Hani size hem üst tarafınızdan hücum etmişlerdi, hem alt tarafınızdaki yerlerden ve hani gözler yılmıştı ve korkudan yürekler, ağızlara gelmişti ve Allah hakkında çeşitli zanlara kapılmıştınız.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Onlar yukarıdan, aşağıdan üzerinize geldiklerinde, gözler yılmıştı, korkudan yürekler ağıza gelmişti. Allah hakkında çeşitli zanlara kapılmıştınız.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Hatırlayın ki) O vakit onlar, (kâfir düşmanlar) size hem üst kısmınızdan hem alt tarafınızdan gelmiş (ve hücuma geçmişlerdi de korkudan) gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve (hatta) siz Allah hakkında (birtakım olumsuz) zanlarda bulunmaya (başlamıştınız).
A
Ahmet Tekin Meali
Hani onlar, hem yukarınızdan, hem aşağı tarafınızdan, vadinin üstünden ve alt tarafından üzerinize yürümüştü. Gözler yılmış, yürekler ağızlara gelmişti. Siz, Allah hakkında türlü türlü düşüncelere dalıyordunuz.
A
Ahmet Varol Meali
Onlar size hem üstünüzden hem alt tarafınızdan gelmişlerdi ve gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Allah hakkında da çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
A
Ali Bulaç Meali
Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O vakit kâfirler üstünüzden (vadinin üst ve doğu tarafından), bir de altınızdan (vadinin aşağı ve batı tarafından) size gelmişlerdi. O zaman gözler yılmış, kalbler gırtlaklara dayanmıştı. Allah'a da çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Hani, üstünüzden ve alt tarafınızdan size gelip saldırmışlardı. O zaman gözler yılmış, kalpler ağızlara gelmişti. Ve “Allah bize yardım etmez” gibi çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlar, hem yukarınızdan hem aşağınızdan üzerinize yürüdükleri zaman; gözler yıldığı, yürekler gırtlaklara geldiği ve siz, Allah hakkında türlü türlü zanda bulunduğunuz zaman.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hani sizi üstünüzden, aşağınızdan sarmışlardı, hani gözler dönmüştü, yürekler boğazlara tıkılmıştı, Allah hakkında da türlü türlü sanılara düşmüştünüz!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
O zaman onlar üstünüzə həm yuxarı, həm də aşağı tərəfdən (vadinin üst və alt tərəfindən) hücum etmiş və (qorxudan) gözünüz hədəqəsindən çıxıb ürəyiniz ağzınıza gəlmişdi. Allah barəsində də müxtəlif fikirlərə düşmüşdünüz. (Mö’minlər Allahın Öz və’dinə doğru olduğuna inanır, münafiqlər isə e’tiqadı zəif olanlar isə Muhəmməd əleyhissəlamın bu bəladan xilas ola bilməyəcəyini güman edirdilər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar yukarıdan (vadinin doğusundan) ve aşağıdan (vadinin batısından) üzerinize geldiklerinde ve gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında (yardım edip etmeyeceğine dair türlü) zanlarda bulunuyordunuz!
C
Cemil Said (1924)
Düşmanlarınız vâdînin fevkinden ve esfelinden size hücûm itdikleri ve gözleriniz karârdığı ve kalbleriniz de boğazınıza geldiği (korkdığınız) vakit Allâh hakkında fenâ zanlarda bulunuyor idiniz.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlar hem yukarınızdan hem aşağı tarafınızdan (vâdinin üstünden ve alt yanından) üzerinize yürüdükleri zaman; gözler yıldığı, yürekler gırtlağa geldiği ve siz Allah hakkında türlü türlü şeyler düşündüğünüz zaman;
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi; gözler de dönmüştü, yürekler ağızlara gelmişti; Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O zaman onlar, hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakit gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Siz Allah'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O vakıt ki hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakıt ki gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı ve Allaha türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz
E
Emrah Demiryent Meali
Onlar (dan Gatafanoğulları, bulunduğunuz vadiye göre) size üst tarafınızdan, (Kureyş ise) aşağı tarafınızdan gelmişlerdi de (o vakit) gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. (İçinizdeki mü’minler, bütün zorluk ve sıkıntılara rağmen, eninde sonunda Allah’ın yardımının geleceğine inanarak, içinizde mü’min zannettiğiniz munâfıklar da, “Muhammed bizi kandırdı” diyerek) Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
E
Erhan Aktaş Meali
Hani onlar, alttan ve üsten, her yönden size saldırmışlardı. Gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Ve siz, Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz.¹
E
Eski Anadolu Türkçesi
o1 vaķt kim geldiler size üstüñüzden daħı sizden aşaġadan. daħı ol vaķt kim egildi gözler daħı irdi yürekler boġazlaġulara daħı gümānlenürdüñüz Tañrı’ya gömenler
H
Hasan Basri Çantay Meali
O vakit onlar hem üstünüzden, hem altınızdan size gelmişlerdi. O zaman gözler yılmış, yürekler gırtlaklara dayanmışdı ve siz Allaha karşı (türlü) zanlarda bulunuyordunuz.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hani onlar hem yukarınızdan hem aşağınızdan size gelmişlerdi; basiretler kaybolmuş, yürekler ağızlara gelmişti ve siz Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hani (onlar) size, üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmişlerdi ve o vakit, gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı ve Allah hakkında türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.
K
Kadri Çelik Meali
Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler de kaymış, yürekler gırtlağa gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında da (bir takım) zanlarda bulunuyordunuz.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yukarınızdan ve sizden aşağıda bulunan bölgeden üzerinize gelmişlerdi; korkudan gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti; bu esnada Allah hakkında olmadık zanlara kapılmakta idiniz.
M
M. Pickthall (English)
When they came upon you from above you and from below you, and when eyes grew wild and hearts reached to the throats, and ye were imagining vain thoughts concerning Allah.
M
Mahmut Kısa Meali
Hani düşman orduları Medîne’nin doğusundan ve batısından, yaniüstünüzden ve alt tarafınızdan size aynı anda hücum ettiğinde, gözlerinizkorku ve dehşetten yerinden fırlamış, yürekleriniz ağzınıza gelmişti. Öyle ki, bazılarınız, Allah’ın va’dettikleri hakkındayakışık almayan düşünceler beslemeye başlamıştınız.
M
Mahmut Özdemir Meali
Hani, size alttan ve üstten saldırıyorlardı. Gözler döndü, Yürekler Boğazlar’a dayandı. Allah hakkında Zannlar’da bulunuyordunuz.
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlar hem yukarınızdan hem aşağı tarafınızdan üzerinize geldikleri zaman, gözler kaydığı (yıldığı), yürekler boğazlara geldiği ve siz Allah hakkında türlü türlü şeyler düşündüğünüz zaman,
M
Mehmet Türk Meali
Onlar, size hem üst tarafınızdan, hem de aşağı tarafınızdan saldırıya geçince,¹ gözlerin feri kaybolmuş, yürekler ağızlara gelip dayanmış ve aklınıza Allah hakkında (birtakım) düşünceler gelmeye başlamıştı.
M
Mehmet Çakır Meali
O gün düşmanlar, hem yukarıdan hem aşağıdan saldırıya geçmişlerdi. Gözlerin yuvasından fırladığı, yüreklerin ağızlara geldiği böyle bir günde, Allah hakkında aklınıza kötü kötü şeyler geliyordu.
M
Mehmet Çoban Meali
Hani inkâr edenler size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah bize yardım eder mi etmez mi diye tartışıyordunuz. Bazılarınız ise Allah böyle bir belayı başımıza niye sardı diyordu.
M
Muhammed Esed Meali
Onlar yukarıdan ve aşağıdan üzerinize geldiklerinde ¹⁴ ve gözler[inizin] feri kaybolup yürekler[iniz] ağzınıza geldiğinde ve Allah hakkında en çelişik düşünceler aklınızdan (bir bir) geçtiğinde ¹⁵ [neler hissettiğinizi hatırlayın]:
M
Mustafa Çavdar Meali
Nitekim onlar bulunduğunuz yerin hem üstünden hem altından sizi kuşatmışlardı, İşte o an korkudan gözler yuvalarından fırlamış yürekler ağızlara gelmişti ve Allah’ın vaadiyle ilgili çelişkili düşüncelere kapılmıştınız. 3/152...154, 5/11, 9/25-26
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hani onlar önünüzden ve sizin ardınızdan üzerinize gelmişlerdi;[³⁷³⁰] işte o an gözlerin yuvalarından fırladığı, yüreklerin ağızlara geldiği bir andı; öyle bir hal ki, Allah’ın ne yapacağı hakkında binbir çeşit zanna kapılıyordunuz.
O
Orhan Kuntman Meali
Düşman size, hem üstünüzden hem de altınızdan (vadinin hem üst hem de alt yönünden) saldırmıştı. Gözler kaymış, yürekler ağıza gelmişti, siz Allah hakkında çeşitli zanlar besliyordunuz. (Münafıklar, Resulullah s.a.s. ve ashabının kökten yok olacağını sanıyordu müminler ise, Allah'ın yardım va’dinin ergeç erişeceğine inanıyordu)
O
Osman Fırat Meali
Sizin yukarınızdan ve aşağı tarafınızdan (düşmanlar) geldiği zaman, gözler kaymış, kalpler gırtlaklara dayanmış ve Allah hakkında türlü zanlarda bulunmuştunuz.
S
Sardorxon Jahongir
O‘shanda ular sizlarning ustingizdan ham, sizlardan quyi tomondan ham bostirib kelgan edilar. O‘sha payt ko‘zlar tinib, yuraklar halqumga tiqilib qolgan va sizlar Alloh haqida turli xil gumonlar qila boshlagan edingizlar.
O vakit onlar hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Gözleriniz şaşkınlıktan ötürü kaymış, yüreğiniz ağzınıza gelmişti. Siz de Allah hakkında türlü türlü zanlar beslemeye başlamıştınız.
S
Süleyman Ateş Meali
Hani onlar üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmişlerdi, gözler (şaşkınlıktan ötürü) kaymış, yürekler (korkudan) hançerelere dayanmıştı. Allah hakında türlü zanlarda bulunuyordunuz.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar üst tarafınızdan ve alt tarafınızdan geldiklerinde mü'minlerin gözleri karârdı ve kalbleri boğazlarına geldi. Ve Allâh'a dürlü dürlü zanlarda bulundınız.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi. Gözler yuvalarından fırlamış, yürekler ağızlara gelmişti; Allah hakkında da farklı düşüncelere dalmıştınız.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hani, onlar, üst yanınızdan, alt tarafınızdan size saldırmıştı da gözler kaymış, yürekler gırtlaklara ulaşmıştı. Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz.
Y
Yusuf Ali (English)
Behold! they came on you from above you and from below you, and behold, the eyes became dim and the hearts gaped(3682) up to the throats, and ye imagined various (vain) thoughts about Allah.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O vakit ki, size hem üstünüzden gelmişlerdi hem de aşağı tarafınızdan ve o vakit ki, gözler kaymış ve yürekler gırtlaklara kavuşmuştu ve Allah'a türlü türlü zanlar ile zanda bulunuyordunuz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
O vakit size düşman üstünüzden ve altınızdan saldırmıştı da gözler yılmış, yürekler ağızlara gelmiş, siz de Allah hakkında çeşitli zanlar beslemeye başlamıştınız.
İ
İhsan Aktaş Meali
O vakit onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan (vadinin üstünden ve altından saldırmak için) gelmişlerdi. O zaman gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah hakkında (yardımı hususunda) türlü türlü (olumsuz) şeyler düşünüyordunuz! (*)
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O ordu sizin üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmiş ve bundan dolayı gözleriniz yerinden fırlamış, canlarınız boğazınıza düğümlenmiş ve Allah hakkında zan etmeye başlamıştınız.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Hani, o vakit onlar üst tarafınızdan, alt tarafınızdan hücum etmişlerdi de gözler donup kalmış [⁴], yürekler de gırtlaklara kadar gelmişti [⁵]. Allah hakkında da türlü türlü zanda bulunmuştunuz [⁶].
İ
İsmail Yakıt
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem de alt tarafınızdan gelmişlerdi.⁵ Hani gözler dönmüş, yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı zan üstüne zanda bulunuyordunuz.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün onlar yukarıdan, aşağıdan üzerinize saldırmışlardı. Sizin de gözleriniz evinizden fırlamış, yürekleriniz ağzınıza gelmişti. Siz Allah’a karşı türlü kuruntulara kapıldıkça kapılmıştınız.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar, size üstünüzden ve aşağınızdan gelmişlerdi. Gözler dönmüş, yürekler ağza gelmişti. Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
Ahzâb Suresi 10. Ayet Meali ve Tefsiri
Ahzâb Suresi 10. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ahzâb Suresi 10. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ahzâb Suresi 10. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ahzâb Suresi 10. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?