Bir gündür o gün ki yüzler ağarır, yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kafir mi oldunuz? Kafir olmanıza karşılık tadın azabı.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Bazı yüzlerin mutluluktan parladığı, bazı yüzlerin de ıztırab ile karardığı o hesap gününde, yüzleri kararanlara: “İman ettikten sonra Allah'tan gelen gerçekleri örtbas mı ettiniz? O gerçekleri örtbas ettiğinizden dolayı tadın bu azabı.” denilecek.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün; yüzleri kapkara kesilecek olanlara: "Siz imanınızdan sonra inkâr mı ettiniz? (Hakk’tan sonra tekrar bâtıla mı yöneldiniz?) Öyleyse inkâr etmenize karşılık olarak şimdi azabı tadın" (denilip azarlanacaklardır).
A
Ahmet Tekin Meali
Nice yüzlerin ak olacağı, nice yüzlerin kara olacağı gün onlara acı bir azap vardır. Yüzü kara olanlara:
“Kitaplarınızda, Tevrat'ta ve İncil'de vasıfları belirtilen, müjdelenen, açıkça görevlendirileceği size bildirilen Muhammed'e, görevlendirilmeden önce iman ettiğiniz halde görevlendirildikten sonra inkâr mı ediyorsunuz? O halde, inkârınız, küfrünüz sebebiyle azabı tadın.” denir.
A
Ahmet Varol Meali
(Bu azap) bazı yüzlerin ağaracağı bazı yüzlerin ise kararacağı gündedir. Yüzleri kararanlara (şöyle denilir): "Siz imanınızdan sonra inkar mı ettiniz; öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın."
A
Ali Bulaç Meali
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün... Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: 'İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın” (denilir).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Kıyamet gününde bir takım yüzler ak ve bir takım yüzler de kara olacak. O vakit, yüzleri kara olanlara şöyle denecek: “-İmanınızdan sonra küfrettiniz ha! İşte o küfürünüzün cezası olarak tadın azâbı...”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Bazı yüzlerin aklandığı, bazı yüzlerin karardığı günü hatırlayın! Yüzleri kararanlara denilecek ki: “İnandıktan sonra mı küfre girdiniz? Artık bu küfrî oluşumunuzdan dolayı azabı tadın.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İnanmanızdan sonra inkâr mı ettiniz? O halde inkâr etmenize karşılık azabı tadınız!” denilecek.
B
Besim Atalay Meali (1965)
O gün, birtakım yüzler ağaracaktır, birtakım yüzler de kararacaktır, yüzü kararanlara : «İnan ettikten sonra, siz kâfir mi oldunuz? Küfrünüz yüzünden tadasınız azabı» denilecektir
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Bə’zi üzlərin ağ, bə’zi üzlərin isə qara olacağı gündə (qiyamət günündə), üzü qara olanlara: “İman gətirəndən sonra kafirmi oldunuz? İndi, kafir olduğunuza görə dadın əzabı!” – deyiləcəkdir.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
O gün bazı yüzler (ışıl ışıl parlayıp) ağarır, bazı yüzlerse (pişmanlık ve korkudan) kararır. Yüzleri kararanlara: “İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan (ve inadınızdan) dolayı azabı tadın bakalım!” denir.
C
Cemil Said (1924)
Kıyâmet güninde ak ve siyah sîmâlar olacakdır, Allâh bu son sîmâlara diyecek ki: "Siz îmân itdikden sonra kâfir mi oldınız gidiniz küfrünüzün azâbını çekiniz."
D
Diyanet Vakfı Meali
Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.) İmdi, yüzleri kararanlara: İnanmanızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiş olmanız yüzünden tadın azabı! (denilir).
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
105,106. Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" (denecektir).
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı gün, o vakit o yüzleri kara çıkanlara şöyle denecek: ya... İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? o halde dadın azabı, ettiğiniz nankörlüğün cezası
E
Emrah Demiryent Meali
O (hesap) gün (ünde) bazı yüzler ağarır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara (şöyle buyrulur): “(Sizler) îmân ettikten sonra, (hakkı inkâr edip, tekrar) küfre mi girdiniz? Öyleyse inkâr etmenize karşılık olarak tadın azabı!”
