Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 101. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Allah tarafından onlarda bulunan kitabın doğruluğunu bildiren bir peygamber geldi mi kitap ehlinin bir kısmı, Allah'ın kitabını artlarına atarlar, sanki de bilmezler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah katından kendilerine ellerinde bulunan İlahî kitabı tasdik eden bir elçi geldiğinde, kitap verilenlerden bir gurup Allah'ın kitabını hiç bilmiyorlarmış gibi kaldırıp arkalarına attılar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ne zaman onlara Allah katından, (kendi) yanlarındakini doğrulayan (onları Hakka ve hayra çağıran) bir elçi gelse, kitap verilenlerden birtakımı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitabını arkalarına atıp (aykırı davranmışlardır).
A

Ahmet Tekin Meali

Allah tarafından onlara, ellerindeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki bilgileri tasdik edici bir rasûl gelince, kendilerine verilen kutsal kitabın hükmünce sorumlu tutulanlardan bir kısmı, Allah'ın kitabını, sanki hiç tanımıyorlarmış, bilmiyorlarmış gibi, taahhütlerini bozarak, sorumluluklarını yerine getirmediler, Muhammed'in hak peygamberliği ile ilgili, Tevrat'ın ve İncil'in hükümlerini de, Kur'ân'ı da büsbütün kulak arkası ettiler.
A

Ahmet Varol Meali

Onlara, Allah katından yanlarındakini doğrulayıcı bir peygamber gelince kendilerine kitap verilmiş olanlardan bir topluluk sanki hiç bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar.
A

Ali Bulaç Meali

Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerden bir bölümü, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabını arkalarına attılar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Yahûdilere, kendileri ile olan Tevrat'ı tasdik edici, Allah tarafından bir peygamber geldiği zaman, kendilerine kitab verilenlerden bir topluluk, sanki onun Allah kitabı olduğunu bilmiyormuş gibi, Tevrat'ı arkalarına attılar ve ondan yüz çevirdiler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve ne zaman ki; Allah katından Tevrat’ı doğrulayıcı bir elçi geldi. O kitap verilmişlerden bir kısmı Allah’ın kitabını arkalarına attılar. Sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi…
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlara, yanlarındaki kitabı doğrulayan peygamber geldiği zaman, kendilerine kitap verilenlerden bir grup, güya hakikati bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirmişlerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ne zaman Allah katından yanlarında bulunan kitabı gerçekleyen bir peygamber geldiğinde onlara, bir takım kitaplılar sanki bilmezler gibi, Tanrının kitabını arkaya bırakırlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Allah tərəfindən onlara əllərindəkini (Tövratı) təsdiq edən bir peyğəmbər gəldikdə kitab verilənlərdən (yəhudilərdən) bir qismi (Tövratda Muhəmməd əleyhissəlamın həqiqi peyğəmbər olduğu barədə deyilənləri) guya bilmirmiş kimi, Allahın kitabına arxa çevirdi.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlara ne zaman Allah tarafından yanlarındakini (Tevrat’ın aslını) doğrulayan bir resûl geldiyse, kendilerine Kitap verilenlerden bir topluluk, sanki hiç bilmiyormuş gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.
C

Cemil Said (1924)

Allâh tarafından rasûl ânların içlerine geldiği ve kütüb-ü mukaddeselerini tasdîk iylediği vakit kütüb-ü mezkûreyi ahz itmiş olan bir fırka güyâ tanımıyorlarmış gibi Allâh’ın kitâbını arkalarına atdılar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab’ı (Tevrat’ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitab’ını (Tevrat’ı) arkalarına attılar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

hem Allah tarafından onlara beraberlerindekini tasdikleyici bir Peygamber gelince, eski kitab verilenlerden bir kısmı Allahın kitabını, omuzlarının arkasına attılar sanki bilmiyorlarmış gibi de
E

Emrah Demiryent Meali

Ne zaman onlara, Allah tarafından, yanlarında bulunan (Tevrât’ın, tahrif edilmemiş kısımların) ı doğrulayan bir peygamber gelse, kendilerine kitap (Tevrât) verilenlerden bir kısmı, sanki (hiç haberleri yokmuş da) bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın Kitab’ındaki (Tevrât’taki hakikatleri) göz ardı ettiler.
E

