Sonucu öc aldık onlardan ve delillerimizi yalanladıkları, onlardan gaflet ettikleri için hepsini de denize garkettik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ayetlerimize yalan gözüyle bakıp ilgisiz kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Biz de onlardan (sonunda) intikamımızı alıverdik ve ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersizmişler (gibi) davranmaları nedeniyle onları suda boğup (helak ettik).
A
Ahmet Tekin Meali
Biz de onlara lâyık oldukları cezayı verdik. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları görmezlikten gelmeleri sebebiyle onları denizde boğduk.
A
Ahmet Varol Meali
Biz de ayetlerimizi yalanladıklarından ve onları umursamadıklarından dolayı kendilerinden öç aldık ve tümünü denizde boğduk.
A
Ali Bulaç Meali
Biz de onlardan intikam aldık ve ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersizmişler (gibi) olmaları nedeniyle onları suda boğduk.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz de âyetlerimizi yalanladıkları ve onlara kulak asmayıp gafil bulundukları için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Bunun sonucu Biz onlardan intikam aldık, onları denizde boğduk, çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onları umursamadılar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz de, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Zayıf sanılan ulusu, uğurlu kıldığımız yerin doğusunda, batısında mirasçı kıldık, İsrail oğullarına, Tanrının verdiği güzel söz dahi, sabırları yüzünden yerine geldi, Firavunla ulusunun yaptıkları, yükselttikleri nesneleri yok ettik
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz də ayələrimizi yalan hesab edib onlardan qafil olduqları (onlara e’tinasız yanaşdıqları) üçün (Fir’on əhlindən) intiqam alaraq onları dənizdə batırdıq.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Bu yüzden; biz de onlardan intikam aldık (azap haklarını teslim ettik). Âyetlerimizi yalanlayıp umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.
C
Cemil Said (1924)
Bu kavimden intikâm aldık ve ânları denizde gark itdik çünki âyâtımız hakkında yalan söylemişler ânlara atf-ı ehemmiyetden gaflet iylemişler idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bu sebeple onlardan öç aldık, ayetlerimizi yalan sayıp umursamadıkları için onları denizde boğduk.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Bu yüzden onlardan intikam aldık. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz de, âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz de âyetlerimizi tekzib ettikleri ve onlara kulak asmadıkları için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk
E
Emrah Demiryent Meali
Biz de âyetlerimizi yalanladıkları ve onları umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.
E
Erhan Aktaş Meali
Bu yüzden, Biz de onlara hak ettikleri cezayı verdik, onları denizde boğduk. Çünkü onlar âyetlerimizi yalanladılar. Onları umursamaz olmuşlardı.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ökünc alduķ pes ġarķ eyledük anları deñizde andan ötürü kim anlar yalan duttılar nişānlarumuzı daħı oldılar andan ġāfiller.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Artık biz de bunca âyetlerimizi yalanladıkları, onları umursamadıkları için kendilerinden intikam almak istedik de hepsini denizde boğduk.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Biz de onları cezasız bırakmadık. Ayetlerimizi yalanladıklarından ve önemsemediklerinden dolayı onları suda boğduk.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Bunun üzerine (biz de) gerçekten onların âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kişiler olmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık da onları denizde boğduk.(2)
K
Kadri Çelik Meali
Biz de onlardan intikam aldık; dolayısıyla ayetlerimizi yalan saydıkları ve onlardan gafil oldukları için onları denizde boğduk.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Nihayet, âyetlerimizi asılsız saymaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerini cezalandırdık ve onları denizde boğduk.
M
M. Pickthall (English)
Therefore We took retribution from them; therefore We drowned them in the sea: because they denied Our revelations and were heedless of them.
M
Mahmut Kısa Meali
Biz de bunun üzerine, ayetlerimizi yalan sayıp göz ardı ettikleri için, hepsini cezalandırıp denizde boğduk!
M
Mahmut Özdemir Meali
Âyetlerimizi yalanladıkları ve ondan gâfil oldukları sebebiyle onlardan intikam aldık; onları Büyük Deniz Suları’nda boğduk.
M
Mehmet Okuyan Meali
(Buna karşılık) biz de onlardan intikam almış, [*] ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersizmiş gibi davranmaları sebebiyle kendilerini denizde boğmuştuk. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Biz de onlardan, âyetlerimizi inkâr etmeleri ve onlara ilgisiz kalmaları sebebiyle hepsini denizde boğarak, intikam aldık.
M
Mehmet Çakır Meali
Biz de denizde boğmak suretiyle onların canına okuduk. Neden mi? çünkü ayetlerimizi inkar ettiler, umursamadılar.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlar Musa ile gönderdiğimiz ayetleri hep yalanladılar. Başlarına gelen olayları çıkarlarına göre yorumladılar. Peki, ne oldu? Elçimizle yaptıkları mücadele sonunda denizde boğulup gittiler. Şimdi arkalarından sanki bir masal gibi söz ediliyor. Bir zamanlar Mısır’da Firavunlar yaşardı deniliyor. Hâlbuki onlar masal değildi.
M
Muhammed Esed Meali
Ve işte bu yüzden Biz de bunun acı karşılığını onlardan çıkardık: ayetlerimizi yalan-layıp ilgisiz kaldıkları için denizde boğduk onları;
M
Mustafa Çavdar Meali
Biz de onlara bunun acısını tattırdık ve onları, ayetlerimizi yalanladıkları ve onlara karşı umursamaz davrandıkları için denizde boğduk. 7/36, 10/90
M
Mustafa İslamoğlu Meali
En sonunda Biz de bunun acısını onlara tattırdık: Âyetlerimizi yalanladıkları ve onlara karşı kayıtsız kaldıkları için onları suda boğduk.
O
Orhan Kuntman Meali
Artık biz de bunca ayetlerimizi yalan saydıkları ve onları umursamadıkları için, onlardan intikam aldık ve onları denizde boğduk.
O
Osman Fırat Meali
Bunun üzerine onlardan intikam aldık, onları suda boğduk. Bu cezayı, ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersizmiş gibi davranmaları sebebiyle verdik.
S
Sardorxon Jahongir
Shunday qilib, oyatlarimizni yolg‘onga chiqarganlari va undan g‘aflatda qolganlari sababli ulardan intiqom olib, ularni dengizga g‘arq qildik.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes intiḳām eyledük anlardan, ġarḳ eyledük anları deñiz içinde, anlar ya‐lanladuḳları‐çun bizüm āyetlerümüzi. Daḫı anlar andan ġāfiller‐idi.
S
Suat Yıldırım Meali
Biz de âyetlerimizi yalan sayıp umursamadıkları için onlardan intikam alarak denizde boğduk. {KM, Çıkış 14, 27-28; Tesniye 11, 4; Mezmurlar 106, 9-11}
S
Süleyman Ateş Meali
Biz de onlardan öc aldık, onları yemm(su)da boğduk! Çünkü onlar, ayetlerimizi yalanlamışlardı ve onları umursamaz olmuşlardı.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlardan intikâm aldık ve âyetlerimizi tekzîb iyledikleri sebebiyle onları denizde gark itdik. Onlar bu 'azâbdan gâfil idiler. (Bunı hiç me'mûl itmiyorlardı).
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik ve hepsini denizde boğduk. Çünkü ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılıyorlar hem de başlarına böyle bir şeyin geleceğini hiç beklemiyorlardı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bunun üzerine biz de onlardan öc aldık: Ayetlerimizi yalanladıkları, onlara aldırmazlık ettikleri için hepsini suda boğduk.
Y
Yusuf Ali (English)
So We exacted retribution from them: We drowned them(1094) in the sea, because they rejected Our Signs and failed to take warning from them.(1095)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık Biz de onlardan intikam aldık, onları derin denizde gark ettik, onlar âyetlerimizi tekzîp ettikleri ve onlardan gâfil bulundukları için.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Biz de onları denizde boğarak intikam aldık. Çünkü âyetlerimizi yalanlamışlar ve ondan habersiz davranmışlardı.
İ
İhsan Aktaş Meali
Bunun üzerine biz de, (israiloğullarını serbest bırakmadıkları ve onlara köle muamelesi yapıp ezmeye devam ettikleri için) onlardan (ezilen İsrailoğulları namına) intikam aldık ve (birliğimizi vurgulayan, her türlü kötülüğü, azgınlığı, zulmu, haksızlığı, insan hakları ihlali, insanları köle edinmeyi yasaklayan) ayetlerimizi (mesajlarımızı) yalanlayıp umursamadıkları için de onları suda boğduk. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Bizde onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanladıkları ve ayetlerimize boş verdikleri için onları suda boğduk.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık âyetlerimizi yalan sayıp onlardan gafil olduklarından dolayı biz de onlardan öcalmak istedik de onları derin denizde boğduk.
İ
İsmail Yakıt
Bu sebeple Biz de onlardan öç aldık⁴⁶. Onları denizde boğduk. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanlamışlar ve onları umursamaz olmuşlardı [ğâfilîn].
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunun üzerine onlardan öç aldık. Onları denizde boğduk. Çünkü onlar belgelerimizi yalan saymışlardı, hem de onlara karşı dalgıda kalmışlardı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Biz de onların cezasını verdik. Ayetlerimizi yalanladıkları ve onlardan gafil oldukları için onları denizde boğduk.
A’râf Suresi 136. Ayet Meali ve Tefsiri
A’râf Suresi 136. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 136. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 136. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 136. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?