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: “İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise kâfir olmanız nedeniyle azabı tadın.” denilecek.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim aġar yüzler daħı ķarara yüzler. ammā anlar kim ķarardı yüzleri anlaruñ: “kāfir olduñuz mı įmānuñuzdan śoñra? pes ŧaduñ 'aźābı andan ötürü kim olduñuzdı kāfir olursız.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
O günde ki nice yüzler bembeyaz olacak, nice yüzler de kapkara kesilecek. Yüzleri simsiyah olanlara gelince (onlara): İmânınızdan sonra küfretdiniz ha!. İşte o küfretmenize mukaabil tadın azabı» (denilir).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün yüzleri kapkara kesilecek olanlara: “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkâr etmenize karşılık olarak azabı tadın.” denilir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
O gün bazı yüzler (vardır ki) ağaracak, birtakım yüzler de kararacaktır. Artık o yüzleri kararanlara: “(Allah'a olan) îmânınızdan sonra inkâr mı ettiniz? Öyle ise, (vaktiyle)inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!” (denecektir).
K
Kadri Çelik Meali
Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı gün (gelince), yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra küfre mi saptınız? Küfre sapmanızdan dolayı tadın azabı” denecektir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bir gün ki nice yüzler ağaracak, nice yüzler de kararacaktır; yüzleri kararanlara, “İman ettikten sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiş olmanız yüzünden tadın azabı!” (denir).
M
M. Pickthall (English)
On the day when (some) faces will be whitened and (some) faces will be blackened; and as for those whose faces have been blackened, it will be said unto them: Disbelieved ye after your (profession of) belief? Then taste the punishment for that ye disbelieved.
M
Mahmut Kısa Meali
Bu azap, nice yüzlerin sevinçten ışıl ışıl parlayıp ağaracağı; nice yüzlerin deutanç ve pişmanlıktan kapkara kesileceği bir Günde, yani Hesap Gününde gerçekleşecektir. O vakit, yüzleri kapkara kesilen o bedbaht ve mahvolmuş kimselere denilecek ki: “Demek iman ettikten sonra yeniden inkâra saplandınız, öyle mi? O hâlde, inkâr etmenize karşılık,korkunç azâbı tadın bakalım!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Yüzlerin ağaracağı ve yüzlerin kararacağı günde, her neyse yüzleri kararmış olanlar!
-"İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? İnkâr ediyor olduğunuz için Azab’ı tadın!".
M
Mehmet Okuyan Meali
O gün (bazı) yüzler ağarır, (bazı) yüzler (de) kararır. [*] Yüzleri kararanlara “İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz! İnkâr etmenize karşılık azabı tadın!” (denecektir).
M
Mehmet Türk Meali
O bir kısım yüzlerin ağarıp, bir kısım yüzlerin de karardığı (mahşer) günü yüzleri kararanlara: “(demek) siz, îmanınızdan sonra kâfir mi olmuştunuz? Öyleyse, kâfir olmanızın karşılığı olarak tadın bakalım şu azabı.” (denilecek.)¹
M
Mehmet Çakır Meali
O gün bazı yüzler ağaracak, bazı yüzler de kararacaktır. Yüzleri kapkara kesilenlere şöyle denecek: " İnandıktan sonra döndünüz demek!!. Hadi o zaman nankörlüğünüzün cezasını çekin! "
M
Mehmet Çoban Meali
Hesap günü bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra inkâr ettiniz öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın!" denilir.
M
Muhammed Esed Meali
bazı yüzlerin [mutluluktan] parladığı ve bazı yüzlerin [acıyla] karardığı o [Hesap] Günü’nde yüzleri kararanlara: “İmana erdikten sonra hakikati inkar mı ettiniz? O halde hakikati inkar ettiğiniz için tadın bu azabı!” [denilecek].
M
Mustafa Çavdar Meali
Birtakım yüzlerin ağardığı ve birtakım yüzlerin de karardığı o günde, yüzleri kararanlara: “İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyleyse, küfrünüzden dolayı azabı tadın.” denilir. 3/86-90, 10/26, 80/38-39
M
Mustafa İslamoğlu Meali
bazı yüzlerin ağarıp bazı yüzlerin karardığı o günde, yüzü kara çıkanlara (denilecek ki): “İmana erdikten sonra inkâra saptınız ha? O hâlde, inkârınızdan dolayı tadın azabı!”
O
Orhan Kuntman Meali
(O günü düşünün ki) O gün; nice yüzler ağarır, nice yüzler de kararır, yüzleri kararanlara "İman ettikten sonra, kâfir mi oldunuz? O halde küfrünüzün cezası olarak tadın cehennem azabını!" diye nida olunur.
O
Osman Fırat Meali
O gün bazı yüzler ağarır ve bazıları da kararır. O yüzü kararanlara: “İmanınızdan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan dolayı tadın azabı!” denir.
S
Sardorxon Jahongir
Qiyomat kunida ba’zi yuzlar sevinchdan oqarib, ba’zi yuzlar g‘amdan qorayadi. Shunda yuzlari qorayganlar uchun: “Iymon keltirganingizdan keyin kufr keltirdingizmi? Endi kufringiz tufayli mana shu azoblarni totib ko‘ringlar”, – deyiladi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol günde, ya‘nī ḳıyāmet güninde niçe yüzler aġara, daḫı niçe yüzler ḳarara.Ammā ol kişiler kim yüzleri ḳara oldı, eyidile anlara: Kāfir mi olduñuz īmān getürenden ṣoñra? Pes ṭaduñuz ṭamu ‘aẕābını kāfir olduġuñuz‐çun.
S
Suat Yıldırım Meali
Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak. Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar? Tadın bakalım inkârınız sebebiyle bu acı azabı! ” [75, 22-25; 80, 38-41; 88, 2-8]
S
Süleyman Ateş Meali
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın!" (denilir).
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yüzlerin kimi beyaz ve kimi kara oldığı günde (kıyâmet gününde) yüzleri kara olanlara: Îmânınızdan sonra kâfir mi oldınız? Bu küfür ve inkârınızdan dolayı 'azâbı tadınız denilür.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bazı yüzlerin ak olduğu, bazı yüzlerin de karardığı hesap gününde, yüzleri kararanlara şöyle denir: "Siz inandıktan sonra kâfir oldunuz[*], değil mi? Kâfir olmanıza karşılık, tadın şu azabı!”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gün gelir bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınızdan sonra küfre mi düştünüz? Hadi, saptığınız küfür yüzünden tadın azabı!"
Y
Yusuf Ali (English)
On the Day when some faces will be (lit up with) white, and some faces will be (in the gloom of) black(432): To those whose faces will be black, (will be said): "Did ye reject Faith after accepting it? Taste then the penalty for rejecting Faith."
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Bir nice yüzlerin ağaracağı ve bir nice yüzlerin de kararacağı günü (zikrediniz). O yüzleri kararmış olan kimselere: «İmânınızdan sonra kâfir mi oldunuz? O halde yaptığınız küfür sebebiyle azabı tadınız» (denilecektir).
Ü
Ümit Şimşek Meali
O gün kimi yüzler ağarır, kimi yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara gelince: İman ettikten sonra tekrar inkâra sapar mısınız? İnkârınızdan dolayı tadın öyleyse azabı!
İ
İhsan Aktaş Meali
Nice yüzlerin (mutluluktan) parladığı ve nice yüzlerinse (üzüntü ve acıyla) karardığı o (Hesap) gününde yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra (hakikati) inkâr ettiniz ha! O hâlde (hakikati) inkâr ettiğiniz için tadın azabı!’ (denilecek).*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O (hesap) günü yüzler vardır beyazlaşır ve o gün yüzler vardır siyahlaşır. Yüzleri siyahlaşanlara gelince “İmanınızdan sonra, Allah’ın bildirdiği gerçekleri inkâr ettiniz. Artık bundan sonra inkârınıza karşılık azabı tadın” (denir.)
İ
İsmail Hakkı İzmirli
O gün, birtakım yüzler ağarıp birtakım yüzler de kararır [⁴]. Yüzleri kararanlara denir ki siz iman ettikten sonra kâfir mi oldunuz? Küfrünüzden nâşi haydi azabı tatın.
İ
İsmail Yakıt
O gün bazı yüzler ağarır ve bazı yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara denir ki: “Demek ki, iman ettikten sonra inkâr ettiniz öyle mi? Öyleyse inkâr etmiş olmanıza karşılık azabı tadınız!”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün nice yüzler ağaracak, nice yüzler de kararacaktır. Yüzleri kararanlara denilecek: " siz önce inandınız,sonra da Allah’ı tanımaz oldunuz, öyle mi? Tanımazlık ettiğiniz için şimdi azabı tadın bakalım."
Ş
Şaban Piriş Meali
105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).
Âl-i İmrân Suresi 106. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 106. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 106. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 106. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 106. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?