Erhan Aktaş Meali

Ne zaman onlara, Allah'tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli'nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim geldi anlara yalavaç Tañrı ķatından girçek dutıcı anı kim anlaruñ-iledür bıraķdı bir bölük, anlardan kim viriñildiler kitāb, Tañrı kitābın, arķaları ardından; gelendür anlar bilmezler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlara ne zaman Allah katından nezdlerindeki (Kitabı) tasdik edici (ve doğrultucu) bir peygamber geldiyse kendilerine Kitab verilen (o kimse) lerden bir güruh sanki onlar (hakıykati) bilmiyorlarmış gibi Allahın Kitabını sırtlarının arkasına atmış (ondan yüz çevirmiş)dir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlara Allah katından, yanlarındakini doğrulayan bir resul gelince, kitap verilenlerden bir fırka sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem onlara, Allah tarafından yanlarında olanı (Tevrât'ı) tasdîk edici bir peygamber gelince, kendilerine kitab verilenlerden bir tâife, sanki kendileri bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitâbını sırtlarının gerisine attılar.
K

Kadri Çelik Meali

Allah katından onlara ellerinde olanı doğrulayan bir peygamber gelince, kendilerine kitab verilenlerden bir takımı bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabını arkalarına attılar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı (Tevrat) tasdik edici bir elçi gelince Ehl-i kitabın bir kısmı, Allah’ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi arkalarına atıp terk ettiler.
M

M. Pickthall (English)

And when there cometh unto them a messenger from Allah, confirming that which they possess, a party of those who have received the Scripture fling the Scripture of Allah behind their backs as if they knew not,
M

Mahmut Kısa Meali

Allah tarafından onlara, yanlarında bulunan Tevrat’ı onaylayan bir Elçi gelince, kendilerine daha önce Kitap verilmiş olan bu insanlardan bazıları, sanki hakîkati hiç bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitabını kaldırıp arkalarına atıverdiler!
Allah’ın kitabını atınca da, onun yerini hurâfe ve masallarla doldurdular:
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah katından, onlara yanlarındakileri tasdik eden bir rasûl geldiğinde Kitap verilmiş olanlardan bir gurup, sanki bilmezler gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah tarafından kendilerine, beraberlerindekini doğrulayıcı bir elçi gelince, kitap ehlinden bir grup, sanki Allah’ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına attılar. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlara Allah katından; yanlarındaki kitabı doğrultucu bir Peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir takımı, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın Kitabını arkalarına attılar.
M

Mehmet Çakır Meali

Kendilerine Allah tarafından kendi kitaplarını tasdik eden bir elçi gelince, hem de ehli kitaptan bazıları, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, Allah kelâmını kulak ardı ediverdiler.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlara inandıkları Tevrat’ı doğrulayıcı bir Resul gelse; kitaptaki Resullerle ilgili ayetleri görmezden gelirler. Üstelik kimse görmesin diye herkesten saklarlar. Böylece inandıkları kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmayarak inkâr etmiş olurlar.
M

Muhammed Esed Meali

Ve [şimdi bile], ne zaman Allah’tan onlara halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir elçi gelse, kendilerini önceki çağlarda vahyedilen kelâma bağlı sayanlardan bazısı, [o’nun dediklerinin] farkında değilmiş gibi ilahî kelâma arkalarını dönerler, ⁸¹
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atar ve gerçeklere kulak tıkarlar. 7/157, 2/109
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlara Allah katından yanlarındaki Tevrat’ı (özünde) doğrulayan bir elçi gelince, kitap ehlinden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi[¹⁸⁷] Allah’ın kitabına sırt döndüler;[¹⁸⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar (daha önce de) ne zaman, kendilerine Allah tarafından, ellerindeki Kitabı tasdik edici (İsrailoğullarından) bir peygamber geldi ise, kitap ehlinden bir gurup, sanki Allah'ın kitabını (Tevrattaki hükümleri) bilmiyorlarmış gibi, (o peygambere tabi olacakları yerde, başka yollara saptılar) onu (Allah'ın kitabını, Tevrat) sırtlarının arkasına attılar, (hükümlerini hiçe saydılar)
O

Osman Fırat Meali

Allah’tan kendilerine, yanlarında olanı tasdik edici bir elçi gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir grup, Allah’ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi sırtlarının arkasına attılar.
S

Sardorxon Jahongir

Qachonki, ularga Allohning huzuridan o‘‎zlaridagi Tavrotni tasdiqlovchi Rasul kelsa, kitob berilgan kimsalardan bir guruhi Allohning kitobi Qur’onni go‘‎yo hech narsa bilmagandek qabul qilmasdan orqalariga uloqtirdilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ol vaḳt kim geldi anlara peyġamber ki Muḥammeddür, Tañrı Ta‘ālāḳatından. Girçekleyici anlar‐ıla olan kitābı. Bıraḳdı bir ṭāyife anlardan | kim virildi anlara kitāb, ya‘nī Tevrīt, Tañrı Ta‘ālā kitābını arḳaları ardına.Ṣanasın anlar hīç bilmezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlara, Allah katından, ellerinde ki Tevrat'ı tasdik eden bir Peygamber gelince, O Ehl-i kitaptan bir kısmı, güya gerçeği hiç bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirdiler de [7, 157; 2, 89-91]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı doğrulayıcı bir elçi gelince, Kitap verilmiş olanlardan bir grup, Allah'ın Kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi, sırtlarının arkasına attılar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ellerinde bulunan kitâbı (Tevrat'ı) tadik idici bir rasûl geldikde kendilerine kitâb virilenlerden bir cemâ'at Allâh'ın kitâbını arkalarına atdılar, güyâ bunı bilmezlerdi. (Bildikleri halde inkâr iylediler)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah katından, yanlarındakini (Tevrat’ı) onaylayan bir Kitap[*] gelince, Kitap verilenlerden bir kısmı Allah’ın bu Kitabını, sanki hiç bilmiyorlarmış gibi kulak ardı ettiler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah katından kendilerine, ellerinde bulunanı tasdikleyici bir resul geldiğinde, kitap verilenlerden bir fırka, Allah'ın Kitabı'nı hiç bilmiyorlarmış gibi kaldırıp arkalarına attılar.
Y

Yusuf Ali (English)

And when there came to them a messenger from Allah, confirming what was with them, a party of the people of the Book threw away the Book of Allah(102) behind their backs, as if (it had been something) they did not know!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlara Allah Teâlâ tarafından yanlarındaki kitabı musaddık olan bir resûl gelince o kendilerine kitap verilmiş olanlardan bir gürûh sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabını arkalarına atıverdiler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlara ne zaman Allah katından, ellerindekini doğrulayan bir peygamber geldiyse, kendilerine kitap verilenlerden bir topluluk, Allah'ın kitabını, sanki hiç bilmiyormuş gibi arkasına atıverdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve kendilerine Allah tarafından yanlarında bulunanı (Tevrat’ın aslını, hâlâ ihtiva ettiği gerçekler ve İlâhî kaynağı itibariyle) tasdik eden bir elçi gelince önceden kendilerine Kitap verilmiş olanların bir bölümü, sanki (onun Allah tarafından gönderilmiş hak bir Kitap ve onu getiren Resulün de bekledikleri son elçi olduğunu) bilmiyorlarmış gibi Allah’ın kitabını arkalarına atarlar.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah’ın katından, onların yanında bulunan kitabı tasdik eden bir elçi geldiğinde, ehli kitaptan bir gurup, elçinin getirdiği kitabı (yazılı emirleri) sanki bilmiyorlarmış gibi, hemen arkalarına attılar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara yanlarındaki Kitaplarını tasdik ederek Allah tarafından bir peygamber gelince kendilerine Kitap verilen Yahutten bir güruh güya bilmiyorlarmış gibi Allah/ın Kitabını arkalarına attılar.
İ

İsmail Yakıt

Allah katından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi geldiğinde; kendilerine kitap verilenlerden bir grup, Allah’ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi, arkalarına attılar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara Allah katından ellerinde bulunan kitapı doğrulayıcı bir elçi gelince, kendilerine bu Kitap verilenler gerçek olduğunu bilmiyorlarmış gibi, bunu artlarına atıverdiler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allah'ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.

Bakara Suresi 101. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 101. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 101. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 101. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 101. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim