Fakat onlar, onu inkar ettiler, yalancı saydılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve ayetlerimizi yalanlayanları suya boğduk. Şüphe yok ki onlar kör bir kavimdi.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve bu uyarıya rağmen onu yalanladılar ve bunun üzerine biz de, onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlıyanları ise suda boğduk; gerçekten kör bir topluluktu onlar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Buna rağmen) Onu yalanladılar. Biz de onu ve (inanıp) gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları da (tufanla)suda boğup batırdık. Çünkü onlar (gerçeklere karşı) kör (akılsız ve vicdansız) bir kavimdi.
A
Ahmet Tekin Meali
Onu yalanladılar. Biz onu ve onunla birlikte olanları gemilere alarak kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da tufanda boğduk. Onlar önlerini göremeyecek kadar kör, basiretleri bağlı düşüncesiz bir kavim idiler.
A
Ahmet Varol Meali
Onlar onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da (suda) boğduk. Şüphesiz onlar görmeyen bir topluluk idiler.
A
Ali Bulaç Meali
Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda-boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bunun üzerine Nûh'u tekzip ettiler. Biz de Nûh'u ve kendisiyle bareber gemide bulunanları kurtardık; ve âyetlerimizi yalanlıyanları (tufan ile) boğduk. Çünkü onlar, basiretleri körleşmiş bir kavim idiler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Fakat onlar, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ve ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Şüphesiz onlar kör bir toplum idiler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar manen kör bir kavim idiler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onu yalanladılar, biz hem onu, hem de onunla gemide olanları hemen kurtarıp, bizim âyetlerimizi yalanlamış olanları suda boğdurduk, onlar kör bir ulustular,
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Buna görə onlar (Nuhu) yalançı hesab etdilər. Biz də onu və onunla birlikdə gəmidə olanları xilas etdik. Ayələrimizi təkzib edənləri isə (tufan vaxtı) qərq etdik (suda boğduq). Onlar, həqiqətən, kor bir camaat idilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Bunca uyarılara rağmen) onu yalancılıkla suçlamaya devam ettiler. Bunun üzerine, Biz de (büyük bir tufan gönderdik ve) onu ve gemide beraberinde olan (inanan)ları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekten, (gönül gözleri) kör (olmuş inatçı ve zalim) bir toplum idiler.
C
Cemil Said (1924)
Fakat kavmi ânı tekzîb itdiler. Biz ânı ve ma’iyyetindekileri bir gemi ile kurtardık ve bizim âyâtımıza yalan diyenleri tûfânla boğduk kör bir kavim idi?
D
Diyanet Vakfı Meali
Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onu yalanladılar; biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk, çünkü onlar kör bir milletti.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O'nu yalanladılar, biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar, kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Bunun üzerine onu tekzib ettiler, biz de kendisini ve ma'iyyetinde iyman edenleri gemide necâta erdirdik de âyetlerimizi tekzib edenleri garkeyledik, çünkü bunlar basıyretleri körelmiş bir kavm idiler
E
Emrah Demiryent Meali
(Bunun üzerine) onu (Nûh’u) yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları (ise, cezaya müstahak oldukları için) suda boğduk. Şüphesiz onlar (hakkı inkâr eden, manen) kör bir kavimdi.
E
Erhan Aktaş Meali
Derken, halkı onu yalanladı. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Onlar gerçeği görmeyen bir kavimdi.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes yalan duttılar anı. pes ķurtarduķ anı daħı anları kim anuñ-ile-y-ıdı gemi içinde daħı ġarķ eyledük anları kim yalan duttılar āyetlerümüzi. bayıķ anlar oldılar-ıdı bir ķavm kör göñüllüler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de kendisini ve beraberinde gemide bulunanları selâmete erdirdik, âyetlerimizi yalan sayanları (tuufan ile) doğduk. Çünkü onlar (kalb gözleri) kör (olan) bir kavm idiler.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Buna rağmen onu yalanladılar; bunun üzerine (biz de) onu ve onunla berâbergemide bulunanları kurtardık; âyetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Çünki onlar(basîret cihetiyle) kör bir kavim idiler.
K
Kadri Çelik Meali
Onu yalanladılar; biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık ve ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk. Şüphesiz onlar basiretleri körelmiş bir topluluk idiler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık; âyetlerimizi asılsız sayanları da suda boğduk! Çünkü onlar gerçeği göremeyen bir kavim idiler.
M
M. Pickthall (English)
But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our token Lo! they were blind folk.
M
Mahmut Kısa Meali
Ama bunca öğüt ve uyarılara rağmen, onu yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine,tüm ülkeyi sular altında bırakan büyük bir tufan gönderdik ve hem onu, hem de onunla birlikte gemiye binen müminleri boğulmaktan kurtardık, ayetlerimizi inkâr edenleri ise sulara gömerek boğduk! Çünkü onlar, gerçekten kalpleri katılaşmış, gönül gözleri kör olmuş inatçı, zalim ve azgın bir toplum idiler! Ve aradan yıllar geçti, yeni nesiller geldi. İsimler ve şekiller değişti, fakat değişmeyen tek şey vardı; hak ile bâtılın amansız mücâdelesi:
M
Mahmut Özdemir Meali
Bunun üzerine onu yalanladılar.
Onu ve Gemi’de birlikte olanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlamış olanları suda boğduk.
Onlar, körleşmiş bir kavimdi. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
(Kavmi Nuh’u) yalanlamış, biz de onu ve onunla birlikte olanları gemide kurtarmıştık; ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk! Şüphesiz ki onlar kör bir toplumdu. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları, kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekleri görmeyen bir toplum idiler.
M
Mehmet Çakır Meali
Derken onu yalanladılar. Biz de onu, yanındakilerle birlikte gemiye alıp kurtardık. sözlerimizi inkar edenleri ise sulara gömdük. Gerçekten körcahil bir millet idiler...
M
Mehmet Çoban Meali
Nuh’u yalanladılar. Biz de Nuh’u ve onunla beraber olanları kurtardık! Ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk! Çünkü onlar gerçekleri görmek istemeyen kör bir topluluktu!
M
Muhammed Esed Meali
Ve [Bu uyarıya rağmen] o’nu yalanladılar! Ve bunun üzerine Biz de o’nu ve gemide o’nunla beraber olanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları ise (suda) boğduk; gerçekten kör bir topluluktu onlar! ⁴⁷
M
Mustafa Çavdar Meali
Sonunda onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları boğulmaktan kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları da suda boğduk. Zira onlar (uyarı ve öğütlerimi görmek istemeyen) kör bir toplum idi. 11/40- 41
M
Mustafa İslamoğlu Meali
En sonunda onu yalanladılar. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık; âyetlerimizi yalanlayanları ise boğulmaya terk ettik: Onlar gerçekten de kör bir topluluk idiler.
O
Orhan Kuntman Meali
(Bu uyarılara rağmen kavmi Nuh'u) Yalancı saydılar, (sen peygamber değilsin bize yalan söylüyorsun, dediler) Biz de onu ve onunla beraber gemide olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları ise suya gark ettik, (boğduk) çünkü onlar kör bir kavim olmuşlardı. (Kalpleri kapkara kesilmiş, zerre iman nuru kalmamış, basiret elde ederek gerçekleri görebilmekten yoksun kalmışlardı)
O
Osman Fırat Meali
Ve onu (Nûh’u) yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları (suda) boğduk. Gerçekten onlar (ayetlerimize karşı) kör bir topluluktu.
S
Sardorxon Jahongir
Shundan keyin uni yolg‘onchiga chiqardilar. Biz uni va u bilan birga bo‘lgan iymonli kimsalarni kema ichida najot berib, to‘fondan qutqardik, oyatlarimizni yolg‘onga chiqargan kimsalarni esa suvda g‘arq qildik. Albatta, ular ma’nan ko‘r qavm edilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes yalanladılar Nūḥı, pes ḳurtarduḳ anı daḫı anlar kim bilesinçe‐y‐idigemi içinde. Daḫı ġarḳ eyledük anları ki yalanladılar bizüm āyetlerümizi.Taḥḳīḳ anlar‐ıdı gözsüz ḳavm.
S
Suat Yıldırım Meali
Onlar Nûh'u yalancı saydılar. Biz de onu ve yanında olanları gemide kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları ise boğduk. Çünkü onlar, basîretleri körelmiş kimselerdi. [29, 15; 71, 25]
S
Süleyman Ateş Meali
O'nu yalanladılar, biz de O'nunla berebar gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Kavmi onı tekzîb itdiler. Onı ve onunla berâber olanları gemide kurtardık ve âyetlerimizi tekzîb idenleri de gark iyledik çünki onlar kör ve görmez bir kavim idiler. [¹]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Sonra onu yalancı yerine koydular. Biz de onu ve onunla birlikte olanları gemiyle kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları da suda boğduk. Çünkü onlar körlük eden bir topluluktu.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onu yalanladılar. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri gemi içinde kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Gözleri görmez bir topluluktu onlar.
Y
Yusuf Ali (English)
But they rejected him, and We delivered him, and those with him, in the Ark: but We overwhelmed in the flood those who rejected Our signs. They were indeed a blind people!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Bunun üzerine O'nu tekzîp ettiler. Biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide olanları kurtardık. Âyetlerimizi tekzîp edenleri de garkettik. Çünkü onlar bir kör kavim olmuşlardı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar Nuh'u yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık; âyetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Çünkü onlar, bir körler güruhu idi.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Bunca uyarılara rağmen) onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlamış olanları da suda boğduk. Şüphesiz onlar (manevi gözleri ve vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Nuh’u yalanladılar ve bizde onu ve onunla beraber olanları bir gemi ile kurtardık. Sonra ayetlerimizi yalanlayanları da (suların içinde) boğduk. Çünkü onlar (elçinin getirdiklerine) körleşmiş bir toplumdu.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onu yalancı saydılar. Bunun üzerine biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalan sayanları suda boğduk; çünkü onlar kör bir kavim idiler.
İ
İsmail Yakıt
Onu yalanladılar. Biz de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Çünkü onlar gerçekten de kör²⁰ bir topluluk [kavm] idiler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunun üzerine onu yalancı yerine koydular. Biz de onu, onunla birlikte bulunanları gemiyle kurtardık. Belgelerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar doğruyu görmiyen kimseler idiler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Fakat, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Onlar, kör bir toplumdu.
A’râf Suresi 64. Ayet Meali ve Tefsiri
A’râf Suresi 64. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 64. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 64. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 64. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?