Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları kendilerine, sizin kazancınız size. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Şimdi o toplumlar geçip gittiler, onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz onların yaptıklarından dolayı yargılanacak değilsiniz.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Artık) Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerinin; sizin kazandıklarınız ise sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulacak değilsiniz. (Geçmiş peygamberlerin ve ümmetlerin hikâyeleri size ibret olması içindir.)
A
Ahmet Tekin Meali
Onlar hayatlarını yaşayarak geçip giden milletlerdir. Onların işledikleri sâlih amellerin, yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların, yüklendikleri günahların, isyanların ve haksızlıkların karşılığını görecektir. Siz de işlediğiniz sâlih amellerin, kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların, isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz. Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan, hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.
A
Ahmet Varol Meali
Bunlar geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız ise sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
A
Ali Bulaç Meali
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İşte o (İbrahim ve Yakub evlâdı) bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, (ve ey Yahûdiler), sizin de kazandığınız sizindir. Onların yaptıklarından siz sorulmazsınız.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlar gelmiş, geçmiş bir ümmettirler. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız size… Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz!
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar bir ümmettiler, yaptıkları şeylerle birlikte yürüdüler, yaptıkları onlarındır, sizin yaptığınız da sizin, onların yaptığından sizler sorulmazsınız
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar (İbrahim, Yə’qub və onlara tabe olanlar) bir camaat idilər ki, keçib getdilər. Onların etdikləri əməllər özlərinə, sizin etdiyiniz əməllər isə sizə aiddir. Onların əməlləri barəsində sizdən sorğu-sual olunmaz.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
İşte onlar (İbrahîm ve Yakup’un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
C
Cemil Said (1924)
O ümmet geçdi ve kesb itdiklerini götürdi siz de a’mâlinizin netîcesini istihsâl ideceksiniz ve başkalarının yapdığı sizden sorulmıyacakdır.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O, bir ümmettı geldi geçti, ona kendi kazandığı, size de kendi kazandığınız, siz onların amellerinden sorulacak değilsiniz
E
Emrah Demiryent Meali
(İşte) onlar (İbrâhîm ve Ya‘kûb evlatları böyle) bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlar, gelip geçen bir ümmetti¹. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
şol bir bölük ķavımdur, bayıķ geçdi. anlaruñdur ne kim işlediler; daħı sizüñdür ne kim işledüñüz. daħı śorılmayasız andan kim oldılar işlerler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar birer ümmetdi (gelib) geçdi. (o ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da (ey Yahudiler) sizin ve siz, onların işlemiş olduklarından mes'ul olacak değilsiniz.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Bunlar gerçekten gelip geçmiş bir ümmettir. (Onların) kazandıkları kendilerine,(sizin) kazandıklarınız da sizedir. Ve (siz) onların yapmakta olduklarından suâl olunmayacaksınız!
K
Kadri Çelik Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
M
M. Pickthall (English)
Those are a people who have passed away. Theirs is that which they earned, and yours is that which ye earn. And ye will not be asked of what they used to do.
M
Mahmut Kısa Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Ve siz, onların yaptıklarından hesaba çekilecek değilsiniz. Geçmiş Peygamberlerle övündükleri hâlde, onların yolunu terk eden günümüz inkârcılarına gelince:
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlar bir ümmetti; gelip geçti.
Onların kazandığı onlara; sizin kazandığınız sizedir. İşliyor oldukları şeylerden sorumlu tutulmazsınız.
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. [*] Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da size aittir.¹ Siz, onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.²
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! işte tarihe mal olmuş bir millet, artık onların yaptıkları onları, sizin yaptıklarınız da sizi bağlar. Siz onların yaptıklarından asla sorumlu değilsiniz.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
M
Muhammed Esed Meali
Şimdi o toplumlar geçip gittiler; onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz, onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz. ¹⁰⁹
M
Mustafa Çavdar Meali
Hâlbuki onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından asla sorguya çekilmeyeceksiniz. 6/164, 17/15, 35/18
M
Mustafa İslamoğlu Meali
“Öncekiler bir ümmettiler, gelip geçtiler: Onların işledikleri kendilerine, sizin işledikleriniz de size aittir;[²⁶⁴] ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.”[²⁶⁵]
O
Orhan Kuntman Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandığınız da, sizindir. (Sizin onlara mensup olmanız, eğer salih ameller yapmıyorsanız size hiçbir yarar sağlamaz) Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. (Onların amellerinden sorumlu olmadığınız gibi, onlar ile iftihar etmeyin. Onların salih amellerinden de istifade edemezsiniz. Şayet onların içinden hatalar yapmış, günahlar işlemiş olanlar oldu ise, siz onlara uymayıp hak yolunda gidin, salih ameller işleyin de kendinizi kurtarın.)
O
Osman Fırat Meali
Onlar bir ümmetti, (gelip) geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinedir, sizin kazandıklarınız da sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmazsınız.
S
Sardorxon Jahongir
Ular allaqachon o‘tib ketgan ummatlardir. Ularning qilgan yaxshiyu yomon ishlari o‘zlariga, sizning ham qilgan ishlaringiz o‘zingizgadir. Sizlar ularning qilgan amallari bo‘yicha mas’ul emassizlar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol bir ümmetdür ki geçdi ‘ömrleri, āḫir oldı. Anlar‐çundur her ne kimḳazandılarsa ḫayr, şer. Daḫı sizüñ‐çündür her ne kim ḳazanduñuzsa ḫayr, şer.Daḫı ṣorulmazsız anlar işledügi işlerden.
S
Suat Yıldırım Meali
İşte onlar bir ümmetti, geldi geçti. . . Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
S
Süleyman Ateş Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar gelüb geçmiş ümmetdirler. Onların kazandıkları kendilerine ve sizin kazandığınız da sizedir. Onların işlediklerinde siz mes'ûl olmazsınız [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size! Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.
Y
Yusuf Ali (English)
That was a people that hath passed away. They shall reap the fruit of what they did, and ye of what ye do! Of their merits there is no question in your case(133)!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Onlar bir ümmettir ki, gelip geçmişlerdir. Onların kazandıkları kendilerinedir, sizin kazandığınız şeyler de size aittir. Ve siz onların yapmış oldukları amellerden mes'ul olmayacaksınızdır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız sizedir. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
İ
İhsan Aktaş Meali
İşte onlar bir ümmetti, gerçekten gelip geçtiler. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerine, sizin (iyi veya kötü) kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar geçmiş bir topluluktu, kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da kendinizedir. Ayrıca onların yaptıklarından sorulmazsınız.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
O ümmet [¹⁸] gelip geçti. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız da kendinizedir. Onların işledikleri şeylerden mes/ul olmazsınız.
İ
İsmail Yakıt
O topluluk [ummet] geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulmazsınız.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O da öyle bir topluluktu, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız da size. Onların işlediklerinden siz sorumlu tutulacak değilsiniz.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Onların yaptıklarından siz sorguya çekilmeyeceksiniz.
Bakara Suresi 134. Ayet Meali ve Tefsiri
Bakara Suresi 134. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 134. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 134. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 134. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?