Sureye Dön

A’râf Suresi Suresi, 134. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Azaba uğrayınca ya Musa diyorlardı; icabet edeceğine dair verdiği söze uyarak Rabbine dua et de bizden bu belayı defetsin, muhakkak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve başlarına ne zaman bir bela ve musibet gelse, “Ey Musa!” derlerdi. “Sana verdiği söze karşılık Rabbine, bizim için dua et. Eğer bizden bu azabı kaldırırsan, andolsun ki, sana kesinlikle inanır ve israoğullarını seninle beraber göndeririz.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Sonunda) Başlarına (dayanılmaz) iğrenç bir azap çökünce (bütün suları ve süt cinsinden içecekleri, kirli ve zehirli bir kızıl kana dönüşünce): “Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahit adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip-giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz” diye (yalvarmaya yöneldiler).
A

Ahmet Tekin Meali

Azap üzerlerine çökünce:
“Ey Mûsâ, sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azâbı kaldırırsan, kesinlikle sana itimat edeceğiz ve İsrâiloğulları'nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek seninle göndereceğiz." dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Başlarına bir felaket geldiğinde: "Ey Musa! Sana olan ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et. Eğer üzerimizden bu felaketi kaldırırsan sana iman edecek ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz" diyorlardı.
A

Ali Bulaç Meali

Başlarına iğrenç bir azab çökünce, dediler ki: 'Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adınabizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip-giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Onların) üzerlerine o azab çökünce: “- Ey Mûsa! Bizim için, sana verdiği peygamberlik ahdi hürmetine, (Rabbine) duâ et. Eğer bizden bu azâbı kaldırırsan, yemin olsun ki, sana muhakkak iman edeceğiz, ve İsraîloğullarını da elbette seninle beraber göndereceğiz.” dediler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O pis azap başlarına gelince: “Ey Musa! (Allah’ın) sana öğrettikleri ile bizim için Rabbine dua et. Eğer bu pis azabı bizden giderirsen, andolsun, sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz.” dediler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Azap üzerlerine çökünce, “Ey Mûsâ! Sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et! Eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrâiloğulları'nı seninle göndereceğiz” dediler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onların vakti gelene değin, azabı açtığımızda, onlar yine sözlerini bozdular
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara əzab gəldikdə dedilər: “Ya Musa! (Allahın sənin dualarını qəbul etmək və peyğəmbərlik vermək barəsində) səninlə olan əhdi hörmətinə bizim üçün Rəbbinə dua et. Əgər bu əzabı bizdən götürsə, biz, hökmən, sənə iman gətirəcək və İsrail oğullarını səninlə birlikdə (istədikləri yerə) göndərəcəyik”.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden kaldırırsan, Andolsun ki, sana kesinlikle iman eder ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndeririz” dediler.
C

Cemil Said (1924)

Başlarına bir belâ geldiği vakit "Yâ Mûsâ rabbine du’â iteğer bizi bu belâdan kurtarır isen sana inanırız Benî İsrâîl’in seninle gitmesine müsâ’ade ideriz." didiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Azap üzerlerine çökünce, «Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz» dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Azab başlarına çökünce, "Ey Musa! Rabbine, sana verdiği ahde göre bizim için yalvar. Bizden azabı kaldırırsan sana, and olsun ki, inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz"dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Vaktaki azab üzerlerine çöktü, ya Musâ! dediler: Bizim için rabbına dua et, sana olan ahdi hurmetine, eğer bizden bu azâbı sıyırırsan kasem olsun ki sana kat'iyyen iyman ederiz ve Beni İsraîli seninle beraber mutlak göndeririz
E

Emrah Demiryent Meali

Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Sana verdiği söz (peygamberlik) hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Eğer bu azabı bizden kaldırırsa, yemin olsun ki, mutlaka sana îmân edeceğiz ve mutlaka İsrâiloğullarını seninle beraber (Mısır’dan) göndereceğiz.” dediler.
E

Erhan Aktaş Meali

Başlarına azap gelince: “Ey Mûsâ! Sana verilen söze dayanarak Rabb'ine dua et, eğer bizden bu azabı uzaklaştırırsan sana inanacağız ve İsrâiloğulları'nın seninle birlikte gitmesine izin vereceğiz.” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim indi anlaruñ üzere 'aźāb eyittiler “iy mūsā! oķı bizüm içün çalabuñ anuñ-ile kim ıśmarladı senüñ eger açarśan bizden aźābı inanavuz saña daħı viribiyevüz senüñ-ile benį isrāil’i.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Üzerlerine o azâb çökünce: «Yâ Musa, dediler bizim için Rabbine — sana olan ahdi hürmetine —düâ et. Eğer bu azabı bizden ayırıb sıyırırsan, andolsun, sana kat'iyyen îman edeceğiz. Andolsun, İsrail oğullarını da seninle beraber mutlak göndereceğiz».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Üstlerine afet çökünce: “Ey Musa! Sana verdiği söz adına Rabbine bizim için dua et. Eğer afeti üzerimizden kaldırırsan yemin olsun sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Derken üzerlerine o kötülük (o azab) çökünce: “Ey Mûsâ! Senin yanında olan(sana) verdiği söz hürmetine bizim için Rabbine duâ et; yemîn olsun ki, eğer bizden azâbı kaldırırsan, sana mutlaka îmân edeceğiz ve muhakkak İsrâiloğullarını seninle berâber göndereceğiz!” dediler.
K

Kadri Çelik Meali

Azap başlarına çökünce, “Ey Musa! Rabbine, sana verdiği söz uyarınca bizim için yalvar. Bizden azabı kaldırırsan, şüphesiz sana iman edeceğiz ve İsrail oğullarını seninle beraber (vaat edilmiş topraklara) göndereceğiz” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Azap üzerlerine çökünce, “Ey Mûsâ! Sana verdiği söz hürmetine, bizim için rabbine dua et! Eğer bizden azabı kaldırırsan mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrâiloğulları’nı seninle göndereceğiz” dediler.
M

M. Pickthall (English)

And when the terror fell on them they cried: O Moses! Pray for us unto thy Lord, because He hath a covenant with thee. If thou removest the terror from us we verily will trust thee and will let the Children of Israel go with thee.
M

Mahmut Kısa Meali

Ne zaman yukarıda sözü edilen belâlardan bir belâ başlarına çökse, her defasında “Ey Mûsâ!” diye yalvarıyorlardı, “Sana verdiği sözün hürmetine, bizim için Rabb’ine yalvar da şu belâyı başımızdan kaldırsın! Yeminle söylüyoruz, eğer bu azâbı bizden uzaklaştırırsan, sana kesinlikle iman edeceğiz ve İsrail Oğulları’nın seninle birlikte Mısır’dan çıkıp gitmesine izin vereceğiz!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların üzerine Ricz (Azâp / Belâ) vaki’ olduğunda: -"Ey Musa! Sana olan ahd’e göre rabbine dua et!
And olsun bizden Ricz’i / Azab’ı / Belâ’yı kaldırırsan, elbette sana güveniriz; İsrail’in oğullarını da seninle birlikte göndeririz" dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Tepelerine her bela [*] indiğinde, “Ey Musa! Sana verdiği söz gereği bizim için Rabbine dua et! Bizden o azabı kaldırırsan, elbette sana inanacak ve elbette İsrailoğulları’nı seninle göndereceğiz.” demişlerdi.
M

Mehmet Türk Meali

(Firavun toplumu) başlarına her ne zaman bir azap gelse: “Ey Mûsa! Sana verdiği Peygamberlik makamına dayanarak, Rabbine bizim için duâ et. Böylece eğer bu azabı başımızdan savarsan yemin olsun sana îman edeceğiz ve İsrâil oğulları’nı seninle birlikte göndereceğiz.” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

Ancak, Ardarda gelen doğa felaketleri kendilerini canlarından bezdirince: " Musa dediler! Madem Allah sana söz verdi. Bizim için kendisinden rica eder misin! Şayet bizden bu cezayı kaldırabilirsen, sana tam olarak güven duyar ve İsrailoğullarını seninle serbest bırakabiliriz. "
M

Mehmet Çoban Meali

Başlarına bir felaket gelince dediler ki: "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et! Eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız! Muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz!"
M

Muhammed Esed Meali

Ve başlarına ne zaman bir bela/bir musibet gelse, “Ey Musa” derlerdi, “Seninle yaptığı [peygamberlik] ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu musibeti bizden uzaklaştırırsan sana inanacağız ve İsrailoğulları’nın seninle gitmesine izin vereceğiz!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Ne zaman bu belalar başlarına gelse şöyle derlerdi: - Ey Musa Rabbinin seninle olan ahdinin hatırına Rabbine yalvar, eğer bizden bu belaları kaldırırsa kesinlikle sana inanacağız ve kesinlikle İsrailoğullarını seninle beraber salıvereceğiz. 2/61
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Bu) musibet(ler)in başlarına geldiği her zaman şu vaadde bulunurlardı: “Ey Musa, seninle yaptığı risalet ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et! Bu musibeti bizden uzak tutmayı sağlarsan, söz, sana inanacak ve İsrâiloğullarının seninle gitmesine izin vereceğiz.”
O

Orhan Kuntman Meali

Fakat ne zamanki o azap (taun hastalığı) başlarına çöktü, bu kez: "Ey Musa -sana verdiği söz hürmetine- Rabbine dua et, Eğer bu azabı bizden kaldıracak olursan, andolsun ki sana kesinlikle iman edeceğiz ve -yine- Andolsun ki, İsrailoğullarını (şerbet bırakarak) seninle göndereceğiz." diye yemin bile ettiler.
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki üzerlerine rics (pislik, azap) gerçekleşti, dediler ki: “Ey Musa! Sana verilen söz ile bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden bu ricsi (azabı, pisliği) kaldırırsan, sana kesinlikle iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle mutlaka göndereceğiz.”
S

Sardorxon Jahongir

Ularning ustiga shiddatli azob tushgach: “Ey Muso, senga bergan ahdi haqi bizlar uchun Robbingga duo qil, bizlardan bu baloni olib tashlasin! Agarda bizlardan bu baloni ko‘‎tarsang, albatta, biz senga ishonamiz. Hamda sen bilan birga bani Isroil avlodlarini o‘‎lkalariga chiqarib yuboramiz”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki düşdi anlar üstine ṭā‘ūn ve özgesi. Eyitdiler: Yā Mūsā, du‘ā eylebizüm‐çün senüñ Çalabuña ki saña ‘ahd eyledi nübüvveti ve du‘ā ḳabūleylemegi. Eger götürseñ bizüm üstümüzden bu ‘aẕābı, īmān getürür‐biz saña.Daḫı gönderür‐biz senüñ bile Benī İsrā’īl ḳavmini.
S

Suat Yıldırım Meali

Azap üzerlerine çökünce dediler ki: “Mûsâ! Rabbin ile arandaki ahit uyarınca, bizim için O'na yalvar. Eğer bu azabı üstümüzden kaldırırsan, mutlaka sana inanacak ve İsrailoğullarını da seninle göndereceğiz. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Üzerlerine azab çökünce: "Ey Musa, dediler, sana verdiği söz uyarınca bizim için Rabbine du'a et; eğer bizden azabı kaldırırsan, muhakkak sana inanacağız ve mutlaka İsrail oğullarını seninle beraber göndereceğiz!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Üzerlerine 'azâb geldikde: "Yâ Mûsâ! Senin 'indinde olan 'ahdi ile bizim içün rabbine du'â it, bizden bu 'azâbı def' ider ise sana îmân ideriz ve Benî İsrâîl'i seninle berâber göndeririz" didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Her bir afet başlarına geldikçe şöyle dediler: “Ey Musa! Sana verdiği söz sebebiyle bizim için Rabbine yalvar. Hele bu afeti üzerimizden bir kaldırsın elbette sana inanacağız ve elbette İsrailoğullarını seninle birlikte serbest bırakacağız.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Pislik üzerlerine çökünce şöyle dediler: "Ey Mûsa! Sana verdiği söze dayanarak Rabbine bizim için dua et! Şu pisliği üzerimizden kaldırırsa, sana kesinlikle inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte mutlaka göndereceğiz."
Y

Yusuf Ali (English)

Every time the penalty fell on them, they said: "O Moses! on your behalf call on thy Lord in virtue of his promise to thee: If thou wilt remove the penalty from us, we shall truly believe in thee, and we shall send away the Children of Israel with thee."(1092)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki onların üzerlerine azap çöktü. Dediler ki: «Ya Mûsa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden azabı açarsa, andolsun ki sana elbette imân ederiz ve elbette seninle beraber İsrailoğullarını göndeririz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Başlarına bir azap indiğinde, “Ey Mûsa,” derlerdi. “Sana olan ahdi hürmetine Rabbine yalvar. Eğer bizden bu azabı kaldırırsan sana iman edecek ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve ne zaman ki, (sözü edilen belalardan bir) bela (felaket, musibet) üzerlerine çöktü, dediler ki, ’’Ey Musa! Sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et (de şu belayı başımızdan kaldırsın)! Eğer (Rabbine dua ederek) bu belayı bizden kaldırırsan, sana kesinlikle inanır ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndereceğiz.”
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ne zaman bu belalar onların başlarına geldi, o vakit Musa’ya “Yanındaki ahit adına Rabbine dua et. Eğer bu belaları bizden kaldırırsa, sana inanacağız ve seninle birlikte İsrail oğullarını göndereceğiz” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara bu felâket vaki olunca onlar: «— Musa! Rabbinin seninle ettiği ahte göre [⁶] bizim için Rabbine niyaz et * Eğer bizden bu felâketi kaldırırsan mutlak sana iman getirir, İsrail oğullarını da senin ile beraber göndeririz» dediler.
İ

İsmail Yakıt

Her ne zaman üzerlerine musibet [ricz]⁴⁵ çöktüğünde, “Ey Musa! Sana verdiği söz [ahd] hürmetine Rabbine bizim için dua et. Eğer bizden pisliği/musibeti kaldırırsan muhakkak sana inanacağız ve mutlaka İsrailoğullarını seninle göndereceğiz!” dediler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Üzerlerine kırlağan çökünce de dediler: "Ey Musa! Seninle olan andlaşmasına sığın da çalabına bizim için yalvar. Eğer bu kırlağanı üzerimizden kaldıracak olursa biz de kesenkes sana inanırız. Hem de İsrailoğullarını kesenkes seninle birlikte göndeririz."
Ş

Şaban Piriş Meali

Üzerlerine azab çökünce:" -Ey Musa, yanındaki ahid Kitap ile Rabbine yalvar, eğer bizden bu azabı kaldırırsa kesin olarak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber salıvereceğiz." dediler.

A’râf Suresi 134. Ayet Meali ve Tefsiri

A’râf Suresi 134. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 134. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 134. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 134. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim