Ve hani onların bir bölüğü, ey Yesribliler demişti, burada durmanıza imkan yok, dönün artık ve bir bölüğü de Peygamberden, evlerimiz açık, sağlam değil diye izin istemişti, halbuki evleri açık değildi ve sağlamdı, onlar, ancak kaçmayı diliyorlardı.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve hatırla içlerinden bazısı şöyle demişti: “Ey Medine halkı! Burada düşmana karşı koyamazsınız, evlerinize geri dönün.” Diğer bir gurup da: “Evlerimiz saldırıya açık ve emniyetsiz durumda” diyerek, peygamberden izin istemişlerdi. Halbuki evleri, aslında saldırıya açık değildi, ama tek amaçları savaştan kaçmaktı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlar (münafıklar)dan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası (Hendek Savaşının sıkıntılı ortamı) sizin için durulacak yer değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün!” (Yahut: “Artık bu dinde durmanız doğru değil, bırakın ve ayrılın" diye kışkırtmışlardı. Bunun üzerine) Onlardan (kalbi kaymış) bir grup da: "Evlerimiz (sağlam ve korunaklı değil) açıktır (ve sahipsiz kalmıştır)”diyerek Peygamberden izin almak (için bahaneler uyduruyorlardı). Oysa onların evleri açık (ve korumasız) değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
A
Ahmet Tekin Meali
Onlardan bir grup da:
“Ey Yesripliler-Medineliler! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi evinize dönün!” demişlerdi. İçlerinden bir kısmı ise:
“Gerçekten evlerimiz saldırıya açık, emniyette değil!” diyerek, peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri tehlikede değildi. Kesinlikle kaçmayı arzuluyorlardı.
A
Ahmet Varol Meali
İçlerinden bir grup: "Ey Yesrib halkı! Artık size duracak yer yok, geri dönün" demişti. Onlardan bir grup da: "Evlerimiz korumasızdır" diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Oysa onlar (evler) korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
A
Ali Bulaç Meali
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: 'Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün.' Onlardan bir topluluk da: 'Gerçekten evlerimiz açıktır' diye peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O sıra münafıklardan bir gurub:” -Ey Medine halkı! Burası sizin duracağınız yer değil, hemen (savaştan kaçarak evlerinize) dönün.” diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor; “-Cidden evlerimiz açık kalmıştır (hırsızlardan korkuyoruz)” diyorlardı. Halbuki evleri açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve hatırlayın ki, onlardan bir grup: “Ey Medine halkı! Siz burada tutunamazsınız. En iyisi geri dönün” dediler. Onlardan bir grup da Peygamber’den izin istediler. “Gerçekten evlerimiz, (düşmana) açıktır.” dediler. Hâlbuki evleri açık değildi. Onlar ancak firar etmek istiyorlardı.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İçlerinden bir grup da, “Ey Yesrib halkı! Tutunacak bir yeriniz kalmadı, geri dönünüz” demişti. Onlardan başka bir grup da Peygamberden, “Evlerimiz korumasız kaldı” diyerek izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.[438]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hani onlardan birtakımları: «Ey Medineliler! Burada yeriniz yok, dönüp gidiniz!» demekteydiler, birtakımı da: «Evlerimiz açıktır!» diyerek, peygamberden izin istiyorlardı, açık değildi evleri, ancak kaçmak isterlerdi!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
O zaman onlardan bir tayfa: “Ey Yəsrib (Mədinə) əhli. (Burada) sizin üçün duracaq bir yer yoxdur, (evinizə) qayıdın!” – demişdi. Başqa bir dəstə isə: “Evlərimiz açıqdır (kimsəsizdir, oğru girməsindən qorxuruq)” – deyə (geri qayıtmaq üçün) Peyğəmbərdən izin istəyirdi. Həqiqətdə evləri açıq (kimsəsiz) deyildi. Onlar ancaq (döyüşdən) qaçmaq istəyirdilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
C
Cemil Said (1924)
Diğer kısmı da "Yâ ehl-i Medîne sizin içün melce’ yokdur meskenlerinize ’avdet idiniz" didikleri vakit içinizden bir fırka "Hânelerimiz müdâfa’asızdır" diyerek rasûlden ’avdet içün müsâ’ade taleb itdiler fakat hâneleri mahfûz idi. Ânların maksadları firâr idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
İçlerinden bir takımı: "Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün" demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: "Evlerimiz düşmana açıktır" diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hani onlardan bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve o vakıt ki bunlardan bir taife «ey Yesrib ehalisi Sizin için duracak yer yok hemen dönün» diyorlardı, yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor «cidden evlerimiz açıktır» diyorlardı, halbuki açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı
E
Emrah Demiryent Meali
Hani, onlardan (munâfıklardan) bir grup, “Ey Yesribliler! (Medine halkı!) Burada (düşmana karşı) duracak yeriniz yok, (mevzilerinizi bırakıp) evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz (düşman saldırısına) açıktır” diyerek (geri dönmek için) Peygamberden izin istiyorlardı. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikede değildi, onlar sadece (cihattan) kaçmak istiyorlardı.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlardan bir topluluk: “Ey Yesrib¹ halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün. Yine onlardan bir grup da: “Evlerimiz gerçekten korumasızdır.” diyerek Nebiden izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim eyitti bir bölük anlardan “iy medine ehli yoķdur yir sizüñ pes dönüñ!” daħı destūr dileridi bir bölük anlardan peyġamber’e eydür idi “bayıķ evlerümüz ħalalludur.” daħı degül ol ħellāllü dilemezler illā ķaçmaķ.
H
Hasan Basri Çantay Meali
O zaman onlardan bir güruh: «Ey Yesrîb ahâlîsi, sizin için burada durmak yok. Hemen dönün» demiş (ler) di. Onlardan bir kısmı da: «Hakıykaten evleriniz açıkdır» diyorlar, peygamberden izin istiyor (lar) dı. Halbuki onlar (ın evleri) açık değildir. Onlar kaçmakdan başka bir şey arzu etmiyorlardı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlardan bir grup: “Ey Yesrib (:Medine) halkı! Burada (düşmana) karşı koyamazsınız, dönün.” dedi. Onlardan bir topluluk da: “Gerçekten evlerimiz açıktadır.” diyerek nebîden izin istiyordu, oysa evleri açık (:korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Yine o vakit onlardan (o münâfıklardan) bir tâife: “Ey Yesrib (Medîne) halkı!(Burada) sizin için duracak yer yok, hemen dönün!” demişti. Onlardan bir fırka da: “Gerçekten evlerimiz açık (korunmaya muhtaç)tır” diyerek peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki o (evleri) açık değildi. Sâdece kaçmak istiyorlardı.
K
Kadri Çelik Meali
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: “Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık sizin için (burada) kalacak yer yok, o halde dönün.” Onlardan bir topluluk da, “Gerçekten evlerimiz açıktır” diye peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi ve onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlardan bir grup, “Ey Medineliler! Sizin işiniz burada durmak değildir, hemen dönün” diyorlardı. Onlardan bir bölük de, aslında açıkta olmadığı halde, “Evlerimiz açıkta ve korumasız” diyerek peygamberden izin istiyorlardı; bunların istediği kaçmaktan başka bir şey değildi.
M
M. Pickthall (English)
And when a party of them said: O folk of Yathrib! There is no stand (possible) for you, therefor turn back. And certain of them (even) sought permission of the Prophet, saying: Our homes lie open (to the enemy). And they lay not open. They but wished to flee.
M
Mahmut Kısa Meali
İçlerinden bir grup, “Ey Yesrip, yani Medîne halkı; şehir dışında hendeği savunarak düşmana karşı koyamazsınız; en iyisi, kendinizi korumak için evlerinize dönün!” diyorlardı. Bazıları da, evlerinin düşman saldırısına açık olduğunu söyleyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri saldırıya açık filan değildi; tek istedikleri, savaştan kaçıp canlarını kurtarmaktı.Öyle ki;
M
Mahmut Özdemir Meali
Hani, onlardan bir grup: -"Ey Yesrip ahâlisi!
Sizin için ikamet edecek (duracak / kalacak) yer yok; geri dönün!" dediler.
Onlardan bir başka grup da Nebiyy’den izin istiyordu: -"Bizim evlerimiz, sahipsiz / açık!" diyorlardı. Oysa açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlardan bir grup da şöyle demişti: “Ey Yesribliler [*] (Medineliler)! Sizin için durmanın sırası değil, dönün!” İçlerinden bir grup ise evleri savunmasız olmadığı halde “Şüphesiz ki evlerimiz savunmasızdır!” diyerek Peygamber’den izin istiyordu; (savaştan) kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.
M
Mehmet Türk Meali
Onlardan bir grup: “Ey Yesrib’liler! Haydi, durmayın evlerinize dönün.” diyordu. Bir kısmı da: “Gerçekten evlerimiz korumasızdır.” diye Peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki onların evleri korumasız değildi, onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
M
Mehmet Çakır Meali
Bir kısmı: " Medineliler! burası size göre değil, Hemen geri dönün " diyorlar, bir kısmı da peygamberden: " Evlerimiz açık kaldı " diye izin istiyorlardı. Aslında açık falan değildi. Niyetleri kaçmaktı.
M
Mehmet Çoban Meali
Hani! Onlardan bir grup: "Ey Yesrib halkı! Sizin burada durmanızın imkânınız yok! Haydi! Geri dönün!" demişti. Onlardan bir başka grup da: "Evlerimizi açık bıraktık! Evlerimiz korumasız kaldı!" diyerek Nebi’den izin istiyorlardı. Oysa evleri ne açıktı ne de korumasız. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
M
Muhammed Esed Meali
Ve [hatırla] içlerinden bazısı şöyle demişti: “Ey Yesrib halkı! Burada [düşmana] karşı koyamazsınız: ¹⁸ [evlerinize] geri dönün!” O arada içlerinden bir grup da, “Evlerimiz [saldırılara] açık durumda!” diyerek Peygamber’den izin istemişti- halbuki evleri [aslında saldırıya] açık değildi: tek amaçları kaytarmaktı.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlardan bir grup da: – Ey Medine halkı, bu cephede sizin tutunma imkânınız kalmadı varın gidin evinize, diyor, bir başka grup da evleri düşmana karşı korumasız olmadığı halde evlerimiz korumasız diyerek Nebi’den izin istiyordu. Oysa onların hepsi sadece savaştan kaçmak istiyorlardı. 8/16
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Yine o sırada onlardan bir tayfa da çıkmış, “Ey Yesripliler! Sizin yurdunuz yuvanız elden gidiyor, derhal (eve) dönün!”[³⁷³⁴] demişti; yine bir başka gurup da evleri korumasız olmadığı halde “Evlerimiz korumasız” diyerek Nebî’den izin istemişlerdi; oysa onların maksatları cepheden kaçmaktı.
O
Orhan Kuntman Meali
Diğer bir gurup: "Ey Medine halkı; sizin düşmana karşı tutunacak gücünüz yok, artık geri dönün" diyordu. Bir gurup da "Evlerimiz düşmana açıktır, (hırsızlardan endişe ediyoruz) bırak da geri dönelim" diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi (çoluk çocukları için öyle bir tehlike yoktu) Onlar sadece savaştan kaçıp canlarını kurtarmak istiyorlardı (ki)
O
Osman Fırat Meali
Onlardan bir grup: “Ey Yesrib halkı! Artık burada durmak yok, geri dönün!” demişti. Bir grup da Nebi’den izin istiyordu ve “Evlerimiz açık (korumasızdır)” diyorlardı. Oysa evlerin korumasız olması değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.
S
Sardorxon Jahongir
O‘shanda ulardan bir toifasi: “Ey Yasrib ahli, sizlar uchun bu qadar kuchli yovga qarshi turish imkoni yo‘qdir, bas, o‘z orqangizga qaytib ketinglar”, – dedi. Ulardan yana bir guruhi esa: “Uylarimiz ochiq-sochiq qoldi”, – deb Payg‘ambardan ruxsat so‘radilar. Holbuki, ularning uylari ochiq-sochiq emas edi. Ular faqat jang maydonidan qochishni xohlardilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol vaḳtda eyitdi anlardan bir cemā‘at: İy Medīne ḫalḳı, size duracaḳyir ḳalmadı. Pes dönüp ḳaçuñuz, didiler. Daḫı destūr diler bir bölükpeyġamberden, eydürler ki: Bizüm evlerümüz ḫalellüdür. Ol ḫalellüdegüldür. Anlar ḳaçmaḳ isterler.
S
Suat Yıldırım Meali
Bir kısmı: “Ey Yesribliler! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz! ” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız! ” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Halbuki gerçekte evleri tehlikeye mâruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
S
Süleyman Ateş Meali
Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size duracak yer yok, (haydi durmayın, evlerinize) dönün (Yahut: Artık bu dinde durmanız doğru değil, dönün)". Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
S
Süleyman Tevfik (1927)
O münâfıklardan bir tâife: "Ey Ehl-i Medîne! Bugün siz düşmana mukâvemet idemezsiniz, geri dönünüz" didiler. Ve onlardan bir fırka: "Hânelerimiz hâlî ve muhâfazasızdır." diyerek Nebî'den 'avdete izin istediler. Hâneleri hâlî ve muhâfazasız değildi. Onlar ancak harbden firârı istiyorlardı.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İçlerinden bir takımı da şöyle diyordu: "Ey Yesripliler[*]! Tutunacağınız bir yer kalmadı, geri dönün!" Bir bölük de "Evlerimiz korumasız!" diyerek Nebi’den izin istiyorlardı. Oysa evleri korumasız değildi. Tek istekleri savaştan kaçmaktı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hani, onlardan bir grup şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı, duracak yeriniz yok, hemen geri dönün!" İçlerinden bir grup da Peygamber'den izin istiyor: "İnan olsun, evlerimiz kaygı duyulacak durumda." diyorlardı." Oysaki evleri kaygı duyulacak durumda değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.
Y
Yusuf Ali (English)
Behold! A party among them said: "Ye men of Yathrib! ye cannot stand (the attack)! therefore go back!" And a band of them ask for leave of the Prophet, saying, "Truly our houses(3684) are bare and exposed," though they were not exposed they intended nothing but to run away.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o vakit onlardan bir tâife demişti ki: «Ey Yesrib ahalisi! Sizin için bir duracak yer yok. Artık geri dönünüz». Ve onlardan bir zümre de Peygamberden izin isteyerek diyorlardı ki: «Muhakkak evlerimiz açıktır. Halbuki, onlar açık değildi. Onlar firar etmekten başka bir şey dilemiş olmuyorlardı.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlardan bir topluluk da “Ey Medine halkı! Burada tutunamazsınız; dönün” diyordu. İçlerinden bir başka topluluk ise, “Evlerimiz korumasız” diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi; onların bütün istediği savaştan kaçmaktı.
İ
İhsan Aktaş Meali
Yine o vakit onlardan (o ikiyüzlülerden) bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin için burada durcak bir yer yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek (saldırganlara karşı çarpışmamak için) Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi (böyle bir mazeretleri yoktu). Onlar sadece kaçmak istiyorlardı. (*)
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Münafıklardan bir gurup da “Ey Yesripliler (Medineliler) Burası sizin için savaşılacak yer değil, geri dönün” demişlerdi. Medinelilerden bir gurup, evleri açık ve müdafaasız kalmadığı halde, yalnızca savaştan kaçmak amacıyla “Evlerimiz açık kaldı” diye peygamberden izin istiyorlardı.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Hani münafıklardan bir güruh «— Ey Yesrib ahalisi [⁷]! Burası sizin için durulacak yer değildir [⁸], dönün» demişlerdi. Onlardan bir güruh ise peygamberden izin isteyerek «— Evlerimiz açıktır» demişlerdi. Halbuki onların evleri açık değildi. Onlar cenkten savuşmaktan başka bir şey istemiyorlardı.
İ
İsmail Yakıt
Hani onlardan bir grup [tâ’ife], “Ey Yesrib/Medine halkı! Sizin burada durma imkânınız yok hemen geri dönünüz” demişti. İçlerinden belli bir kısmı [ferîk] da evleri açık/ korumasız olmadığı hâlde, “Gerçekten evlerimiz açık/ korumasız” diyerek Peygamberden izin istiyordu. Onlar (aslında) kaçmaktan başka bir şey istemiyordu.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün onlardan bir takımı şöyle demişlerdi: "Ey Yesrip’liler! Burası sizin için durulacak bir yer değil. Durmayın geri dönün! Birtakımı da: "Doğrusu bizim evlerimizin koruyucusu yoktur" diyerek peygamberden uygun istiyorlardı. Oysaki evlerinin koruyucusu vardı. Ancak, onlar yalnız kaçmayı düşünüyorlardı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlardan bir grubu da:-Ey Yesrip Halkı, sizin için duracak yer kalmadı, geri çekilin demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamber'den izin istiyor:-Evlerimiz açık, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Ahzâb Suresi 13. Ayet Meali ve Tefsiri
Ahzâb Suresi 13. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ahzâb Suresi 13. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ahzâb Suresi 13. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ahzâb Suresi 13. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?