Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar? De ki: Çağırın Tanrıya eş sandıklarınızı da sonra hep beraber bana düzen kurun, göz bile açtırmayın bakalım.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi Allah'a ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza komayın ve böylece bana göz açtırmayın.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Allah’ın iznü inayeti olmadıkça) Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "(Şu bütün) Ortak koştuklarınızı da çağırın, sonra bir düzen (tuzak) hazırlayın da bana göz bile açtırmayın. (Yani elinizden geleni geri koymayın, ben yine de Hakk’tan dönecek değilim.)"
A
Ahmet Tekin Meali
Onların yürüme kudretine sahip ayakları mı var? Tutup da bırakmama kudretine sahip elleri mi var? Görme gücüne sahip gözleri mi var? İşitme gücüne sahip kulakları mı var?
“Haydi, çağırın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığımız varlıkları, sonra bana karşı istediğiniz, gizli planlarınızı da uygulayın, elinizden gelirse de göz açtırmayın" de.
A
Ahmet Varol Meali
Onların yürüyecek ayakları mı yoksa tutacak elleri mi yoksa görecek gözleri mi yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun. Haydi bana hiç göz açtırmayın!."
A
Ali Bulaç Meali
Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: 'Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O putların yürüyecek ayakları, yoksa tutacak elleri, yoksa görecek gözleri, yoksa işitecek kulakları mı vardır? De ki: “- Haydi, çağırın ortaklarınızı! Sonra bana istediğiniz hîleyi kurun da elinizden gelirse, bana göz açtırmayın.”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa tutacakları elleri mi var? Veya görecekleri gözleri mi var? Yoksa işitecekleri kulakları mı var? De ki: “Ortak koştuğunuz şeyleri çağırın. Sonra bana tuzak kurun (ellerinizden geliyorsa) bana hiç göz açtırmayın.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Yürüyen ayakları, tutan elleri, gören gözleri, işiten kulakları var mı onların? De ki: «Ortaklarınızı çağırınız da bana kötülük udin, hem beni bekletmeyin»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Məgər onların yeriyən ayaqları, ya tutan əlləri, ya görən gözləri, yaxud eşidən qulaqları var?! De: “Haydı, çağırın şəriklərinizi, mənim barəmdə istədiyiniz hiyləni qurun və mənə heç möhlət də verməyin!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”
C
Cemil Said (1924)
O esnâmın (putların) yürümek içün ayakları mı var? Bir şey tutabilecek elleri mi var? Görebilecek gözleri mi var? İşidebilecek kulakları mı var? Ânlara di ki: "Putlarınızı çağırınız benim ’aleyhime bir hud’a tertîb itsünler bana hiç nefes aldırmasunlar ben bir şeyden korkmam"
D
Diyanet Vakfı Meali
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın."
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın o ortaklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve elinizden gelirse göz açtırmayın."
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lâhza bile göz açdırmayın
E
Emrah Demiryent Meali
Onların yürüyecek ayakları var mı (ki yürüyebilsinler)? Tutacak elleri var mı (ki bir şeyler tutabilsinler)? Görecek gözleri var mı (ki bir şeyler görsünler)? Yahut duyacak kulakları var mı (ki bir şeyler duysunlar? Sizler ne kadar da akılsızsınız! Resûlüm! Onlara) de ki: “Haydi, (Allah’a) ortak (koştuğunuz put) larınızı çağırın, sonra bana (hep beraber) tuzak kurun. (Gücünüz yeterse) bana hiç göz açtırmayın da.
E
Erhan Aktaş Meali
Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun.”
E
Eski Anadolu Türkçesi
anlaruñ ayaķları mı var yürirler anlaruñ-ıla yā anlaruñ elleri mi var dutarlar anlaruñ-ıla yā anlaruñ gözleri mi var görürler anlaruñ-ıla yā anlaruñ ķulaķları mı var işidürler anlaruñ-ıla? eyit “oķuñ ortaķlaruñuzı andan yavuz śanuñ baña pes mühlet virmeñ baña.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habîbim) de ki: «Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri mi var veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun ve bana göz bile açtırmayın.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Onların yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm!) De ki: “(Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep berâber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin!”
K
Kadri Çelik Meali
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa sıkıca tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana hiç mühlet vermeyin.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yürüyebildikleri ayakları mı var onların; tutabilecekleri elleri, görebilecekleri gözleri, işitebilecekleri kulakları mı var onların! De ki: “Haydi ortak olarak gördüğünüz o varlıkları çağırın, sonra bana karşı planınızı kurun, göz açtırmayın bana!
M
M. Pickthall (English)
Have they feet wherewith they walk, or have they hands wherewith they hold, or have they eyes wherewith they see, or have they ears wherewith they hear? Say: Call upon your (so called) partners (of Allah), and then contrive against me, spare me not!
M
Mahmut Kısa Meali
Hem nasıl olur da, kendinizden daha aşağı bir seviyede bulunan bu cansız taşlara, heykellere tapar, onlardan medet umarsınız? Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi? Görecekleri gözleri mi var, yoksa işitecekleri kulakları mı? Ey Müslüman, “İlâhlarımız aleyhinde konuşmaktan vazgeçmeyecek olursan, onların gazâbına uğrayıp helâk olacaksın!” diyerek seni tehdit eden zâlimlere meydan okuyarak de ki: “Haydi, Allah’a ortak koştuğunuz varlıkları yardımınıza çağırın; sonra bütün hile ve entrikalarınızla çıkın karşıma veyüreğiniz yetiyorsa, bir an bile göz açtırmayın bana!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Onların yürüyecek ayakları mı var? Tutacak elleri mi var?
Görecek gözleri mi var? İşitecek kulakları mı var? De ki:
-"Şirk koştuklarınızı (ortaklarınızı) çağırın! Sonra bana düzenek kurun! Bana bir an bile süre tanımayın!".
M
Mehmet Okuyan Meali
(Putların) yürüyebilecekleri ayakları, tutacakları elleri, görecekleri gözleri veya duyacakları kulakları mı var (neleri var)! De ki: “Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun; bana göz bile açtırmayın!”
M
Mehmet Türk Meali
Sanki o (putların) yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? O kâfirlere: “Haydi! O (Allah’a) ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da istediğiniz tuzağı kurun ve (elinizden geliyorsa) bana hiç göz açtırmayın.” de.
M
Mehmet Çakır Meali
Onların yürüyecek ayakları; tutacak elleri mi var? Onların görecek gözleri; duyacak kulakları mı var? De ki: " putlarınızı çağırın, bana tuzak kurun, isterseniz bana hiç süre tanımayın."
M
Mehmet Çoban Meali
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri yahut işitecek kulakları mı var? De ki: "Çağırın ortaklarınızı, bana tuzak kurun veya bana göz açtırmayın!"
M
Muhammed Esed Meali
Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, Allah’a ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, ¹⁶⁰ bana karşı elinizden geleni ardınıza komayın ve böylece bana göz açtırmayın!
M
Mustafa Çavdar Meali
Onların yürüyebilecek ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yoksa görebilecek gözleri mi var, yoksa işitebilecek kulakları mı var? De ki: – Ortak koştuklarınızı yardıma çağırın sonra bana tuzaklarınızı kurun da bana hiç fırsat tanımayın. 8/30, 13/42, 52/42
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hem onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri veya görecek gözleri, yahut işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi çağırın Allah’a ortak koştuklarınızı, sonra önüme her türlü tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın!
O
Orhan Kuntman Meali
Onların yürüyecek ayakları mı var? (ki, onlarla yürüsünler) Tutacak elleri mi var? (ki onlarla tutsunlar) Görecek gözlen mi var? (ki, onlarla görsünler) ve işitecek kulakları mı var? (ki, onlarla duanızı işitip size karşılık verebilsinler.)
(Ey Muhammed) De ki (hâlâ putlarınızda bir ilahlık gücü olduğunu sanıyorsanız) Haydi bütün ortaklarınızı (Rabbinize ortak koştuğunuz bütün ilahları, putlarınızı) yardıma çağırın; bana karşı hep birlikte ne hile ve tuzak kurabilirseniz kurun, bana göz bile açtırmayın! (Yine de benim, peygamberlik görevimi yerine getirmemi engelleyemezsiniz)
O
Osman Fırat Meali
Onların, onunla yürüyecekleri ayakları mı var? Yahut onunla tutacakları elleri mi var? Yahut onunla görecekleri gözleri mi var? Yahut onunla işitecekleri kulakları mı var? De ki: “Çağırın ortak koştuklarınızı, sonra bana tuzak kurun ve bana zaman da tanımayın.”
S
Sardorxon Jahongir
Axir u butlarning oyoqlari bormidiki, u oyoqlar bilan yursalar yoki qo‘llari bormidiki, u qo‘llar bilan ushlasalar yoki ko‘zlari bormidiki, u ko‘zlar bilan ko‘rsalar, yoxud quloqlari bormidiki, u quloqlar bilan eshitsalar?! Ey Muhammad, ularga: “But va sanam kabi sheriklaringizga bemalol iltijo qilaveringlar. Menga muhlat bermay xohlaganingizcha makr qilaveringlar”, – deb ayting.
S
Satıraltı Meal (1534)
Anlaruñ ayaḳları var mıdur ki anuñla yürüyeler, yā elleri var mıdurki anuñla dutalar, yā anlara var mıdur gözler ki anuñla göreler, yā ḳulaḳla‐rı var mıdur ki anuñla işideler. Eyit yā Muḥammed: İsteñüz şerīklerüñüzi be‐nüm ‘adāvetüme, andan ṣoñra baña mekr eyleñüz elüñüzden geldükce, hīçbaña mühlet virmeñüz.
S
Suat Yıldırım Meali
194, 195. Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: “Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın! ” {KM, Mezmurlar 115, 2-8; İşaya 44, 9-20}
S
Süleyman Ateş Meali
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onların (esnâmınızın) onlarla yürüyecekleri ayakları var mıdır? Onunla tutacakları elleri var mıdır? Onunla görecekleri gözleri var mıdır? Onunla işidecekleri kulakları var mıdır? (Yâ Muhammed) onlara (müşriklere) di ki: "Allâh'a şerîk yapdıklarınızı çağırınız da bana ne fenâlık yapabilirler ise yapsunlar."
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler. De ki “Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler!? De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"
Y
Yusuf Ali (English)
Have they feet to walk with? Or hands to lay hold with? Or eyes to see with? Or ears to hear with? Say: "Call your ´god-partners´,(1168) scheme (your worst) against me, and give me no respite!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Onlar için kendileriyle yürüyecekleri ayakları mı, veya onlar için tutacakları elleri mi veya onlar için kendileriyle görecekleri gözleri mi veyahut onlar için kendisiyle işitecekleri kulakları mı var? De ki, haydi çağırınız şeriklerinizi, sonra bana yapacağınız hileyi yapınız, bana hiç mühlet vermeyiniz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onların ayakları mı var yürüsünler? Elleri mi var tutsunlar? Gözleri mi var görsünler? Kulakları mı var işitsinler? De ki: Şeriklerinizi çağırın, sonra bana kuracağınız tuzağı kurun, üstelik mühlet de vermeyin.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onların (o yalvardıklarınız arasında cansız olan putların) yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm! Putperestlere) De ki: ’’(Eğer güçleri varsa, şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep beraber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin (hiç göz açtırmayın).’’
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Yoksa onların ayakları varda onlarla mı yürüyorlar? Yoksa elleri varda onlarla mı yakalıyorlar? Yoksa onların gözleri varda onunla mı görüyorlar? Yahut onların kulakları varda onlarla mı işitiyorlar? Deki “Ortaklarınıza yalvarın da, bana tuzak hazırlasınlar ve bana göz açtırmayın.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onların yürür ayakları, ya tutar elleri, yahut görür gözleri veya işitir kulakları var mıdır? Onlara de ki: «— Şerikleriniz olan putları çağırın, sonra bana kötü fikirde bulunun, bana mühlet de vermeyin, hemen yapın».
İ
İsmail Yakıt
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veyahut işitecek kulakları mı var? (Ey Peygamber!) Onlara de ki, “Haydi ortak koştuklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurunuz ve bana da göz açtırmayınız bakalım!”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sanki onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi yoldaşlarınızı çağırın, sonra da bana karşı düzen kurun, hem de hiç göz açtırmayın."
Ş
Şaban Piriş Meali
-Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!
A’râf Suresi 195. Ayet Meali ve Tefsiri
A’râf Suresi 195. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 195. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 195. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 195. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?