Sureye Dön

Ahzâb Suresi Suresi, 60. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Münafıklarla gönüllerinde hastalık olanlar ve Medine'de kötü haberler yayanlar, bu işten vazgeçmezlerse andolsun ki sana, onlara karşı bir kuvvet veririz de sonra artık orada pek az bir müddet komşu olabilirler sana.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Münafıklar, kalpleri hasta olanlar ve yalan haberler yayarak Medine'de huzursuzluk çıkaranlar, düşmanca hareketlerinden vazgeçmezlerse ey Muhammed! Senin onlar üzerine üstünlük kurmanı sağlarız, o zaman bu kentte senin komşuluğunda çok az bir süre kalabilirler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Yemin olsun ki, eğer münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde (ülkede yalan haber ve yanıltıcı yorum yazarak) kışkırtıcılık yapanlar (bu fesatlıklarından) vazgeçmeyecek olurlarsa, mutlaka Seni onların karşısına dikeriz (ve galip getiririz,) sonra Seninle (pek az bir süre aynı ortamda) birlikte kalabilir (ve fesatlıklarını sürdürebilirler.)
A

Ahmet Tekin Meali

Andolsun ki, müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar, iki yüzlüler, kalpleri kararmış, akıllarından zoru olan hasta ruhlular, Medine'de pis dedikodular yapanlar, kötü, bozguncu haberler yayarak halkın inancını sarsanlar, morallerini bozanlar, akıllarını kullanarak bu hallerini düzeltmezler, bu yaptıklarından vazgeçmezlerse, elbette seni onlara saldırmaya teşvik ederiz, savaşmanı, onları şehirden çıkarıp sürmeni emrederiz. Sonra kısa bir müddetin dışında, sana komşu olarak bile o bölgede kalamazlar.
A

Ahmet Varol Meali

Andolsun eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve şehirde kötü haberler yayanlar (yaptıklarından) vazgeçmezlerse seni üzerlerine musallat ederiz. Sonra orada senin yanında ancak az bir süre kalabilirler.
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Celâlim hakkı için, eğer münafıklarla kalblerinde şehvet hastalığı bulunanlar ve şehirde müminlerin ayıblarını arayıb yayanlar, (fenalıklarından) vazgeçmezlerse, muhakkak seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle o şehirde (Medine'de) az bir zamandan fazla komşu olamazlar;
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer münafıklar ve kalbinde (fuhuş) hastalığı olanlar ve (kötü haberlerle) Medine’yi sarsanlar, eğer yaptıklarına son vermezlerse, seni onlara musallat ederiz. Sonra çok az bir zaman bu Medinede sana komşu olarak kalacaklardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Andolsun, münâfıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kötü haber yayanlar vazgeçmezlerse, seni onların üzerine süreriz. Sonra orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Münafıklarla, yürekleri bozuklar, Medine'ye yalan haber yayanlar eğer vaz geçmezlerse, seni onlara sataştırırız; bundan sonra, Medine'de seninle az komşuluk ederler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əgər münafiqlər, qəlblərində mərəz (zinakarlıq, pozğunluq mərəzi) olanlar və Mədinədə qəsdən yalan şayiələr yayanlar (bu pis əməllərinə) son qoymasalar, şübhəsiz ki, səni onların üstünə qaldırarıq. Sonra onlar səninlə ancaq az bir müddət orada qonşu ola bilərlər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

60-61.Andolsun ki, eğer münafıklar, kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar, (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler. 
C

Cemil Said (1924)

Eğer münâfıklar kalbi marîz olanlar ve Medine’de erâcîf çıkaranlar bu sû-i harekâta hitâm virmezler ise sana ânları te’dîb itdireceğiz ve senin civârında ânları cüz-î müddet bırakacağız.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İkiyüzlüler, kalblerinde fesat bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse, and olsun ki, seni onlarla mücadeleye davet ederiz; sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Celâlim hakkı için eğer vazgeçmezlerse o Münafıklar, kalblerinde maraz bulunanlar ve şehirde erâcif neşr eden, tahrikât yapanlar, mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat kılarız, sonra orada cıvarına pek az yanaşabilirler
E

Emrah Demiryent Meali

Kasem olsun ki, munâfıklar, kalplerinde (manevi) hastalık bulunanlar ve (cihatta bulunan, İslâm birlikleri hakkında, “mağlup oldular, dağıldılar” gibi yalanlar uydurarak, mü’minlerin moralini bozmak kastı ile) şehirde (Medine’de), yalan haber yayanlar bu hâllerinden vazgeçmezlerse, (Medine’den sürüp çıkarmanı emrederek) seni, onların üzerine göndeririz. Sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eger yıġlınmaya münāfıķlar daħı anlar kim göñüllerinde śayrılıķdur daħı yalan ħaber bıraġıcılar medine'de musallaŧ eyleyevüz seni anlara andan ķonsı olmayalar senüñ ile anuñ içinde illā az.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun, eğer münafıklar, vicdanlarında bir maraz bulunanlar, şehirde fena haberler yayanlar (bu hallerinden) vaz geçmezler) se mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat ederiz. Sonra orada seninle az bir (zamandan fazla) komşu olamazlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yemin olsun ki münafıklar, zihinlerinde hastalık olanlar ve şehirde (bozgunculukla büyük bir faciaya sebep olan) yalan haber yayanlar vazgeçmezlerse seni onların üstüne salarız. Sonra orada, senin çevrende kısa bir süre kalabilirler;
H

Hayrat Neşriyat Meali

Celâlim hakkı için, eğer münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar ve Medîne'de yalan haber yayanlar (yahudiler, bu yaptıklarından) vazgeçmezlerse, seni onlara mutlaka musallat ederiz; sonra orada (Medîne'de) ancak pek az (bir süre) sana komşu kalabilirler!
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine'de toplumu sarsıcı söylentiler çıkaranlar eğer bundan vazgeçmezlerse, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

60-61. Münafıklar, kalplerinde çürüklük bulunanlar ve Medine’de asılsız haber yayanlar yaptıklarına son vermezlerse seni onların üzerine sevkedeceğiz; o zaman seninle beraber orada fazla oturamayacaklar, Allah’ın rahmetinden uzaklaşmış olarak nerede bulunsalar yakalanıp öldürülecekler.
M

M. Pickthall (English)

If the hypocrites, and those in whose hearts is a disease, and the alarmists in the city do not cease, We verify shall urge thee on against them, then they will be your neighbours in it but a little while.
M

Mahmut Kısa Meali

Eğer o ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık olan ve bu yüzden o münâfıkları destekleyen zayıf imanlı kimseler ve halkı paniğe sürükleyecek kötü haberler yayarak yâhut müminlerin ırz ve namuslarına dil uzatarak Medîne’de huzursuzluk çıkaranlar, bu düşmanca hareketlerinden vazgeçmeyecek olurlarsa, sana onlarla çarpışmanı emrederiz de, o zaman bu topraklarda, sana komşu olarak çok az bir süre kalabilirler! Şöyle ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun Münâfıklar, kalblerinde hastalık olanlar, Medine’de tahrik edici Asılsız Haber Yayanlar, eğer buna son vermedilerse, seni onların üzerine göndeririz; sonra birazı hariç orada sana yakın duramazlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

60,61. Şüphesiz ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde çirkin haber yayanlar [*] vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra lanetlenmiş olarak, orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler. Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve (şiddetli bir) ölümle öldürülürler. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Yemin olsun, eğer münâfıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medîne’de kışkırtıcı haberler yayanlar¹ (bu hareketlerinden) vazgeçmezlerse, Biz seni onlara saldırtırız, sonra onlar orada, seninle birlikte ancak çok az bir süre kalabilirler.
M

Mehmet Çakır Meali

İki yüzlüler, kalplerinde sakatlık bulunanlar ve şehirde dedikodu üretenler, eğer bu yaptıklarına bir son vermezler ise, seni onların üzerine öyle bir salarız ki, bir daha senin yanına bile yaklaşamazlar.
M

Mehmet Çoban Meali

İki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde kötü haber yayanlar, yaptıklarından vazgeçmezlerse, seni onların üzerine süreriz. Sonra orada az bir zaman dışında seninle kalamazlar.
M

Muhammed Esed Meali

İŞTE BÖYLE, eğer ⁷⁶ ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık olanlar ⁷⁷ ve yalan haberler yayarak [Peygamber’in] kent[in]de huzursuzluk çıkaranlar ⁷⁸ [düşmanca hareketlerinden] vazgeçmezlerse [ey Muhammed,] onlar üzerinde üstünlük kurmanı sağlarız, o zaman bu [kentte] sana çok az bir süre komşu kalacaklardır: ⁷⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü Münafıklar, kalplerinde iman zafiyeti bulunanlar ve Medine’de asılsız haberler yayarak huzursuzluk çıkaranlar eğer buna son vermezlerse, seni onların üzerine öyle bir salarız ki artık seninle aynı şehirde daha fazla kalamazlar. 8/36...38, 17/76- 77
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ŞU KESİN ki, eğer ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar[³⁷⁸⁷] ve şehirde yalan haber yayarak ortalığı karıştıranlar[³⁷⁸⁸] buna bir son vermezlerse, seni onların üzerine öyle bir salarız ki, sonra kısa bir süre dışında sana komşu olarak bile orada kalamazlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kötü haber yayanlar buna bir son vermezlerse seni onlara musallat ederiz! (Sana onlarla savaşmam ve onları şehirden sürüp çıkarmanı emrederiz) Sonra da çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.
O

Osman Fırat Meali

Eğer münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar; şehirde kötü haber yayarak ortalığı sarsanlar bu işlerine son vermezlerse, seni onların üstüne salarız. Sana orada uzun süre komşuluk etmezler.
S

Sardorxon Jahongir

Qasamki, agar munofiqlar, dillarida illat bo‘‎lgan kimsalar va Madinada ig‘‎vo tarqatib yuruvchilar o‘‎z qilmishlaridan tiyilmasalar, albatta, Biz sizni ularga qarshi qo‘‎zg‘‎atamiz, so‘‎ngra Madinada siz bilan juda oz vaqt yonma-yon tura oladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger münāfıḳlar ḳayıtmasalar, yüreklerinde ḫastalıḳ fücūr olanlar daḫıḳayıtmasalar, yalan söz bıraġıcılar daḫı ḳayıtmasalar, Medīnede buyururuzsaña anlar‐ıla ṣavaş eylemege. Andan ṣoñra senüñle ḳonşı olmayalar Medīne‐de, illā az zamān.
S

Suat Yıldırım Meali

60, 61. Münafıklar, kalplerinde bir hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar ve şehirde müminlerin kusurlarını arayarak kötü haber yayanlar, bu hallerinden vazgeçmezlerse, Biz onlara karşı sana emir ve hakimiyet veririz de sonra orada ancak az bir zaman sana komşuluk edebilirler. Lânetlenirler, nerede rastlanırlarsa yakalanıp öldürülürler.
S

Süleyman Ateş Meali

Andolsun, iki yüzlüler, kalblerinde hastalık bulunanlar, şehirde kötü haberler yayanlar (bu yaptıklarından) vazgeçmezlerse seni onların üstüne süreriz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer münâfıklar ve kalblerinde hastalık olanlar ve Medîne'de erâcîf neşriyle meşgûl bulunanlar bu fi'illerine nihâyet virmezler ise onların katl ve memleketden ihrâcını sana havâle iyleriz. Sonra orada sana az bir zamân komşuluk iderler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

İkiyüzlüler ile, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine’de tedirginliğe yol açanlar, yaptıklarına son vermezlerse seni onların üstüne salarız, artık çevrende fazla kalamazlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İkiyüzlüler, kalplerinde maraz bulunanlar, şehirde çirkin haberler yayanlar, bu yaptıklarına son vermezlerse, seni onların üzerine gitmeye elbette teşvik edeceğiz. Bundan sonra onlar, orada senin yakınında, çok az kalabilirler.
Y

Yusuf Ali (English)

Truly, if the Hypocrites, and those in whose hearts is a disease, and those who stir up sedition in the City,(3768) desist not, We shall certainly stir thee up against them: Then will they not be able to stay in it as thy neighbours for any length of time:
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalplerinde bir maraz bulunan kimseler ve şehirde fena haberler yayanlar, (bu hallerine) nihâyet vermezlerse elbette seni onların üzerlerine musallat ederiz. Sonra sana orada ancak pek az komşu olabilirler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Münafıklar ile kalplerinde fesat bulunanlar ve yalan haberlerle şehirde ortalığı karıştıranlar eğer bu hareketlerinden vazgeçmezlerse, Biz seni onların üzerine göndeririz de, pek azı müstesna, artık orada sana komşuluk edemezler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Münâfıklarla gönüllerinde (manevi) hastalık olanlar ve Medine’de (halkın huzur ve düzenini bozmaya çalışıp Müslümanlara karşı gizli eylem planında bulunanlar) kötü ve asılsız haberler yayanlar, (sosyal hayatta sarsıntılara sebep olanlar) eğer bu işten vazgeçmezlerse elbette sana, onların bu kötü tutumlarına karşı bir direnç veririz de sonra artık orada senin yanında pek az bir müddet kalabilecekler.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İkiyüzlüler, kalplerinde hastalık olan ve şehirlerde dedi kodu yayanlar, eğer bu tutumlarından vazgeçmezlerse, seni onların başlarına bela ederiz ve onların pek azı hariç, sana komşuluk edip orada kalamazlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

* Şayet münafıklar nifaklarından, kalblerinde fısk ve fücur hastalığı bulunanlar hastalıklarından Medine/de kötü haberler neşredenler yalanlarından vaz geçmeyecek olurlarsa seni onlara musallat edeceğiz [²]. Sonra sürüleceklerinden seninle pek az komşu kalacaklar.
İ

İsmail Yakıt

Andolsun, ikiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan haber yayanlar/kargaşa çıkaranlar [murcifûn]²⁵ eğer bundan vazgeçmezlerse seni onların üzerlerine göndeririz. Artık o şehirde senin yanında pek azı hariç kalamazlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer iki yüzlüler, içleri bozuk olanlar, kentte kötü haberleri yayanlar bu işten vazgeçmiyecek olurlarsa, kesenkes, seni onların üzerine göndereceğiz. Ancak, onların seninle birlikte bulunmaları pek az sürecektir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine'de bozguncu, asılsız haber yayanlar eğer buna son vermezlerse, seni onların üzerine göndeririz, sonra orada seninle komşulukları fazla sürmez.

Ahzâb Suresi 60. Ayet Meali ve Tefsiri

Ahzâb Suresi 60. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ahzâb Suresi 60. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ahzâb Suresi 60. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ahzâb Suresi 60. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim