Sureye Dön

Ankebût Suresi Suresi, 66. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bu da onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük edip dünyada geçinip gitmeleri içindir, fakat yakında bilecek onlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ki, şimdilik kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve şu geçici dünya hayatından zevk alsınlar bakalım, fakat yakında bilecekler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve onlar (bir müddet) yararlanıp sefasını sürsünler (bakalım!..) Ancak onlar yakında bilecek (ve anlayacaklardır).
A

Ahmet Tekin Meali

Kendilerine ihsan ettiklerimize karşılık bize nankörlük etsinler, sefa sürsünler bakalım! Ama yakında âkıbetlerinin nasıl olduğunu öğrenecekler.
A

Ahmet Varol Meali

Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etsinler ve yararlansınlar diye (böyle yaparlar). Ancak yakında bilecekler.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine verdiğimiz nimeti (kurtuluş nimetini) inkâr etsinler ve (geçici dünya hayatından) zevk alsınlar diye (eski tutumları olan şirke dönerler)...Fakat yakında (onlara ne azab yapılacağını) bileceklerdir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Nihayet(*) onlara verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. Bir müddet yaşarlar. Fakat sonra (nasıl bir yolda olduklarını) bilecekler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Böylece kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından zevk almaya devam ederler. Fakat yakında bileceklerdir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Verdiğimiz şeylere, küfreyleye dursunlar, varsın geçinsinler de, yakında öğrenirler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara verdiyimiz ne’məti inkar etsinlər və (dünyada istədikləri kimi) kef çəkib zövz alsınlar deyə (rüsxət verərik). Onlar (öz əməllərinin ağır nəticəsini) mütləq biləcəklər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!
C

Cemil Said (1924)

Varsunlar âyâtınıza inanmasunlar, dünyâ emvâlinden intifâ’ itsünler, bir gün hakîkati öğreneceklerdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

65,66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye, fakat ileride bilirler
E

Emrah Demiryent Meali

Kendilerine verdiğimiz (nimetler) e nankörlük etsinler ve bir süre daha (dünya hayatından) faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride bilecekler!
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!
E

Eski Anadolu Türkçesi

kāfir olsunlar aña kim virdük anlara daħı gönensünler; pes tįz bileler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ki (bu suretle) kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etsinler ve (hayâtdan) zevk alsınlar diye. Fakat onlar yakında bileceklerdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve yararlansınlar bakalım. İlerde bilecekler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Tâ ki kendilerine verdiğimiz şeylere (ni'metlere) nankörlük etsinler ve zevkedalsınlar! Fakat (onlar yaptıklarının âkıbetini) ileride bilecekler!
K

Kadri Çelik Meali

Kendilerine verdiğimize nankörlük etsinler ve yararlanıp faydalansınlar bakalım; ancak onlar yakında bileceklerdir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kendilerine bahşettiğimiz şeylere karşı nankörlük etsinler, zevku safa sürsünler! Ama yakında anlayacaklar!
M

M. Pickthall (English)

That they may disbelieve in that which We have given them, and that they may take their ease. But they will come to know.
M

Mahmut Kısa Meali

Böylece, kendilerine verdiğimiz bunca nîmetlere karşı nankörce davranır, yeme, içme ve cinsel duyguları tatminden başka bir şey bilmeyen; doğruluk, adâlet, erdemlilik gibi hiçbir ahlâkî endişe taşımayan hayvanlar gibi, dünyanın zevk ve nîmetleriyle oyalanarak yaşayıp giderler fakat ne büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını, yakında anlayacaklar! O hâlde, iş işten geçmeden bunu düşünsünler de, gerçek kurtuluş ve mutluluğa ancak Allah’a kulluk sayesinde ulaşılabileceğini anlasınlar:
M

Mahmut Özdemir Meali

Kendilerine verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler, geçinsinler! İlerde bileceklerdir.
M

Mehmet Okuyan Meali

65,66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. [*] (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler! [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Bunu) kendilerine verdiklerimize nankörlük etmek ve (dünyalık) menfaatler elde etmek için (yaparlar). Ama onlar, (neyin ne olduğunu) pek yakında anlayacaklar.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Görmezden geldikleri nimetlerimin, biraz daha sefasını sürsünler bakalım. Nasıl olsa yakında öğrenecekler...
M

Mehmet Çoban Meali

Verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler, böylece bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride yaptıklarının ne olduğunu bilecekler.
M

Muhammed Esed Meali

böylece ⁵⁸ kendilerine bahşettiğimiz her türlü (nimete) karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından [ahmakça] zevk almaya devam ederler; fakat, günü gelince [gerçeği] öğrenecekler.
M

Mustafa Çavdar Meali

Bizim onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük etmeye ve zevki sefa içinde hayat sürmeye devam etsinler bakalım. Nasılsa yakında gerçeği öğrenecekler. 14/32...34, 16/51...56, 80/17...32
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sonuçta[³⁵⁵¹] kendilerine verdiklerimize nankörlük etmiş ve kısa vâdeli bir hazzı tüketmiş olurlar:[³⁵⁵²] Fakat zamanı gelince (gerçeği) anlayacaklar.
O

Orhan Kuntman Meali

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler, eğlensinler bakalım! Yakında (gerçeğin ne olduğunu) bileceklerdir.
O

Osman Fırat Meali

Onlara verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler ve onlardan faydalansınlar diye. Ama yakında (ne hale düşeceklerini) bilecekler.
S

Sardorxon Jahongir

Biz ularga ato qilgan ne’matlarni inkor qilaversinlar. O‘‎tkinchi dunyo hayotidagi vaqtinchalik berilgan ne’matlardan foydalanib qolaversinlar. Albatta, yaqinda bor haqiqatni bilib oladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Kāfir olmaġ‐ıçun virdügümüz ni‘metlere gönensünler. Anlara ‘aẕābolġanda bileceklerdür.
S

Suat Yıldırım Meali

Neticede kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edip, güya geçici bir zevk alırlar. Alsınlar bakalım, yakında öğrenirler!
S

Süleyman Ateş Meali

Ki kendilerine verdiğimiz(ni'metler)e nankörlük etsinler ve (şu geçici hayatta) zevk içinde yaşasınlar. Ama yakında (gerçeği) bileceklerdir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar virdiğimiz ni'metlere küfür itsünler ve hayât-ı dünyâdan istifâde iylesünler. Bunun 'âkıbetini yakında anlar ve bilirler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunu, Allah’ın onlara verdiğini görmemek ve günlerini gün etmek için yaparlar. Onlar yakında öğreneceklerdir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.
Y

Yusuf Ali (English)

Disdaining ungratefully Our gifts, and giving themselves up(3499) to (worldly) enjoyment! But soon will they know.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Kendilerine verdiğimiz şeye nankörlük etsinler ve istifadede bulunsunlar diye. Fakat yakın da bileceklerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Nankörlük etsinler verdiklerimize, nasiplenedursunlar. Yakında görecekler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Böylece, kendilerine verdiğimiz (bunca) nimetlere karşı nankörce davranır, (yeme, içme ve cinsel duyguları tatminden başka bir şey bilmeyen; doğruluk, adalet, erdemlilik gibi hiçbir ahlâkî endişe taşımayan diğer canlılar gibi, dünyanın zevk ve nimetleriyle oyalanarak) yaşayıp giderler. Ama (ne büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını,) ileride bilecekler! *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar, Allah’ın verdiklerini şimdilik inkâr etsinler ve yaşasınlar bakalım. Sonra öğrenecekler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Varsın verdiklerimize karşı nankörlük etsinler, muratlarınca geçinsinler. Artık yakında bunun akıbetini anlayıp pişman olurlar.
İ

İsmail Yakıt

Böylece, kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmiş ve bir süre daha yararlanmış olurlar ama yakında bilecekler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kendilerine edilen iyiliklere karşı tanımazlık etsinler, gönensinler diye! Oysa ki yakında öğreneceklerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.

Ankebût Suresi 66. Ayet Meali ve Tefsiri

Ankebût Suresi 66. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ankebût Suresi 66. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ankebût Suresi 66. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ankebût Suresi 66. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim