Sureye Dön

A’râf Suresi Suresi, 70. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemizi ve atalarımızın taptıklarını bırakmamızı sağlamak için mi geldin? Doğru söyleyenlerdensen tehdit ettiğin şeyi meydana getir bakalım.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar şöyle cevap verdiler: “Ya! Demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü biri isen, tehdit ettiğin azabı getir de görelim.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kâfirler) Dediler ki: "Sen bize sadece bir tek Allah’a kulluk yapmamız ve atalarımızın tapmakta olduklarını (geleneksel tutumlarını) bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, haydi bize va’ad ettiğin şeyi (tehdidi ve acı akıbeti) getir bakalım."
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar:
“Sen bize, tek Allah'ı ilâh tanımamız, candan müslümanlar olarak Allah'a teslim olmamız, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet etmemiz, tek O'nun şeriatına bağlanmamız, O'na boyun eğmemiz, atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer söylediklerinin arkasında isen, söylediklerinde doğru isen, bizi tehdit ettiğin o azâbı getir." dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar: "Sen bize, babalarımızın taptığı şeyleri bırakmamız ve yalnız Allah'a kulluk etmemiz için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen bize, tehdit ettiğin şeyi getir" dediler.
A

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Sen bize yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir, bakalım.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Hûd'a kavminin kâfirleri şöyle dediler: “- Sen, bize yalnız Allah'a ibadet ve itaat etmemiz, bir de babalarımızın tapındıkları putları terk etmemiz için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi korkutup durduğun azabı başımıza getir bakalım.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar: “Bize, yalnız Allah’a kulluk etmemiz, babalarımızın taptıklarını bırakmamız için mi geldin? İşte eğer doğrulardan isen, haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat.” dediler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Dediler ki: “Sen bize, tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dediler ki: «Bir tek Allaha tapmamızçin mi, atalarımızın taptıklarını bırakmamızçin mi, bize geldiniz? Eğer gerçeklerdensen, söz verdiğin şeyi getir bize»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Hud tayfasının kafirləri) dedilər: “Sən bizə yalnız Allaha ibadət etməyimiz və atalarımızın tapındıqları bütlərdən əl çəkməyimiz üçünmü gəldin? Əgər doğru danışanlardansansa, bizi qorxutduğun (bizi təhdid etdiyin əzabı) bir gətir görək!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Soydaşları ona:) “Sen bize tek Allah’a kulluk edelim, atalarımızın taptıkları ilâhları bırakalım diye mi geldin? Eğer söylediklerin doğru ise ilerde uğrayacağımızı söylediğin azabı şimdi başımıza getir de görelim (bakalım) dediler.”
C

Cemil Said (1924)

Âna "Sen bizi Allâh’a tapdırmak ve babalarımızın putlarını terk itdirmek içün mi geldin eğer sâdık isen tehdîdlerini îkâ’ itdir" didiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) bize getir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Bize yalnız Allah'a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat" dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Dediler ki: "Ya, demek sen tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ya, dediler: sen bize yalnız Allaha tapalım atalarımızın tapa geldiklerini bırakalım diyemi geldin, eğer sadıklardan isen haydi bizi tehdid edib durduğun o azâbı başımıza getir görelim
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar, “Sen bize, babalarımızın taptığı şeyleri bırakmamız (ı) ve sadece Allah’a kulluk etmemiz (i söylemek) için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen (haydi,) bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) getir!” dediler.
E

Erhan Aktaş Meali

“Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “geldüñ mi bize tā ŧapavuz Tañrı’ya yalıñuz iken daħı ķoyavuz anı kim oldı ŧapar atalarumuz? pes getür bize anı kim va'de virürseñ bize eger olasañ girçeklerden.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Dediler: «Sen bize yalınız Allaha kulluk etmemiz, atalarımızın tapmakda olduklarını bırakmamız için mi geldin? O halde doğruculardan isen bizi tehdid etmekde olduğun şey'i (azabı) getir bize».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dediler ki: “Sen bize, tek olan Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru isen bize vadettiğin şeyi (:azabı) getir.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

Dediler ki: “(Sen) bize, 'Bir olan Allah'a ibâdet edelim ve atalarımızın tapageldiklerini bırakalım' diye mi geldin? Eğer (iddiânda) doğru kimselerden isen, haydi bizi (kendisiyle) tehdîd etmekte olduğun (azâb)ı bize getir!”
K

Kadri Çelik Meali

“Bize yalnız Allah'a ibadet etmemizi ve de babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Eğer gerçekten doğru sözlülerden isen, bize vaat ettiğin şeyi getir” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Dediler ki: “Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) getir bize!”
M

M. Pickthall (English)

They said: Hast come unto us that we should serve Allah alone, and forsake what our fathers worshipped? Then bring upon us that wherewith thou threatenest us if thou art of the truth.
M

Mahmut Kısa Meali

Onlar bu güzel çağrıya karşılık, şöyle dediler: “Ya, demek sen bize, bir tek Allah’a kulluk edelim de, atalarımızın tapmakta olduğu ve bize her istediğimizi yapma imkânı sağlayan, üstelik can sıkıcı emirlerle keyfimizi bozmayan; gerektiğinde kendileri adına hükümler uydurup halkı çıkarlarımız doğrultusunda yönlendirebileceğimiz tanrıları bırakalım diye geldin, öyle mi?Bir de kalkmış, öğütlerini dinlemediğimiz takdirde dünya ve âhirette cezaya çarptırılacağımızı söylüyorsun. Eğer sözünün arkasındaysan, bize savurduğun tehditleri gerçekleştir de görelim!”
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Bize, atalarımızın kulluk ediyor oldukları şeyleri bırakmamız ve bir tek Allah’a kulluk etmemiz için mi geldin?
Eğer Sadıklar’dan (Doğru Söyleyenler’den / Özü-Sözü Doğrular’dan) isen, bize, vaad ettiğin şeyi getir!" dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Kavmi ise) “Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize getir!” demişti. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Onlar da): “Demek sen bize, tek Allah’a kulluk etmemizi ve atalarımızın taptıkları şeyleri bırakmamızı (söylemek) için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan (haydi) bize vâdet-tiğini (azabı) getir de (görelim.)” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

Halkı: " Sen şimdi bir tek Tanrı’ya kulluk edelim diye mi bize geldin? atalarımızın hizmet ettiği putları bırakalım mı şimdi? Açık olalım. sen bizi ne ile korkutacaksın, onu söyle! "
M

Mehmet Çoban Meali

Dediler ki: "Sen sadece Allah’ın yasalarına uymamızı mı istiyorsun? Atalarımızdan gelen yasaları terk etmemizi mi istiyorsun? Hâlbuki bizler atalarımıza bağlı bir topluluğuz. Şüphesiz ki, bizler atalarımıza hainlik yapıp Allah’ın yasalarına uymayız. Böyle bir sapıklığın içinde bulunmayız. Bildiğimiz yoldan şaşmayacağız. İşte Allah’ın yasalarını inkâr ediyor, atalarımızın yasalarına uyuyoruz. Eğer doğrulardan isen tehdit ettiğin azabı bize getir!"
M

Muhammed Esed Meali

Şöyle cevap verdiler: “Bir tek Allah’a kulluk edelim de atalarımızın kulluk edegeldiği bütün öteki tanrıları bırakalım diye mi geldin bize? Eğer doğru sözlü biriysen, haydi getir (de görelim) bizi tehdit edip durduğun azabı!”
M

Mustafa Çavdar Meali

- Ve onlar: Sen bize bir tek Allah’a kulluk etmemizi dolayısıyla atalarımızın kulluk ettiği şeyleri terk etmemizi söylemek için mi geldin? Öyleyse bize vaat ettiğin o azabı getir eğer doğru sözlü isen, dediler. 17/11, 22/47, 27/46, 67/25
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar dediler ki: “Sen bize bir tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapa geldiği şeyleri bırakmamız için mi geldin? Tamam, eğer sözünün arkasındaysan haydi getir bizi tehdit edip durduğun azabı!”
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar ise: "(Ey Hud) Sen bize, sırf Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın da tapmış oldukları putları bırakmamız için (bizi korkutmaya) nu geldin? Eğer doğru sözlü kimselerden isen bize tehdit ettiğin o azabı getir! (de görelim)" dediler.
O

Osman Fırat Meali

Dediler ki: “Sen bize, yalnızca bir tek Allah’a kulluk edelim ve babalarımızın kulluk ettiklerini bırakalım diye mi geldin? (Öyleyse) bize vaad ettiğini (azabı) getir, eğer doğru söyleyenlerdensen!”
S

Sardorxon Jahongir

Ular payg‘‎ambarga qarata: “Bizga yolg‘‎iz Allohga ibodat qilishimiz va ota-bobolarimiz sig‘‎ingan narsalarni tark etishimiz uchun keldingmi? Agar rost aytuvchilardan bo‘‎lsang, bizga va’da qilayotgan narsalaringni keltir”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi: Geldi mi‐sen bize ki biz ṭapavuz Tañrı Ta‘ālāya yaluñuz, daḫı ḳoyavuzanı kim ṭapardı atalarumuz? Pes getür bize sen va‘de eylegen ‘aẕābı, egersen girçeklerden‐iseñ.
S

Suat Yıldırım Meali

“Yâ! ” dediler “Sen bize yalnız Allah'a ibadet edelim, atalarımızın taptıklarını ise bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi, bizi tehdit edip durduğun o felaketi başımıza getir de görelim! ”
S

Süleyman Ateş Meali

Dediler ki; "Ya, demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdidettiğin(o azab)ı bize getir!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kavmi: "Yalnız Allâh'a 'ibâdet itmemizi ve babalarımızın 'ibâdet iylediklerini terk iylememizi söylemek içün mi bize geldin? Eğer sözünde sâdık isen bizi korkutdığın 'azâbı getir" didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki “Sen bize, atalarımızın kul oldukları şeyleri bırakıp bir tek Allah’a kul olalım diye mi geldin? Eğer doğru sözlü biriysen bizi tehdit ettiğin şeyi getir bakalım.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler ki: "Sen, yalnız Allah'a ibadet edelim de atalarımızın kulluk etmekte olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü isen hadi bizi tehdit ettiğini bize getir."
Y

Yusuf Ali (English)

They said: "Comest thou to us, that we may worship Allah alone, and give up the cult of our fathers? bring us what thou threatenest us with, if so be that thou tellest the truth!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dediler ki: «Sen bize geldin mi ki, yalnız bir tanrıya tapalım ve babalarımızın tapar olduklarını terkeyleyelim! Haydi, eğer sen doğru sözlü kimselerden isen bizi korkutur olduğun şeyi bize getir bakalım.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar “Yoksa sen atalarımızın taptıklarını bırakıp da yalnız Allah'a kulluk edelim diye mi bize geldin?” dediler. “Eğer doğru söylüyorsan, bize vaad ettiğin azabı getir de görelim.”
İ

İhsan Aktaş Meali

(Onlar ise,) dediler ki: "Bir tek Allah’a kulluk edelim de atalarımızın kulluk edegeldiği bütün öteki tanrıları bırakalım diye mi geldin bize? Eğer gerçekten doğru sözlülerden isen, bize va’ad ettiğin (tehdit ettiğin) şeyi getir, bakalım.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Dediler ki “Atalarımızın taptıklarını bırakıp ta, yalnızca Allah’a kulluk edelim diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, bize vaat ettiklerini başımıza getir.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dediler ki «— Sen bize bir tek Tanrıya tapıp babalarımızın taptıklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçek diyenlerden isen bize tehdit ettiğini getir bakalım.
İ

İsmail Yakıt

Onlar da dediler ki: “Demek sen bize, bir tek Allah’a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi geldin? Eğer sen doğru söyleyenlerden isen, haydi bize vaat ettiğin (azabı) getir bakalım!”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Sen bizi bir tek Allah’a taptırmak, atalarımızın taptıklarından alıkoymak için mi geldin? Eğer sen doğru sözlü kimse isen başımıza getireceğini getir bakalım."
Ş

Şaban Piriş Meali

-Bir tek ilaha kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi bize geldin? Bizi tehdit ettiğin azabı haydi başımıza getir. Doğru söyleyenlerden isen! dediler.

A’râf Suresi 70. Ayet Meali ve Tefsiri

A’râf Suresi 70. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 70. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 70. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 70. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim