Elini koltuğuna sokup çıkarınca bakanlar gördüler ki bembeyaz, parılparıl parlayan bir el.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Elini koynundan çıkardı, ne görsünler bembeyaz, pırıl pırıl parlıyor.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Bir de) Elini (soktuğu koltuk altından) sıyırıp çıkardı, o da anında bakanlara (nurdan ışıklar saçarak) bembeyaz (görünüvermişti).
A
Ahmet Tekin Meali
Mûsâ elini koynundan çıkardı. Eli bembeyaz, ışıl ışıl olmuştu. Bakanların gözünü kamaştırıyordu.
A
Ahmet Varol Meali
Ardından elini çıkardı. O da bakanlara bembeyaz görünüverdi.
A
Ali Bulaç Meali
(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir de elini (koynundan) çıkardı ki, ne görsünler; seyredenlere, eli bembeyaz ışık saçıyor.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Elini koynundan çıkardı, ona bakanlar için bembeyaz bir ışık saçıyordu.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Elini çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Elini de çıkardı hemen, bakanlara akpak göründü Firavun ulusundan, öne gelenler dediler ki: «Bu usta bir büyücüdür!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Sonra) əlini (qoltuğunun altından və ya cibindən) çıxartdı və o, bir anda baxanlara nur kəsildi.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki, bir de ne görsünler o, bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!
C
Cemil Said (1924)
[108. âyet meali baskıda yok.]
D
Diyanet Vakfı Meali
Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
107,108. Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.[224]
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
ve elini sıyırdı çıkardı, ne baksın o bakanlara bembeyaz parlıyor
E
Emrah Demiryent Meali
Ve (bir de) elini (koynuna sokup) çıkardı, (bir de ne görsünler, koynuna sokmadan önce normal olan eli) bakanlara (hayranlık verecek derecede, bembeyaz olmuş ve nurlar saçar bir hâlde) parıl parıl parlıyor.
E
Erhan Aktaş Meali
Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı darttı elini pes ol vaķt kim ol aķdur baķıcılara.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Elini çıkardı. Ne görsünler: O da temâşâ edenlere (ışıklar saçan) bembeyaz (bir el).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Elini de çıkardı. O, bakanlar için bembeyaz (göründü).
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve elini (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler, o da bakanlara bembeyaz (nûr saçan bir el)!
K
Kadri Çelik Meali
Elini çıkardı, (bir de ne görsün) bakanlara bembeyaz (oluverdi)!
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ve elini çıkardı. Bir de ne görsünler, o da seyredenlerin gözleri önünde bembeyaz oluvermiş!
M
M. Pickthall (English)
And he drew forth his hand (from his bosom): and lo! it was white for the beholders.
M
Mahmut Kısa Meali
Ve elini koynuna sokup çıkardı; bir de ne görsünler, koynuna sokmadan önce normal olan eli, şimdi görenlere hayranlık verecek derecede ışıl ışıl, bembeyaz! Böylece Firavunun ve adamlarının, Mûsâ’nın doğru söylediğine dâir en ufak bir kuşkuları kalmadı. Fakat kibir ve ihtirâsları onları imandan alıkoydu. Bu yüzden, Mûsâ’nın dâvetini etkisiz kılmak amacıyla plânlar kurmaya başladılar:
M
Mahmut Özdemir Meali
Elini çıkardı; hemen o Bakanlar için bembeyaz! ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Elini de (koynundan) çıkarmıştı. Bir de ne görsünler, o (eli) bakanlara bembeyaz (görünmüştü). [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Sonra) elini (koynundan) çıkardı. Bir de baktılar ki o da seyredenlere bembeyaz (görünüverdi.)¹
M
Mehmet Çakır Meali
Seyircilerin gözü önünde elini çıkardı cebinden, o da bembeyaz oluverdi.
M
Mehmet Çoban Meali
Musa eline güç veren bütün ayetleri ortaya koymaya başladı. Musa’nın anlattıkları yeni bir düzeni anlatıyordu. Yeni düzende kölelik yoktu. İnsanlardan Tanrılar yoktu. Bütün insanlar eşit haklara sahipti. Yalancılık, riyakârlık yoktu. İnsanlar üzerinden çıkar sağlamak yasaktı. Musa insanların önüne bembeyaz bir sayfa açıyor, insanlığın kimliği, kişiliği, yaşamı yeniden çiziliyordu.
M
Muhammed Esed Meali
Ve (sonra) elini yukarı kaldırdı: Oo! Bir de baktılar, bembeyaz, ışıl ışıl! ⁸⁵
M
Mustafa Çavdar Meali
Ve elini koynundan çıkardı, o anda o seyredenlere bembeyaz bir el oldu! 26/33, 28/32
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve elini çıkardı: Bir de baktılar ki, göz kamaştırıcı bir parlaklık![¹²³⁷]
O
Orhan Kuntman Meali
Ve elini koltuğu altından çıkardığında -bir de ne görsünler- eli, (etrafa ışıklar saçan) seyredenleri hayrete bırakan (nurlu bir el olup) bembeyaz kesilmemiş mi?
O
Osman Fırat Meali
Elini çekip çıkardığında ise, bakanlara bembeyaz göründü.
S
Sardorxon Jahongir
Keyin qo‘lini qo‘yniga tiqib chiqargan edi, qoramtir bo‘lgan qo‘li ko‘rganlarni hayratga tushiradigan darajada kundek oppoq bo‘lib qoldi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Elini daḫı çıḳardı ḳoynından, ol vaḳtda ol nūrı güneş nūrını eritdi görenlere.
S
Suat Yıldırım Meali
107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}
S
Süleyman Ateş Meali
Ve elini (böğründen) çıkardı, birden o, bakanlar için, bembeyaz parlayan bir şey oldu.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ve elini koltığı altından çıkardı, onun, görenlerin gözlerini kamaşdıracak kadar parlak ve beyaz oldığı görüldi.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Elini çıkardı, ona bakanlar için bembeyaz oluverdi.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Elini çekip çıkardı; birden o el, bakanların önünde bembeyaz kesildi.
Y
Yusuf Ali (English)
And he drew out his hand, and behold! it was white to all beholders!(1076)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve elini (cebinden) çıkardı, o hemen bakanlar için bembeyaz (bir nûr) kesildi.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Elini çıkardı; o da bakanların gözlerini alan bir beyazlıktı.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki, bir de ne görsünler o, bakan kimseler için bembeyaz (ışıl ışıl parlayan) bir el hâline gelmiş! *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Elini koynundan çekince, bakanlar elinin bembeyaz olduğunu gördü.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Elini de cebinden çekip çıkardı. O, hemen temaşa edenlerin gözlerini kamaştıracak derecede bembeyaz oldu.
İ
İsmail Yakıt
Elini çıkardı. O da ne? Bakanlar için bembeyaz.³⁷
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Musa elini kaldırınca da eli bakanların gözüne parlak göründü.
Ş
Şaban Piriş Meali
Elini koynuna soktu. O şimdi bakanların (gözünü kamaştıran) bembeyaz bir el idi
A’râf Suresi 108. Ayet Meali ve Tefsiri
A’râf Suresi 108. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 108. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 108. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 108. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?