Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 109. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kitap ehli olanların çoğu, sizi imana geldikten sonra döndürmek ister, kafir olmanızı diler. Gerçek, kendilerince de besbellidir ama sonra bunu, özlerindeki hasetlerinden isterler. Allah emri gelinceye dek bırakın, aldırış bile etmeyin. Şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah bize de kitap verdi, diyenlerin pek çoğu, kıskançlıklarından dolayı sizi, imandan sonra Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ederek kafirliğe çevirmek isterler. Hatta gerçekler, kendilerine besbelli olduktan sonra bile. Ey iman edenler! Buna karşılık siz Allah'ın bu konudaki emri gelinceye kadar onları hoş görün, bırakın. Şüphesiz Allah'ın herşeye gücü yeter.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (Hakk) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmeyi arzu etmektedirler. Fakat, Allah’ın (bunlarla ilgili bir) emri (ve tedbiri) gelinceye (ve size galibiyet verinceye) kadar (şimdilik) onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. (Bir müddet kırıcı tavırlarını bağışlayın ve müsamahalı davranıp idare edin.) Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
A

Ahmet Tekin Meali

Ehl-i kitabın çoğunluğu, hakikat kendilerine ayan beyan belli olduktan sonra, sırf, içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imânınızdan vazgeçirip küfre döndürmeyi arzu ederler. Buna rağmen Allah'ın onlarla ilgili planını gerçekleştirinceye kadar onları sorgusuz sualsiz affedin, azarlamadan, kınamadan onlara hoşgörü ile davranın. Allah'ın gücü kudreti her şeye yeter.
A

Ahmet Varol Meali

Kitap ehlinin çoğu, kendilerine gerçek bütün açıklığıyla belli olduktan sonra sırf kalplerinde size karşı besledikleri kıskançlık duyguları yüzünden sizi iman etmenizden sonra küfüre döndürmek istediler. Siz onlara aldırmayın ve Allah'ın hükmü gelinceye kadar kendi hallerinde bırakın. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
A

Ali Bulaç Meali

Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmek arzusunu duydular. Fakat, Allah'ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kitap ehlinden çok kimseler -ki onlar için İslâm ve Kur'an, zâhir ve açık olmuşken- nefislerindeki hasedlerinden ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre çevirmek isterler. Şimdi, ey Müslümanlar, Allah, savaş etmek veya cizye almak husûsunda (size) emredinceye kadar, onları bağışlayın ve kınamayın. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ehl-i kitabın çoğu, hak onlara açıklandıktan sonra, yalnızca nefislerinden gelen bir kıskançlık sonucu, inanmışlığınızdan sonra sizi kâfir yapmak isterler. Fakat affedin, iyi davranın ta ki Allah, emrini yerini getirsin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Kitap ehlinin büyük bir çoğunluğu, hakikat kendilerine açıkça belli olduktan sonra, içlerindeki haset yüzünden, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek istediler. O halde siz, Allah gayesini gerçekleştirinceye kadar sıkı durun, iyi düşünün, reddedin! Şüphesiz ki Allah'ın gücü her şeye yeter.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kitaplardan çoğu, hak yolu belli olduktan sonra, haset ederek, sizleri, inanmışken döndürmek istiyorlar, onları bağışlayın, Tanrının buyrumuna gelene değin, suçlarından geçin, Allahın her şeye gücü yetişir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ey mö’minlər!) Kitab əhlindən bir çoxu həqiqət onlara bəlli olduqdan sonra belə, təbiətlərindəki həsəd (paxıllıq) üzündən sizi, iman gətirmiş olduğunuz halda, yenidən küfrə sövq etmək istərlər. Allahın əmri gəlincəyə qədər (hələlik) həmin şəxsləri əfv edin və onları qınamayın (onlardan üz çevirməyin). Şübhəsiz ki, Allah hər şeyə qadirdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Kitap Ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş, cizye ve benzeri şeylerde) Allah’ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir. 
C

Cemil Said (1924)

Ehl-i kitâbdan olanlardan bir çoğı size hased iderek hakîkat nazarlarında vâzıhan tebeyyün iylediği halde sizi îmândan çıkarmak isterler, ânları ’afv idiniz lâkin her şeye kâdir olan Allâh’dan emir alıncaya kadar ânlardan ictinâb idiniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kitap ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü, sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah'ın emri gelene kadar onları affedin, geçin. Allah muhakkak her şeye Kadir'dir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ehli kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar. Buna rağmen siz şimdi af ile, hoşgörüyle davranın tâ Allah emrini verinceye kadar. Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ehli kitabdan bir çoğu arzu etmektedir ki sizi iymanınızdan sonra çevirip kâfir etseler: hak kendilerine tebeyyün ettikten sonra sırf nefsaniyetlerinden, hasedden, şimdi siz afv ile safh ile davranın tâ Allah emrini verinceye kadar, şüphe yok ki Allah her şeye kadir, Daima kadirdir
E

Emrah Demiryent Meali

Kitap ehlinden birçoğu, (Kur’ân’ın gelmesiyle) hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra dahi içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, îmânınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah, emrini/hükmünü bildirinceye kadar siz (şimdilik) onlara aldırmayın ve onları görmezden gelin. Şüphesiz Allah, her şeye kâdirdir.
E

Erhan Aktaş Meali

Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

sevdi çoķ, kitāb ehli’nden kim döndüreler sizi, įmānuñuzdan śoñra, kāfirler ḥased eylemekden gendüler ķatından; andan śoñra kim bellü oldı ya'nį tevrįt ḥaķ. pes 'afv eyleñ, daħı suçdan geçün; tā getüre Tañrı işini. bayıķ Tañrı her nesene üzerine güci yiterdür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ehl-i Kitabdan bir çoğu, Hak kendilerince besbelli oldukdan sonra, ruhlarındaki hasedden ötürü sizi îmanınızdan sonra küfre döndürmek hevesine düşdü. Allah'ın emri gelinceye kadar şimdilik onları bırakın, serzeniş de etmeyin. Şübhesiz ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ehli kitabın birçoğu -kendilerine hak apaçık belli olduktan sonra- nefislerindeki hasetlerinden dolayı sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah’ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve onlara ilişmeyin. Allah her şeye güç yetirendir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ehl-i kitabdan birçoğu, îmân etmenizden sonra sizi kâfirler olarak geri döndürmeyi istediler. (Bu, senin peygamberliğin olan) hakikat kendilerine belli olduktan sonra, sırf nefislerinden gelen bir kıskançlıktan dolayıdır. Artık Allah (onlar hakkında cihad) emrini getirinceye kadar affedin, aldırmayın! Muhakkak ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
K

Kadri Çelik Meali

Kitab ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan ve içlerindeki haset yüzünden sizi, iman ettikten sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah'ın emri gelene kadar onlara af ve hoşgörüyle davranın. Allah muhakkak her şeye kadirdir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ehl-i kitap’tan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki haset duygusundan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah hükmünü ortaya koyuncaya kadar affedin ve hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
M

M. Pickthall (English)

Many of the People of the Scripture long to make you disbelievers after your belief, through envy on their own account, after the truth hath become manifest unto them. Forgive and be indulgent (toward them) until Allah give command. Lo! Allah is Able to do all things.
M

Mahmut Kısa Meali

Kitap Ehlinden birçokları, gerçeği tüm berraklığıyla görmelerine rağmen, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden sizi inancınızdan vazgeçirmeye kalkışırlar. Buna karşılık siz, içinde bulunduğunuz şartlar değişip de Allah size yeni çıkış yolları açarak bir sonraki emrini gönderinceye kadar, onları bağışlayın, densizliklerine sabredin, incitici sözlerine aldırmayın. Hiç kuşkusuz, Allah’ın her şeye gücü yeter.
M

Mahmut Özdemir Meali

Gerçek onlara açıkça belli olduktan sonra nefislerindeki kıskançlık (hased) yüzünden, Kitap ehlinden birçoğu arzu etti ki; keşke imanınızdan sonra sizi kâfirlere geri çevirseler!
Artık, Allah emrini verinceye kadar aldırış etmeyin (affedin), geçin! Allah, her şeye güç yetirendir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kitap ehlinden çoğu, gerçek kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. [*] (Yine de) siz Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar (onları) affedin; hoşgörün! [*] Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.
M

Mehmet Türk Meali

Kitap Ehlinden pek çoğu, kendilerine mutlak gerçeğin ne olduğu belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan dolayı, îmanınızdan sonra sizi tekrar kâfirliğe döndürmek isterler. Allah’tan onlara bir belâ gelinceye kadar onlara, aldırış etmeyin ve (onlara) ilişmeyin. Şüphesiz Allah’ın gücü, her şeye yeter.
M

Mehmet Çakır Meali

Ehlikitaptan bir çokları, sizin İslâm’a girdikten sonra küfre dönüş yapmanızı öylesine arzu ediyorlar ki! Gerçek, gün gibi ortada iken, kıskançlıktan nerdeyse çatlayacaklar. Sizler, Allah'tan yeni bir ferman gelene kadar söylentilere aldırmayın geçin. Allah, her şeye kadirdir.
M

Mehmet Çoban Meali

Kitap Ehli olan Yahudi ve Hıristiyanlardan birçoğu, gerçek kendilerine geldikten sonra bile içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek ister. Yaptıklarına karşılık haklarında Allah’ın emri gelinceye kadar üzerlerine gitmeyin! Onları kendi hallerinde bırakın! İnkâr edenlere ayetlerimi açıklayın! Sonra onları bana bırakın! İnkâr edenler için gereken hükmü veririz. Bilin ki Rabbinizin gücü her şeye yeter.
M

Muhammed Esed Meali

Kendilerini önceki vahye bağlı sayanların çoğu, kıskançlıklarından dolayı, sizi, iman ettikten sonra yeniden hakikati inkara döndürmek isterler; [hatta] hakikat kendileri için apaçık ortaya çıktıktan sonra bile. Buna karşılık, siz (ey imana erişenler) Allah’ın iradesini ortaya koyacağı vakte kadar onları hoşgörün ve dayanın: Unutmayın, Allah her şeye kâdirdir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmek isterler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız, şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir. 2/90-213, 3/69
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Kitap ehlinden birçoğu, hakikat kendileri için de apaçık ortaya çıktığı halde, sırf hasetlerinden dolayı siz inandıktan sonra, sizi geriye döndürüp inkâr etmenizi isterler.[²⁰⁶] Allah’ın onlar hakkındaki hükmü gelinceye kadar onları hoşgörün, kusurlarına bakmayın: Çünkü Allah her şeye kadirdir.
O

Orhan Kuntman Meali

(Haberiniz olsun ki) Kitap ehlinden birçoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf kıskançlıktan ötürü sizi imandan küfre döndürmek isterler!... Allah, (onlar hakkındaki azap) emrini getirinceye kadar onları bağışlayın, onlara hoşgörü ile davranın!.. Şüphe yok ki Allah her şeye gücü yetendir.
O

Osman Fırat Meali

Ehli kitap (Yahudi ve Hristiyanlar)’ın birçoğu, imanınızdan sonra sizi küfre döndürebilmiş olmalarını isterler. Size açıklanmış gerçeklerden sonra, kendilerindeki hasetten (çekememezlikten) dolayı, Allah’ın emri gelene kadar onlardan geçin ve affedin. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
S

Sardorxon Jahongir

Ahli kitobdan bo‘‎lganlarning ko‘‎pchiligi o‘‎zlariga haqiqat aniq ma’lum bo‘‎lgandan keyin nafslarida o‘‎rnashgan hasad tufayli iymon keltirganingizdan keyin sizlarni yana kufr holingizga qaytarishni orzu qiladilar. Sizlar esa Allohning bular haqida amri kelguncha kechiringlar va xatolaridan o‘‎tib muomala qilib turinglar. Albatta, Alloh har narsaga kuchi yetadigan Zotdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

İmdi çoḳ kişiler Yehūdilerden, Naṣrānilerden kim sizi ḳaytaralar, siz īmāngetürgenden ṣoñra. Kāfir eylemek isterler ḥasūdluḳ bile nefslerinden, anla‐ra ḥaḳ āşikāre olġandan ṣoñra. ‘Afv eyleñüz, pes geçüñüz tā gelince TañrıTa‘ālānuñ buyruġı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādirdür.
S

Suat Yıldırım Meali

Sırf nefislerinden ileri gelen bir kıskançlık sebebiyle, Ehl-i kitaptan birçok kimse, gerçek kendilerine ayan beyan belli olduktan sonra, sizi imanınızdan uzaklaştırıp kâfir haline çevirmek isterler. Yine de Allah bu husustaki emrini bildirinceye kadar affedin ve hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. [3, 186]
S

Süleyman Ateş Meali

Kitap sahiplerinden çoğu, gerçek kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin, hoş görün. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ehl-i kitâbdan bir çokları, onlarca hak (Muhammed'in nübüvveti ve İslâmın doğrılığı) tebeyyün iyledikden sonra mahzâ nefislerindeki hasedden dolayı sizi îmânınızdan çevirerek kâfirliğe red ve i'âdeyi isterler. Cenâb-ı Hak onlar hakkında emrini size teblîğ idinceye kadar onlara 'afv ve safh ile (sözlerine ve hareketlerine kulak asmayub) mu'âmele idiniz. Allâh Te'âlâ her şeye kâdirdir.[²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ehl-i kitaptan[*] birçoğu, inanıp güvenmenizden sonra sizi, Kitab’ı görmeyecek hale getirmek isterler. Bunu, gerçekleri bütün açıklığı ile gördükten sonra, içlerinde oluşan kıskançlıktan dolayı yaparlar. Onlara ilişmeyin, Allah’ın emri gelinceye kadar kendi hallerine bırakın. Her şeye bir ölçü koyan Allah’tır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdan sonra kâfirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi. Hem de gerçek kendilerine ayan-beyan olduktan sonra... Allah, buyruğunu getirinceye değin affedin, hoşgörün. Allah, her şeye gücü yetendir.
Y

Yusuf Ali (English)

Quite a number of the People of the Book wish they could Turn you (people) back to infidelity after ye have believed, from selfish envy, after the Truth hath become Manifest unto them: But forgive and overlook(110), Till Allah accomplish His purpose; for Allah Hath power over all things(112).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ehl-i kitaptan birçokları kendilerine hak tebeyyün ettikten sonra nefislerindeki hasetten dolayı sizi imânınızdan sonra kâfirler haline döndürmeyi temenni etmiştir. İmdi siz Allah'ın emri gelinceye kadar affediniz, serzenişte bulunmayınız. Şüphe yokki, Allah Teâlâ her şeye kemaliyle kâdirdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kitap Ehlinden birçoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkâra döndürmek ister. Bu, kendilerine hak apaçık göründükten sonra içlerinden gelen kıskançlık yüzündendir. Allah'ın emri gelinceye kadar siz hoşgörün, bağışlayın. Şüphesiz ki Allah herşeye kadirdir.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey mü’minler!) Kitap ehlinden birçoğu, hak (gerçek) kendilerine belli olduğu hâlde, özlerindeki çekememezlikten ötürü sizi (Kur’an ve peygambere olan) inancınızdan sonra (güç kullanmak suretiyle) vazgeçirip inkâra döndürmek istediler. Ama yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye (hükmünü verinceye) kadar (onları) affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ehli kitap’dan pek çoğu, onlara gelen Hakkın, doğru ile yanlışları açıklamasından sonra, içlerindeki kıskançlıkdan dolayı, sizin iman ettikten sonra tekrar küfre dönmenizi isterler. Allah’ın emri gelinceye kadar, onları bağışlayın ve onlardan uzaklaşın. Elbette ki Allah her şeyi bir ölçü (planlama) ile yapmaktadır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ehl-i Kitaptan birçoğu, hak kendilerince besbelli iken, mahza nefislerinde merküz olan hasetten dolayı sizi imanınızdan sonra küfüre döndürmek isterler. Allah/ın bu baptaki emri [³] gelinceye kadar affedin, vaz geçin, şüphesiz Allah her şeye hakkıyle kadirdir.
İ

İsmail Yakıt

Kitap ehlinden olanların çoğu, gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan dolayı, sizi inancınızdan vazgeçirmeyi çok isterler [yuveddu]. Allah’ın onlar hakkındaki hükmünü [emrihi] getirinceye kadar onları affediniz ve hoşgörülü olunuz. Muhakkak ki Allah her şeye gücü yetendir [Kadîr].
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kitaplılardan birçoğu, gerçek kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi inancınızdan ayırıp Allah’ı tanımazlığa döndürmek isterler. Allah’tan onlar için buyruk gelene kadar siz onları bağışlayın, onların suçlarından geçin. Çünkü Allah’ın gücü her nesneye yeticidir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kitap ehlinden olanların bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi inanmanızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah'ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız şüphesiz Allah'ın gücü her şeye yeter.

Bakara Suresi 109. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 109. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 109. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 109. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 109. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim