerini kabul ederim. Ben sürekli tevbeleri kabul eden ve rahmet sahibi olanım.
A

Ali Bulaç Meali

Ancak tevbe edenler, (kendilerini) ıslah edenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ancak Peygamberin vasfını gizlemekten tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve gizlediklerini (Peygamberin vasıflarını) açıklayanlar başka. Ben, artık onların günahlarını bağışlarım; ve ben Tevvabım= tevbeyi kabul edenim. Rahîm'im= çok merhametliyim.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlardan tevbe edenler, ıslahat yapanlar, gizlediklerini açıklayanlar ise; Ben onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul eden ve çok rahmet edenim.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ancak, bana tövbe eden, yararlı iş gören, hakikati açıklayan kimseleri bağışlarım, ben'im bağışlayıcı, ben'im yarlıgayıcı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Mən ancaq tövbə edənləri, yaxşı işlər görənləri və (Tövratda buyurduqlarımı) bəlli edənləri əfv edərəm. Mən tövbələri qəbul edənəm, mərhəmətliyəm!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tevbesini kabul ederim. Zira Ben tevbeleri çokça kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
C

Cemil Said (1924)

Bana rücû’ idenlerin, tevbe iyleyenlerin ve hakîkati diğerlerine telkîn idenlerin tevbesini kabûl ideceğim tevbe idenleri severim, rahîmim.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

159,160. İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab'da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

ancak tevbe edib hali düzeltib hakki söyliyenler başka, ben onlara bağışlarım, öyle rahîm tavvabım ben
E

Emrah Demiryent Meali

Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve hakikati açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Ben onların tövbelerini kabul ederim. Hiç şüphesiz ben tövbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet edenim.
E

Erhan Aktaş Meali

Ancak tevbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

illā anlar kim tevbe eylediler, daħı eyü işlediler; daħı bellü eylediler; tevbe virürin anlara ya'nį ķabūl eylerin; daħı ben tövbe viriciyin raḥmet ķılıcı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günâhlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve onu açıklayanlar hariç. Çünkü onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben Tevvâb’ım, Rahîm’im.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ancak tevbe edip (hâllerini) düzeltenler ve (gizlediklerini) açıklayanlar müstesnâ; işte onlar var ya, onların tevbelerini kabûl ederim. Çünki ben, Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden)im, Rahîm (merhameti bol olan)ım.
K

Kadri Çelik Meali

Ancak (ardından) tevbe edenler, ıslah olanlar ve (gizlemiş olduklarını) açıklayanlar müstesna. İşte ben onların tevbesini kabul ederim. Şüphesiz ben tevbeleri kabullenen ve merhamet edenim.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve gerçeği açıkça ifade edenler bunun dışındadır. İşte bunların tövbesini kabul edeceğim. Doğrusu ben tövbeleri çokça kabul eden ve rahmeti bol olanım.
M

M. Pickthall (English)

Except such of them as repent and amend and make manifest (the truth). These it is toward whom I relent. I am the Relenting, the Merciful.
M

Mahmut Kısa Meali

Ancak; tövbe edip kendilerini düzelten ve gizlemiş oldukları gerçekleri açıklayanlar bunun dışındadır, işte onların tövbesini kabul edeceğim. Çünkü Ben çok bağışlayıcı ve çok merhametliyim.
M

Mahmut Özdemir Meali

Ancak tevbe etmiş, islah olmuş / düzelmiş ve bunu beyan etmiş (açıklamış) olanlar başka!
İşte onlara tevbe kabul ederim. Ben Rahîm Tevvâb’ım.
M

Mehmet Okuyan Meali

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler [*] ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.
M

Mehmet Türk Meali

Ancak Allah’ın istediği gibi davranıp gerçekleri açıklayarak tevbe edenler, bunun dışındadır. Ben, onların tevbelerini kabul ederim. Çünkü Ben, tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edenim.
M

Mehmet Çakır Meali

Ancak, pişman olup hatalarını tamir edenleri ve suçlarını itiraf edenleri bağışlayabilirim. Çünkü engin sevgi yükümle ben yalvarılara dayanamam.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’ın istemediği şeyleri yapanlar pişman olup bir daha yapmayacaklarına dair tövbe edip durumlarını düzeltirse; gerçekleri ortaya çıkarmak için mücadele etmeye başlarsa merhameti hak ederler. Aksi halde hangi nedenle olursa olsun, hangi şekilde olursa olsun ayetlerimizi gizleyenler merhametten uzaktırlar. Onun için hatalı olanlar hatalarından dönüp tövbe etsinler! Tövbe edenlerin tövbelerini kabul ederim! İnsanlara merhametli davranırım!
M

Muhammed Esed Meali

Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
M

Mustafa Çavdar Meali

Ancak tövbe ile doğru yola dönenler, durumlarını düzeltenler ve bu Kuran’da ki gerçekleri beyan edenler hariç. İşte ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet eden sadece benim. 3/89, 20/82
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Fakat tevbe edenler, kendilerini ıslah edenler ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.[³¹⁵]
O

Orhan Kuntman Meali

Ancak (yaptıklarından pişman olarak) tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, gizledikleri şeyi açıklayanlar (Peygamberlerin tümüne iman ettiklerini bildirenler) başkadır, Ben onların tevbelerini kabul ederim, çünkü Ben tevbeyi kabul eden ve çok merhamet edenim.
O

Osman Fırat Meali

Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve (gizlediklerini) açıklayanlar müstesna; işte onların tevbesini Ben kabul ederim. Ben tevbeleri çokça kabul eden ve merhametli olanım.
S

Sardorxon Jahongir

Faqat tavba qilib, xatolarini tuzatgan va odamlarga haqiqatni bayon qilgan kimsalarning tavbasini qabul qilaman. Shubhasiz, Men tavbalarni ko‘‎p qabul qiluvchi – Tavvob va marhamati ziyoda bo‘‎lgan – Rahim Zotdirman.
S

Satıraltı Meal (1534)

İllā anlar kim tevbe eylediler, daḫı eylük eylediler ve beyān eylediler. Pesanlaruñ ben tevbesin ḳabūl iderin. Daḫı ben yarlıġayıcı‐men raḥmet idici‐men.
S

Suat Yıldırım Meali

Ancak onlardan tövbe edip hallerini düzelten ve gerçekleri açıklayanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan Ben'im.
S

Süleyman Ateş Meali

Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ancak şunlar ki (bu ketm-i hak günâhından) tevbe idenler ve bozub ifsâd iylediklerini düzeltdiler (yâhud) sâlih işler işlediler ve (ketm iyledikleri şeyleri) beyân ve izhâr iylediler, ben onların günâhlarını 'afv iylerim. Çünki tevbeyi kabûlde ve îsâl-i rahmetde son derece kerîmim.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Y

Yusuf Ali (English)

Except those who repent and make amends and openly declare (the Truth): To them I turn; for I am Oft-returning, Most Merciful.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ancak tövbe edenler, ıslahta bulunanlar ve açıklayanlar müstesna. İşte onların tövbelerini kabul ederim. Ve tevvâb, rahîm olan ancak Ben'im.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ancak tevbe edip durumlarını düzelten ve sakladıkları şeyi açıklayanlar müstesnâdır; Ben onların tevbelerini kabul ederim. Çünkü Ben tevbeleri kabul eden sonsuz rahmet sahibiyim.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ancak onlardan tövbe etmiş, hâllerini düzeltip gerçekleri açıklamış olanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhamet eden benim.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bundan sonra, kim vazgeçer, (tövbe ederse) hatalarını düzeltir, yaptığı hatalarını açıklayıp ilan ederse, Ben de onlara azap etmekten vazgeçerim. Zira en çok ceza vermekten vazgeçen (Tevvab) ve en merhametli olan benim.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ancak tövbe ve ıslah-ı nefs edenler, Tevrat/ta beyân ettiğimizi gizlemeyip belli eyleyenler başka, artık ben onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeyi çok kabul eden, bağışlayan Zât/ım.
İ

İsmail Yakıt

Ancak, tevbe edenler ve kendilerini düzeltenler ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onların tevbesini kabul ederim. Çünkü Ben Tevvâb’ım, Rahîm’im.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak o kimseler ki tövbe ederler, düzelirler, doğruyu açıktan açığa söylerler, artık onların tövbelerini onarım. Tövbeleri onayıcı, esirgeyici olan yalnız Benim.
Ş

Şaban Piriş Meali

Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!

Bakara Suresi 160. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 160. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 160. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 160. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 160. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim