Sureye Dön

A’râf Suresi Suresi, 165. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Öğütçülerin öğütlerini unuttukları zaman biz de, onları kötülükten nehyedenleri kurtardık, zulmedenleriyse, emirden çıktıkları için pek şiddetli bir azaba uğrattık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Böylece o günahkarlar, kendilerine yapılan bütün uyarıları unutup, bir kenara atınca, biz de kötü eylemleri önlemeye çalışan bu kimseleri kurtardık. Varoluş gayesine aykırı hareket edenleri, yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile yakaladık.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Vaktâki onlar kendilerine hatırlatılan uyarıları unuttuklarında ise, Biz de (içlerinden) kötülükten sakındıranları (nehy-i ani’l münker yapanları) kurtarmış, zulmedenleri ise yaptıkları fısk-u fücur (günah ve azgınlıkları) dolayısıyla pek zorlu bir azap ile yakalayıvermiştik.
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar kendilerine yapılan bunca tebliği, nasihati unutunca, biz de akıllarını kullanıp kötülüğü, suçu, bunların sözcülüğünü, savunuculuğunu önleyip yasaklayarak kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlayan yöneticileri sorumluluktan kurtardık. Zulmedenleri, haksızlık edenleri de Hak dinin kurallarının dışına çıkmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmeleri, işlemekte oldukları günah ve isyanları dolayısıyla şiddetli bir azâba uğrattık.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmalarına karşılık çok çetin bir azap ile yakaladık.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakaladık.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Artık o avcılar, edilen nasihatleri unutunca, biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık, zulmedenleri ise, çıkardıkları fesadlar yüzünden şiddetli bir azab ile yakaladık.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Aldıkları mesajları unuttukları zaman, kötülüklerden sakındıranları kurtardık. (Kendilerine) zulmedenleri de sert bir azap ile yakaladık; fasık oldukları (kanunları çiğnedikleri) için!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile cezalandırdık.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar unutunca öğüdü, kötülükten kaçınan kimseleri kurtarıp, «Buyrum tutmadıklarından, katı azap verdik zulmedenlere»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (balıq ovlayanlar) özlərinə verilən öyüdü unutduqları zaman Biz də (onları) pislikdən çəkindirinlərə nicat verdik, zülm edənləri isə itaətdən çıxdıqları, günah içlədikləri üçün şiddətli bir əzabla məhv etdik.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar, kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri, yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.
C

Cemil Said (1924)

Bu nasîhatleri unutdukları vakit nasîhat idenleri ve sû-i harekâtdan ictinâb idenleri kurtardık ve zâlimleri büyük ’azâb ile mahv iyledik, fısklarının mücâzâtını gördiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, Biz fenalıktan menedenleri kurtardık ve zalimleri, Allah'a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Vaktaki artık edilen nasıhatleri unuttular, o kötülükten nehy edenleri necata çıkarıb o zulm edenleri yaptıkları fısıklar sebebiyle şiddetli bir azâba giriftar ettik
E

Emrah Demiryent Meali

Onlar kendilerine yapılan uyarıları umursamadılar, biz de (yasağı çiğneyenlere öğüt vererek) kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
E

Erhan Aktaş Meali

Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık¹ yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim ķodılar [86a] anı kim ögüt virinildiler anuñ-ile ķurtarduķ anları kim yıġarlar-ıdı yavuzlıķdan daħı duttuķ anları kim žulm eylediler 'aźāb-ıla ķatı andan kim oldılar ŧa'atdan çıķarlar
H

Hasan Basri Çantay Meali

Vaktaki onlar artık edilen va'zları unutdular: Biz de kötülükden vaz geçirmekde sebat edenleri selâmete çıkardık. Zulmedenleri ise yapmakda oldukları fısklar yüzünden şiddetli bir azâb ile yakaladık.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları dolayısıyla çok zorlu bir azap ile yakaladık.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Artık ne zaman ki (onlar) kendilerine yapılan nasîhatleri unuttular, (biz de)kötülükten yasaklayanları kurtardık; zulmedenleri de isyân etmekte olduklarından dolayı şiddetli bir azâb ile yakaladık!
K

Kadri Çelik Meali

Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, biz kötülükten men edenleri kurtardık ve zalimleri, yoldan çıkmalarından ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İşte böylece onlar kendilerine yapılan uyarıları göz ardı edince biz de kötülüğü önlemeye çalışanları kurtardık, haksızlığa sapanları da yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü dehşetli bir azap ile cezalandırdık.
M

M. Pickthall (English)

And when they forgot that whereof they had been reminded, We rescued those who forbade wrong, and visited those who did wrong with dreadful punishment because they were evil livers.
M

Mahmut Kısa Meali

Derken o zâlimler, kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları göz ardı edip unutunca, kötülükleri engellemeye çalışanları, bütün toplumu saran o büyük azaptan kurtardık; zulmetmekte direnenleri ve onları uyarma görevini terk ederek bu zulme seyirci kalanları ise, işledikleri günahlardan dolayı, şiddetli bir azap ile cezalandırdık! Şöyle ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onunla kendilerine hatırlatılmış şeyleri unuttuklarında, Kötülük’ten nehy edenleri kurtardık.
Zulmetmiş olanları, yoldan çıkıp sapıyor oldukları için kötü bir azâpla yakaladık.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, kötülükten engelleyenleri kurtarmış, haksızlık edenleri de yapmakta oldukları kötülükler nedeniyle çok kötü bir azaba çarptırmıştık.
M

Mehmet Türk Meali

Onlar kendilerine yapılan nasihatleri unutunca o (insanları) kötülükten sakındıranları kurtardık, o zâlimleri de yoldan çıkmaları sebebiyle şiddetli bir azapla helâk ettik.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Zamanla yapılan uyarıları unuttular. Biz de kötülüğe engel olanları kurtardık. Saygısızları ise, fena hırpaladık. Çünkü isyankâr davranışlarıyla bu cezayı hak etmişlerdi.
M

Mehmet Çoban Meali

Uyarılanlar emirlerimize uymayınca biz de uyaranları kurtardık! Böylece ayetlerimizi insanlara açıklayanların boşu boşuna yapmadıklarını gösterdik! Ayetlerime karşı gelerek yasalarımıza uymayanları yaptıkları kötülüklerden dolayı cezalandırdık!
M

Muhammed Esed Meali

Ve böylece, o [günahkarlar] kendilerine yapılan bütün uyarıları bir kenara atınca, Biz de, kötü eylemleri önlemeye çalışan (bu) kimseleri ¹³² kurtardık; kötülük yapmaya eğilimli olanları yaptıkları bütün o uygunsuz işlerden ötürü çok ağır bir azapla tepeledik;
M

Mustafa Çavdar Meali

Ve onlar kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları umursamayınca biz de kötülüğe engel olmaya çalışanları kurtardık ve yasağı çiğneyen o zalimleri de yoldan çıkmalarından dolayı çok kötü bir şekilde cezalandırdık. 40/44, 103, 28/47
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve o (sapkınlar) kendilerine yapılan tüm uyarıları kulak ardı edince, Biz de kötülüğe engel olmaya çalışan (bu) kimseleri kurtardık; ve kendilerine kötülük eden kimseleri yoldan çıkmalarından dolayı kahredici[¹²⁸¹] bir azabın pençesine mahkûm ettik.
O

Orhan Kuntman Meali

Ne zaman ki onlar (o isyankar topluluk) kendilerine yapılan bu uyarıları da umursamadılar (Rablerinin yasağını) unuttular, (suç işlemekte devam ettiler) Biz de onları kötülükten vaz geçirmeye çalışanları (onlara öğüt verenleri) selamete çıkardık, o zalimleri ise, -yapmakta oldukları kötülükler yüzünden- şiddetli bir azap ile yakaladık! (ki)
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki kendilerine hatırlatılanı unuttular, kötülükten men edenleri kurtardık; zalimleri de yapmış oldukları bozgunculuk sebebiyle çetin bir azapla yakaladık.
S

Sardorxon Jahongir

Shunday qilib, ular eslatilgan ogohlantirishlarni unutishgach, yomon ishlardan qaytaruvchi solih kimsalarga najot berdik. Zulm qilgan kimsalarni esa qilgan fosiqliklari uchun yomon azob bilan tutib jazoladik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki unutdılar naṣīḥat olan nesneyi. Ḳurtarduḳ ol kişileri ki nehy ider‐lerdi yamanlıḳdan, daḫı alduḳ ol kişileri ki ẓulm eylediler ḳatı yaman‘aẕāb‐ıla fısḳları sebebi‐y‐ile.
S

Suat Yıldırım Meali

165, 166. Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin! ” diye emrettik.
S

Süleyman Ateş Meali

Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azab ile yakaladık.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar (Cum'airtesine tecâvüz iyleyenler) kendilerine olunan nasîhati kabûl itmediklerinden nehy idenlere necât virerek nefislerine zulüm idenleri, Allâh'ın emrinden çıkdıkları sebebiyle şiddetli ve çirkin 'azâb ile kahr itdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ne zaman ki kendilerine verilen öğüdü dikkate almadılar, kötülüğe karşı mücadele verenleri kurtardık. O yanlışı yapanları da yoldan çıkmalarına karşılık kötü bir azaba çarptırdık.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulme sapanları, yoldan çıkmalarından ötürü, acı bir azapla yakalayıverdik.
Y

Yusuf Ali (English)

When they disregarded the warnings that had been given them, We rescued those who forbade Evil; but We visited the wrong-doers with a grievous punishment because they were given to transgression.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki onlar hatırlandırıldıklarını unuttular, kötülükten nehyedenleri necâta nâil ettik ve zulmedenleri de yapar oldukları fısklar sebebiyle şiddetli bir azap ile yakaladık.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri ise, yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden, şiddetli bir azapla yakaladık.(21)
İ

İhsan Aktaş Meali

Ne zaman ki onlar (o zalimler), kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları (göz ardı edip) unuttular, biz de kötülüklerden menetmeye çalışanları (doğruları anlatmaya devam edenleri) kurtardık; zulmetmiş olanları da, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azap ile yakaladık.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O toplum, ne zamanki öğüt aldıkları şeyleri unuttular, bizde o topluma kötülükleri yasaklayanları kurtardıktan sonra, yoldan çıkmaları sebebiyle zulmedenleri kötü bir azapla yakaladık.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar kendilerine verilen nasihati unutunca biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık, isyan ederek zulmeyleyenleri de fısklarından dolayı şiddetli azaba giriftar ettik.
İ

İsmail Yakıt

Ne zaman ki onlar kendilerine hatırlatılanı/öğüdü unuttular, Biz de onlardan kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmalarından ötürü kahredici [be’îs] bir azapla yakaladık.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar kendilerine verilen öğüdü unutunca, Biz de onları kötülükten alıkoyanları kurtardık. Kıyıcıları da karıştırıcılıklarından ötürü azapların en zorlusuyla çarptık.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, kötülükten men edenleri kurtarıp, zalimleri fasıklık yapmaları sebebiyle çok kötü bir ceza ile yakaladık.

A’râf Suresi 165. Ayet Meali ve Tefsiri

A’râf Suresi 165. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 165. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 165. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 165. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim