Sureye Dön

A’râf Suresi Suresi, 102. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Biz o insanların çoğunda, ahde vefanın izini bile bulamadık. Tersine onların çoğunu itaatten çıkmış günahkar kimseler olarak bulduk.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ama onların çoğunda ’verdikleri söze bağlılık’ (ahde vefa) bulamadık, ancak onların çoğunu (iman ve itaatten çıkan) fasıklar (yoldan sapanlar) olarak bulup (yakaladık.Maalesef her asırda çoğunluk kendi hevâsına ve dünyalık hesabına dalan insanlardı.)
A

Ahmet Tekin Meali

Onların çoğunda, sözünde durma diye birşey bulamadık, gerçek şu ki, onların çoğunun, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıktığını, fâsık, âsi, bozguncu olduklarını gördük.
A

Ahmet Varol Meali

Onların çoğunda bir ahde bağlılık görmedik. Çoğunu ancak fasık kimseler olarak bulduk.
A

Ali Bulaç Meali

Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Adı geçen ümmetlerin çoğunda, verdikleri söze bağlılık bulmadık. Şu bir gerçek ki, onların çoğunu, itaatten çıkan kimseler bulduk.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve Biz insanların çoğunu, sözünde duranlar olarak görmedik. Ancak çoğunu yasaları çiğneyenler olarak bulduk.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onların pek çoklarını sözlerinde durur bulmadık, pek çoklarım da, buyrum tutmaz bulmuşuz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onların əksəriyyətində əhdə vəfa görmədik. (Əksinə) onların əksəriyyətini (Allahın itaətindən çıxmış, Onun əmrlərini pozmuş) günahkar kəslər gördük.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine, onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.
C

Cemil Said (1924)

Bunların ekserîsinde ’ahde vefâ bulmadık ekserîsi fâsık idiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onların çoğunda, sözde durma (diye bir şey) bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hem ekserîsinde ahde vefa görmedik, şu muhakkak ki ekserîsini taatten çıkar fasıklar gördük
E

Emrah Demiryent Meali

Onların çoğunda, verdikleri söze bağlılık (ahde vefa) yoktur. Şu bir gerçek ki, onların çoğu, itaatten çıkan kimselerdir.
E

Erhan Aktaş Meali

Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık¹ olarak bulduk.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bulmaduķ eyregine anlaruñ hįç ķavl ķarar daħı bayıķ bulduķ çoķın anlaruñ fāsıķlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz onların çoğunda ahd (e vefa) bulmadık, onların çoğunu muhakkak ki itaatden çıkmış kimseler bulduk.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, onların çoğunu fâsıklar olarak bulduk.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem onların çoğunda ahde vefâ diye bir şey bulmadık. Fakat doğrusu onların çoğunu gerçekten fâsık kimseler bulduk.(1)
K

Kadri Çelik Meali

Onların çoğunda söze bağlılık bulmadık ve gerçekten çoğunu fasıklar olarak bulduk.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
M

M. Pickthall (English)

We found no (loyalty to any) covenant in most of them. Nay, most of them We found wrong doers.
M

Mahmut Kısa Meali

Çünkü Biz onların çoğunda, en ufak bir doğruluk, dürüstlük, vefâkârlık görmedik; tam tersine, pek çoklarının sözünde durmayan, ahlâksız ve yoldan çıkmış günahkâr kimseler olduğunu gördük!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların çoğunu ahde vefalı bulmadık.
Onların çoğunu elbette fâsıklar / yoldan çıkıp sapanlar bulduk.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onların çoğunda sözünde durma bulamamıştık; çoğunu yoldan çıkmış bulmuştuk.
M

Mehmet Türk Meali

Biz oların çoğunda, (kendilerine gönderilenlere) sahip çıkma (diye bir şey) bulamadığımız gibi, pek çoğunu onları kesinlikle bozar bulduk.
M

Mehmet Çakır Meali

Geçmişte öyle şehirler vardı ki halkında vefadan eser yoktu. Bir o kadarı da başıbozuk ve dik kafalıydı...
M

Mehmet Çoban Meali

Onların çoğunda sözünde durma azmi görmedik! Gerçek şu ki onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk!
M

Muhammed Esed Meali

Ve Biz onların çoğunda doğru olan şeylere ⁸³ karşı [içsel] bir bağlılık bulmadık -tersine, onların çoğunu onmaz günahkarlar olarak bulduk.
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz onların çoğunu ahitlerinde/sözlerinde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış fasıklar olarak bulduk. 5/49, 7/135, 61/2- 3
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve biz onların çoğunu (fıtrat) sözleşmesine sadık bulmadık;[¹²³⁵] aksine onların çoğunu yoldan sapmış bulduk.
O

Orhan Kuntman Meali

Onların çoğunda ahde vefa bulmadık, (sözlerinde durmadılar) Gerçek şu ki, onların çoğunluğu fâsık (isyankar, dinden yüz çevirmiş, yoldan çıkmış) kimselerdi!
O

Osman Fırat Meali

Onların çoğunu verdikleri söze bağlı kimseler olarak bulmadık; aksine çoğunu yoldan çıkmışlar olarak bulduk.
S

Sardorxon Jahongir

Ularning ko‘‎pchiligida qilingan ahddan hech qanday vafoni topmadik. Aksincha, ularning aksariyatini fosiq kimsalar qatorida topdik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ṭapmaduḳ anlaruñ çoġına ‘ahdine vefā eylemek. Daḫı biz ṭapduḳanlaruñ çoġını fāsıḳlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulmadık; onların ekserisinin sadece itaat dışına çıkmış kimseler olduğunu gördük. [21, 25; 57, 8]
S

Süleyman Ateş Meali

Onların çoklarını yoldan çıkmış bulduk ama, çoklarında sözde durma diye bir şey bulmadık.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onların (helâk iylediğimiz ümem-i sâlifenin) ekserîsini 'ahidlerine vefâ ider bulmadık, belki onların çoğını erbâb-ı fısk ve fücûrdan bulduk.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onların çoğunun verdiği sözü tutmadığını gördük. Onların çoğunun yoldan çıktığını gördük.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onların birçoğunda ahde vefadan eser bulmadık. Onların birçoğunu tam sapıklar olarak bulduk.
Y

Yusuf Ali (English)

Most of them We found not men (true) to their covenant: but most of them We found rebellious and disobedient.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Biz onların çokları için ahde vefa görmedik. Ve şüphesiz ki, Biz onların ekserisini fâsık kimseler bulduk.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onların çoğunda Biz ahde vefadan eser görmedik. Çoğunu da yoldan çıkmış kimseler olarak bulduk.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onların çoğunda, sözünde durma (gerçeklere karşı bağlılık) diye bir şey bulamadık ve şüphesiz onların çoğunu (doğru) yoldan çıkmış (günahkârlar olarak) bulduk.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz onların çoğunun antlaşmalara uymadıklarını gördük. Ancak onların pek çoğunu doğru yoldan çıkmışlar olarak bulduk.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onların pek çoğunda ahde vefa eseri bulmadık. Belki pek çoğunu gerçekten fasık bulduk.
İ

İsmail Yakıt

Onların çoğunda ahde bağlılık diye bir şey bulmadık ve çoğunu da gerçekten yoldan çıkmış bulduk.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların pek çoğunu sözünü tutar kimseler bulmadık. Pek çoğunu da karıştırıcı kimseler olarak bulduk.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onların çoğunu sözünde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.

A’râf Suresi 102. Ayet Meali ve Tefsiri

A’râf Suresi 102. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 102. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 102. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 102. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim