Cennet ehli, cehennem ehline biz, Rabbimiz bize neler vaadettiyse gerçek olarak hepsini bulduk, hepsini elde ettik, siz de Rabbinizin size vaadettiğini gerçek bir surette elde ettiniz mi diye nida eder, onlar da evet derler, derken aralarında bir münadi, Allah'ın laneti zalimlere diye bağırır.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve cennetlikler ateştekilere: “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi, gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. Berikiler: “Ah, evet” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine, içlerinden bir seslenici haykıracak: “Allah'ın rahmetinden mahrum kalıp cehennemde azap görmek, siz yaratılış gayesine aykırı hareket edenleredir”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Orada) Cennet ehli, ateş (cehennem) sakinlerine (şöyle) seslenecekler: "Rabbimizin bize va’ad ettiğini (cennet nimetlerini) biz (aynen)gerçek olarak bulduk. (Hepsi Hakk ve hakikatmiş.) Siz de Rabbinizin size va’ad ettiğini (cehennem dehşetini aynen) gerçek olarak buldunuz mu?” Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra aralarından bir münadi (müezzin): "Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye ilan edip onlara seslenmiş olacaktır.
A
Ahmet Tekin Meali
Cennet ehli cehennemliklere:
“Rabbimizin bize va'dettiği mükâfatların gerçekleştiğini gördük. Siz de Rabbinizin sizi tehdit ettiği cezaların gerçekleştiğini gördünüz mü?" diye seslenirler. Cehennemlikler:
“Evet" derler. Aralarında gür sesli biri:
“Allah'ın lâneti baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi zâlimlerin üzerine olsun" diye bağırarak lânet okur.
A
Ahmet Varol Meali
Cennetlikler cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük siz de Rabbinizin size vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördünüz mü?" diye seslenirler. Onlar "Evet" derler. O sırada bir seslenici "Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir" diye seslenir.
A
Ali Bulaç Meali
Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: 'Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek [bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek] buldunuz mu?' Onlar da: 'Evet' derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: 'Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir de cennetlik olanlar cehennemliklere şöyle çağırırlar; “- Gerçekten biz, Rabbimizin bize vaad buyurduğu sevabı hak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad buyurduğu cezayı hak buldunuz mu?” Onlar da: “- Evet, hak bulduk.” derler. Bunun üzerine, iki topluluk arasında bir çağırıcı (Hz. İsrâfil Aleyhisselâm) şöyle nida eder (çağırır): “-Allah'ın lâneti zalimler üzerine olsun!”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve Cennet ehli, ateş ehline nida ederler ki: “Biz, Rabbimizin bize vaadettiklerini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaadettiklerini gerçek buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. İşte o zaman, aralarında olan bir bildirici: “Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” diye bildirir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Cennet ehli, cehennem ehline, “Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Aralarından bir çağrıcı, “Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Cennetlik olanlar, ateşlik olanlara: «Tanrımızın bize vadettiğini biz doğru bulduk, siz de Tanrınızın vadettiğini, doğru buldunuz mu?» diye çağrırlar, «Evet» derler, onların arasında bir münadi: «Allahın laneti zalimleredir» diye bağırır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Cənnət əhli cəhənnəm əhlinə müraciət edib: “Biz Rəbbimizin bizə və’d etdiyini (axirət ne’mətlərini) haqq olaraq gördük. Siz də Rəbbinizin sizə və’d etdiyini (cəhənnəm əzabını) gerçək olaraq gördünüzmü?” – deyə soruşacaq. Onlar: “Bəli!” – deyə cavab verəcəklər. Elə bu zaman onların (hər iki dəstəsinin) arasında bir carçı (İsrafil və ya cənnətdəkilərdən biri): “Allah zalımlara lə’nət eləsin!” – deyə səslənəcək.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah’ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.
C
Cemil Said (1924)
44, 45. Ehl-i cennet ehl-i cehenneme: "Biz rabbimizin va’adlerinin hak oldığını anladık siz de anladınız mı? dirler. Ânlar da: "Evet" cevâbını virirler ânların içinden bir münâdî "Zâlimlere Allâh la’net itsun" Allâh yolundan diğerlerini inhirâf itdirenlere, eğri yollara sevk idenlere, âhireti inkâr idenlere de bu la’net şâmil olsun" diyu bağırır.
D
Diyanet Vakfı Meali
Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. «Evet!» derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
44,45. Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Bir de o eshabı Cennet eshabı nâra şöyle nida etmektedir: hakıkat biz rabbımızın bize va'd buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va'd buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: Allahın la'neti o zalimler üstüne
E
Emrah Demiryent Meali
Cennetlikler, cehennemliklere (şöyle) seslenirler: “Rabbimizin bize vadettiğini, biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin size (azap) vaadini gerçek olarak gördünüz mü?” (Onlar da,) “Evet” derler. O sırada aralarından bir münâdî şöyle seslenir: “Allah’ın lâneti zâlimlerin/kâfirlerin üzerine olsun!”
E
Erhan Aktaş Meali
Cennet halkı, Cehennem halkına, “Rabb'imizin bize söz verdiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb'inizin size söylediklerinin gerçek olduğunu gördünüz mü?” diye seslenirler. “Evet.” derler. Aralarından bir çağırıcı, “Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.” diye bağırır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķıġırdı uçmaķ isleri od islerine kim “bayıķ bulduķ anı kim va'de eyledi bize çalabumuz girtü bulduñuz mı siz anı kim va'de eyledi çalabuñuz girtü?” eyittiler “eved.” pes ķıġırdı ķıġırdıcı aralarında “bayıķ Tañrı la'natı žālimler üzeredür.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Cennet yârânı, ateş yaranına (cehennemliklere): «Rabbimizin bize va'detdiğini hak bulduk. Siz de Rabbinizin (tehdîd olarak) bildirdiğini (cezayı) gerçek buldunuz mu?» diye nida eder (ler). Onlar da: «Evet (öyle bulduk)» derler. Bunun üzerine aralarında bir münâdî: «Allahın lâ'neti zaalimlerin tepesine» diye ünler.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
44-45. Cennetlikler, cehennemliklere: “Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. (Cehennemlikler): “Evet.” derler. Aralarında bir çağrıcı: “Allah’ın laneti: Allah yolundan alıkoyan, onu çarpıtmaya çalışan ve ahireti inkâr eden zalimleredir.” diye seslenir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Nihâyet Cennet ehli, Cehennem ehline: “(Biz) gerçekten Rabbimizin bize va'd ettiğini hak olarak bulduk; artık (siz de) Rabbinizin size va'd ettiğini hak olarak buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar da:) “Evet!” derler.(1) Bunun üzerine bir münâdî aralarında: “Allah'ın lâ'neti zâlimlerin üzerine olsun!” diye nidâ eder.
K
Kadri Çelik Meali
Cennet ehli, ateş ehline, “Biz Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar,) “Evet” derler. Aralarında bir münadi, “Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun” diye seslenir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Cennet ehli cehennem ehline, “Biz rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk; siz de rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Ve aralarından bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.
M
M. Pickthall (English)
And the dwellers of the Garden cry unto the dwellers of the Fire: We have found that which our Lord promised us (to be) the Truth. Have ye (too) found that which your Lord promised the Truth? They say: Yea, verily. And a crier in between them crieth: The curse of Allah is on evil doers.
M
Mahmut Kısa Meali
Derkencennet halkı, cehennem halkına seslenecek: “Ey kâfirler! Biz, Rabb’imizin bize verdiği bütün sözlerin gerçek olduğunu gördük; nasıl, siz de Rabb’inizin verdiği sözlerin doğru çıktığını gördünüz mü?” Cehennemdekiler,“Evet, gördük!” diyecekler. Bunun üzerine Allah tarafından görevlendirilmiş bir çağrıcı melek, aralarında şunu ilan edecek: “Allah’ın lâneti, zâlimlerin üzerine olsun!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Cennet arkadaşları Ateş arkadaşlarına:
-"Gerçek olarak rabbimizin bize vaad ettiklerini biz elde ettik. Gerçek olarak rabbinizin vaad ettiklerini siz elde ettiniz mi?" diye seslendiler. -"Evet!" dediler.
Aralarında bir duyurucu (müezzin):
-"Allah’ın laneti Zâlimler’in üzerine olsun!" diye duyuru yaptı.
M
Mehmet Okuyan Meali
44,45. Cennet halkı ateş halkına “Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler; onlar da “Evet!” diyecekler. Aralarında bir çağrıcı “Allah’ın laneti, (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyan, o (yol)u eğri gösteren ve ahireti de inkâr eden zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenecektir.
M
Mehmet Türk Meali
44,45. Cennettekiler cehennemdekilere: “Biz Rabbimizin bize vâdettiklerini gerçek leşmiş olarak bulduk. Siz de Rabbinizin size vâdettiklerini gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” diye seslenecekler. Onlar da: “evet” diyecekler. Bunun üzerine aralarından birisi: “Allah’ın lâneti, âhireti inkâr etmek için Allah’ın yolundan ayrılan ve onu yamultmak isteyen zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağıracak.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Cennettekiler cehennemliklere seslenirler: " Bizler, Rabb'imizin bize vadettiklerini aynen bulduk. peki size söylenenler doğru çıktı mı? " Cehennemdekiler: " evet. " İçlerinden biri haykırır: " Allah kahretsin zalimleri!
M
Mehmet Çoban Meali
Cennet ehli cehennem ehline: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenir. Onlar da: "Evet" derler. Aralarından biri; "Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!" diye bağırır.
M
Muhammed Esed Meali
Ve cennetlikler, ateştekilere, “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. [Berikiler]: “Ah, evet!” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir ses ³⁵ haykıracak: “Allah’ın lâneti, zalimlere elverir,
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: – Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçekleşmiş bulduk. Siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu? Onlar da: – Evet! Derler. Aralarında bir nidacı seslenir: Allah’ın laneti bu zalimlerin üzerine olsun. 7/50- 51, 37/50...59, 74/39...48
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimiz bize ne vaad ettiyse hepsini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerinin hepsini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. “Evet!..” diye cevap verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir münâdî haykıracak: “Allah’ın laneti tüm zalimlerin üzerine olsun!..
O
Orhan Kuntman Meali
Cennet ehli, cehennem ehline. "Biz, Rabbimizin bize vadettiğini (cennet nimetlerini) gerçekleşmiş olarak bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini (ateş azabını) hak olarak buldunuz mu?" diye seslenirler, onlar da "Evet" derler. Derken bir münâdi tarafından "Allah’ın laneti zalimlerin tepesinedir" diye nida olunur.
O
Osman Fırat Meali
Ve cennettekiler, cehennemdekilere seslendi: “Rabbimizin bize vaad ettiklerini bir gerçek olarak bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini bir gerçek olarak buldunuz mu?” Dediler ki: “Evet.” Ve ardından bir seslenici, “Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir!” diye seslendi.
S
Sardorxon Jahongir
Jannat ahli do‘zax ahliga qarata: “Robbimiz bizlarga nima va’da qilgan bo‘lsa, uni chindan ham topdik. Sizlar ham Robbingiz va’da qilgan narsaning haqiqat ekanini topdinglarmi?” – deb nido qiladilar. Do‘zax ahli esa: “Ha, topdik”, – deydilar. Keyin oralaridan nido qiluvchi farishta jar solib: “Zolimlarga Allohning la’nati bo‘lsin”, – deydi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳıġırdı uçmaḳ ehli cehennem ehline ki biz ṭapduḳ Tañrı Ta‘ālā bizeva‘de eyledügi nesneyi ḥaḳḳ‐ı ẟābit. Siz daḫı bulduñuz mı Tañrı Ta‘ālā sizeva‘de eyledügini ḥaḳḳ‐ı ẟābit? Cehennem ehli eyideler: Ne‘am bulduḳ. Pesḳıġıra bir ḳıġırıcı aralarında ki Tañrı Ta‘ālānuñ la‘neti ẓālimler üstinedür.
S
Suat Yıldırım Meali
44, 45. Cennetlikler cehennemliklere: “Biz, Rabbimizin bize vâd ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vâd ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü? ” deyince onlar: “Evet” diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: “Allah'ın lâneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar âhireti de inkâr ederlerdi. ” diye nida eder. [37, 54-59; 52, 14-16]
S
Süleyman Ateş Meali
Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Cennet halkı cehennem halkına nidâ idüb: "Biz, rabbimizin va'd iylediğini hak ve doğrı bulduk, siz de rabbinizin va'd iylediği şeyi hak buldınız mı?" dirler. Cehennem halkı da: "Evet!" cevâbını virirler. O vakit aralarında bir münâdî: "Âgâh olun! Allâh'ın la'neti zâlimler üzerinedir" diye nidâ iyler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Cennet ahalisi, cehennem ahalisine şöyle seslenir: “Rabbimizin bize verdiği sözün gerçek olduğunu gördük. Rabbinizin size verdiği sözün gerçek olduğunu siz de gördünüz değil mi?” (deyince) “Evet!” derler. Aralarında bir tellâl[*] şöyle haykırır: “Allah yanlış yapan o kimseleri dışlasın (lanetlesin)!
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet!" derler. Aralarından bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah'ın laneti, zalimlerin üzerine olsun!"
Y
Yusuf Ali (English)
The Companions of the Garden will call out to the Companions of the Fire: "We have indeed found the promises of our Lord to us true: Have you also found Your Lord´s promises true?" They shall say, "Yes"; but(1023) a crier shall proclaim between them: "The curse of Allah is on the wrong-doers;-
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve Cennet ashâbı, Cehennem ehline nidâ edip: «Rabbimizin bize vaad ettiğini biz şüphe yok ki hak bulduk, siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak buldunuz mu?» diye soracaklar. Onlar da, «Evet» diyecekler. Derken aralarında bir münâdi: «Allah Teâlâ'nın lâneti zalimlerin üzerinedir» diye nidâ etmiş olacaktır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Cennet ehli, ateş ehline seslenir: “Rabbimizin bize vaad ettiğini biz hak olarak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak olarak buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. Aralarındaki bir nida edici de “Allah'ın lâneti zalimlere olsun” diye seslenir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve nihayet Cennet ehli, Cehennem ehline: ’(Biz) gerçekten Rabbimizin bize va’d ettiğini hak olarak bulduk; artık (siz de) Rabbinizin size va’d ettiğini hak olarak buldunuz mu?’ diye seslenirler. (Onlar da:)’Evet!’ derler. Derken bir (görevli) duyurucu aralarında: ’’Şüphesiz, (bugün) Allah’ın dışlaması (kınaması) zalimlerin üzerinedir" diye seslenir.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Cennette olanlar cehennemde olanlara “Biz Rabbimizin vaat ettiklerini gerçek bulduk, sizde Rabbinizin size vaat ettiklerini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlarda “Evet” derler. İçlerinden birisi “Allah’ın laneti haksızlık yapanların üzerine olsun” diye bağırır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
44, 45. Cennetlikler Cehennemliklere «— Rabbimizin bize vaadettiğini doğru bulduk, nasıl siz de Rabbinizin vâadını doğru buldunuz mu?» diye nida ederler [¹] onlar «— Evet doğru bulduk» derler. Bunun üzerine aralarında bir münadi «— Allah/ın lâneti nâs/ı Allah yolundan geri durduran, o yolun eğri büğrü olmasını araştıran, âhireti de tanımayan zalimlere olsun» diye nida eder.
İ
İsmail Yakıt
Cennet ehli, ateş ehline şöyle seslenir: “Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?”¹⁵ Onlar da “Evet” derler. O zaman aralarından bir çağırıcı, “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye nida eder.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Cennetlikler de cehennemliklere şöyle ünliyecekler: "Çalabımızın bize söz verdiği karşılığın gerçek olduğunu gördük. Siz de çalabınızın size söz verdiği karşılığın gerçek olduğunu gördünüz mü?" Cehennemlikler diyecekler: "Gerçekten Allah’ın laneti kıyıcıların üzerine olsun."
Ş
Şaban Piriş Meali
44,45. -Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir:-Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da:-Evet! derler. Aralarında bir münâdi:-Allah'ın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allah'ın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.
A’râf Suresi 44. Ayet Meali ve Tefsiri
A’râf Suresi 44. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 44. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 44. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 44. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?